Afrodizyaklar

Mayıs 5th, 2008 admin

Afrodizyaklar

Cinsel isteği ya da cinsel gücü çoğaltan maddeler (afrodizyaklar). Afrodizyak sözcüğü Yunan aşk tanrıçası Afrodit’in adından türetilmiştir.

Karı ve koca arasında sağlıklı, mutlu ve yeterli bir cinsel ilişkinin varlığı ailenin sürekliliğine yol açan önemli bir etken olduğundan, tıp tarafından da gereğince önemsenir. Psikolojik kökenli cinsel bozukluklar ruhbilimciler tarafından ele alınmış ve başarılı sonuçlara ulaşılmıştır. Hekimlerin ve farmakoloji alanında çalışanların bu alanda ruhbilimcilerden daha geride kalmış oldukları ileri sürülebilir.

Cinsel gücü ve isteği arttıran ilaçlar nadir olarak reçetelerde yer almaktadır. Bu ilaçların hiç bir işe yaramadıklarım iddia eden hekimlerin sayısı oldukça kabarıktır. Son 10 yıl içinde tıbbi yayınlar insanda cinsel isteği çoğaltan sadece bir madde üzerinde durmuşlardır. Bu konuda tıbbın gösterdiği gevşeklik, yeryüzünde binlerce sahtekarın bu isteğe cevap vermek amacıyla piyasaya çeşitli maddeler sürmesine yol açmıştır.

Tarihte zamkın zaman şu ya da bu maddenin cinsel gücü çoğalttığı kanısı yaygınlaşmış, ancak bir süre sonra bunların modası geçmiştir. Gerçekten etkili ve kullanıldığında kötü yan etkilere yol açmayan bir ilacın bulunamamış olmasının belki de iyi bir şey olduğu düşünülebilir. Çünkü böyle bir madde var olsaydı, uygarlığın aile diye adlandırılan birimi çok sürekli olmazdı. Böyle bir ilaç çok sayıda insan tarafından kullanılabilir ve zührevi hastalıkların yayılmasına yol açabilirdi.

Şehvet uyandıran maddeleri tanıyabilmek için insandaki cinsel tepkinin fiziksel ve psikolojik yönlerini ele almak gerekir. Bir kere, akim hemen hemen her düzeyi bu işleme katılır; en derinde, bilinçaltında bulunan anılardan, en yüzeydeki bilinçli düşüncelere kadar yüzlerce etken bu sırada insanı etkiler.

Bilincin bu çalışmaları bir dizi karmaşık fiziksel etki ve tepkilere yol açar. Penisin sertleşmesi (ereksiyon), orgazm ve meninin fışkırtılması hep nörovejetatif sinir sisteminin kontrolü altında gerçekleşirler.

Bu istemsiz refleksler sevişme olayının zayıf noktalandır. Çünkü, bilinç altındaki düşünceler bunları kolayca etkiler. Bir kimsenin bu işlemi beceremeyeceğinden korkması, fiziksel kusurların yol açtığı sıkıntılar, cinsel birleşmenin sonuçlarından korkma, suçluluk duygusu cinsel birleşmenin Yapılamamasına sebep olabilirler.

Akıl, sevişme sırasında beliren duyguları yakından izler. Akıl başka bir şeyle meşgulken beliren ağrının hissedilmemesi, ya da beklenen bir ağrının aşırı bir acıya yol açması gibi, cinsel birleşme de çiftlerin o andaki ruhsal durumlarının etkisiyle «çok zevkli» ya da sadece «can yakıcı» olarak algılanabilir.

Eskilerin sandıkları gibi beden eğitimi cinsel faaliyetin yerini tutamaz. Vücudun sağlam olması sadece, cinsel faaliyetin aksamaması için gereklidir. Düşüncelerin normal cinsel etkin ligi olumsuz yönde etkilemeye başlaması afrodizyakları gerekli kılar.

Doğu ülkeleri şehvet uyandırıcıların çoğunun kaynağı olagelmiştir. Ünlü Hint cinsel ve toplumsal ilişkiler kitabı Kama Sutranın bir bölümü şehvet uyandırıcılara ayrılmıştır. Bu bölümde kırlangıç yumurtası ve sütle nasıl şehvet uyandırıcı ilaç yapılacağını anlatılır. Çinliler misk kedisinin koku bezlerinden elde edilen bir maddenin, dövülmüş gergedan boynuzunun cinsel gücü arttırdığına inanırlardı.

Çeşitli batı ülkelerinde de cinsel gücü arttırdığı iddia edilen ilaçlar satılır. Bunların çoğu vitamin haplarından ibaret olup bir çoğunda özellikle bol E vitamini bulunur. Bu vitaminin noksanlığı farelerde kısırlığa yol açmaktadır; ancak, insanda da ayni etkiye sahip olduğunu gösteren kesin bir kanıt yoktur. E vitamininin normal bir şekilde beslenmekte olan farelere fazla miktarda verilmesi cinsel gücü çoğaltmaktadır. Bu nedenle normal beslenen bir insana E vitamini vermenin cinsel gücü arttırma da önemli bir sonuç vermeyeceği ileri sürüle bilir.

Vitaminler yanında, gliserofosfatlar (glisero fosforik asit tuzları), madenler ve klasik tonik şurupları da kullanılmaktadır. Bu tür ilaçların bazılarına arı sütü katılmıştır. Damar hastalarının tedavisi amacıyla kullanılan rutin; hemoglobinin bir yıkım ürünü olan hematoporfirin; bira mayası; bir zamanlar histeri tedavisi amacıyla kullanılmış olan valerian ekstresi de cinsel gücü arttırıcı olarak kullanılmaktadır.

Bilinci doğrudan doğruya etkileyen ilaçlar bir kimseye sevişmek için elverişli bir ruhsal durum kazandırabilirler. Alkolün en önemli etkisi insanların ruhsal baskılarını gidererek onların daha iyi kaynaşmalarını sağlamasıdır. Aynı şekilde alkol bazı kimselerdeki, cinsel etkinliği sınırlayan ruhsal baskının giderilmesine de yardımcı olabilir. Morfin ve benzeri narkotik maddelerle kokain de bu amaçla kullanılmıştır. Ancak, bunların etkileri alkolünkinden daha yetersizdir. Bu ilaçların zihinde yarattıkları karmaşık düşünceler çok kere cinsel isteğin önemini kinci plana iter.

İnsan zihnini etkileyerek etki gösteren maddelerin yanı sıra cinsel etkinliği doğrudan doğ rüya etkileyen maddeler de vardır. Cinsel organlarda belirecek hafif bir tahrişin dikkati bu alana çekerek insanda cinsel birleşme isteğine yol açabilmesi, bu etkiyi yaratacak maddelerin aranılmasına sebep olmuştur. Ağız yolu ile alındıklarında, vücuttan sidikle ve çoğu kez kimyasal olarak parçalanmamış bir halde atılan bazı yağlar bu etkiyi sağlarlar. Nane ve sarımsakta bu tür yağlar vardır. Kafur da daha zayıf olmakla beraber benzer bir etki gösterir. Ağır kokulu bitkiler, yaprak ve tohumlar bu tür yağlar içerirler. İnsanlar, eski çağlardan beri bu bitkisel ürünlere karşı ilgi duymuşlardır. Kantarit ve aynı etkiyi sağlayan maddelerden biridir.

Kadın ve erkek dış üretim organlarına sürülerek bu alanlarda hafif bir sıcaklığın belirmesini sağlayabilecek bir merhem, uyarıcı etki gösterebilir. Nikotinli pomatlar, romatizma ağrılarında kullanılan merhemler deride bu tür bir sıcaklığın belirmesine yol açabilirler. Ancak bu maddelerin bir çoğunun aynı zamanda uyuşturucu etkisinin bulunması bu alanda onlardan yararlanılmasını güçleştirmektedir.

Yohimbin, eskiden beri şehvet uyandırıcı olarak kullanılan bitkisel bir üründür. Ağızdan alınınca sinir sisteminin değişik alanlarını etkiler. Bu etkisi dışında, penisten geçen kan akı mini da çoğalttığından hayvanlarda bu organın sertleşmesine yol açar. İnsanlarda bu sonucu sağlayacak dozun zehirli etkiye yol açacak dozdan yüksek olması nedeniyle, piyasadaki ilaçlara konan miktarının beklenen sonucu sağlaması olanaksızdır.

Amanita muskaria denen, kırmızı, beyaz leke li ve zehirli bir mantardan elde edilen muskarin penisin sertleşmesini sağlayan sinir merkezi bölümünü güçlendirerek cinsel birleşmenin süresini uzatmaktadır. Ancak bu ilaç ani kalp durmalarına da yol açacak kadar zehirli etkilere sahip olduğundan doktorlar kullanılmasına genellikle karşı çıkmaktadırlar.

Cinsel hormonlar da bir kimsenin cinsel isteğini kamçılayabilir. Fakat, normal ve sıhhatli bir erkeğin vücudundaki erkeklik hormonu (testosteron) miktarının daima yeterli olduğu bir gerçektir. Bu kimseye daha fazla cinsiyet hormonu verilmesi normal cinsel gücü çoğaltmaz. Ancak, bazı tür cinsel yetersizlik durumlarında bu hormonun ağız yoluyla kullanılması yararlı olabilir.

Erkeklik hormonu olan testosteronun kadınlara verilmesi de klitorisin boyutlarını büyüterek ve cinsel birleşme sırasında daha mutlu olmasını sağlayarak yararlı olabilmektedir. Ancak bu madde kadında ses kalınlaşmasına, sakal, bıyık çıkmasına, da sebep olabilir.

Kortizon grubu steroid hormonlar astım, romatoid artrit ve başka hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçları kullanan bazı hastalarda cinsel gücün azaldığı dikkati çekmiştir. Kan basıncının düşürülmesi için kullanılan birçok ilaç aynı zamanda erkekte meni gelmesini sağlayan sempatik sinir sistemini baskıya almaktadır. Bu etki, ilaç kesilince kaybolmaktadır.

Şehvet uyandırıcı maddelerin tersine, cinsel isteğin azalmasına yol açan maddeler de vardır (anafrodizyak). Bu konu uzmanlar tarafından yeterince işlenmiş olmamakla birlikte, tütün ve alkolün aşırı miktarlarda alınınca, cinsel isteği azaltıcı elikleri olduğu ileri sürülmüştür. Bu konuda çalışma yapan uzmanlar, puronun sigardan daha da etkili olduğunu belirtmektedirler. Ayrıca aşırı kahve ve çay düşkünlüğünün de cinsel isteksizliğe yol açtığını öne sürenler vardır.
 

Cinsel Yaşam

Etiketler:

Yorum Bırak

 
© 2009
Webservis <