RSS
30 Mart 2010 | | 0 Yorum Var.

Ağız Bakımı

Ağız, vücudumuzun dışarı ile en çok münasebette bulunan kapılarından ve tabii boşluklarından birisidir.
Gıdaların, alındıkları zaman, ilk uğradıkları yer burasıdır. Vücudumuz için çok lüzumlu olan havanın bir kısmı da ağız yolu ile alınmaktadır.

Ağzın içinde dişler, diş etleri, dil, daha arkada küçük dil, bademcikler vardır. Bunun arkasında birçok girinti ve çıkıntıları bulunan boğaz ve burun arkası boşlukları mevcuttur. Ağızda bulunan tükürük, buraları devamlı olarak ıslak ve yumuşak bulundurmağa hizmet eder.

Vaka tükürük mikropların üreyip yaşamasına ve çoğalmasına engel olursa da ağzın teşkil ettiği kıvrımlar içinde sayısı pek çok mikroplar bulunur ve yaşarlar. Bunların çoğu hastalık yapmayan zararsız mikroplardan olsalar bile içlerinde hastalık yapabilecek azgınlıkta olanları da yok değildir. Bazı hastaların ağızlarında cerahat yapan mikroplar, zatürree, grip, kızıl, kızamık ve hatta verem mikrobu gibi tehlikeli amiller bulunabilir.

Ağızda bulunan diş çürükleri mikroplar için gayet müsait birer yuva halindedirler. Yemek artıkları ile dolan bu ufak boşluklar içinde kendileri için sıcak ve gıdalı bir yer bulmuş olan mikroplar, kolaylıkla üreyip çoğalırlar. Ağza temiz bakılmazsa bunlar, diş etlerinde, dilde, bademciklerde, boğazda, en ufak bir fırsat ile faaliyete geçerek, hastalıklara ve iltihaplara sebep olurlar.

Hatta ağız ve boğazda açılan yaralardan kana geçerek, bu vasıta ile iç organlara gidip genel bir kan zehirlenmesi bile yapabilirler. Bakımsız ağızlarda dişler çabuk çürürler, diş etlerinde iltihap ve cerahat hâsıl olur. Dişler vaktinden önce sallanıp dökülürler.

Şu halde ağız bakımı, her insan için, ehemmiyetli bir sağlık konusudur. Sağlıkta böyle olduğu gibi, hastalıklar sırasında ağız bakımı bir kat daha ehemmiyet kazanır. Ateşli hastalıkların hemen hepsinde dudaklar kurur, dil paslanır. Diş etlerinde dilde ve boğazda toplanır. Hastalar ağızlarında tatsızlık, acılık ve fenalık duyarlar.
O zaman dudakların, ağzın, dilin çok temiz tutulması tedavinin başında gelen bir tedbirdir. Hatta tifo gibi ağızda çok pas yapan hastalıklarda, ağzın ve dilin temizliği tedavinin adeta yarısını teşkil eder.

Ağzı temiz tutmak için, sağlam insanlar, sabah kalktıkları zaman ve akşam yatmadan önce, günde iki defa, kıldan yapılmış, çok sert olmayan, bir fırça ile dişlerini fırçalamalı, diş etlerim oğmalı, dillerini temizlemeli ve ağızlarını çalkalamalıdırlar. Bu temizlik yemeklerden sonra da tekrar olunabilirse gayet iyi olur.

Ağız ve diş temizlikleri için, hazır yapılmış türlü türlü macunlar, tozlar, diş ve ağız suları vardır. Bunlarda gözetilen şey tükürüğün cevherlerine ve tükürüğün mikropların üremesine engel olucu tesirine dokunmadan, ağzı temizlemeğe elverişli olmalarıdır. Bunların kullanılması şüphesiz iyidir. Fakat ağız temizliği için mutlaka bunları kullanmak ta şart değildir.

Sadece tıbbî bir sabunla veya (karbonata) ile dişleri fırçalamak ve hafif tuzlu bir su ile ağzı çalkalamak ta maksada kâfidir.Dişler arasında yemek artıkları kalmışsa bunları teiniz bir kürdanla, diş etlerini zedeleyip kanatmadan, çıkarıp temizlemek doğru olur. Diş çürükleri varsa diş hekimine göstermek, doldurulması lazım gelenleri doldurtmak, işe yaramayacak olanları, bir mikrop yuvası halinde ağızda tutmamak için, çıkartıp atmak en uygun bir harekettir.

Hasta olanların ağızlarına gelince: Bunlar hekimin o esnada münasip görüp vereceği ilâçlı gargaralarla temizlenirler. Genel olarak, bir bardak kaynamış suya bir kahve kaşığı (karbonata) atarak yapılan mahlûl ile, hastaların ağızlarını, dişlerini ve dillerini sık sık temizlemek iyidir. Hasta dalgın, kendini bilmez bir halde olup ta ağzına temizleyici maddeyi kendisi alamıyorsa, ona bakanlar (Karbonatlı su) ya temiz tülbentler batırarak, bu tülbentleri bir pens ile tutup, hastanın dudaklarını, diş etlerini ve dilini güzelce silip temizlemelidirler. Karbonatlı su yerine (Borakslı gliserin) de bu işi görebilir.

Hem de dudaklarda, dilde ve ağızda kuruluk varsa gliserin, bu kuruluğa da mâni olması itibari ile, gayet iyi gelir.
Tifo, paratifolar, tifüs, zatürree gibi hastalıklarda hastaların dili çok paslanıp, çabuk kirleneceğinden bunlarda ağız temizliğine daha büyük bir dikkat ister.

Bu gibi hastaların, ağızlarım temiz tutmak sureti ile, hastalıklarım hafif atlatmalarını sağlamak, ağza girecek azgın mikropların, başka ihtilatlar yaparak, tehlikeler doğurmalarım önlemek ve hastaların, çabuk iyileşmeleri için büyük bir yardım yapmak imkanı hasıl olur.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL