AĞIZ VE DİL
AĞIZ VE DİL
.
Ağız, içinde dişleri ve dili barındıran sindirimin başladığı boşluktur. Bu nedenle, ağız temizliği ve dişlerin tam ve bakımlı olması sindirimin ilk şartlarındandır. Ağız, üç çift tükürük bezinin salgıladığı tükürük ile ıslatılır. Tükürük içindeki pityalin ile nişastalı besinlerin sindirimi ağızda başlar.
Ağız enfeksiyonları oldukça sık görülür, virüslerin yol açtığı uçuk, ülser, bakterilerin yol açtığı diş eti iltihapları ve diş çürükleri, mantarların neden olduğu pamukçuk gibi beyaz yaralar vs„ ağız mukozasındaki ağrılı, yuvarlak veya oval şekilli, ortası kirli sarımtırak çevresi kırmızı iltihabi alanla çevreli, zımba ile delinmiş gibi görülen ülserlere aft denilir. Aft daha çok sinirleri gergin, strese maruz, sindirim bozukluğu olan kişilerde görülür. Eğer bir hastada aftlar tekrarlıyorsa, çeşitli kan hastalıkları, bu aftlara genital bölgede de rastlanıyorsa Behçet hastalığı yönünden tetkikler ilerletilmelidir.
Aftlar kendiliğinden iyileşebilirse de, iyileşmeyi hızlandırmak için ve ağrıyı gidermek için lokal pomatlar kullanılır.
Dil: Tat alma organı olan dil, geniş tabanlı, üçgen biçimli bir kastır. Dil tatlı, acı, ekşi ve tuzlu tatları ayırabilir. Fakat tat diye bilinen duyunun büyük bölümü koku almadır, çeşitli nedenlerle koku alamayan kimseler, yediklerinin ne olduğunu tam kestiremezler. Tat bozukluğu sanılan bu durum çoğu kez koku alma bozukluğudur. Hiç tatalınamamasına ageusia denir. Dil iltihaplarında (glossit), kanserlerinde, korozif madde içilmesinde tat alma duyusu kaybolur.
Ağız hastalıklarında (çürük dişler, glossit, kanser, vs.) mide bağırsak hastalıklarında, akciğer hastalıklarında yenen yiyeceklerin tadı kötü gelir.
Dilin bir bölümünün veya tamamının akut ve kronik iltihaplanmasına glossit denir. Dil kırmızı, parlak, şiş, üzerindeki pürtükler silinmiş, bazen ağrılı olabilir.
Glossit yapan nedenler şunlardır: Kırık, çürük, bakımsız dişler ve uygun olmayan protezlerin kullanımı, alkol, sigara, sıcak yiyecek ve içecekler, yakıcı sıvılar, B grubu vitaminlerin eksikliği, vs. Dilde ağrı ve yanma, şeker hastalığı, kansızlık vs. Dildeki ülserasyonlar orta yaşı geçmiş bir hastada ilk olarakdil kanseri düşünülerek tetkite alınmalıdır. Ayrıca sifiliz, tüberküloz, tifo, Behçet hastalığında da dilde ülserler görülebilir.
Paslı ve kuru dil hastayı rahatsız eder. Hasta çok su içtiği halde kuruluk duygusu giderilemez. Fena koku yapar. Paslı dileğer bir ateşli hastalıkla beraberse, kızıl, tifo, pnomoni düşünülür. Paslı bir dil sin-. dirim kanalı hastalığı ile beraber olabilir. “Dil midenin aynasıdır” deyimi çok eskidir. Bütün hazımsızlıklarda mide bağırsak rahatsızlıklarında dil az veya çok paslıdır. Ayrıca, böbrek yetersizliği, karaciğer kanseri ve sarılıklarda paslı olabilir.Sirozda ise dil kırmızı, kaygan ve parlaktır.
