RSS
02 Haziran 2009 | | 0 Yorum Var.

Akut Romatizmal Ateş

Akut Romatizmal Ateş

üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra görülen bir bağışıklık sistemi hastalığıdır, streptokok adı verilen mikropların vücutta meydana getirdikleri yabancı madde (antigen) ve bu madeye karşı vücutça geliştirilen koruyucu maddelerin (antikorlar) birleşerek kol-lagen dokularda meydana getirdikleri iltihabi reaksiyon sonucu oluşur.
Bu reaksiyon kalp kapaklarına, kalp adalesine, kalp zarlarına yerleşerek değişik bozukluklara yol açar. Kalp kapaklarının büzüşmesine, kısalmasına sebep olur. Bu yüzden kalp kapakları ya daralır veya iyi kapanamadığırdan kanın bir kısmı geri kaçar. Kapaklarda meydana gelen bu değişiklikler sebebiyle kalp odacıkları genişler ve kalp kasılma ve gevşeme hareketini iyi yapamaz. Kalp yetersizliği meydana getirir. Genellikle A grubu beta hemolitik streptokokların yaptığı üst solunum yolu enfeksiyonlarından(yanibademcikleriniltihap-lanmasından) 20 gün sonra ortaya çıkar, ilkokul çağlarındaki çocuklarda daha sıktır. 2 yaşın altında görülmesi nadirdir. 40 yaşından sonrada çok seyrek görülür, ilk yıllarda nüks sıktır. 4-5 yıl sonra nüksler azalır. Bakteriyel alerji ve otoimmunite sebebiyle bazı kişilerde bu hastalığın meydana gelmesi daha kolay olmaktadır.
Daha önce romatizmal ateş geçirmiş olanlarda yeni bir streptokok enfeksiyonunun romatizmal hecmeye sebep olma ihtimali % 50 oranındadır.

Hastalık sosyo ekonomik yönden fakir toplumlarda, rutubetli yerlerde yaşayanlarda daha sık görülür.
Hastalığın başlangıç belirtileri çok değişik olabilir. Majör ve minör olmak üzere iki grup belirtisi vardır.
En önemli belirtiler: Eklemlerde şişlik, kızarıklık ve ağrı, kalp zarlarında iltihap ve buna bağlı birtakım bozukluklar (kalp yetersizliği, çarpıntı, göğüs ağrısı gibi), kemiklerde ve kas krişleri üzerindeki deride küçük, 0.5-2 mm çapında, ağrısız, yuvarlak nodüller, deride kaybolup yeniden ortaya çıkan kırmızı lekeler, merkezi sinir sisteminin tutulmasına bağlı sinirlilik, huzursuzluk, kaslarda zafiyet, kuvvetsizlik, anormal vücut hareketleri, ateş ve karın ağrısı gibi belirtilerdir. Boğaz enfeksiyonundan 1-5 hafta, ortalama 15-20 gün sonra görülür.
Bazen bu belirtiler çok aşikârdır ve hastalık birden ortaya çıkar. Bazen başlangıç yavaştır. Yorgunluk, iştahsızlık, hafif ateş gibi genel hastalık belirtileri ile sinsi bir şekilde başlar.
Romatizmal ateş heemesinin ortalama müddeti 3 aydır. Bir kısım vakalarda 6 ay kadar sürebilir. Nüksler genellikle ilk hecmeden sonra ilk 3-5 yıl daha sıktır, giderek seyrekleşir. İlk yıl içerisinde nüks ihtimali ise çok yüksektir, ilk hecmede kalp hastalığı olmayabilir. Kalp hastalığı olduğunda ve sık sık boğaz infeksiyonu olanlarda nüksler daha sık görülür.
Romatizmal ateş hecmesi şiddetli ve uzun sürerse, sık sık nüks ederse kalp hastalığının ortaya çıkması sıklaşır. Hastalığın şiddetine göre kalp kapağındaki bozukluk artar. Bir veya birden fazla kapak hastalığa iştirak edebilir.
Genellikle mitral kapak daha sonra aort-triküspid kapak hastalığa iştirak eder. Pulmoner kapakta görülmesi daha nadirdir. Mitral kapak darlığı en sık görülenidir. Mitral yetersizliği, aort kapak yetersizliği ve darlığı, mitral darlığı ile aort yetersizliği, mitral kapakta hem darlık hem yetersizlik” gibi kombinasyonlarda sık görülür.
Kalp hastalığının şiddeti ve seyri kalp kapaklarında ve kalp adalesinde romatizmal ateşin yaptığı tahribata bağlıdır. Romatizmal ateş hecmesi ne kadar erken tedavi edilirse ve nüksler önlenirse kapak-lardaki tahribat azalır ve hastalık daha iyi seyreder.

Romatizmal ateş teşhisi ve kalp kapaklarında hastalık olup olmadığı yapılacak fizik muayene ve laboratuvar tetkiklerinden sonra kolaylıkla ortaya çıkarılabilir. Hastalık teşhis edildiğinde gerekli tedavisi hekim tarafından yapılacaktır, ilaç tedavisi yanında mutlak yatak istirahatı gerekir. Tedavideki en önemli husus korunma tedbirleri ile hastalığın başlamasını ve nüksleri önlemektir. Alınacak birtakım korunma tedbirleri ile toplumdaki romatizmal ateş ve buna bağlı kalp hastalıkları önemli derecede azaltılabilir.

Boğaz enfeksiyonlarının erken ve uygun şekilde tedavisi romatizmal ateşin başlangıç hecmesini önler. Bu nedenle özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda (5-10 yaş) yapılacak toplum taramaları ile alınacak boğaz kültürlerinde streptokokların yaptığı boğaz enfeksiyonları tespit edilip gerektiği şekilde tedavi edilirse hastalığın toplumda yayılması önlenebilir. Sık sık boğaz enfeksiyonu geçiren kişilerde devamlı antibiyotik tedavi uygundur.
Romatizmal ateş geçirmiş kalp hastalığı olan veya olmayanlarda ise yeni nüksler önlenmelidir. Bunun için hastalara her 21-30 günde bir uzun tesirli Penisilline tedavisi yapılmalıdır.
Romatizmal kalp hastalığı olanlarda ikinci bir koruyucu tedavide bakteriye! endokarditin önlenmesidir. Bu hastaların diş çekimi, ürolojik, jinekolojik cerrahi girişimlerden önce mutlaka antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır.
Romatizmal kalp hastalığının derecesi ve gidişi romatizmal ateş sırasında kapaklarda meydana gelen değişikliklere bağlı olarak değişir. Kapaklarda meydana gelen birinci ve ikinci derecedeki bozukluklar kalbi fazla yormayacağı için çoğu kez hastalarda çok mühim şikâyete sebep olmaz, üçüncü ve dördüncü derecedeki kapak boşlukları kalbi daha fazla yükledikleri için bu hastalarda kalp yetmezliği belirtileri görülür. Bu belirtiler eforla ve gece gelen nefes darlığı, öksürük, bacaklarda ve karında şişlik, dudaklarda morarma.

Hastaların bu şikâyetlerine göre yapılacak tedavilerin yanında hastaların alması gereken birtakım tedbirler vardır. Bu tip hastalar kapaklarındaki bozukluk nedeniyle zaten kalpleri yük altındadır. Bunlara ilaveten tuzlu yemek, sigara içmek, fazla efor yapmak kalbin yükünü çok daha artıracaktır, bu nedenle hastalar yemeklerindeki tuzu azaltmalıdırlar. Sigara içmemelidirler. Eforunu kısıtlamalıdırlar. Kendilerini fazla yormadan yavaş yavaş giderek artırılarak yapılacak düz yoldaki yürüyüşler faydalıdır. Ancak nefes darlığına rağmen ağır beden hareketleri yapmak kalbe zararlı olur. Kadın hastalarda gebelik ve doğum kalbin işini artırır. Bu tip hastalar, hamilelikten önce ve evlilikten önce mutlaka doktora danışmandırlar.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL