Alkaloz
Alkaloz
Kanın alkaliliğinin çoğalması. İnsan kanı normal olarak biraz alkaliktir. Bu alkalilik, korbon dioksit (CO2) ile sodyum bikarbonat (NaHCO3) arasındaki dengenin sonucudur. Karbon dioksit, kanda karbonik asit (H2CO3) halinde bulunur. Normal durumda karbonik asitin bikarbonata oranı yaklaşık olarak 1/20′dir. Ancak bazı durumlarda bu denge bozulur ve kan alkaliliği normalden fazla bir değere ulaşır. Bu durumda alkalozdan söz edilir.
Bikarbonat ile karbonik asit arasındaki oranın bozulması iki yoldan gerçekleşebilir; ya karbonik asit azalır ya da bikarbonat çoğalır. Karbonik asitin azalması sonucu gerçekleşen alkaloza, solunum alkalozu, bikarbonat çoğalması sonucu gerçekleşen alkaloza ise metabolik alkaloz adı verilir.
Solunum alkalozu, solunum temposunu çoğaltarak vücuttan gereğinden çok karbon dioksitin uzaklaştırılmasına yol açan nedenler sonucu ortaya çıkar. Bu nedenler arasında insanın bilinçli olarak sık ve derin nefes alması vardır. Örneğin bir deniz yatağını ağızla şişirince ya da yüksek dağlarda yeterli oksijen almak için sık solunum sırasında vücuttan fazla karbon dioksit kaybedilmesi sonucunda alkaloz durumu gerçekleşebilir. Bazı beyin hastalıkları, histeriklerin krizleri ve aspirin zehirlenmesi sırasında da solunum alkalozu görülebilir.
Metabolik alkaloz kanda aşırı miktarlarda bikarbonat birikmesi sonucunda ortaya çıkar. Mide ve onikiparmak bağırsağı ülseri olanların fazla miktarda alkalik karışımlar kullanmaları bu sonuca yol açabilir. Sık sık kusma, vücuttan hidroklorik asit kaybına sebep olarak kanda tamponlanmamış bikarbonat miktarının çoğalmasına yol açar.
Alkaloz teşhisi hekimin görevidir. Ancak, alkaloz bir hastalık değil, bir hastalığın sonucu olduğundan amaç ana nedeni düzeltmek olmalıdır. Bir insanda ileri derecede alkaloz bulunması, kaslarda istek dışı kasılmalara, bazen giderek bunun sürekli bir kasıntı (tetani) hali almasına yol açar. Kanda klorür miktarının çoğaltılması durumu hemen düzeltir.
