mersin escort mobil porno gaziantep escort izmir escort mobil porno izmir escort bayan porno hd porno pornolar porno ücretsiz porno hd sikis porno
; charset=UTF-8" /> Antioksidan Nedir ?
bodrum escort bursa escort
mobil porn
RSS
porno
Trk ifşa
28 Eylül 2011 | | 0 Yorum Var.

Antioksidan Sistemi

İnsan vücudundaki vitaminler, mineraller, amino asitler belirli enzimlerle birlikte çalışarak antioksidan sistemini oluştururlar. Bu kimyasallar, birlikte tepkimeye girdikleri serbest radikalleri etkisiz hale getirirler ve serbest radikallerin yağ asitleri ve proteinleri zayıflatarak daha çok serbest radikal oluşumunu sağladıktan ve er geç hücreyi öldürdükleri süreci durdururlar. Selenyum, çinko, manganez, bakır, ubikinon (Q10 koenzimi), A, C, E, B1 (tiyamin), B3 (niasin), B6 (pridoksin) vitaminleri ile, belki rutin (bir tür glikozit) ve bir grup biyoflavonoit etkili antioksidanlardır. Folik asit (B9 vitamini) ile soğan ve sarımsakta bulunan kimyasalların da antioksidan özellikleri vardır. Antioksidanlar, konserve ve işlem görmüş besinler dahil, çeşitli kaynaklardan elde ederiz. Besinlere onları bozulmaktan korumak ve raf ömürlerini uzatmak amacıyla antioksidan ilavesi yapılır; bu yüzden, yediklerimizdeki ortalama  antioksidan miktarı artmış, kanser ve kalp hastalıkları  gibi rahatsızlıklar azalmıştır. Ne yazık ki, birçok insan sağlıklarını korumaya yetecek kadar yüksek miktarda antioksidanı beslenmeyle karşılamaz. Antioksidan bileşimlerini ayrıca alarak hücrelerimizi kanserden, erken yaşlanma ve ağır metallerden koruyabilir, bağışıklık sistemimize yardımcı olabiliriz.  En önemli hücreler beynimizdekilerdir. Beynin ağrılığının yüzde yirmisi, özellikle bozulma tehdidine açık olan çoklu doymamış yağ asitlerinden oluşur. Yakın tarihli kanıtlar, beyindeki yaşlanma sürecine bu yağ asitlerinin serbest radikaller tarafından oksitlenmesinin neden olduğunu göstermiştir. Sinir uçları ve sinirleri çevreleyen kılıfın içeriği yağlı olduğundan, sinir sisteminin de büyük bölümü risk altındadır. Bozulan yağlar lipofüssin, melanin ve ceroid ya da yaş pigmentleri diye adlandırılır. Eğer sinir uçları oksitlenmişse, dokunma, koku alma, duyma, görme ve tat alma duyulan etkilenir. Bu nedenle, doğa önlemini almış ve beynimizdeki hayati hüc relerin büyük bölümü yüksek miktarda antioksidanla korunmuştur. Beynimizi ıslatan omurilik sıvısı kanımızdakinin on katı kadar C vitamini içerir. Beyin hücrelerindeki C vitamini oranı, kanımızdakinin 100 katıdır. Göz merceği de yüksek miktarda C vitamini ile korunmuştur. Yani C vitamini antioksidan etkisine en çok ihtiyaç duyulan bölgelerde bol miktarda depolanmaktadır. Bir dizi kontrollü klinik çalışma selenyum, E vitamini, çinko ve diğer antioksidanların erken yaşlanmayı durdurucu ve vücudu bozan rahatsızlıkların başlangıcım geciktirici etkisi olduğunu göstermiştir.

 

Çinko, E vitamini ve selenyum, kadmiyum, kurşun, cıva ve alüminyum gibi toksik ağır metallere karşı koyar, bu elementlerin dokulara verdiği zararı azaltırlar. Selenyum, cıva ile tepkimeye girer ve hücrelerimize zarar vermesini önler. Selenyum ve E vitamini, örneğin kemoterapi sırasında kullanılan sitotoksik ilaçların istenmeyen yan etkilerini azaltır.Birçok mineral,vitamin,aminoasit ve temel yağ asitlerinin bağışıklık sistemimizde çok önemli rolleri vardır

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL

fethiye escort eskisehir escort izmir escort ankara escort eryaman escort istanbul escort gaziantep escort antalya escort