RSS
12 Nisan 2010 | | 0 Yorum Var.

Apandisit

(Appendicite)
Kalın barsağın ince barsağa birleştiği yere yakın, kalın barsak tarafından ortaya çıkan, eldiven parmağı şeklinde, (6-8) santimetre kadar uzunlukta, ucu kapalı, bir barsak parçası vardır. Buna, ucu kapalı olmasından dolayı, (kör barsak) derler. Kör barsak uzun, kıvrık bir kurt gibidir. Bazı defa ucu yukarıya, bazı defa aşağıya doğru uzanır. Bazı da arkaya doğru kıvrılarak diğer organlar arasına gömülmüş durumda olabilir.
İşte bu kör barsağın iltihaplanması, apandisit dediğimiz hastalığı meydana getirir Hekimler arasında kör barsağın iltihaplanmasına birçok sebep gösterilmiştir.
1-2: Kör barsağın yanında bulunan barsak kısımları 3: Kör barsak – 4: Kör barsağı rapteden bağ 5-6: kırmızı ve kara kan damarları, 7-8-9: Kör bardak civarındaki lenfa boğumları
Bu sebepler arasında başlıca şunlar vardır: Çok et yemek, peklik olmak, barsak iltihaplarına uğramak…
Bunlardan başka kızamık, kabakulak, bademcik iltihabı, tifo, grip., gibi ateşli ve mikroplu hastalıkların da apandisit yaptığı görülmüştür.
Kör barsağın içine giren kiraz çekirdeği, limon çekirdeği gibi yabancı cisimlerin apandisit yaptığı hakkındaki fikirler bir zamanlar halk ve hatta hekimler arasında bile çok revaç bulmuştur.
Karaciğer, böbrek ve kadınlarda yumurtalık iltihaplarının, yakınlık dolayısı ile, kör barsağa kadar uzanarak, apandisit yaptığı da vardır.
Barsak kurtlarının kör barsağın içine yerleşerek onu tıkaması ve içindeki mikropları azgınlaştırarak apandisit hasıl etmesi gibi sebepler de söylenilmiştir.
Ne olursa olsun apandisiti yapan mikroplardır.
Mikroplar, hangi sebep tesiri altında gelirlerse gelsinler, kör barsağın içine girip otururlar. Orada girintiler, çıkıntılar bulunduğu, kör barsak, kapalı sıcak bir kutu gibi, onların üreyip çoğalmalarına müsait olduğu için, orada kolayca iltihap hasıl ederler.
Hastalık baştan karında bir ağrı ile başlar. Bu ağrının yeri, çok defa, göbek ile sağ kalça kemiği arasındaki mesafenin tam ortasına düşer.
Bu noktaya hekimlik dilinde (Makburney noktası) diyorlar.
Bu ağrı ile birlikte hastanın ateşi de yükselir. Mide bulantıları, kusmalar ortaya çıkar. Çok defa peklik vardır. Hasta yatağa girmiye mecbur olur.
Sağ bacağını uzattığı zaman ağrı ziyadeleşir. Ayağını toplarsa azalır, biraz rahat eder.
Bu rahatsızlıklar birkaç gün sürdükten sonra, yavaş yavaş, azalır ve geçer.
Artık hastalığın (sıcak devri) geçmiş, (soğuk devri) başlamıştır. Yani apandisit süreğen (müzmin) bir şekil almıştır.
Bazı defa, iltihap kör barsağın iç zarında kalır. İlerlemez. Bazı defa ise kör barsağın hem içinde hem dış tarafında ilerleyip âdeta cerahatten bir kese hasıl olur.
‘Hastanın karnı yoklandığı zaman, bu kesenin katılığı el ile duyulabilir. Hatta, bazı defa, mikroplar azgınlıklarını o kadar arttırırlar ki, kör barsağın, az zamanda, kangren olmasına bile sebep olurlar.
Bir de ufak, belirsiz ağrılarla geçip, ateş, kusma ve büyük bir rahatsızlık vermeden ara sıra kendini gösteren apandisitler de vardır.
Bunlar sinsi ve silik oldukları için anlaşılmaları da güçtür. Fakat günün birinde, gürültülü bir surette, ortaya çıkarak, kör barsağın birdenbire delinmesine ve karın zarında genel bir iltihap başlamasına sebep . Bu hal ölümü mucip olmasından dolayı, çok tehlikelidir.
Birdenbire başlayan ateşli apandisitlerde kandaki Akyuarların sayısı artar. Bu artış vücudu mikroplara karşı müdafaa içindir.
O sırada hastanın kanını alıp laboratuarlarda Akyuvarları sayarak, artıp artmadıklarını incelemek sureti ile, apandisite teşhis koymak mümkündür. Şu halde karın ağrıları bu söylediğimiz yerlerde, bu söylediğimiz rahatsızlıklarla beraber olursa apandisitten şüphe edilmeli, ihmal edilmeyip derhal hekim çağırılmalıdır.

TEDAVİ:

Apandisitli hasta hemen yatağa yatırılmalı ve tam bir istirahat haline konulmalıdır.
Ağrının geçmesi için, ağızdan veya şırınga suretinde, afyonlu ilâçlar vermek doğru değildir. Çünkü ağrıları geçirip yavaşlatarak hekimleri aldatıp yanlış teşhislere kapı açılmış olur.
Ağrıyan yere bir buz kesesi koymak çok münasiptir. Derinin çok soğuk temasında, çıplak bir halde kalıp üzerinde kırmızılıklar, tahrişler olmaması için, buz kesesinin altına bir fanila parçası koymayı veya buz kesesini faniladan bir beze sarmağı unutmamalıdır
Buz kesesi 13-4) saatte bir değiştirilir. Buz yerine sıcak ta konabilir. Fakat hastanın ateşi mevcut olduğu için her tarafta, en ziyade, tercih edilen buz koymaktır.
Buz hem iltihabın sönmesine, hem de hastayı tespit ederek yerinden kıpırdamamasına yardım eder.
Yemekler süt, yoğurt, ayran, limonata, muhallebi… gibi gayet hafif yiyecekler halinde olmalıdır.
Apandisit şüpheli hastalara, kat’iyyen müshil verilmeyecektir. Zira müshil, barsakların hareketlerini ziyadeleştirdiği için, iltihaplı olan kör barsakta delinme yapabildiğinden dolayı tehlikelidir.
Apandisitlerin kesin tedavisi ameliyat iledir. Hastalık ilk (24-36) saat içinde, sıcağı sıcağına, operatöre yetiştirilirse hemen ameliyat yapılabilir. Olmazsa ilk gürültülü devre üzerinden, en aşağı, altı halta kadar geçtikten ve hastalık soğuduktan sonra ameliyat yaptırılır.
Ameliyat zamanını hekim tayin eder.
Apandisitin ateşli zamanında hastayı (sul-famidler) veya (Penicilline) ile tedavi etmenin büyük faydası vardır.
- Soğumuş, süreğen (müzmin) hale gelmiş apandisitlilerin, ameliyat oluncaya kadar, hekim kontrolü altında bulunmaları uygundur.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL