Apse
Apse
Bir doku boşluğunda cerahat birikmesi. Genç erişkin erkeklerin enselerinde zaman zaman oluşan çıbanlar ya da parmağa bir şey battığı zaman oluşan yangılanma günlük hayatta sık görülen apselerdir. Bu apseler yüzeysel dokularda, deride ve deri altında oluşurlar. Vücudun daha güç ulaşılabilen derinliklerinde meydana gelebilen apseler de vardır.
Örneğin akciğer ve beyin apseleri, derin dokularda oluşmuş apselerdir. Apselerin etkenleri, oluşma yolları, iyileştirilmelerinde uygulanılabilecek yöntemler iyi bilindiğinden, bugün tıp, bu konuda başarılı sonuçlar sağlayabilmektedir. Apseler sadece ağrıya yol açmakla kalmazlar, insanın hayatını tehlikeye bile sokabilirler.
Apselerin çoğunun etkeni yangılanmadır. Apse oluşumuna en çok Staphylococus pyogenes türünden mikroplar yol açar. Bu mikroplar genellikle burun boşluğunda bulunurlar. Bu bölgeden derinin herhangi bir yerine ulaşabilmeleri kolaydır.
Deriye ulaşan her stafilokok apse yapmaz. Apseye yol açabilmesi için mikrobun, örneğin bir kılın çıkış borucuğundan derinlere ulaşması, bu borucuk yolu ile yağ bezine gitmesi gerekir. Yağ bezinde uygun bir ortam bulan mikrop burada çoğalmaya başlar. Bu çoğalış, yağ bezinin çevresindeki dokularda bir yangılanmaya yol açar. Bu alandaki şişme ve damarlara kan hücumu nedeniyle beliren kızarma ve sıcaklık hastayı rahatsız eden belirtilerdir. Zamanla, damarlardan bu alana sıvı ve polimorf çekirdekli akyuvarlar sızar. Bu sızıntı, bölgenin daha da çok şişmesine yol açar.
Akyuvarlar mikroplarla karşılaşınca, bir bölümü mikropların salgıladıkları zehirli maddeler nedeniyle ölür; cerahat adı verilen koyu, az akışkan sıvıyı bu ölü doku oluşturur. Cerahat çoğaldıkça etrafındaki sağlam dokuları iterek kendine bir kese meydana getirir. İçi cerahat dolu bu keseye apse kesesi denir. Apse kesesinin ortasında çok kez mikrobun ilk defa derinlere ulaşmasını sağlayan kıl borucuğu görülebilir.
Apse büyüdükçe, çevresindeki dokulardan az dirençli olana doğru yönelir. Bu yönelme genellikle deriye yani yüzeye doğrudur. Apsenin yöneldiği deri bölümü, baskı altında gitgide gerilir ve sonuçta bir noktada delinir. Apse buradan dışarı akar ve arkasında bıraktığı boşluk onarılmağa, doldurulmaya başlar. Apse dışarıya akınca ağrı kaybolur. Apse boşluğunun tam olarak onarılması, doldurulması işlemi bir ay kadar sürebilir; ancak, bazen apsenin dışarıya aktığı noktadaki iz hayat boyunca kalır.
Elbiselere en çok sürtünen deri bölümlerinin örttüğü ense, kaba et gibi yerlerde daha sık apse oluşur. Koltuk altındaki kıl kökleri de mikropların yerleşip apse oluşturmaları için elverişlidir. Bu alanlarda birkaç kıl kökü aynı anda mikroplanırsa, birkaç apse birden oluşur. Buna tıp dilinde korbonkl denir. Kirpik diplerinde de çok küçük apseler belirebilir.
Ele ya da vücudun herhangi bir yerine batan pis bir nesne, üstündeki mikropların vücudun derinliklerine ulaşmasına, böylece apseye yol açabilir. Bazen de vücuda batan bu yabancı nesne, insanın derisi üstünde bulunan stafilokokları derinlere taşıyarak apse oluşumuna yol açar. Çocuğunu emziren bir annenin meme ucu derisindeki bir çatlak da stafilokokların derine ulaşıp meme apsesine yol açmalarına sebep olabilir. Meme bezinin yumuşak dokusu, bu alanda çok miktarda cerahatin birikebilmesini kolaylaştırır. Apse içinde bazen Pseudomonas aeruginosa türünden mikroplar da bulunur. Bu mikropların salgıladıkları bir boya maddesi yangılanmanın açık yeşil renkli olmasını sağlar.
Bazen apsenin etrafındaki yangı, yakındaki bir kan damarına doğru yayılır ve bu yayılma sonunda toplardamardaki kan pıhtılaşır. Bu mikroplu pıhtıdan, kan akımı ile vücudun örneğin beyin ve böbrekler gibi organlarına ulaşan parçalar kopar. Kulak yangısının beyin dokusuna yayılması örneğinde olduğu gibi, bir dokudaki apse ona komşu olan dokudaki apseden gelmiş olabilir.
Stafilokok apseleri dışında başka şekillerde meydana gelmiş olan apseler de vardır. Çürümüş dişlerin köklerinde bulunan apselerle bademciklerin çevresindeki apseler bu tür apselerdir. Körbağırsak apsesi, yangılanmış bir körbağırsağın etrafındaki oluşan bir apsedir. Akciğer apsesi ise ya zatürree ya da solunum yolu ile buraya ulaşmış olan bir yabancı cismin etkisiyle meydana gelir. Zührevi hastalıklara yol açan mikroplar da apse yapabilirler. Belsoğukluğu mikrobu olan gonokoklar, kadın dış üretim organlarında Bartholin bezi apsesinin oluşmasına sebep olurlar.
Yüzeysel apselerin bile ciddiye alınması ve bir hekim tarafından tedavi edilmesi uygun olur. Derideki apselerin iğne ile delinmesi, tırnakla sıkılıp patlatılması mikrobun yayılmasına yol açabilir. Apse oluşumunun çok erken bir devresinde antibiyotik kullanılması, mikropların öldürülmesine, böylece apsenin mey dana gelmemesine yardımcı olabilir. Bu amaçla en çok penisilin ve tetrasiklin kullanılır. Ancak bir defa cerahat biriktikten sonra, bu yer açılmalı ve cerahat dışarı akıtılmalıdır. Bu cerrahi yöntemlerle akıtılma sırasında anestezi yapan bir maddenin kullanılması gerekir. Yüzeysel apseler kolayca tedavi edilebilir. Açılan apsenin geride bıraktığı boşluk büyükse, açılan deliğin apsenin tam boşalmasından önce kapanmasını engellemek için cerrah bu alana bir fitil ya da bir sonda koyar.
Bütün bu apseler kısa bir sürede oluşan, ağrıya, bulundukları alanın ısınmasına ve kızarmasına yol açan apselerdir. Ancak bu belirtilere yol açmayan apseler de vardır. Verem mikrobu olan Mycobacterium tuberculosisin kemiklerde yaptığı apseler bu tür apseler olup «soğuk apse» olarak anılırlar. Bu apselerin tedavisi, diğer tür apselerinkinden daha güçtür ve daha uzun zaman alır.

turan | Nis 27, 2010 | Cevapla
bu tür apseleri kendimiz patlatırsak ne gibi olumsuz şeyler olabilir.
muallim | Eki 30, 2010 | Cevapla
@turan; sorun apseyi patlatmak değildir apseye sebep olan etkeni kökten ortadan kaldırmaktır.
O apseyi mesela kuru soğan ile kolayca patlatabilirsin. Kuru soğanı tost makinesinde çatal kolayca batacak hâle gelinceye kadar pişir ve sonra o soğanı apsenin üzerine sar. İltihabı orada toplar ve zaten harab olmuş deri kolayca açılır. Bu uygulama ilk seferde netice vermeyebilir fakat 3 yada 4. seferde genelde patlar. Gece yatmadan önce yapılması uygundur, vakit sorunu yoksa günde iki defa yapılması hızlı sonuç verir.
Patladıktan sonra apse olan bölgenin etrafını sıkarak apseyi çıkarırsın fakat içerde hiç kalmamalı. İşte bu noktada sorun olur, içerde bir miktar kalıyor. Ve apse muhtemelen 1-2 ay içinde tekrar oluşuyor.
Tavsiyem eğer bu yöntemle apseyi çıkarırsan 1-2 saat arayla sıkma işlemini yap, apseyi çıkar ve daha sonra -eczaneden alabileceğin antibiyotik krem- Furacin soluble dressing adlı antibiyotik kremi apseden çıkan maddenin deride değdiği her yere yedirerek sür. Bu işlem önce ise yine eczaneden alabileceğin batikonu(batiodin) apse çıkan yere 2-3 damla damlat ve kurumasını bekle.
Bu işlemler apsenin sağlıklıca çıkarılması için gerekli. Ben cerrahi müdahele ile aldırmıştım apse yine çıkmıştı ve sonraki 1-2 yıl içinde kendim tedavi yollarını deneye yanıla öğrendim ve burada paylaşıyorum.
Apse çıktı ama vücudun dirençli olması gerekli, özellikle karaciğer adam edilmeli ve apseden kana karışan iltihap varsa kurutulmalı. Durumu anlamak için hastanaden kan tahlili yapılmalı. Glikoz, CRP ve Hemogram Tam Kan Tahlili testi durumu görecek minimun en iyi testtir.
Bu kan tahlilinde referans aralığı ve senin değerin vardır. Misal CRP eğer olması gerekenden yüksekse vücudunda kapanmayan yaraların olması normaldir. Bu CRP genelde 0-6 değer aralığında fakat cerrahi müdahele yaptıranlarda ve kanında iltihap bununlarda yüksektir. CRP esasen kanda bulunan savunma hücrelerinin fazlalığını belirtir. Olması gerekenden fazla savunmayı da kanda iltihap var diye yorumlayabilirsin.
Bunun düşürülmesi için Beyaz Dut Kürünü uygulayabilirsiniz. Nette “Beyaz Dut Kürü İbrahim Saraçoğlu” diye ara.
Aynı şekilde karaciğerde sorun olması birçok hastalığın sebebidir. Sıcak apse, genital siğil gibi hastalıklar. Bu yüzden karaciğeri adam etmek için her türlü peyniri bırakmalı ve eti en fazla ayda bir tüketmelisin. Mümkünse et tüketilmeleli. Karaciğeri adam etmek için Lavanta Kürü uygulanır. Lavanta çayı karaciğer için birebirdir. Nette arayıp bulabilirsin. Akşam yemeğinden sonra içilmeli, sakinleştirici etkisi olduğundan uykunu getirme olasılığı yüksektir. Karaciğeri her yönden geliştiren onaran güçlendiren maddelere sahip olması Lavantayı öne çıkarır.
Bir de eğer glikoz değerin olması gereken değerin üstündeyse şeker kullanımını azaltmalısın. Kan şekerini düşüren ve yükselten yiyecek ve bitkileri netten arayıp öğrenebilirsin.
Bu değerlerden CRP normale dönerse kapanmayan yara varsa kapanır, karaciğer iyileşirse apse, sivilce ve ne idüğü belirsin çıkan yaralar iyileşir.
Glikoz normale dönerse iltihap üretimi varsa azalır, iltihabın ana maddelerinden et, şeker, peynir.
Hemogram tam kan tahlilinin normale dönmesi de kanının normale dönmesi demek ve kan yoluyla oluşan hastalıkların önüne geçilir demek.
Allah şifa versin, benden bu kadar.
muallim | Eki 30, 2010 | Cevapla
Bir de netteki gökçek aktarın gökçek iksir, tonik ve çay harmanları ve daha etkili olan 19k pazarlamanın bitkisel ballı karışım(macun) ve 19k çayı gibi bitkisel, yan etkisi olmayan ürünlerle vücuda tam destek verebilirsin.