Arı Sokması
Arılar, bütün yaz, hiç durmadan, çiçekten çiçeğe dolaşarak aldıkları gıdayı, kışın geçinmek için, toplamakla meşguldürler. Onlara dokunmadıkça insanlara sataşmazlar. Fakat kızdırılacak, rahatsız edilecek olurlarsa o zaman müdafaa silâhları olan iğnelerini kullanır, sokarlar.
Arı çalışkan, faydalı bir hayvandır amma, sataşılırsa insanı sokar Arının iğnesi vücudunun arka tarafındadır. Bu iğnenin boyu (5-6) milimetre kadardır. “Soktuğu yere özel bir zehir akıtır. Arının soktuğu yerde şiddetli bir ağrı olur, deri kızarır. Çabucak şişer. Bazı defa soktuğu yerde, yara bile açılabilir. Birçok arının birden bir insanı sokması daha mühim ve tehlikelidir. Soktuktan dört beş saat sonra vücutta genel sıkıntılar, nefes darlıkları, çarpıntı, baş dönmesi, kusmalar, bütün deri üzerinde birden çıkan ve çok kaşınan kurdeşenler ve hastada sürgün (ishal) görülebilir.
Sokulan adamın yüzü kıpkırmızı olur.
Çocukların vücutları küçük olduğu için, arı sokmasından bunlar daha çok müteessir olurlar. Hele birçok arının birden bir çocuğu sokması, yetişkin bir insanda olduğundan, daha tehlikeli sıkıntılar doğurabilir.
Arı Sokması Tedavi:
Arının iğnesi, soktuğu yerden, çıkarılmalıdır. İçine birkaç damla amonyak konmuş, sıcak bir su ile pansuman bezlerini ıslatıp sokulan yere pansuman yapmalıdır. Sirkeli, kolonyalı veya tuzlu su ile yapılacak ılık pansumanlarda fayda verir.
Birçok arının birden sokması neticesi vücutta, genel olarak sıkıntılar ve tehlike görüldüğü zaman kobra yılanının zehirine karşı yapılmış olan serumu ve yahut eskiden beri kendisini birçok defa arı sokmuş ve arı zehirlerine karşı artık alışmış, bağışıklık muafiyet) kazanmış olan bir arıcının kanını alıp hastaya şırınga etmeyi tavsiye ederler. Bunu ancak hekim yapabilir.
Bazı yerlerde romatizma dediğimiz ağrılı hastalıklara tutulanların kendilerini isteyerek arılara sokturdukları ve bundan fayda gördükleri vardır. Arıcıların romatizmaya tutulmadığını görenler arı zahirinin romatizmada faydalı birt ilaç olacağını düşünerek bundan bir takım hazır ilaçlar yapmışlardır.
