RSS
06 Haziran 2008 | | 0 Yorum Var.

Asidoz

Asidoz

Kanın asitliğinin çoğalması. İnsan kanı hafif alkaliktir. Kanın bu özelliğini koruması sağlığın sürekliliği için zorunludur. Kanda bulunan birçok madde arasındaki denge bu sürekliliği sağlar. Karbon dioksit plazmada eriyerek, zayıf bir asit olan karbonik asidi meydana getirir. Bu madde sodyum ya da potasyumla birleşerek, sodyum ya da potasyum bikarbonat gibi zayıf bazların da oluşumuna yol açabilir.

Bu maddeler arasındaki denge, kanın asitliliğini etkiler. Karbon dioksidin fazlalığı ya da bikarbonatların azlığı, kanın daha fazla asit nitelikte olmasına yol açar. Aside dönüşen maddelerin vücuda alınması ya da vücutta asit maddelerin fazla miktarlarda meydana getirilmesi de aynı sonuca yol açar. Asidoz tek başına bir hastalık olmayıp çeşitli hastalıkların sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Asidoz iki tür olabilir. Bunlardan ilki solunum asidozudur. Solunum asidozunda kanda fazla karbon dioksit birikmiştir. Astım gibi solunumu kısıtlayan hastalıklar, akciğerlerdeki boşluklarla kan damarcıkları arasındaki gaz alışverişini engelleyen bronşit, zatürree gibi hastalıklar ve dolaşım bozukluğuma yol açan kalp yetersizlikleri, solunum asidozuna sebep olabilir.

İkinci tür olan metabolik asidozda, vücutta asit nitelikte maddeler birikir. Şekerli diyabet hastalığında, açlıkta, böbrek yetmezliklerinde görülen metabolik asidoz, amonyum klorür gibi, parçalandığında asitli maddelere dönüşen bileşiklerin vücuda alınması ya da ateşi yükselmiş ve şiddetli ishali olan hastaların alkalik maddeleri vücutlarından fazla miktarlarda atması durumlarında da ortaya çıkar.

Asidoz teşhisi, hastanın klinik görüntüsü ve kanında yapılan laboratuvar incelemeleri sonucu belirlenir. Teşhisi koyan hekim, genellikle damardan bazı özel eriyikler vererek plazmanın karbonik asidi ile bikarbonatı arasındaki dengenin normalleşmesini sağlar. Hekimin sadece asidoz durumunu düzeltmekle yetinmemesi, asidoza yol açmış olan ana nedeni de teşhis edip düzeltmesi gerekir.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL