RSS
12 Mayıs 2010 | | 0 Yorum Var.

Bağırsak Düğümlenmesi

Barsak düğümlenmesi veya karnın içinden bir barsak parçasının, fıtık tarzında, dışarıya çıkarak çıktığı deliğin kenarlarına sıkışıp çürümesi bağırsağın o noktalarının delinmesi ile neticelendiği de görülmüştür.
Hepsinden daha ziyade barsak delinmesi yapan bir hastalık vardır ki, o da (Tito hastalığı) dır. Tifo hastalığı esnasında bağırsaklarda bir takım yaralar hâsıl olur. Hastalığın üçüncü haftasına doğru bu yaralar derinleşerek bazı defa bağırsağın delinmesini mucip olurlar
(Dizanteri) hastalığında da, nadir olarak, bağırsağın delindiği vardır. Herhangi sebeple olursa olsun barsak delinmeleri gayet tehlikelidir.
Bu tesirler altında bağırsakta delinen yaralar, vakasına göre, bir veya birkaç tane olabilir.
Barsak, delindiği zaman, çok defa, delinen yerden başlamak üzere, karında şiddetli ağrılar olur. Sonra bu ağrılar karnın her tarafına yayılırlar.
Bağırsaklar içinde mevcut bulunan mikroplar, açılan delikten, dışarıya çıkarak bağırsakların üstünü kaplayan (Periton) dedikleri ince zarı iltihaplandırırlar.
Bu iltihap, çok defa, olduğu yerde kalmaz. Genişler. Olduğu yerde kalması vücudun mukavemetine ait iyi bir şans eseridir.
Barsak delinir delinmez hastanın ateşi varsa birdenbire, fakat muvakkat olarak, düşer. Rengi solar. Gözleri çukura batmış, burnu sivrilmiş gibidir. Hasta soğuk bir ter döker. Baygın bir hal alır. Nabız gayet ufak, kuvvetsiz, yumuşak ve süratlidir.
Çok geçmeden hıçkırıklar ve kusmalar baş gösterir. Hastada inatçı bir peklik vardır. Aşağıdan gaz çıkarmak ta mümkün olmaz.
Hastanın karnını yoklarsanız her tarafı, tahta gibi, serttir.
Duyduğu acılardan dolayı karnına bir elin değmesini değil, örtülerin temasını bile istemez.
Bu ağır tablo, bağırsakların delinmesinden dolayı hasıl olan periton zarının genel iltihabına ait fena alâmetlerin tablosudur. Hasta, çok defa, bu ağır tablo içinde, az zamanda, ölüp gider.

Tedavi
Barsak delinmesi gibi çok mühim bir hâdise önünde hastayı, mümkün olduğu kadar, hareket ettirmemek ve sarsmamak lâzımdır. Yiyecek içecek bir şey verilmez. Kalbi kuvvetlendirecek şırıngalar yapılır.
Eğer yara yerinden dışarıya fırlamış barsak parçaları varsa bunlara hiç dokunulmamak, bir operatöre gidinceye kadar bunlar karnın içine itilmemeli, mümkünse temiz bir gazlı bezle muvakkat olarak, örtülüp yara sarılmalıdır.
Birinci kurtuluş ümidi acele ameliyattadır. Onun için hasta en çabuk bir zamanda ve en yakın bir yerde bir hastanede operatörün müdahale ve ameliyatına kavuşturulursa neticede bazı hallerde muhakkak olan ölümden kurtulmak ihtimalleri biraz zayıf bile olsa yine vardır.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL