Barbitüratlar
Barbitüratlar
Barbitürik asit türevleri. Yaklaşık olarak altmış yıl önce keşfedilmişler ve tıpta geniş bir uygulama alanı bulmuşlardır. Ağız yoluyla alındıkları zaman bağırsak duvarından hızla emilen barbitüratlar, damar ya da kas içine şırınga edildiklerinde etkilerini daha büyük bir hızla gösterirler.
Vücutta büyük bir hızla yayılan bu maddeler beyne ve gebelerde dölüte kadar ulaşabilirler. Barbitüratların parçalanarak etkilerinin bozulması karaciğerde gerçekleşir. Parçalandıktan sonra boşaltım sistemi aracılığıyla vücuttan dışa atılırlar. Merkezi sinir sistemi üstünde yavaşlatıcı bir etkiye sahip oldukları için uyuşturucu ve uyku sağlayıcı olarak kullanılan barbitüratlar, ağrı kesici etkiye sahip olmadıklarından skncının yol açtığı uykusuzlukta yararlı olmazlar. Etki sürelerine göre kısa, orta ve uzun etkili diye üç ana bölüme ayrılırlar.
Uzun etkili barbitüratlardan fenobarbitonun yatıştırıcı etkisi bulunduğundan, aşırı korku ve endişenin giderilmesi, sara nöbetlerinin sıklığının ve süresinin azaltılması amacıyla kullanılır. Fenobarbiton, son yıllarda bebeklerde görülen sarılığın tedavisinde de kullanılmaya başlamıştır. Barbiton, uykusuzluğun tedavisi amacıyla başvurulan ilaçlar arasında yer alan, başka bir uzun etkili barbitürattır; ancak ertesi sabah da sersemleştirici etkisinin sürmesi olumsuz bir niteliğidir.
Kısa süreli barbitüratlar uykuya dalmada güçlük çeken, fakat daldıktan sonra uykularını sürdürebilenlere verilir. Siklobarbiton, pentobarbiton ve kuinalbarbiton kısa etkili barbitüratların başlıcalandır. Bunların uygulandıkları başka bir alan da ameliyatlardır. Ameliyattan önce bu maddelerin verilmesi, hastaların endişelerini hafifletir. Tiopenton ise, çok kısa süreli bir barbitürat olup, damardan verildiğinde bilincin süratle yitirilmesine yol açar. Bu maddenin uygulanmasından sonra, anestezi uzmanı istediği gazı vererek anesteziyi sürdürür.
Orta süreli barbitüratlar arasında amilobarbiton ve bütobarbiton yer alır. Bunların normal dozu 68 saat kadar süren bir uyku sağlar.
Barbitüratların uzun süre kullanılmaları hastanın artık normal dozlara istenen tepkiyi verememesine, bu tepkinin sağlanılabilmesi için daha fazla barbitüratın gerekmesine yol açabilir. Süreğen barbitürat zehirlenmesi belirtileri arasında dikkatin bir konuya toplanamaması, ruhsal çöküntü ve algılamada güçlük çekilmesi yer alır. Barbitürat alışkanlıkları oldukça yaygındır. Bu maddeye alışmış olanlarda, maddenin sağlanamaması ruhsal çöküntü, titreme, vücutta kasılmalar, kusma, kilo kaybı gibi belirtilere yol açar.
Barbitüratlar intihar teşebbüslerinde de sık kullanılan ilaçlar arasında yer alır. Zehirlenme belirtileri, kullanılmış olan barbitüratın etkisinin uzunluğuna göre değişir. Kısa etkili barbitüratlar solunum ve dolaşım yetersizliğine, uzun etkililer ise bilinç kaybına yol açar. Bu maddelerle gerçekleşmiş olan zehirlenmelerde maddelerin vücuttan atılmasına ve bu sağlanıncaya dek dolaşımın ve solunumun desteklenmesine çalışılır. Bu amaçla, mide yıkanır ve damar içine sıvılar verilerek, sidik miktarının çoğaltılmasına, böylece kısa sürede bu maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına çalışılır.
