Behçet Hastalığı
Behçet Hastalığı Artriti
Behçet hastalığı 1937 yılında istanbul üniversitesi Tıp Fakültesi Deri Hastalıkları hocası Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanmış ve dünyaya tanıtılmıştır, önceleri ağız ve dış genital organlarında tekrarlayan ülserler ve gözde iltihaptan (iridosiklit) oluşan üçlü belirti kompleksi olarak tanıtılan bu hastalığın, daha sonraki yıllarda deri, damarlar, eklemler, sinir sistemi, sindirim sistemi, kalp ve akciğerler, böbrekler ve diğer organları da tutabildiği ortaya konmuştur. Bu hastalıkta ilk şikâyetler çoğu kez ağız aftlarıdır. Hastalık seyrek de olsa ejclem şikâyetleri ile başlayabilir. Eklem tutulması eklem ağrısı (artralji) periferik artrit ya da spon-dilit şeklinde olur. vakaların en az %70′lnde bu belirti ve bulgulardan en az biri bulunur. Periferik artrit daha çok ani başlayan, bir veya birkaç – eklemi tutan biçimdedir. En çok diz, ayak bileği, elbileğl ve dirsek eklemleri tutulur. Ağrı, kızarıklık, şiş ve hareket güçlüğü vardır. Bir iki hafta ya da ay devam edebilir, seyrek olarak daha uzun da sürebilir. Bizim 17 yıldır 400′den fazla hasta üzerindeki çalışmalarımız Behçet hastalığında %50 oranında periferik artrit, %8 oranında hafif ya da orta derecede spondilitis ankllopoetika olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca spondilit-li hastalarımızda HLA-B27 antijeni sıklığı yüksek (%70) bulunmuştur. Ro-matoid faktör negatiftir ve romatoid derialtı nodülleri yoktur.
Behçet hastalığı artrltl tedavisi: Bazen hafif vakalarda basit analjezik ve kortizonsuz antiromatizmal ilaçlar yeterli olduğu halde bir çok art-ritli hasta tedaviye kolay cevap vermez. Behçet hastalığı için yapılan kombine tedaviler, artritin daha az tekrarlamasını ve hafif geçmesini sağlayabilir (kplşisin, küçük doz kortikosteroid, levamizol). şiddetli ağrı ve şiş olan vakalarda soğuk uygulaması, eklem sıvısının boşaltılması ve eklem içine kortikosteroid verilmesi gerekebilir.
