Beyin Urları
Beyin Urları
Beyinde meydana gelen urlar. Son yıllarda beyin cerrahisi alanında sağlanan önemli gelişmeler sonucunda, beyin urları bugün yüzde yetmiş oranında iyileştirilebilmektedir. Beyin, sinir sisteminin bir bölümü olduğu için, bu organın urlarının genellikle bütün sinir sistemi urları ile sınıflandırılması yoluna gidilir. Bu nedenle, beyin ve genellikle sinir sistemi urları şu sınıflara ayrılır:
1 — Kordoma: Çok kötü bir gelişim gösteren bu urun, dölyatağı içi hayatta, ilerde belkemiğini oluşturacak taslağın kalıntısı olduğu sanılmaktadır.
2 — Birincil medulla (sinirdokusu) içinde gelişmiş sinir dokusu kökenli urlar:
A) Gliomalar: Bunlar sinir dokusunun destek hücrelerinden oluşmuş urlardır. Bunlardan, beyin ve omurilik boşlukları ve kanallarını sınırlayan ependim hücrelerinden oluşan ependimomaların bir kısmı yavaş gelişir, bir kısmı hızla gelişip kötü sonuçlara yol açar. Yavaş gelişen oligodengrogliomalar, içlerindeki kireç birikimi nedeniyle, röntgen filmlerinde oldukça kolay görülürler.
Gerek bunların, gerekse astroblasstoma denilen başka bir glioma türü urların, çok kötü gelişen türleri yanında, yavaş gelişip tedavi olanağı sağlayan türleri de vardır. Beyincik urları arasında yer alan ve daha çok çocuklarda ve gençlerde görülen medulloblastomalar, genellikle omurilik sıvısının içinden aktığı kanalı tıkayarak, bu sıvının beyin içinde birikmesine ve böylece kafatası içi basıncın yükselmesine sebep olurlar. Işın tedavisine çok iyi cevap veren bir glioma türü olan medulloblastomalar oldukça kötü gelişme gösteren urlardır.
Pinealoma, epifiz ya da pineal bezden ya da çevresindeki çeşitli hücrelerden oluşan, çocuklarda zamanından önce buluğa yol açan, çok kötü gelişim gösteren bir gliomadır.
B) Sinir hücresi urları: Bunlardan nörositornalar ve nönblastomalar az görülen ve kötü gelişme gösteren urlardır. Yine bu grupda yer alan retinoblastomalar, genellikle küçük çocuklarda gözün ağtabakasmdan oluşan kötü urlardır.
3 — Birincil, medulla (sinirdokusu) dışında gelişmiş sinir dokusu kökenli urlar:
A) Destek dokusu urları: Bunlar sinirleri çevreleyen çeşitli kılıflardan oluşan nörofibroma ve norinoma gibi iyileşebilen ya da norofibrosarkoma gibi kötü gelişen urlardır.
B) Merkezi sinir sisteminden uzakta bulunan sinir uzantılarının ganglionöroma gibi urları da, genel sıralamada bu grupta yer alırlar.
4 — Meningiomalar, gliomalardan sonra en sık! görülen urlardır; daha çok orta yaşlı kimselerde görülürler. Adları beyin zarlarından’ oluştuklarını göstermekle beraber, bu konuda araştırıcılar arasında görüş birliği yoktur.
5 — Beyindeki damarlardan oluşan urlar: Bunların vücudun herhangi bir yerinde gelişebilen damar urlarından farkı yoktur.
6 — Mikst (Bileşik) urlar: Beyinde sinir sistemi kökenli hücreler yanında, dölyatağı içi hayatta bu alanda bir gelişim bozukluğu sonucu kaldığı sanılan çeşitli doku kökenli hücreleri de kapsayan urlardır. Kranyofaringioma denen ve yutaktan beyin köküne uzanıp, hipofizi oluşturacak kalıntıdan oluşan urlar bu gruptadır.
7 — Hipofiz urları: Hipofiz iç salgıbezinden oluşan ve çeşitli hormon bozukluklarına yol açan urları kapsar.
8 — Metastatik urlar: Vücudun bir başka organında gelişip kan, lenf kanalları vb. yollarla beyine ulaşmış kötü gelişim gösteren urlardır.
Beyin urları, bulundukları yere göre erken ya da geç bir devrede çeşitli belirtilere yol açarlar. İlk belirti sürekli baş ağrısı, görme alanının darlığı ya da ruhsal davranış değişikliği olabilir. Teşhisi için, klinik muayene yanında, beyine kan taşıyan damarlara röntgen ışınlarını geçirmeyen boya maddesi şırınga edilmesi (anjiografi), beyin boşluklarına yine bu tür eriyiklerin ya da havanın şırınga edilmesi (vantrikülografi) ve radyoaktif bir madde içeren bir eriyiğin beyinde her’tarafta eşit dağılım göstermediğinin saptanması (sintillografi) \b. gibi yöntemlerden yararlanılır.
Tedavi için urun mikroskopik yapısı (yani türü) saptanır. Işına iyi cevap veren bir türdense ışın tedavisi uygulanır; aksi halde ameliyatla çıkarılır, ya da bu iki tedavi yöntemi birbiri ardından uygulanır.

Fazlı MISIRLI | Eki 11, 2008 | Cevapla
kimde ne zaman, nasıl oluşacağı bilinmeyen bir illettir. Bu konuda bizleri yurtdışında gururla temsil eden Gazi YAŞARGİL Hocamız Yurdumuzda çalışmak için her türlü özveriye hazırken bizi yönetenlerin Hocamıza, çalışabileceği koşulları hazırlamamaları ve duyarsız davranmaları ne büyük bir talihsizliktir. İşte beyin göçü buna denir. Beyin göçüne paha biçilmez. Kurun bir Beyin Cerrahı Araştırma Hastahanesi, getirin YAŞARGİL Hocayı cerrah yetiştirsin. Bundan daha büyük kazanç ne olabilir ki?