Çoğul Gebelikler
Çoğul gebelikleri önlemek mümkün mü?
—Burada, her kliniğin kendi “implantasyon oranını” belirlemesi gerekiyor. “İmplantasyon oranı,” transfer ettiğiniz embriyonun tutunma oranı demek. Bunu hesaplamak mümkün. Eğer kliniğin “implantasyon oranı” yüksekse o zaman, fazla sayıda embriyo transfer etmeye gerek yok. Son dönemde Sağlık Bakanlığı, 3′ten fazla embriyo transfer etmeyi de yasakladı. Ancak, bu ne kadar uygulanıyor doğrusu bilmiyorum. Bunun birtakım istisnai durumları bazı hastalar için elbette olacak. İstisnaları konuşmuyorum, genelden bahsediyorum.
Çoğul gebeliklerde istenmeyen durumlar gelişiyor mu?
— Olmaz mı var tabii. İkiz gebelikte prematüre yani çocuğun yoğun bakım ihtiyacı hissetmesi oranı, tekil gebeliğe göre 2 kat artmış iken, üçüz gebelikte bu 5 kat anıyor. O zaman çok iyi düşünmemiz lazım. Çoğul gebelik, bazı bebeklerde kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin gerekliliği ortaya çıkıyor. Yeni Doğan Yoğun Bakım Üniteleri kurmak da Tüp Bebek Merkezi kurmak kadar pahalı bir yatırım. Eğitimli ve tecrübeli personel çok önemli. Bu da ülkeye ekstra bir yük getiriyor işin doğrusu. Sonuç olarak “çoğul gebelik” için şunu söyleyebilirim: İki tane belki kabul edebiliriz. Çünkü annenin iki tane göğsü var çocuğu emzirebilmek için. İki tane kolu var çocuğu tutabilmek için. Ama ikizin üzerindeki çoğul gebeliklerde problem yaşanıyor.
“Çoğul gebelik olursa, bunları, anne karnında gebelik ilerlemeden sonlandırmak mümkündür. Onun için biz çok sayıda embriyo transfer edelim. Gerekirse sonlandırırız” yaklaşımına ne diyeceksiniz?
— Bu her zaman için doğru bir yaklaşım değil. Çünkü eğer üçün üzerinde gebelik varsa, bunların mutlaka azaltılması öneriliyor. Mesele, üçüzden ikize indirmek kararının verilmesi. Tavsiye etmek ile mutlaka arasında bir fark var. Bu işlem, pek de masum olmayan bir işlem. Artı çiftlere, psikolojik olarak da birtakım yükler getirebilen bir işlem. Onun için hastalar embriyo transferi yapılırken, “Gebe kalayım da nasıl olursa olsun. Eğer çoğul gebelik olursa, nasıl olsa doktorum bir çaresine bakar” diye düşünüyorlar. Oysa çiftin daha önceden düşünüp kararlı gelmesinde fayda var. Çünkü biz ekip olarak hastaya, “Sizin şu kadar embriyonuz var. Sizin özellikleriniz göz önüne alındığında bu embriyolardan transfer edilmeye layık olan şu kadar tanesi var. Sizin yaş grubunuzda bizim kliniğimizin gebelik oranlarına ve tecrübemize göre, transfer edeceğimiz embriyo sayısı şu olmalı. İki tane transfer edersek gebe kalma oranınız şu kadar” gibi bir konuşma yapıyoruz. Hastalar bize itiraz edebiliyorlar ve hatta çoğul gebelik riskini dikkate almayabiliyorlar. Hastaların iyi yönlendirilmesi gerekiyor. Tabii son karar her zaman hastanındır.
Diyelim ki size tedavi olmak isteyen bir çift geldi. Tedavi başarılı oldu ve kadın gebe kaldı. Kontroller sonucu ikiz gebelik olduğu belirlendi. Diyelim ki kadın, “Sadece bir tanesini istiyorum” diye tutturdu. Ya da kocası çoğul gebeliğe itiraz ederek, “Bize iki tane fazla” dedi. Bebekleri bire indirme kararını nasıl alıyorsunuz?
— İkiden bire indirmek konusu çok tartışmalı. Çünkü ikiz bebekler, prematüre yoğun bakıma ihtiyaç duymaksızın yaşayabilen bebekler. Burada asıl problem ikinin üzerindekiler. Üçüzlerde belki bir yere kadar yoğun bakım gerektirmeden, gebeliğin sonuna kadar gelebiliyorlar ama üçün üzerindekiler çok problemli. Mutlaka yeni doğan yoğun bakımı olan ortamda doğmaları gerekiyor. Sağlıklarına kavuşamayanlar olabiliyor.
Kadın ısrar ediyor diyelim ki. “Ancak bir tane bakabilirim” ya da, “Benim yaşım ancak bir taneyi kaldırabilir” diyor. Burada ne yapmak lazım?
— Bunlar tabii baştan konuşulması gereken şeyler. Hastanın kesinlikle böyle bir tavrı varsa, iki tane değil, tek bir embriyo transfer etmek gerekiyor. Ama hastaya o tek embriyodan bile ikiz gebelik olabilme ihtimali olduğunu da anlatmamız lazım.
Prof. Dr. Bülent Gülekli
Dokuz Eylül Üniversitesi Tüp Bebek Bölüm Başkanı
