mersin escort mobil porno gaziantep escort izmir escort mobil porno izmir escort bayan porno hd porno pornolar porno ücretsiz porno hd sikis porno
; charset=UTF-8" /> Dağ Tutması Nedir ? Tedavisi
bodrum escort bursa escort
mobil porn
RSS
porno
Trk ifşa
05 Eylül 2010 | | 0 Yorum Var.

Dağ Tutması

İnsanların etrafını saran hava tabakasının vücudun derisi üstüne bir basıncı (tazyiki) vardır.
Gerek deri içindeki damarlar, gerek vücuttaki öteki kan damarları ve bütün organlar, bu hava basıncına uyarak, büyük bir düzen ve ahenk içinde, vazifelerini yapmağa alışmışlardır.
Deniz seviyesinde en yüksek derecede bulunan hava basıncı, bu seviyeden yukarıya doğru yükseldikçe, yavaş yavaş, azalır ve hafifler.

Balon ve uçaklarla yerden havaya yükselenlerin veyahut yüksek dağlara tırmananların, çıktıkları yükseklik nispetinde, etraflarındaki hava tabakasının vücutları üzerine olan basıncı, gittikçe azalır. Aşağıda iken daima bir kararda duran bir hava basıncına alışmış olan vücut, bu azalma karşısında, bazı arızalar göstermeğe başlar:
Vücutta bir yorgunluk ve düşkünlük olur. Arkasından şiddetli baş ağrıları, baş dönmesi, kulak uğultuları husule gelir. Kalp şiddetle çırpılır. Nabız sayısı fazlalaşır. Dudaklarda, burun ucunda morarmalar, teneffüs darlıkları, burun kanaması, bulantı ve kusmalar ortaya çıkar. Bu hallerin bütününe (Dağ” tutması) derler.
Dağ tutmasına, hava basıncının azalmasından başka, hava içinde bulunan (Oxygéné) dedikleri teneffüs gazının az olması da ayrıca bir sebep teşkil eder.

Tedavi:
Dağ tutmasına uğrayanlarda, sebebi ortadan kaldırmak için, hastaları yükseklikten kurtarmak lâzımdır.
(Oxygéné) gazının azalması, netice itibari ile, vücutta karbon gazlarının da azalmasını mucip olur. (Hypocapnie) dedikleri bu hal, dağ tutmasının sebepleri arasındadır.
Bazı defa, balon ve uçaklarla pek yük -seklere çıkıldığı zaman dağ tutması arızaları görülmediği halde, yürüyerek dağlara tırmanıldığı zaman, daha az yükseklerde bile, bu arızalar görülmektedir.
Bundan anlaşılıyor ki, hava basıncının ve hava içindeki (Oxygéné) gazının azalmasından başka, yükselme sırasında, yapılan hareketlerle ortaya çıkan vücut faaliyetinin de bu işte tesiri vardır.
Bazı dağlarda güneş ışıklarının ve oralardaki havanın elektrik derecesinin, hatta dağlardaki madenlerin de bu işte bir rolü olduğu söylenilmiştir.
Dağ tutmasına karşı herkesin tahammülü bir değildir. Bazı insanlar, çok yüksek dağlara çıktıkları zaman, büyük bir arıza göstermezler de bir takım hassas insanlar, daha az yüksekliklerde (dağ tutması) na uğrarlar.
Bundan dolayı, dağ tutmaları için, kesin bir yükseklik derecesi söylenemezse de 2000 metre yükseklikten itibaren bu halin görülmeğe başladığı ve daha yükseklere çıkıldıkça, şahsa göre, ziyadeleştiği söylenebilir.
Her türlü vücut yorgunluklarını ortadan kaldırarak hastayı istirahat ettirmek, (Oxygéné) azlığını dışardan (oxygéné) vererek telâfi etmekle mümkündür. Yükseklere Çıkan uçaklarda, dağ tutması arızaları göz önünde bulundurularak, belirli tazyik altında oxygéné veren âletler ve tertipler vardır. Hastanın sinir gerginliklerini (Bromure), (Valeriane) gibi sükûnet verici ilâçlarla yatıştırmak, kalbe kuvvet verecek şırıngalarla vücutta kan dolaşımını ve teneffüs hareketlerinin kolaylaşmasını temine çalışmak lâzımdır.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL

fethiye escort eskisehir escort izmir escort ankara escort eryaman escort istanbul escort gaziantep escort antalya escort