mersin escort mobil porno gaziantep escort izmir escort mobil porno izmir escort bayan porno hd porno pornolar porno ücretsiz porno hd sikis porno
; charset=UTF-8" /> Doğum Öncesi
bodrum escort bursa escort
mobil porn
RSS
porno
Trk ifşa
15 Nisan 2008 | | 0 Yorum Var.

Doğum Öncesi

Doğum Öncesi

Gebeliğin ilk aylarında kadınların çoğu kendilerini yorgun hissederler ve bu nedenle gebelikte daha fazla dinlenmeleri gerektiğine inanırlar. Vücut, gebelik sırasında önemli değişikliklere uymak zorundadır. Gebeliğin ilk üç ayında cinsel birleşmenin ürünü embriyo diye adlandırılır. Embriyonun çevresinde meydana gelen su torbası bir balon gibi embriyoyu sarar; embriyo sıvının içinde suya batmış bir dalgıç gibi yüzer. Servikste meydana gelen mukustan bir tıkaç, bebeğin mikropsuz, ılık ve sarsıntılara dayanıklı bir kapsül içinde barınmasını sağlar.

Doğumdan sonra vücuttan atılan plasenta (çocuk sonu), üçüncü aydan itibaren dölütün (ana karnındaki bebeğe, gebeliğin üçüncü ayından gebeliğin sonuna kadar verilen ad) gelişmesi için gerekli oksijeni ve besini ulaştırma ve dölütün artıklarını annenin kan dolaşımına geri götürme işlevine başlar. Plasentada kimyasal maddeleri eleyen ince bir zar bulunduğundan, dölütle annenin kan akımları genellikle birbirine karışmaz. (Birçok ilaç bu zardan içeri girebileceği için, gebe kadınlar alacakları ilaçlara dikkat etmelidirler.) Plasenta ince bir kan damarları ağından meydana gelir ve bebeğin gelişmeye devam etmesini sağlar,

Gebeliğin sonlarında plasenta çoğunlukla eskisi gibi yeterli bir şekilde çalışmaz ve eğer doğum çok gecikirse hekimler, çocuğun oksijensiz ve besinsiz kalmaması için müdahale ederek doğumu gerçekleştirirler.

Gebeliğin on altıncı ve yirminci haftaları arasında, genellikle anne zaman zaman bebeğin hareketlerini farkeder. Başlangıçta bunların ne olduğunu anlamayıp, kasların elektriklenmesi ya da bağırsak hareketleri sanar. Fakat gitgide bebeğin attığı tekmeler kuvvetlenir, hatta gebeliğin sonlarında oldukça rahatsız edici olurlar. Baba, eğer elini annenin karnına koyarsa kuvvetli vuruşları o da duyar. Bebek özellikle anne yatar yatmaz daha fazla hareket eder; çünkü bu durumda kadının vücudu gevşemiş, ayrıca bebeğin yeri biraz daha artmıştır.

Gebeliğin sonuna doğru bebek leğen boşluğuna iner; bu durumda başı, yumurta fincanının içindeki bir yumurta gibidir. Artık doğum yolculuğu başlamıştır. Bebek aşağıya yerleştikçe, hareket etmesi için kalan yer azalır ve çoğu zaman tekmelerinin büyük bir kısmı kaburga kemiklerinin altından duyulur. Gebe bir kadın 24 saat boyunca bebeğin hiç bir hareketini duymazsa, mutlaka hekime görünmelidir. Bazen doğum başlayıncaya kadar bebeğin başı leğen kemiklerinin arasına inmez; bu durum özellikle ikinci ve daha sonraki doğumlarda olabilir. Bebeğin başı leğen kemikleri arasına inince anne daha rahat nefes alabilir; fakat Özellikle sert bir iskemlede oturduğu veya belirli bir süre ayakta kaldığı zaman, bacaklarının arasında bir hindistan cevizi varmış gibi gelir. Ayrıca bebeğin başı leğenin temelini meydana getiren kaslara doğru hareket ettikçe dölyolunun içinde vızıltıya benzer bir ses duyar gibi olur.

Dölyolu, siyek ve anüs çevresindeki leğen temel kasları, bebek bunların arasından geçerek doğduğu için çok önemlidirler. Bu kasların gevşekliği sırt ağrılarına, öksürüldüğü veya gülündüğü zaman istemeden sidik kaçırmaya ve insanın içinin dışarıya çıkıyormuş gibi bir duyguya kapılmasına yol açar. Bu nedenle çocuk bekleyen annenin, kasların ne biçimde kasılması gerektiğini ve doğum sırasında bunların nasıl serbest bırakılacağını öğrenmesi yerinde olur.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL

fethiye escort eskisehir escort izmir escort ankara escort eryaman escort istanbul escort gaziantep escort antalya escort