Ergenlik
Ergenlik
On iki ile on sekiz yaşlar arasındaki gelişme dönemine insanın ergenlik çağı denir. Bu dönemde oğlan ve kız çocuklar gövde yapısı bakımından erkeklik ve kadınlık özelliklerini belirli şekilde kazanırlar ve kendilerini artık çocuk değil, yetişkin bir insan sayarlar. Gerçekten de ergenlik çağı, çocukluk ile olgunluk çağları arasında bir geçiş dönemidir.
Ergenlik çağı genel olarak iki bölüme ayrılır. Daha çok cinsel gelişmelerin oluştuğu buluğ, yani ilk ergenlik çağı, ilk dönemdir. Bu dönem ortalama olarak on iki yaşında başlar ve genellikle iki üç yıl sürer. Ancak bazı kız çocuklarında dört yaşında başladığı da görülür. İlk ergenlik çağı on altı yaşında başlayan erkek çocuklar da vardır. Bu dönemde başgösteren gelişme herkeste aynıdır. Kız çocuklarda göğüsler genişlemeye, cinsel organlar çevresinde seyrek tüyler çıkmaya başlar; koltuk altı tüylenir ve ilk adet görülür.
Oğlan çocuklarda ise erbezleri büyümeye, çevresinde tüyler görünmeye, ses değişmeye başlar, ilk meni akışı meydana gelir; ses yavaş yavaş kalınlaşır, yüzde ve üst dudakta tüylenmeler başlar. Bütün bu değişiklikler, iç salgıbezlerinde yepyeni bir çalışma dönemine girilmesinin sonuçlarıdır. Bütün organizmada meydana gelen bu değişiklikler, olgunlaşmakta olan çocuğun ruhsal yapısında da derin değişikliklere yol açar. Bu konuda rol oynayan iç salgıbezlerinin başlıcaları şunlardır: Beynin altındaki hipofiz bezi, adrenal bezleri, oğlan çocuklarda erbezleri, kız çocuklarda yumurtalıklar.
Bunların salgıladıkları hormonlar kana karışarak vücudu dolaşır ve çeşitli organların çalışmalarını yeni bir düzene sokarlar. Ergenlik çağı, tüm organizmanın yeni bir çalışma sistemine ayak uydurma dönemidir. On bir yaşına değin, oğlan ve kız çocukların bezleri dişilik ve erkeklik hormonlarını eşit ölçüde çıkarır ve kana salgılarlar. Ergenliğin ilk dönemine girince bu ölçüler erkek ve kız çocuklarda değişir. Sonuç olarak, kız çocuklar kadınlığa, erkek çocuklar da erkekliğe doğru gelişirler. Ancak, kız olsun, oğlan olsun, her çocukta salgılanan hormonların oranı birbirinden ayrıdır. Öte yandan, gelişme hızı herkeste farklıdır.
Bazı çocuklar daha çabuk gelişir, bazılarının gelişmesi ise gecikebilir. Ama, genel olarak, kız çocuklarda boy atma 9 ile 12, oğlan çocuklarda 11 ile 14 yaşları arasında devamlı olarak artar. Kızlarda 13, oğlanlarda 15 yaşından sonra boy ve kilo artışındaki hızlılık yavaşlar.
Ergenliğin ikinci döneminde, yani delikanlılık ya da genç kızlık olarak adlandırılan yeniyetmelik döneminde, erkek ya da kadının boyu, gövdesi, biçimi, kuvveti, kasları artık son şeklini alarak iyice belirli hale girer. Zeka ve yeteneklerin gelişmesi son sınırına varır.
ABD’de yapılan bir araştırma, erkeklerin ortalama 14 yaşında ergenliğe girdiğini göstermektedir. Üstelik ergenliğe girme yaşı giderek erkene çekilmektedir. Bunun sebebi de çevresel faktörlere bağlıdır.
1. Gıdalarda hormonların rastgele ve yaygın kullanılması.
2. Daha iyi beslenme.
Erkekler kızlardan ortalama iki yıl sonra ergenliğe girerler. Gelişmelerinin en büyük bölümünü 13-15 yaşları arası yaşarlar, ama bazıları 18 yaşına kadar bekleyebilir. Bu gelişmenin büyük bölümü kollar ve bacaklardadır, bu sebeple genç sakarlaşabilir. Görünümünün acayip olduğunu düşünür, kendisini tuhaf hisseder. Bu duygulara, utangaçlık ve huzursuzluk eşlik eder.
Hormonal değişiminin bir başka dışavurumu koltuk altlarının ve kasıkların kıllanmasıdır. Penisinde cinsel düşüncelerle hiç ilgisi olmadan beklenmedik sertleşmeler yaşar. Daha sonraki cinsel yaşamın provası olan sertleşmeler, ergenliğe giriş işaretidir. 14-16 yaşları arasındaki erkek çocuklarda sperm üretimi başlamaktadır. İşte bundan dolayı gece yatağın ıslanması durumu ortaya çıkar.
Ergenlik döneminde boşalma dışında erkekte şu değişiklikler de ortaya çıkar:
1. Yüzde sivilceler görülebilir.
2. Sakal ve bıyık olur.
3. Bazı bölgelerde (koltuk altları ve penis çevresinde) kıllarıma ortaya çıkar.
4. Ses kalınlaşır, erkeğe özgü hal alır.
5. Kaslar gelişir, kemikler irileşir.
6. Penis ve testis (yumurtalık) büyür.
