Akciğer Apsesi

Mayıs 16th, 2008admin

Akciğer Apsesi

Akciğer apsesi havada yaşayan ve irin (cerahat) yapacak nitelikteki (piyojen) mikropların meydana getirdiği ve belirli bir sınır içinde kalan irin bölgesidir. Akciğer kangreni de bu apsenin bir çeşididir; ancak bu çeşitte irinin oluşmasına aynı zamanda havanın dışında gelişen mikroplar da katılır. Bunlar irine çürüme, kokuşma niteliği, kangren niteliği verirler. İrin mikropları başka bir yerde etki göstermeden önce akciğerde yerleşmişse bu durumda meydana gelen apseye birincil apse denir.

Vücutta önceden meydana gelmiş mikroplu hastalık kaynaklarından (otit, apandisit, safra kesesi yangısı, lohusalıktaki mikrop kapmalar, yara durumuna gelmiş basurlar, bademcik yangısı, kan çıbanları, çürük dişler vb.) kan yoluyla akciğere gelen cerahat mikroplarının yaptığı apseye ise ikincil ya da metastazik apse denir.

Bir kimse zatürree veya bronkopnömoniyı tam atlatamamışsa, özellikle bu hastalıklardan birine bir grip selgını sırasında yakalanmışsa ve ateş ve üşüme günlerce sürmüşse akciğer apsesi üzerinde durulmalı ve akciğerlerin röntgeni çekilmelidir. Akciğer apsesi belirtileri hastalık ilerledikçe daha açıkça ortaya çıkar. Hastada düşkünlük ve bitkinlik görülür. Ateş sürekli olarak 39°C’nin üzerindedir. Baş ağrısı, dil kuruması, yiyecekten tiksinme, kusma çabaları ve genel zehirlenmenin öteki belirtileri görülür. Çoğu zaman hasta göğüs kafesinde bir ağrı duyar.

Hekim göğsü dinlediğinde normal olmayan bir ses işitir. Bu da hastalıklı bir noktanın varlığını gösterir. Bu nokta, en çok sağ akciğerin alt lopundadır. Bazen birdenbire kuvvetli bir öksürükle hastanın ağzı, akciğerin bu kesiminden gelen cerahatli bir sıvıyla dolar. Buna göğüs kusmuğu (vomik) adı verilir. Bu ilk kusmaya ferahlatıcı kusma denir; çünkü hasta böylece kokuşmuş ve zehirleyici bir maddeden kurtulmuş olur; bu da kendisini ferahlatır. Ancak bu ilk kusmadan sonra hasta daha küçük miktarlarda cerahat çıkarmaya devam eder.

Antibiyotiklerin bulunmasından önce, özellikle ivegen kangren yayılmalarında tedavi yolları çok zordu. Bugün kimyasal tedaviyle ve antibiyotiklerle çoğu zaman olumlu bir sonuca varılmaktadır.
 

Göğüs Hastalıkları | İlk yorumu sen yap »

Etiketler:

 
© 2008
Webservis <