Oksijen Yetmezliği
Oksijen Yetmezliği (Hipoksi)
Dokularda yeterince oksijen bulunmaması (hipoksi). Kandaki oksijen miktarı azalınca ya da dokulara yeterince kan pompalanmadığı zaman oksijen yetmezliği söz konusu olur. Bazen de dokuların oksijen gereksinmesinin artması sonucu oksijen yetmezliği meydana gelir.
Akciğer hastalıkları kanda yeterince oksijen bulunmasını engellerler. Solunan havadaki oksijen miktarının düşmesi ya da doğuştan meydana gelen bir kalp hastalığı nedeniyle akciğere” kan gitmemesi de kandaki oksijen miktarının azalmasına yol açar.
Kansızlık ya da karbon monoksit zehirlenmesi sonucu kanın oksijen içerme kapasitesinin azalması da kanda yeterince oksijen bulunmasının bir başka nedenidir. Tromboz, yaralanma, zedelenme ya da hava basıncının artması nedeniyle belirli bölgelerde kan dolaşımı yavaşlar ve dokulara az kan gider. Bütün vücuda pompalanan kanın yeterli olmaması da. kalpte oluşan önemli bir hastalığın kan dolaşım sisteminin işlevini yapmasını engellemesi sonucu ortaya çıkar.
Bazı durumlarda vücudun ya da bir organın oksijen gereksinmesi o denli artar ki kanın içerdiği oksijen bu gereksinmeyi karşılayamaz. Örneğin ağır beden hareketleri yapılırken, vücut kanın içerdiği oksijenden daha fazla oksijen yakar. Böylece vücutta bir oksijen açığı meydana gelir. Bu oksijen açığının beden hareketlerinden sonra karşılanması gerekir. Bu açık kapatılıncaya kadar vücutta oksijen yetmezliği oluşur.
Oksijen yetmezliğinin saptanması oldukça güçtür. Genellikle zor soluk alma hipoksi belirtisi sayılır. Ancak karbon monoksit zehirlenmesinde hiç bir solunum zorluğu görülmez. Bu nedenle zor soluk alma tutarlı bir belirti sayılmaz. Nabız atışlarının hızlanması da her tür hipoksi olayında görülmediğinden güvenilir bir belirti değildir. Hipoksi sonucu deri ve tırnak dipleri morarabijir (siyanoz) Kandaki boya maddesi hemoglobinin rengi oksijensizlik nedeniyle koyulaşır ve siyanoza yol açar. Ancak çok soğukta kalan insanlarda da siyanoz oluşabilir. Bu nedenle siyanoz da kesin bir hipoksi belirtisi değildir. Hekimlerce anlaşılması oldukça güç olan hipoksi, vücutta birden meydana geldiği zaman hastanın kendisi tarafından da farkedilmeyebilir.
Oksijen yetmezliği olan hasta, kendini rahatlamış ve esenlikli hisseder. Ancak olayları ve kişileri değerlendiremez ve birbirinden ayırt edemez. Hipoksi arttıkça, hastanın görme, duyma, dokunma, hissetme yetenekleri azalır. Hasta dengesini sağlayamaz; farkına varmadan bilincini kaybeder.
Hipoksi havada oksijen azalması nedeniyle oluşmuşsa, hastanın saf oksijen solunması olumlu bir tedavidir. Oksijen tedavisi hipoksinin her türüne uygulanır. Ancak akciğerler işlevini yapamaz durumda ise akciğerlere kan gitmediği için oksijen tedavisi pek yararlı olmaz. Karbon monoksit zehirlenmesinde ise dokular oksijeni kabul etmediği için, oksijen tedavisinin yararlı bir etkisi olmaz.
Yüksek yerlere örneğin dağlara çıkan normal sıhhatli kişilerde de hipoksi durumu ortaya çıkabilir. Hava basıncının azalması nedeniyle oksijen yetmezliği oluşur. Yükseklere çıkıldıkça oksijen basıncı artar. Ancak yüksek bölgelerde yaşayan insanların sayısı oldukça fazladır ve bunların vücudu yaşadıkları koşullarla uyum halindedir.
Yüksek yerlere çıkan insanlarda solunum sıklaşır, kanda alyuvarlar ve hemoglobin miktarı artar. Böylece daha çok oksijen solunmuş olur. Kan dolaşımının da hızlandığı görülür. Yüksek yerlerde insanlar bu uyumu sağlayıncaya kadar kendilerini kötü hissettikleri bir devre geçirirler. En kötü ihtimal ile bu insanların akciğerlerinde ödem ya da zatürre meydana gelir. Hastanın derhal, yüksek yerden daha alçak bir bölgeye götürülmesi ve oksijen tedavisi uygulanması gerekir.
Göğüs Hastalıkları | İlk yorumu sen yap »
Etiketler: Hipoksi, Oksijen Yetmezliği