<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2010 07:47:33 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Depresyonda Yeni Yöntem</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/depresyonda-yeni-yontem</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/depresyonda-yeni-yontem#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 07:47:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1714</guid>
		<description><![CDATA[


 Teknoloji harikası buluşlarla dünyanın gündeminden düşmeyen Japonlar son olarak &#8220;depresyonun görüntüsünü&#8221; elde etmeyi başardı.
Tokyo Üniversite hastanesinde hayata geçirilen program, depresyona girdiğinden şüphelenilen, ancak kesin teşhis konulamayan hastaların durumunu açıklığa kavuşturuyor.
Dört gün boyunca hastanede kalan hastaların optik topografisi çekilerek, beyninin ön lobundaki kan miktarı ölçülüyor.
Uzmanlar, bu görüntüleme yöntemiyle hastalığı yüzde 70 ila 80 oranında teşhis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p>Teknoloji harikası buluşlarla dünyanın gündeminden düşmeyen Japonlar son olarak &#8220;depresyonun görüntüsünü&#8221; elde etmeyi başardı.</p>
<p>Tokyo Üniversite hastanesinde hayata geçirilen program, depresyona girdiğinden şüphelenilen, ancak kesin teşhis konulamayan hastaların durumunu açıklığa kavuşturuyor.</p>
<p>Dört gün boyunca hastanede kalan hastaların optik topografisi çekilerek, beyninin ön lobundaki kan miktarı ölçülüyor.</p>
<p>Uzmanlar, bu görüntüleme yöntemiyle hastalığı yüzde 70 ila 80 oranında teşhis ettiklerini, psikolojik testler ve doktorla yüz yüze görüşme gibi bilinen yöntemlerinin devreye sokulmasıyla, başarı oranının yüzde 100’e kadar çıkabildiğini belirtiyor.</p>
<p>Her yıl 700 bin kişinin depresyon geçirdiği Japonya aynı zamanda bu hastalığa bağlı intihar oranlarının en yüksek olduğu ülkelerden biri&#8230; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/depresyonda-yeni-yontem/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yumurta Zayıflatıyor</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/yumurta-zayiflatiyor</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/yumurta-zayiflatiyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 17:11:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/yumurta-zayiflatiyor</guid>
		<description><![CDATA[


 Diyet ürünleri arasına yumurta da girdi.
Nutrition and Food Science dergisinde yayımlanan araştırma, yumurta ile ilgili bilinen birçok gerçeği değiştirecek nitelikte.
Amerikalı beslenme uzmanları, kandaki kolesterol oranının, zayıflama ve diyetle ilgisi olmadığını ortaya çıkardı.
Uzmanlar, kilolarla başı dertte olanların, yüksek protein oranına sahip, D vitamini zengini yumurtayı, sıkça tüketmesi gerektiğini tavsiye ediyor.
Orta büyüklükteki bir yumurtadan alınan 80 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyet ürünleri arasına yumurta da girdi.</p>
<p>Nutrition and Food Science dergisinde yayımlanan araştırma, yumurta ile ilgili bilinen birçok gerçeği değiştirecek nitelikte.</p>
<p>Amerikalı beslenme uzmanları, kandaki kolesterol oranının, zayıflama ve diyetle ilgisi olmadığını ortaya çıkardı.</p>
<p>Uzmanlar, kilolarla başı dertte olanların, yüksek protein oranına sahip, D vitamini zengini yumurtayı, sıkça tüketmesi gerektiğini tavsiye ediyor.</p>
<p>Orta büyüklükteki bir yumurtadan alınan 80 kalori, uzun süre tok tutma özelliğine sahip.</p>
<p>Yumurtada bulunan B12 vitaminleri, yağ hücrelerinin yakılmasında ve yağ dokusunun vücuttan eritilerek atılmasında, hayati rol oynuyor.</p>
<p>Yapılan araştırma, yumurtanın birçok faydasını da ortaya çıkardı.</p>
<p>Zengin aminoasit karışımı içeren yumurta, özellikle çocukların sağlığı için büyük önem taşıyor.</p>
<p>Uzmanlara göre, yüksek antioksidan içeren yumurta, yaşa bağlı sorunlar için de iyi bir besin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/yumurta-zayiflatiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnce Bağırsak Nakli</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/ince-bagirsak-nakli</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/ince-bagirsak-nakli#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 17:10:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1710</guid>
		<description><![CDATA[Vücudun kabul etmemesi sebebiyle nakli oldukça güç bir organ olan ince bağırsak, Japonya’da laboratuvar ortamında geliştirildi.
Japon bilim adamları, fare hücrelerini bağırsak benzeri yapıya dönüştürdü.
Çalışma, bir hastanın kendi hücrelerinden geliştirilen ince bağırsağın naklinin mümkün olabilmesi açısından önem taşıyor.
Çünkü ince bağırsak, vücudun kabul etmemesi sebebiyle, naklinin, bir bağışçıdan gerçekleştirilmesi oldukça güç olan bir organ.
Laboratuvar ortamında ince bağırsak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun kabul etmemesi sebebiyle nakli oldukça güç bir organ olan ince bağırsak, Japonya’da laboratuvar ortamında geliştirildi.</p>
<p>Japon bilim adamları, fare hücrelerini bağırsak benzeri yapıya dönüştürdü.</p>
<p>Çalışma, bir hastanın kendi hücrelerinden geliştirilen ince bağırsağın naklinin mümkün olabilmesi açısından önem taşıyor.</p>
<p>Çünkü ince bağırsak, vücudun kabul etmemesi sebebiyle, naklinin, bir bağışçıdan gerçekleştirilmesi oldukça güç olan bir organ.</p>
<p>Laboratuvar ortamında ince bağırsak geliştirmek için çalışmalar yapan Japon bilim adamları, fare hücrelerini bağırsak benzeri yapıya dönüştürmeyi başardı.</p>
<p>Bunun için, fareden elde edilen kök hücreler, mikroorganizmaların üretilmesinde kullanılan yuvarlak cam kaba konuldu.</p>
<p>Süreç sonunda, söz konusu hücrelerin iki milimetreye beş milimetre boyutunda tüp benzeri bir yapıya dönüştüğü gözlendi.</p>
<p>Hem işlev hem de görünüm olarak bağırsağa benzeyen yapı, kas ve mukozal dokulardan oluşuyor.</p>
<p>Bağırsak hareketlerine sahip olan yapı, bu hareketler sayesinde yemeği itiyor.</p>
<p>Söz konusu çalışmanın zaman içinde daha da geliştirilmesi ümit ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/ince-bagirsak-nakli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat Kanserini Yokeden Virüs</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/prostat-kanserini-yokeden-virus</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/prostat-kanserini-yokeden-virus#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 17:08:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1708</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları, prostat kanseri hücrelerini öldüren bir virüs buldu.
İngiliz basınındaki haberlere göre, bu &#8220;ehli&#8221; virüs, prostat kanserli 6 gönüllüye zerkedildi ve virüsün kanserli hücreleri öldürürken normal hücrelere zarar vermediği belirlendi.
Bilim adamları, virüsün diğer kanser türlerindeki tümörlere karşı da etkili olabileceğini düşünüyor.
&#8220;Reovirüs&#8221; olarak bilinen ve daha ziyade solunum yollarında bulunan bu virüs çok yaygın görülüyor ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim adamları, prostat kanseri hücrelerini öldüren bir virüs buldu.</p>
<p>İngiliz basınındaki haberlere göre, bu &#8220;ehli&#8221; virüs, prostat kanserli 6 gönüllüye zerkedildi ve virüsün kanserli hücreleri öldürürken normal hücrelere zarar vermediği belirlendi.</p>
<p>Bilim adamları, virüsün diğer kanser türlerindeki tümörlere karşı da etkili olabileceğini düşünüyor.</p>
<p>&#8220;Reovirüs&#8221; olarak bilinen ve daha ziyade solunum yollarında bulunan bu virüs çok yaygın görülüyor ancak insanlarda hastalığa pek yol açmıyor. Virüsü kapanlar en fazla orta derecedeki gribin sebep olduğu solunum rahatsızlıkları belirtileri veya ishalden muzdarip oluyor.</p>
<p>Araştırmayı yapan Kanada’daki Tom Baker Kanser Merkezi’nden bilim adamları, prostat kanserinin ilk evresinde bulunan 6 hastadaki tümörlere ultrason eşliğinde virüs enjekte etti. Üç hafta sonra hastaların prostatları normal tedavinin bir parçası çerçevesinde alındı.</p>
<p>Hastaların prostat dokuları incelendiğinde kanser hücrelerinin öldüğü görüldü. Buna karşın, prostatın kanserli olmayan bölgelerinde virüsün çoğalmadığı belirlendi.</p>
<p>Ancak araştırmacılar, yöntemin gerçekten hastalığı tedavi edip etmediğini anlamak için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.</p>
<p>Tedavinin yaygınlaşmasının 10 yıl alabileceği belirtilirken araştırma, Cancer Research dergisinde de yayımlandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/prostat-kanserini-yokeden-virus/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyuşturucudan Kurtulma Şansı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/uyusturucudan-kurtulma-sansi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/uyusturucudan-kurtulma-sansi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:18:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1706</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de uyuşturucu madde kullanım yaşı düşerken hayatını kaybedenlerin sayısı da artıyor.
Bir başka ürkütücü sonuç da; uyuşturucuyu bırakanların yarıya yakınının yeniden başlıyor olması.
Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) Başkanı Mustafa Pınarcı bunun, hastaların tedavi sonrasında rehabilitasyon merkezlerine alınmamasından kaynaklandığını söyledi.
Bu tür rehabilitasyon merkezlerinin sayısının az olduğunu kaydeden Mustafa Pınarcı, uyuşturucuyu bırakanların başka bir ortamda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de uyuşturucu madde kullanım yaşı düşerken hayatını kaybedenlerin sayısı da artıyor.</p>
<p>Bir başka ürkütücü sonuç da; uyuşturucuyu bırakanların yarıya yakınının yeniden başlıyor olması.</p>
<p>Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) Başkanı Mustafa Pınarcı bunun, hastaların tedavi sonrasında rehabilitasyon merkezlerine alınmamasından kaynaklandığını söyledi.</p>
<p>Bu tür rehabilitasyon merkezlerinin sayısının az olduğunu kaydeden Mustafa Pınarcı, uyuşturucuyu bırakanların başka bir ortamda meşgul edilememesi yüzünden tedavi görenlerin yüzde 47’sinin daha sonra yeniden uyuşturucuya döndüğünü belirtti.</p>
<p>Mustafa Pınarcı, konunun sadece sağlık boyutuyla düşünülüp ’Tedavi ettim, kurtuldum’ ya da kolluk boyutuyla düşünülüp ’Yakaladık, cezaevine koyduk, kurtulduk’ anlayışıyla ele alınamayacağını, tam kurtuluş için tedavi sonrası rehabilite sisteminin de gerekli olduğunu söyledi.</p>
<p>Tedavi gören hastaların zihinlerinin de arındırılabilmesi için bir-iki yıl rehabilitasyon merkezlerinde tutulması gerektiğini anlatan Mustafa Pınarcı, &#8220;aksi takdirde hasta, tedaviden hemen sonra eski ortamına dönünce maalesef yeniden kullanmaya başlıyor&#8221;diye konuştu.</p>
<p>Mustafa Pınarcı uyuşturucuyla mücadeleye değinirken de sorunu gizlemenin çare olmadığını, ailelerin bu gibi durumlarda Kısa adı AMATEM olan Alkol-Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi’ne, bulunduğu yerde bu merkez yoksa sağlık ocağına, devlet hastanesine, kaymakamlığa ya da valiliğe başvurabileceğini vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/uyusturucudan-kurtulma-sansi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebekte Yeni Dönem</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/tup-bebekte-yeni-donem</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/tup-bebekte-yeni-donem#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 08:49:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1704</guid>
		<description><![CDATA[35 yaş altı anne adaylarına tek embriyo şartı getiren sağlık bakanlığı, infertilite tedavisinin getirdiği çoğul gebeliklerde görülebilecek riskleri önlemeye çalışıyor.
Bakanlık’tan yapılan açıklamada, yardımcı üreme teknikleri ile gerçekleşen gebeliklerde, anne için risklerin ve bebek ölümlerinin arttığı belirtildi.
Açıklamada, &#8220;Sağlık Bakanlığı transfer edilebilecek embriyo sayısını kısıtlarken, daha sağlıklı anne ve bebek olması ihtimalini artıran yolu tercih etmiştir. &#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>35 yaş altı anne adaylarına tek embriyo şartı getiren sağlık bakanlığı, infertilite tedavisinin getirdiği çoğul gebeliklerde görülebilecek riskleri önlemeye çalışıyor.</p>
<p>Bakanlık’tan yapılan açıklamada, yardımcı üreme teknikleri ile gerçekleşen gebeliklerde, anne için risklerin ve bebek ölümlerinin arttığı belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, &#8220;Sağlık Bakanlığı transfer edilebilecek embriyo sayısını kısıtlarken, daha sağlıklı anne ve bebek olması ihtimalini artıran yolu tercih etmiştir. &#8221; denildi.</p>
<p>Yeni tüp bebek merkezlerinin artık müstakil merkez şeklinde değil, hastane bünyesinde açılacak, yardımcı üreme teknikleri merkezi açmayı düşünenler öncelikle bakanlıktan izin alacaklar. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/tup-bebekte-yeni-donem/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternetten Burun Tıkanıklığını Öğrenmek</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/internetten-burun-tikanikligini-ogrenmek</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/internetten-burun-tikanikligini-ogrenmek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 08:47:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1702</guid>
		<description><![CDATA[Tıptaki gelişmelere her gün yenileri ekleniyor.
Giresun’da yaşayan Doktor Erdal Serel de gelişmeleri yakından takip ediyor.
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doktor Erdal Serel, teknolojiden de yararlanarak, burun rahatsızlıklarıyla ilgili yeni bir sistem geliştirdi.
Dr.Serel sistemi anlatırken &#8220;Bu buluş Odosoft Rina adını verdiğimiz hem medikal bir cihaz, hem de bilgisayar yazılımı&#8230; Tarafımdan yapılmıştır. Bu cihaz burundan çıkan sesleri analiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tıptaki gelişmelere her gün yenileri ekleniyor.</p>
<p>Giresun’da yaşayan Doktor Erdal Serel de gelişmeleri yakından takip ediyor.</p>
<p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doktor Erdal Serel, teknolojiden de yararlanarak, burun rahatsızlıklarıyla ilgili yeni bir sistem geliştirdi.</p>
<p>Dr.Serel sistemi anlatırken &#8220;Bu buluş Odosoft Rina adını verdiğimiz hem medikal bir cihaz, hem de bilgisayar yazılımı&#8230; Tarafımdan yapılmıştır. Bu cihaz burundan çıkan sesleri analiz ediyor, burun tıkanıklığını çok hızlı bir şekilde ve çok kolay teşhis etmeye yarayor&#8221;diye konuşuyor.</p>
<p>Buluş, doktorun yanına gitmeden, internet üzerinden teşhis imkanı sağlıyor.</p>
<p>Dr. Erdal Serel bu konuda da şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Bu buluşun en önemli özelliği, çok rahat ve uygulanabilir olması. Burun tıkanıklığını çok hızlı bir şekilde göstermesi, daha ucuz bir maliyet oluşturması.. En önemlisi, internet üzerinden, web üzerinden çok rahat burun tıkanıklığını teşhis edebilme imkanı tanıması.&#8221;</p>
<p>Buluşunun patentini alan Dr.Erdal Serel, tıpta yeni icatlar peşinde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/internetten-burun-tikanikligini-ogrenmek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su ve Bebeğin Cinsiyeti</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/su-ve-bebegin-cinsiyeti</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/su-ve-bebegin-cinsiyeti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 10:23:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1700</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;PH miktarı 7’den yüksek olan, negatif yüklü iyonları bol miktarda içeren ve içinde fazla miktarda oksijen bulunan ’alkali su’ içen çiftlerin çocuklarının erkek olma olasılığı yüksektir.&#8221;
İddia, Doktor Recai Yahyaoğlu ve Kimya Mühendisi Menan Aysan Kuzanlı’ya ait.
Yahyaoğlu ve Kuzanlı tarafından yayımlanan ’’Alkali Suyla Sağlıklı ve Genç Kalmanın Sırları. Suyun İyileştirici Gücü’’ adlı kitapta, insan vücudundaki sıvıların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;PH miktarı 7’den yüksek olan, negatif yüklü iyonları bol miktarda içeren ve içinde fazla miktarda oksijen bulunan ’alkali su’ içen çiftlerin çocuklarının erkek olma olasılığı yüksektir.&#8221;</p>
<p>İddia, Doktor Recai Yahyaoğlu ve Kimya Mühendisi Menan Aysan Kuzanlı’ya ait.</p>
<p>Yahyaoğlu ve Kuzanlı tarafından yayımlanan ’’Alkali Suyla Sağlıklı ve Genç Kalmanın Sırları. Suyun İyileştirici Gücü’’ adlı kitapta, insan vücudundaki sıvıların asidite ve alkalitelerinin, çocuğun cinsiyetini belirlemede etkili olduğuna yer verildi.</p>
<p>Kitapta şöyle denildi:</p>
<p>’’Erkeğin spermleri alkali, kadın vajinası ise asidiktir. Erkek kromozomları taşıyan sperm, hızlı bir biçimde yol almasına rağmen yaşam süreleri kısa olduğundan, vajinanın asidik ortamında ömrü çok kısadır. Buna karşın dişi kromozomları taşıyan sperm yavaş yol almasına rağmen, vajinanın asidik ortamında daha uzun süre yaşayabilir. Bu basit sistem uygulanarak erkek veya kız çocuğa sahip olunabilmektedir. Anne ve baba çocuk yapma kararından 1 ay önce PH derecesi yüksek olan alkali su içmeye başlarsa, spermler ve vajinanın içerisi daha alkali hale gelir. Böylece erkek çocuk yapma olasılığı yükselmiş olur. Alkali su vasıtasıyla hem erkek spermindeki alkali oran artmış, hem de vajinadaki asidik ortam etkisini kısmen kaybetmiştir. Her iki etki karşılıklı olarak birbirlerinin etkinliğini artırmak suretiyle güçlü bir sinerji oluşmasını sağlar.’’</p>
<p>Dr. Recai Yahyaoğlu, &#8220;Bu uygulama yüzde 100 sonuç verir diye bir kural yok. Bu yöntemle yüzde 100 erkek çocuk doğar demiyoruz. Sadece suyla cinsiyet belirleme arasında ilişki olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. &#8220;dedi.</p>
<p>PH Derecesi Nasıl Anlaşılır?</p>
<p>Dr.Yahyaoğlu bu konuda da şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Vatandaşlarımız suyun alkali olup olmadığını PH derecesiyle (asit veya bazik derecesi, sertlik derecesi) anlayabilir. Piyasada satılan hazır suların ambalajlarının üzerinde, içerisindeki kimyasal maddeler ve PH derecesi yer almaktadır. H derecesi 7 ve üzerinde olan sular ’alkali su’ olarak kabul edilir. Kısaca erkek bebek isteyen çiftler PH derecesi 7 ve üzeri olan suları tercih etsin. PH miktarı 7’den yüksek olan sular tercih edilirse bebeğin erkek olma olasılığı yüksek olur.’’</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/su-ve-bebegin-cinsiyeti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlık Bebeğe Geçer mi?</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/kisirlik-bebege-gecer-mi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/kisirlik-bebege-gecer-mi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:55:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1698</guid>
		<description><![CDATA[Tüp bebek tedavisi keşfedildiği andan itibaren çocuk sahibi olmak isteyenlere umut oldu.
Tedavide iki yöntem kullanılıyor; klasik tüp bebek yöntemi ve mikroenjeksiyon yöntemi.
Dünya tüp bebek uygulmalarının yüzde 65’ini kapsayan mikroenjeksiyon yöntemi, sperm sayısı az olan baba adayında kullanılıyor.
Yöntemin 18 yıl önceki ilk uygulamasını yapan ekibin başkanı Brüksel Üniversitesinden Profesör Andre Van Steirteghem, yönteminin, kısırlığın bir sonraki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisi keşfedildiği andan itibaren çocuk sahibi olmak isteyenlere umut oldu.</p>
<p>Tedavide iki yöntem kullanılıyor; klasik tüp bebek yöntemi ve mikroenjeksiyon yöntemi.</p>
<p>Dünya tüp bebek uygulmalarının yüzde 65’ini kapsayan mikroenjeksiyon yöntemi, sperm sayısı az olan baba adayında kullanılıyor.</p>
<p>Yöntemin 18 yıl önceki ilk uygulamasını yapan ekibin başkanı Brüksel Üniversitesinden Profesör Andre Van Steirteghem, yönteminin, kısırlığın bir sonraki kuşağa geçmesine yol açabileceğini açıkladı.</p>
<p>Peki bu ne anlama geliyor?</p>
<p>Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İkinci Başkanı Prof.Dr.Bülent Tıraş, &#8220;.. öÖellikle erkek bebeklerin cinsel sisteminde bulunabilen birtakım problemler geçiş gösterebiliyor. Örneğin bu erkek bebeklerin babaları gibi çocuk sahibi olmasında güçlük olabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Uzmanlar, kromozom düzensizliklerinden meydana gelen ’Klinefelter Sendromu’nun da aynı özellikleriyle bebeğe geçmesinin mümkün olduğu görüşünde&#8230;</p>
<p>Prof.Dr.Bülent Tıraş, &#8220;Eğer siz bu embriyoları genetik bir taramadan geçirmezseniz böylece 47 xxy yani klinefelter sendromlu bebek karşınıza çıkar. Babada olan bu sorunun çocukta olması aileyi rahatsız eder mi, genelde etmediğini görüyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Bu tür kalıtsal bozuklukları önceden bilmek, tedavinin şeklinin belirlenmesi açısından önemli.</p>
<p>Uzmanlar, çocuk sahibi olmak isteyenlerin birtakım testlerden geçmesi gerektiği üzerinde duruyor.</p>
<p>Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İkinci Başkanı Prof.Dr.Bülent Tıraş, şunları söyledi:<br />
&#8220;Sperm sayısı 5 milyon altında olan erkeklerin kromozom analizi yaptırmaları gerekir. Tekrarlanan tüp bebek başarasızlığı ve tekrarlanan düşüğü olan çiftlerin yine kromozom bozukluğu bakımından analiz edilmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz.&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/kisirlik-bebege-gecer-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS&#8217;e Karşı Sünnet</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/aidse-karsi-sunnet</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/aidse-karsi-sunnet#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:53:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1696</guid>
		<description><![CDATA[Dünya, insan sağlığını tehlikeye atan AIDS’e karşı önlem almaya çalışıyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’den sonra Harvard Üniversitesi uzmanları da, AIDS’e karşı sünnet olmayı önerdi.
Birleşmiş Milletler raporuna göre 2004 yılında dünyada 38 milyon kişi HIV virüsü kaptı. Virüs yılda 5 milyon kişiye bulaştı ve 3 milyon kişi AIDS’ten öldü.
Dünyada, 1981 ile 2008 yılları arasında ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, insan sağlığını tehlikeye atan AIDS’e karşı önlem almaya çalışıyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’den sonra Harvard Üniversitesi uzmanları da, AIDS’e karşı sünnet olmayı önerdi.</p>
<p>Birleşmiş Milletler raporuna göre 2004 yılında dünyada 38 milyon kişi HIV virüsü kaptı. Virüs yılda 5 milyon kişiye bulaştı ve 3 milyon kişi AIDS’ten öldü.</p>
<p>Dünyada, 1981 ile 2008 yılları arasında ise 20 milyon kişi hayatını kaybetti. Tüm dünyadaki vakaların yüzde 70’i Sahra altı Afrika’da görülüyor.</p>
<p>Türkiye ’de AIDS her yıl artış gösterse de cinsel yolla bulaşan hastalıkların oranı oldukça düşük.</p>
<p>Bilimsel araştırmalar sonucu, sünnetin AIDS dahil cinsel yolla bulaşan pek çok hastalığa karşı koruyucu etkisi kanıtlandı.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler de AIDS’e karşı sünneti bir korunma yolu olarak önerdi. Her iki kurum da &#8220;yeni doğanlara sünnet yapılmalı&#8221; tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>Bu konuda en etkili ve dikkate alınan araştırmadan biri ise Harvard üniversitesinin toplum sağlığı kürsüsünden Doktor Daniel Halperin’e ait.</p>
<p>Halperin’in araştırmalarına göre, sünnet, AIDS virüsü bulaşma riskini yüzde 60 oranında azaltıyor.</p>
<p>Bilim adamlarına göre, sünnetle, rahim ağzı kanseri riskini de azaltıyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/aidse-karsi-sunnet/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
