<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 10:18:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Uyuşturucudan Kurtulma Şansı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/uyusturucudan-kurtulma-sansi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/uyusturucudan-kurtulma-sansi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:18:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1706</guid>
		<description><![CDATA[


 Türkiye’de uyuşturucu madde kullanım yaşı düşerken hayatını kaybedenlerin sayısı da artıyor.
Bir başka ürkütücü sonuç da; uyuşturucuyu bırakanların yarıya yakınının yeniden başlıyor olması.
Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) Başkanı Mustafa Pınarcı bunun, hastaların tedavi sonrasında rehabilitasyon merkezlerine alınmamasından kaynaklandığını söyledi.
Bu tür rehabilitasyon merkezlerinin sayısının az olduğunu kaydeden Mustafa Pınarcı, uyuşturucuyu bırakanların başka bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p>Türkiye’de uyuşturucu madde kullanım yaşı düşerken hayatını kaybedenlerin sayısı da artıyor.</p>
<p>Bir başka ürkütücü sonuç da; uyuşturucuyu bırakanların yarıya yakınının yeniden başlıyor olması.</p>
<p>Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) Başkanı Mustafa Pınarcı bunun, hastaların tedavi sonrasında rehabilitasyon merkezlerine alınmamasından kaynaklandığını söyledi.</p>
<p>Bu tür rehabilitasyon merkezlerinin sayısının az olduğunu kaydeden Mustafa Pınarcı, uyuşturucuyu bırakanların başka bir ortamda meşgul edilememesi yüzünden tedavi görenlerin yüzde 47’sinin daha sonra yeniden uyuşturucuya döndüğünü belirtti.</p>
<p>Mustafa Pınarcı, konunun sadece sağlık boyutuyla düşünülüp ’Tedavi ettim, kurtuldum’ ya da kolluk boyutuyla düşünülüp ’Yakaladık, cezaevine koyduk, kurtulduk’ anlayışıyla ele alınamayacağını, tam kurtuluş için tedavi sonrası rehabilite sisteminin de gerekli olduğunu söyledi.</p>
<p>Tedavi gören hastaların zihinlerinin de arındırılabilmesi için bir-iki yıl rehabilitasyon merkezlerinde tutulması gerektiğini anlatan Mustafa Pınarcı, &#8220;aksi takdirde hasta, tedaviden hemen sonra eski ortamına dönünce maalesef yeniden kullanmaya başlıyor&#8221;diye konuştu.</p>
<p>Mustafa Pınarcı uyuşturucuyla mücadeleye değinirken de sorunu gizlemenin çare olmadığını, ailelerin bu gibi durumlarda Kısa adı AMATEM olan Alkol-Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi’ne, bulunduğu yerde bu merkez yoksa sağlık ocağına, devlet hastanesine, kaymakamlığa ya da valiliğe başvurabileceğini vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/uyusturucudan-kurtulma-sansi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebekte Yeni Dönem</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/tup-bebekte-yeni-donem</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/tup-bebekte-yeni-donem#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 08:49:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1704</guid>
		<description><![CDATA[


 35 yaş altı anne adaylarına tek embriyo şartı getiren sağlık bakanlığı, infertilite tedavisinin getirdiği çoğul gebeliklerde görülebilecek riskleri önlemeye çalışıyor.
Bakanlık’tan yapılan açıklamada, yardımcı üreme teknikleri ile gerçekleşen gebeliklerde, anne için risklerin ve bebek ölümlerinin arttığı belirtildi.
Açıklamada, &#8220;Sağlık Bakanlığı transfer edilebilecek embriyo sayısını kısıtlarken, daha sağlıklı anne ve bebek olması ihtimalini artıran yolu tercih etmiştir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>35 yaş altı anne adaylarına tek embriyo şartı getiren sağlık bakanlığı, infertilite tedavisinin getirdiği çoğul gebeliklerde görülebilecek riskleri önlemeye çalışıyor.</p>
<p>Bakanlık’tan yapılan açıklamada, yardımcı üreme teknikleri ile gerçekleşen gebeliklerde, anne için risklerin ve bebek ölümlerinin arttığı belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, &#8220;Sağlık Bakanlığı transfer edilebilecek embriyo sayısını kısıtlarken, daha sağlıklı anne ve bebek olması ihtimalini artıran yolu tercih etmiştir. &#8221; denildi.</p>
<p>Yeni tüp bebek merkezlerinin artık müstakil merkez şeklinde değil, hastane bünyesinde açılacak, yardımcı üreme teknikleri merkezi açmayı düşünenler öncelikle bakanlıktan izin alacaklar. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/tup-bebekte-yeni-donem/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternetten Burun Tıkanıklığını Öğrenmek</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/internetten-burun-tikanikligini-ogrenmek</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/internetten-burun-tikanikligini-ogrenmek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 08:47:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1702</guid>
		<description><![CDATA[Tıptaki gelişmelere her gün yenileri ekleniyor.
Giresun’da yaşayan Doktor Erdal Serel de gelişmeleri yakından takip ediyor.
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doktor Erdal Serel, teknolojiden de yararlanarak, burun rahatsızlıklarıyla ilgili yeni bir sistem geliştirdi.
Dr.Serel sistemi anlatırken &#8220;Bu buluş Odosoft Rina adını verdiğimiz hem medikal bir cihaz, hem de bilgisayar yazılımı&#8230; Tarafımdan yapılmıştır. Bu cihaz burundan çıkan sesleri analiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tıptaki gelişmelere her gün yenileri ekleniyor.</p>
<p>Giresun’da yaşayan Doktor Erdal Serel de gelişmeleri yakından takip ediyor.</p>
<p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doktor Erdal Serel, teknolojiden de yararlanarak, burun rahatsızlıklarıyla ilgili yeni bir sistem geliştirdi.</p>
<p>Dr.Serel sistemi anlatırken &#8220;Bu buluş Odosoft Rina adını verdiğimiz hem medikal bir cihaz, hem de bilgisayar yazılımı&#8230; Tarafımdan yapılmıştır. Bu cihaz burundan çıkan sesleri analiz ediyor, burun tıkanıklığını çok hızlı bir şekilde ve çok kolay teşhis etmeye yarayor&#8221;diye konuşuyor.</p>
<p>Buluş, doktorun yanına gitmeden, internet üzerinden teşhis imkanı sağlıyor.</p>
<p>Dr. Erdal Serel bu konuda da şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Bu buluşun en önemli özelliği, çok rahat ve uygulanabilir olması. Burun tıkanıklığını çok hızlı bir şekilde göstermesi, daha ucuz bir maliyet oluşturması.. En önemlisi, internet üzerinden, web üzerinden çok rahat burun tıkanıklığını teşhis edebilme imkanı tanıması.&#8221;</p>
<p>Buluşunun patentini alan Dr.Erdal Serel, tıpta yeni icatlar peşinde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/internetten-burun-tikanikligini-ogrenmek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su ve Bebeğin Cinsiyeti</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/su-ve-bebegin-cinsiyeti</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/su-ve-bebegin-cinsiyeti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 10:23:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1700</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;PH miktarı 7’den yüksek olan, negatif yüklü iyonları bol miktarda içeren ve içinde fazla miktarda oksijen bulunan ’alkali su’ içen çiftlerin çocuklarının erkek olma olasılığı yüksektir.&#8221;
İddia, Doktor Recai Yahyaoğlu ve Kimya Mühendisi Menan Aysan Kuzanlı’ya ait.
Yahyaoğlu ve Kuzanlı tarafından yayımlanan ’’Alkali Suyla Sağlıklı ve Genç Kalmanın Sırları. Suyun İyileştirici Gücü’’ adlı kitapta, insan vücudundaki sıvıların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;PH miktarı 7’den yüksek olan, negatif yüklü iyonları bol miktarda içeren ve içinde fazla miktarda oksijen bulunan ’alkali su’ içen çiftlerin çocuklarının erkek olma olasılığı yüksektir.&#8221;</p>
<p>İddia, Doktor Recai Yahyaoğlu ve Kimya Mühendisi Menan Aysan Kuzanlı’ya ait.</p>
<p>Yahyaoğlu ve Kuzanlı tarafından yayımlanan ’’Alkali Suyla Sağlıklı ve Genç Kalmanın Sırları. Suyun İyileştirici Gücü’’ adlı kitapta, insan vücudundaki sıvıların asidite ve alkalitelerinin, çocuğun cinsiyetini belirlemede etkili olduğuna yer verildi.</p>
<p>Kitapta şöyle denildi:</p>
<p>’’Erkeğin spermleri alkali, kadın vajinası ise asidiktir. Erkek kromozomları taşıyan sperm, hızlı bir biçimde yol almasına rağmen yaşam süreleri kısa olduğundan, vajinanın asidik ortamında ömrü çok kısadır. Buna karşın dişi kromozomları taşıyan sperm yavaş yol almasına rağmen, vajinanın asidik ortamında daha uzun süre yaşayabilir. Bu basit sistem uygulanarak erkek veya kız çocuğa sahip olunabilmektedir. Anne ve baba çocuk yapma kararından 1 ay önce PH derecesi yüksek olan alkali su içmeye başlarsa, spermler ve vajinanın içerisi daha alkali hale gelir. Böylece erkek çocuk yapma olasılığı yükselmiş olur. Alkali su vasıtasıyla hem erkek spermindeki alkali oran artmış, hem de vajinadaki asidik ortam etkisini kısmen kaybetmiştir. Her iki etki karşılıklı olarak birbirlerinin etkinliğini artırmak suretiyle güçlü bir sinerji oluşmasını sağlar.’’</p>
<p>Dr. Recai Yahyaoğlu, &#8220;Bu uygulama yüzde 100 sonuç verir diye bir kural yok. Bu yöntemle yüzde 100 erkek çocuk doğar demiyoruz. Sadece suyla cinsiyet belirleme arasında ilişki olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. &#8220;dedi.</p>
<p>PH Derecesi Nasıl Anlaşılır?</p>
<p>Dr.Yahyaoğlu bu konuda da şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Vatandaşlarımız suyun alkali olup olmadığını PH derecesiyle (asit veya bazik derecesi, sertlik derecesi) anlayabilir. Piyasada satılan hazır suların ambalajlarının üzerinde, içerisindeki kimyasal maddeler ve PH derecesi yer almaktadır. H derecesi 7 ve üzerinde olan sular ’alkali su’ olarak kabul edilir. Kısaca erkek bebek isteyen çiftler PH derecesi 7 ve üzeri olan suları tercih etsin. PH miktarı 7’den yüksek olan sular tercih edilirse bebeğin erkek olma olasılığı yüksek olur.’’</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/su-ve-bebegin-cinsiyeti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlık Bebeğe Geçer mi?</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/kisirlik-bebege-gecer-mi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/kisirlik-bebege-gecer-mi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:55:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1698</guid>
		<description><![CDATA[Tüp bebek tedavisi keşfedildiği andan itibaren çocuk sahibi olmak isteyenlere umut oldu.
Tedavide iki yöntem kullanılıyor; klasik tüp bebek yöntemi ve mikroenjeksiyon yöntemi.
Dünya tüp bebek uygulmalarının yüzde 65’ini kapsayan mikroenjeksiyon yöntemi, sperm sayısı az olan baba adayında kullanılıyor.
Yöntemin 18 yıl önceki ilk uygulamasını yapan ekibin başkanı Brüksel Üniversitesinden Profesör Andre Van Steirteghem, yönteminin, kısırlığın bir sonraki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisi keşfedildiği andan itibaren çocuk sahibi olmak isteyenlere umut oldu.</p>
<p>Tedavide iki yöntem kullanılıyor; klasik tüp bebek yöntemi ve mikroenjeksiyon yöntemi.</p>
<p>Dünya tüp bebek uygulmalarının yüzde 65’ini kapsayan mikroenjeksiyon yöntemi, sperm sayısı az olan baba adayında kullanılıyor.</p>
<p>Yöntemin 18 yıl önceki ilk uygulamasını yapan ekibin başkanı Brüksel Üniversitesinden Profesör Andre Van Steirteghem, yönteminin, kısırlığın bir sonraki kuşağa geçmesine yol açabileceğini açıkladı.</p>
<p>Peki bu ne anlama geliyor?</p>
<p>Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İkinci Başkanı Prof.Dr.Bülent Tıraş, &#8220;.. öÖellikle erkek bebeklerin cinsel sisteminde bulunabilen birtakım problemler geçiş gösterebiliyor. Örneğin bu erkek bebeklerin babaları gibi çocuk sahibi olmasında güçlük olabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Uzmanlar, kromozom düzensizliklerinden meydana gelen ’Klinefelter Sendromu’nun da aynı özellikleriyle bebeğe geçmesinin mümkün olduğu görüşünde&#8230;</p>
<p>Prof.Dr.Bülent Tıraş, &#8220;Eğer siz bu embriyoları genetik bir taramadan geçirmezseniz böylece 47 xxy yani klinefelter sendromlu bebek karşınıza çıkar. Babada olan bu sorunun çocukta olması aileyi rahatsız eder mi, genelde etmediğini görüyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Bu tür kalıtsal bozuklukları önceden bilmek, tedavinin şeklinin belirlenmesi açısından önemli.</p>
<p>Uzmanlar, çocuk sahibi olmak isteyenlerin birtakım testlerden geçmesi gerektiği üzerinde duruyor.</p>
<p>Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İkinci Başkanı Prof.Dr.Bülent Tıraş, şunları söyledi:<br />
&#8220;Sperm sayısı 5 milyon altında olan erkeklerin kromozom analizi yaptırmaları gerekir. Tekrarlanan tüp bebek başarasızlığı ve tekrarlanan düşüğü olan çiftlerin yine kromozom bozukluğu bakımından analiz edilmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz.&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/kisirlik-bebege-gecer-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS&#8217;e Karşı Sünnet</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/aidse-karsi-sunnet</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/aidse-karsi-sunnet#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:53:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1696</guid>
		<description><![CDATA[Dünya, insan sağlığını tehlikeye atan AIDS’e karşı önlem almaya çalışıyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’den sonra Harvard Üniversitesi uzmanları da, AIDS’e karşı sünnet olmayı önerdi.
Birleşmiş Milletler raporuna göre 2004 yılında dünyada 38 milyon kişi HIV virüsü kaptı. Virüs yılda 5 milyon kişiye bulaştı ve 3 milyon kişi AIDS’ten öldü.
Dünyada, 1981 ile 2008 yılları arasında ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, insan sağlığını tehlikeye atan AIDS’e karşı önlem almaya çalışıyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’den sonra Harvard Üniversitesi uzmanları da, AIDS’e karşı sünnet olmayı önerdi.</p>
<p>Birleşmiş Milletler raporuna göre 2004 yılında dünyada 38 milyon kişi HIV virüsü kaptı. Virüs yılda 5 milyon kişiye bulaştı ve 3 milyon kişi AIDS’ten öldü.</p>
<p>Dünyada, 1981 ile 2008 yılları arasında ise 20 milyon kişi hayatını kaybetti. Tüm dünyadaki vakaların yüzde 70’i Sahra altı Afrika’da görülüyor.</p>
<p>Türkiye ’de AIDS her yıl artış gösterse de cinsel yolla bulaşan hastalıkların oranı oldukça düşük.</p>
<p>Bilimsel araştırmalar sonucu, sünnetin AIDS dahil cinsel yolla bulaşan pek çok hastalığa karşı koruyucu etkisi kanıtlandı.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler de AIDS’e karşı sünneti bir korunma yolu olarak önerdi. Her iki kurum da &#8220;yeni doğanlara sünnet yapılmalı&#8221; tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>Bu konuda en etkili ve dikkate alınan araştırmadan biri ise Harvard üniversitesinin toplum sağlığı kürsüsünden Doktor Daniel Halperin’e ait.</p>
<p>Halperin’in araştırmalarına göre, sünnet, AIDS virüsü bulaşma riskini yüzde 60 oranında azaltıyor.</p>
<p>Bilim adamlarına göre, sünnetle, rahim ağzı kanseri riskini de azaltıyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/aidse-karsi-sunnet/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazır Gıdalara Dikkat</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/hazir-gidalara-dikkat</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/hazir-gidalara-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 07:23:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1694</guid>
		<description><![CDATA[Tüketim alışkanlıkları değişiyor, sofralarda geleneksel yemeklerin yerini hazır gıdalar alıyor.
&#8220;Özellikle hazır yemekleri kızartmak yerine fırınlayarak tüketin&#8221; diyen uzmanlar uyarıyor: &#8220;Bu tür gıdaları sadece çok acil durumlarda tercih edin ve çocuklara yedirmeyin.&#8221;
Hazır çorbalar, yenmeye hazır et ürünleri ve hamur işleri&#8230;
Ekonomik olması ve zahmetsiz hazırlanması sebebiyle hazır gıdalar sofraların yeni baştacı&#8230;
Uzmanlar, hazır gıdaların çok sık tüketilmesini doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüketim alışkanlıkları değişiyor, sofralarda geleneksel yemeklerin yerini hazır gıdalar alıyor.</p>
<p>&#8220;Özellikle hazır yemekleri kızartmak yerine fırınlayarak tüketin&#8221; diyen uzmanlar uyarıyor: &#8220;Bu tür gıdaları sadece çok acil durumlarda tercih edin ve çocuklara yedirmeyin.&#8221;</p>
<p>Hazır çorbalar, yenmeye hazır et ürünleri ve hamur işleri&#8230;</p>
<p>Ekonomik olması ve zahmetsiz hazırlanması sebebiyle hazır gıdalar sofraların yeni baştacı&#8230;</p>
<p>Uzmanlar, hazır gıdaların çok sık tüketilmesini doğru bulmuyor.</p>
<p>Beslenme Uzmanı Beste Günday, &#8220;Hergün bir hazır gıda tüketimi tabii ki vücutta bir birikime götürür bu katkı maddelerini. Nadiren kullandıklarımız çok da büyük tehlike arz etmemektedir. Hazır gıdaları çok nadiren, çok acil durumlarda tüketmek en sağlıklısı olacaktır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tüketilen hazır gıdanın nasıl pişirildiği de önemli&#8230;</p>
<p>Bir firma yetkilisi bu konuda şu bilgileri veriyor:<br />
&#8220;Kızartılmış tüm ürünler, bir ön kızartma işleminden geçiyor. Dolayısıyla bunları tekrar kızartarak pişirmeyi çok tavsiye etmiyoruz. Onları fırınlayarak nihai tüketimini yapın diyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Hazır gıdaları çoçuklara yedirmeyin&#8221; diyen uzmanlar, doğal ürünlerin tüketilmesini öneriyor:<br />
&#8220;Mevsiminde olan yiyeceklere yönelmek en doğrusu. Eğer mevsiminde olmayan bir yiyeceği tüketmek istiyorsak, sebze ve meyveler için geçerli olmak üzere, dondurulmuş ürünler en sağlıklı hazırlama yöntemidir.&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/hazir-gidalara-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeka Geliştirmek İçin Beslenme</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/zeka-gelistirmek-icin-beslenme</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/zeka-gelistirmek-icin-beslenme#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 07:46:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1692</guid>
		<description><![CDATA[ Beslenme şekli, vücut sağlığı için önemli.
Bazı gıdalar vücut kadar, ruh ve beyin sağlığı için de büyük önem taşıyor.
Bu noktada karbonhidratlı yiyecekler ilk sırada yer alıyor.
Hangi besin neye iyi geliyor, işte cevabı&#8230;
Stresle Mücadele İçin
Beslenme Uzmanı Sinem Paker, &#8220;Günümüzde stresle baş etmek için, B5 vitaminli besinlerden fazla miktarda almamız lazım. Bunlar özellikle hayvansal kaynaklı besinler, kuru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Beslenme şekli, vücut sağlığı için önemli.</p>
<p>Bazı gıdalar vücut kadar, ruh ve beyin sağlığı için de büyük önem taşıyor.</p>
<p>Bu noktada karbonhidratlı yiyecekler ilk sırada yer alıyor.</p>
<p>Hangi besin neye iyi geliyor, işte cevabı&#8230;</p>
<p>Stresle Mücadele İçin<br />
Beslenme Uzmanı Sinem Paker, &#8220;Günümüzde stresle baş etmek için, B5 vitaminli besinlerden fazla miktarda almamız lazım. Bunlar özellikle hayvansal kaynaklı besinler, kuru baklagiller. Yani kurufasulye, nohut, mercimek ve fındıkta bol miktarda bulunmaktadır.&#8221; dedi.</p>
<p>Unutkanlığı Önlemek İçin</p>
<p>Unutkanlığı önlemek için de besinlerin önemine dikkat çeken Paker, şöyle konuştu:<br />
&#8220;Özellikle kepekli pirinçte bol miktarda B vitamini olduğu için unutkanlığa çok iyi geliyor. Kepekli makarna, kepekli ekmekler, buğday ekmeği, çavdar ekmekleri, kuru baklagiller ve fındığı unutkanlığın ilaçlarından sayabiliriz.&#8221;</p>
<p>Zeka Gelişimi İçin<br />
Zeka gelişimi anne karnında başladığı için, hamilelikteki beslenme şekli büyük önem taşıyor.</p>
<p>Sinem Paker, &#8220;Özellikle anne karnındayken ilk 3 ayda omega3 besin içeriklerinden fazla miktarda tüketmemiz gerekiyor. Özellikle ceviz, semizotu, balık ve balık yağlarında bol miktarda bulunmaktadır.&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/zeka-gelistirmek-icin-beslenme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bal Kabağının Yararları</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/bal-kabaginin-yararlari</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/bal-kabaginin-yararlari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 07:24:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1690</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bal kabağı&#8221; deyip geçmeyin! Çünkü, bu ürün alzheimer, erken yaşlanma ve kansere karşı koruyucu olmasının yanısıra, vücudun &#8220;paslanmasını&#8221; önleyen en güçlü antioksidanların bir çoğunu içeriyor.
Göz ve Beyin İçin Mükemmel Bir Besin
Bal kabağının hem göz hem de beyin sağlığı için de mükemmel bir besin olduğunu belirten uzmanlar, bal kabağının kolay sindirilebilme özelliğiyle mide ve bağırsaklar için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bal kabağı&#8221; deyip geçmeyin! Çünkü, bu ürün alzheimer, erken yaşlanma ve kansere karşı koruyucu olmasının yanısıra, vücudun &#8220;paslanmasını&#8221; önleyen en güçlü antioksidanların bir çoğunu içeriyor.</p>
<p><strong>Göz ve Beyin İçin Mükemmel Bir Besin</strong><br />
Bal kabağının hem göz hem de beyin sağlığı için de mükemmel bir besin olduğunu belirten uzmanlar, bal kabağının kolay sindirilebilme özelliğiyle mide ve bağırsaklar için de birçok faydasının bulunduğunu vurguluyor.<br />
<strong><br />
Kabızlık ve Hemoroidi Olanlara da Tavsiye Ediliyor</strong><br />
Uzmanlar, bal kabağının bol miktarda lif içermesi nedeniyle gıdalar ile alınan toksinlerin atılmasına ve kolesterolün düşmesine de yardımcı olduğuna işaret ederek, bu ürünün konstipasyon (kabızlık) ve hemoroid (basur) sorunu olanlara da tavsiye edildiğini belirtiyor.</p>
<p>Bal kabağı kolay sindirilebilmesi ve önemli özellikler taşıması nedeniyle soframızdan eksik edilmemesi gereken bir besin ve haftada birkaç kez yarım su bardağı kadar tüketimi yeterli&#8230;<br />
<strong><br />
Şu Vitaminleri de İçeriyor</strong><br />
100 gram bal kabağı protein, karbonhidrat, lif, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, A, B1, B2, B3, C ve E vitaminlerini içeriyor.<br />
<strong><br />
Bal Kabağı Nasıl Seçilir?</strong><br />
Uzmanlar, vatandaşlara bal kabağı alırken, önceden soyulmuş ve ambalajlı olanları tercih etmemelerini öneriyor. Kabuk rengi soluk olmayıp, canlı renkli ve sert olan bal kabağının tercih edilmesi de ayrıca önem taşıyor.</p>
<p><strong>Kabak Çekirdeği de Mükemmel Bir Mineral</strong><br />
Mineraller açısından mükemmel bir kaynak olan kabak çekirdekleri de B vitaminlerini de içerdiği gibi kemik sağlığı ve kan pıhtılaşması için önemli K vitaminini de bünyesinde barındırıyor.</p>
<p>Yarım bardak kabak çekirdeği ile günlük magnezyum gereksiniminin yüzde 46.1’i, demirin yüzde 28.7’si, manganezin yüzde 52’si, bakırın yüzde 24’ü, proteinin yüzde 16.9’u ve çinkonun da yüzde 17.1’inin karşılanabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Uzmanlar kabak çekirdeğinde bulunan yağ bileşenlerinin, testosteron ve DHT tarafından oluşturulan prostat hücre çoğalımının tetiklenmesini engellediğinin de gözlemlendiğini belirtiyorlar.</p>
<p>Açken tüketildiği zaman bağırsak kurtlarının düşürülmesine de yardımcı olan kabak çekirdeğinin, kemik yoğunluğunun artırılmasına olan katkıları konusunda ise çalışmalar sürüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/bal-kabaginin-yararlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Sağlığı Kalbi Etkiliyor</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/dis-sagligi-kalbi-etkiliyor</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/dis-sagligi-kalbi-etkiliyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 07:23:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1688</guid>
		<description><![CDATA[Vücut sağlığı ağızda başlıyor. Özellikle diş çürükleri, pek çok hastalığın kaynağı.
Araştırmalar, kalp krizi geçiren bazı hastaların ağız ve diş sağlığının bozuk olduğunu ortaya koyuyor. Çare, vakit geçirmeden bir uzmana başvurmak.
Diş çürükleri, ağrılar, ağız kokusu&#8230; Türkiye’de ağız sağlığı yeterince önemsenmiyor.
Diş Hekimi Nazlı Yarar, &#8220;Kimi çürük gizli başlar dişimizin görünen yüzeyinde oluşmaz bile ama sinire kadar ulaşmıştır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücut sağlığı ağızda başlıyor. Özellikle diş çürükleri, pek çok hastalığın kaynağı.</p>
<p>Araştırmalar, kalp krizi geçiren bazı hastaların ağız ve diş sağlığının bozuk olduğunu ortaya koyuyor. Çare, vakit geçirmeden bir uzmana başvurmak.</p>
<p>Diş çürükleri, ağrılar, ağız kokusu&#8230; Türkiye’de ağız sağlığı yeterince önemsenmiyor.</p>
<p>Diş Hekimi Nazlı Yarar, &#8220;Kimi çürük gizli başlar dişimizin görünen yüzeyinde oluşmaz bile ama sinire kadar ulaşmıştır, bu kanala gider burdan kana karışır kana karışmasından birçok hastalığa yol açar kalp krizi riskine kadar götürebilir.&#8221;</p>
<p>Malesef çoğu insan ağrılar dayanılmaz olduğunda hekime başvuruyor.</p>
<p>Kalp Hastalıkları Uzmanı Mustafa Karaçelik, &#8220;İltihabi durumların diş çürüğünün direkt kalp hastalığı oluşturmada özellikle koroner arter hastalığı ve bunun genç yaşlarda bizim hastamızda görüldüğü gibi 40-50 yaş arası grupta daha sık etkilendiği saptamıştır.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu yüzden İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi’nde kalp hastalarına önce ağız sağlığı kontrolü yapılıyor.</p>
<p>Karaçelik, &#8220;Açık kalp ameliyatı olacak her hastaya diş muayenesi yaptırıyoruz ve dişlerini tedavi ettiriyoruz yani hastalar burdan hem kalpleri sağlam hemde diş ve ağız hijyeni tedavisi olmuş bi şekilde taburcu oluyorlar.&#8221; dedi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/dis-sagligi-kalbi-etkiliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
