mersin escort mobil porno gaziantep escort izmir escort mobil porno izmir escort bayan porno hd porno pornolar porno ücretsiz porno hd sikis porno
http://www.saglikgunlugu.com Sat, 16 May 2015 09:39:03 +0000 tr-TR hourly 1 http://wordpress.org/?v=4.2.13 Uyku Apnesi Nedir? http://www.saglikgunlugu.com/uyku-apnesi-nedir http://www.saglikgunlugu.com/uyku-apnesi-nedir#comments Sat, 16 May 2015 09:34:10 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2929

Uyku apnesi, aslında bir çok kişinin farkında olmadan sahip olduğu ciddi uyku sorunlarından birisi. Kısaca özetlemek gerekirse uyku sırasında uyku esnasında soluk alıp vermenin kısa süreli olarak duraksaması.

Ölüme Bile Neden Olabilir

Uyku apnesi hastalık olarak ele alınmadığı ve hakkında çok fazla bilgi sahibi olunmadığı için genellikle hastalar tarafından ciddiye alınıp muayene olma gereği duyulmuyor. Bu da oldukça sinsi bir şekilde ilerleyen hastalık sonucunda İktidarsızlık, felç, kalp krizi ve ani ölümlere kadar varan ciddi sorunlara neden olabiliyor.

Uyku Apnesi’nin Belirtileri Neler?

Belirtilerin önemli bir kısmı hastanın kendisi tarafından anlaşılabilecek türden şeyler değil. Bu yüzden bunun için uyku esnasında size çok daha yakın olan kişilerin görüşlerini ve söylediklerini kulak arkası etmeden dinlemekte yarar var. Eğer şu belirtilerden bazıları sizde de varsa uyku apnesine yakalanmış olabilirsiniz.

  •  Yüksek sesle horlama
  •  Sabah baş ağrısı ile uyanmak
  • Uykuyu tam alamamak, gün içerisinde sinirlilik ve uyku hali
  • Yüksek tansiyon
  •  Nefes alıp vermenin uyku sırasında durması, iç çekme
  •  Uykuda sürekli olarak pozisyon değiştirmek
  •  Uyurken terleme ve göğüste baskı hissi
  • Mide yanması
  •  Gece boyunca sık idrara çıkma

Bu belirtilerden bazıları varsa ve uyku esnasında nasıl davrandığınızı tam olarak kestiremiyorsanız, bir yakınınızdan kontrol için yardım isteyebilir ya da uyku boyunca kendinizi videoya çekerek basit bir kontrol yapabilirsiniz.

Uyku Apnesinin Teşhisi

Bir kişiye uyku apnesi teşhisi konabilmesi için öncelikle uzman bir doktor tarafından muayene gerekmektedir. Muayene ardından doktor onay verirse hasta üzerinde uyku laboratuarında poligrafik tetkik denilen bir dizi testin yapılması gerekir. Test hastanın uyuduğu bir esnada yapılır ve testin sonunda tedaviye ihtiyaç duyulup duyulmadığına karar verilir.

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Testler sonucunda uyku apnesi olduğu tespit edilirse vakit geçirmeden tedaviye başlanır.

Uyku apnesi tedavisi için öncelikle cerrahi olmayan yöntemler tercih edilir. Bunun için en sık kullanılan ve oldukça etkin bir çözüm olan CPAP cihazı hastalara reçete edilerek, hastaların uyku esnasında kullanmaları önerilir. Cihaz uyku sırasında sürekli olarak burundan basınçlı hava üfleyerek hava akımı sağlar ve böylece soluk alış verişi sorunsuz şekilde tüm uyku boyunca gerçekleştirilebilir.

Eğer CPAP cihazı yeterli gelmemişse ya da hasta cihaza uyum sağlayamamışsa cerrahi yöntemlere başvurulabilir. Ancak çoğu zaman çok ağır bir vaka söz konusu değilse hekimlerin ameliyat yanlısı olmadıkları bilinen bir gerçektir.

 

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/uyku-apnesi-nedir/feed 0
Ramazanda Diyet http://www.saglikgunlugu.com/ramazanda-diyet http://www.saglikgunlugu.com/ramazanda-diyet#comments Fri, 15 May 2015 07:53:36 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2927 Bazılarımız uzun süreli diyetler yaparken bazılarımız da yaz başındayken ramazanda diyet yapmayı tercih ediyor. Ramazanda diyet yapmak için bazı püf noktalarına dikkat etmeniz gerekiyor. Yapacağınız bazı basit düzenlemeler sayesinde ramazandan kilo vererek çıkmak mümkün.

Sadece tek bir öğün olarak iftarda yedikten sonra sahura kalkmamak, kilo vermenize değil tam tersi almanıza sebep olur. Sahuru kesinlikle atlamamalısınız. Sahurda kolay sindirebileceğiniz ve sizi uzun süre tok tutacak lifli yiyecekleri tercih edin. Eğer pilav ve makarna yiyecekseniz kepekli olanlarını tüketin. Pide veya beyaz ekmek yerine kepek ekmeği ya da tam tahıllı ekmek yiyin. Salatanızın içine bir tatlı kaşığı kadar zeytinyağı koymanızda sakınca yoktur. Süt ürünleri de hem içerdikleri kalsiyum sayesinde yağ atımı sağlar hem de gün içinde sizi tok tutar.

İftar saatlerine doğru mide iyice boşalır. Bir anda ağır yiyecekler yememeniz gerekiyor. Örneğin çorba içerek orucunuzu açabilirsiniz. İçeceğiniz suyla birlikte zaten tok hissedeceğinizden, ana yemeğinizi 1 saat sonra yiyebilirsiniz. Ana yemek olarak yağda kızarmış et ürünleri yerine, ızgara et ürünlerini tercih edin.

Ara öğün her diyette olduğu gibi ramazanda diyet yaparken de önemlidir. İftar ile sahur arasında metabolizma yavaşlar. Zaten gün içinde yavaşlayan metabolizmanın en azından bu saatler arasında hareketlendirilmesi gerekir.Bu yüzden sahura kadar iki saatte bir küçük atıştırmalıklar yiyin. Orta boy bir meyve, birkaç tane badem ya da sütlü bir tatlı tüketebilirsiniz.

Ramazanda diyet yaparken su ihtiyacını karşılamak gerçekten iradenize hakim olmanızı gerektiriyor. İftar ile sahur arasında en az 8 bardak su tüketmeniz gerekir. Ayrıca sıvı besinlere de ağırlık vermelisiniz. Meyve suları kan şekerini hızla yükselteceğinden tüketilmemelidir. Meyve suyu yerine ayran, limonata tarzı hafif içecekler için.

Eğer mümkünse et ürünleri yerine sebze yemeyi deneyin. Yeşil yapraklı sebzeler içerdiği vitaminler sayesinde vitamin depolarınızı doldururken bir yandan da öğünlerinizde daha az kalori almanıza yardımcı olurlar.

Metabolizmanız gün içinde yavaşlayacağından akşamları iftardan sonra egzersiz yapmayı deneyebilirsiniz. Haftada 3 gün yarım saatlik kardiyo egzersizleri yağ yakımınıza yardımcı olacaktır.

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/ramazanda-diyet/feed 0
Ramazanda ağız kokusu nasıl önlenir? http://www.saglikgunlugu.com/ramazanda-agiz-kokusu-nasil-onlenir http://www.saglikgunlugu.com/ramazanda-agiz-kokusu-nasil-onlenir#comments Fri, 15 May 2015 07:52:30 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2924 Kutsal ramazan ayının gelişiyle birlikte Müslüman alemi bir aylık oruç dönemi girmiş olacaklar. Son yıllarda oruç süresinin uzamasıyla birlikte susuzluk ve açlık özellikle sıcak havanın da etkisiyle oruçluları daha da kötü etkilemektedir. Oruç sırasında en sık görülen şikayetlerden biri de kötü ağız kokusudur. Bu durum halitosis olarak adlandırılmaktadır. Peki ramazanda ağız kokusu nasıl önlenir?

Ramazanda ağız kokusu neden olur?
Öncelikle açken neden ağzımızın koktuğunu öğrenmekle işe başlayalım. Ağzımızda çok sayıda bakteri bulunuyor. Ramazanda ağız kokusuna neden olan durum ise ağızda bulunan amonyak ve sülfür miktarının artmasıdır. Bu da bakterilerin artışından kaynaklanır. Dolayısıyla ağzımızdaki bakteri miktarını kontrol altına almalı ve mümkünse artışını engellemeliyiz. Dilin kirli olması, dişlerde bulunan tartar, dişlerin yeterli miktarda fırçalanmaması, bazı dişeti hastalıkları ve dişlerde bulunan plaklar ramazanda ağız kokusuna sebep olur.

Ramazanda ağız kokusunu önlemek için neler yapılabilir?
Sahur ve iftarda, yemek yedikten sonra dişleri fırçalamak ihmal edilmemelidir. Ayrıca diş aralarındaki yemek artıkları da ağız kokusuna neden olabilir. Bu yüzden diş ipi kullanılarak, tüm dişler derinlemesine temizlenmelidir. Toplum olarak diş ipi kullanmak yerine, kürdan kullanmayı tercih ediyoruz. Kürdan kullanmak diş aralarını temizlemek için diş ipi kadar etkili değildir.

Dişlerinizi fırçalarken dilinizi de fırçalamalısınız. Bakterilerin en çok bulundukları alan dil üzeridir. Dişlerinizi fırçaladığınızda dilinizi fırçalamazsanız bakteriler dilinizin üzerinde kalır ve gün boyunca üremeye devam ederler.

Anti-bakteriyel ağız gargarası kullanmak da ramazanda ağız kokusunu engellemeye yardımcı olur. Ağız gargaraları alkol içerebilir. Bu yüzden satın almadan önce içeriğini kontrol etmelisiniz.

Eğer dişlerinizde çürükler varsa tedavi ettirmeniz ağız kokusunu önlemenizi sağlar.

Oruçluyken dişlerin fırçalanmaması gerektiği yanlış bir bilgidir. Çoğu Müslüman oruçluyken dişlerini fırçalamaktan kaçınır. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada diş fırçalamanın orucu bozmadığı yer alıyor. Ayrıca Hz. Muhammed de dişleri misvaklamayı teşvik etmiştir. Dikkat edilmesi gereken husus, dişlerinizi fırçalarken su, diş macunu veya yemek artıklarının boğazınıza kaçmamasıdır. Böyle bir durum orucunuzu bozacaktır.

Mideniz bozulmuşsa veya mide rahatsızlığınız varsa ağız kokusu problemi yaşayabilirsiniz. Böyle bir durumda beslenme düzeninizde ağır yiyeceklerin olmamasına dikkat etmelisiniz.

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/ramazanda-agiz-kokusu-nasil-onlenir/feed 0
Saç Nakli http://www.saglikgunlugu.com/sac-nakli http://www.saglikgunlugu.com/sac-nakli#comments Wed, 23 Jan 2013 16:27:58 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2890 Saç nakli, saç ekimi sırasında güçlü kıl köklerinin tespit edilerek, cerrahi müdahalenin yapılacağı bölgeye transfer işlemine verilen isimdir. Çeşitli yöntemlerle gerçekleşen bu eylem sırasında, lokal anestezi uygulanmaktadır. Herhangi bir acı hissi yaşanmamaktadır. Saç nakli, vücudun çeşitli bölgelerinden ( sırt, bacak, göğüs ) alınan ve sağlam bir yapıya sahip olan kökleri kapsamaktadır. Günümüzde yaşam kalitesini ciddi manada düşüren dış görünüşteki istenmeyen durumlar, gelişen tıbbi olanaklar ardından sorun olmaktan çıkmaya başlamaktadır. Saç ekimi de bu durumlardan birisidir. Fiziksel görüntüdeki rahatsız edici durumlar, hem kendine güven konusunda kişileri etkiler hem de ruhsal olarak sıkıntı vermeye başlar. Estetik bir görüntü için saç nakli yaptırmak isteyen kişiler, uygulanacak olan tekniğe doktorları ile beraber karar verebilmektedir.

Saçın yapısı ve köklerin alınacağı alan ile uyumu, önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzun yıllardır saç ekim işlemini gerçekleştiren merkezlerde uygulanacak olan saç nakli, başarı oranını ciddi manada arttıracaktır. Saç nakli günümüzde birçok merkezde yapılmaktadır. Bu merkezlerden bazıları, saç ekimi konusunda yeterliliğe sahip değildir. Gerçekleştirmeyi düşündüğünüz saç nakli için bu merkezlerden uzak durmak, lehinize olacaktır. Tecrübeli ve uzman bir ekiple, uzun yıllardır bu konuda hizmet vermekte olan Rota  Saç Ekim Kliniği, İstanbul Aksaray Hastanesi ile yapmış olduğu anlaşma neticesinde  saç nakli uygulamalarının tamamını gerçekleştirmektedir. Saç nakli önemli bir konu olduğundan, gelişigüzel seçimlerle işinizi şansa bırakmamalısınız.

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/sac-nakli/feed 0
Dikişsiz Basur Ameliyatı http://www.saglikgunlugu.com/dikissiz-basur-ameliyati http://www.saglikgunlugu.com/dikissiz-basur-ameliyati#comments Sun, 08 Jan 2012 15:22:16 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2884 HEMOROİD toplumda oldukça yaygın görülmekle birlikte özellikle 40 yaşından sonra sıklığı artar. Anüs bölgesindeki damarların genişlemesi ile ortaya çıkan hastalık kendisini kanama, kaşıntı ve defekasyon sırasında beliren şişlik şeklinde belli eder
Başlıca 4 evrede ele alınan Hemoroid hastalığı 1. ve 2. evrede medikal tedavi ve basit cerrahi yöntemlerle tedavi edilir (bandligasyonu, skleroterapi vs.). 3. ve 4. evre hemoroidlerde ise çıkarılma yoluna gidilir. Klasik ameliyatta bu işlem kesip dikmek sureti ile gerçekleştirilir.
LİGASURE cihazı termal bazlı bir sistem olup, özünde damar kapatıcı bir sistem olarak tanımlanabilir. Hemoroid pakesinin çıkarılması esnasında damarların bağlanmasına ve dikiş atılmasına gerek kalmaz. Bu sistemle 7-8mm çapa kadar güvenli bir şekilde damarlar kapatılabilir. Ligasure çevre dokulara minimum oranda hasar verdiğinden hastaların ameliyat sonrası ağrıları anlamlı oranda daha azdır. Klasik ameliyatlardan sonra iyileşme süresi ortalama 35 gün iken, Ligasure ile yapılan ameliyatlarda bu süre 15 gündür. Hastaların işe dönme süreleri ciddi biçimde kısalır. Klasik bir ameliyatın süresi 40-45 dakika iken ligasure ile bu süre 5-12 dakikaya kadar düşer. Sabah ameliyat olan hasta öğleden sonra taburcu olabilir. Dikiş olmadığı için hastaların ameliyat sonrası batma gibi şikayetleri olmaz.
]]>
http://www.saglikgunlugu.com/dikissiz-basur-ameliyati/feed 0
Mora Terapi Nedir ? http://www.saglikgunlugu.com/mora-terapi-nedir http://www.saglikgunlugu.com/mora-terapi-nedir#comments Thu, 22 Dec 2011 22:01:38 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2877 Mora terapi son yıllarda üzerinde derin araştırmalar yapılan ve uygulaması manyetik rezonans prensibine dayanmaktadır. Elektrik üreten iki cismin birbiri arasındaki frekans etkileşimini inceleyen manyetik rezonans, tıp biliminde kullanılmaya da başlanmıştır. İlk olarak Dr. Franz Morell ve Eric Rasche tarafından kullanılan Mora terapi yönteminin adı, uygulamayı icat eden bilim adamlarının son adının başında yer alan Mo ve Ra harflerinden alınmıştır.

İnsan vücudu farkında olmasak da manyetik bir alan üretmektedir. Oluşan bu manyetik alandaki düzensizliklerin birçok rahatsızlığı tetiklediği, yapılan bilimsel araştırmalar ile ispatlanmıştır. Mora terapi yöntemi vücutta ve çevresinde oluşan elektromanyetik düzensizliklerin giderilmesinde kullanılmaktadır. Bilimsel ifade ile foton yayılımlarının kararlı hale getirilmesi denen mora terapi yöntemi ile tedavi, vücuttan alınan elektrostatik frekansa neticesinde doku elektrostatiğinin dengeli hale getirilmesidir. Mora terapi yaklaşık 50 yıl önce üzerinde araştırmalar hızlandırılan elektromanyetik ışıma ile geliştirilmesi üzerine çalışmalar başlatılmış bir tedavi yöntemidir. Super Plus adı verilen bir cihaz sayesinde hastayı tedavi eden Mora terapi uygulaması, yaklaşık 40 yıl süren araştırmaların neticesinde geliştirilmiştir.

Mora terapi yönteminde; vücudun sorunlu olan bölgesinden alınan elektrostatik frekanslar, vücut genelindeki temel frekans aralığı ile karşılaştırılır. Manyetik rezonansta meydana gelen frekans farkını gidermek amacı ile sorunlu bölgeye uygulanan harmonik ya da disharmonik vibrasyonlar ile elektrostatik dengelenme sağlanır. Mora terapi insanın beden enerjisinin düzenlenmesini sağlayarak, temel enerji bozukluklarından meydana gelen hastalıkları iyileştirmeyi amaçlar.

Mora terapi yöntemi ile uygulanan tedavi bilimin ileri bir dalı olan Kuantum fiziği ile açıklanmaktadır. Çalışmayı uygulayan bilim adamlarının da inandığı bilim akımına göre tüm evren enerjiden oluştuğu gibi insanda temelde enerji bileşeninden oluşmaktadır. Yani insan vücudunda meydana gelen fiziksel rahatsızlıklar, tamamen insanın enerjisinde oluşan sorunlar ile alakalıdır. Mora terapi yöntemi de insanın fiziksel organları üzerine ameliyatlar yapmayı değil, sorunun temel kaynağı olan enerjinin özünü dengelemeyi amaçlar. Kuantum fiziğinde ünlü bilim adamı Albert Einstein’ın kabul göre enerji kuramına göre, evrendeki tüm maddeler enerjiden oluşmaktadır. İnsanın da evrenin bir parçası olduğu ve bir madde olduğu düşünülürse, insan da bir enerjiden ibarettir. Dolayısı ile Mora terapi yöntemi tedavisi de insanı meydana getiren enerji seviyesini düzenleyerek sorunları ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/mora-terapi-nedir/feed 0
Spirulina nedir? http://www.saglikgunlugu.com/spirulina-nedir http://www.saglikgunlugu.com/spirulina-nedir#comments Tue, 06 Dec 2011 06:52:54 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2874 Spirulina bilimsel çevreler tarafından yeni farkına varılan ve üzerinde her geçen gün daha fazla araştırma yapılan bir mikroskobik canlı türüdür. Mavi yeşil algler grubuna giren spirulina, beklide dünyamıza en az zarar veren ancak insan hayatı için en faydalı canlılardan birisidir. İçeriğinde mineraller, vitaminler ve proteinler bakımından neredeyse dünyadaki en besleyici gıdalardan birisidir.

Spirulina içerdiği yüksek protein ile günlük 5 gram alınması halinde, insanın günlük protein ihtiyacının tamamını karşılamaktadır. Ayrıca yapısında bulunan B12, demir ve B vitaminleri sayesinde, oldukça yararlı bir besin türüdür. Diğer protein gıdaları ile kıyaslanırsa Spirulina; içerdiği %5 yağ oranı ile diğer bütün gıdalardan daha az yağ içermektedir. Kolestrol değeri yok sayılabilecek kadar az olan bu gıda, kalbin en büyük dostlarından biridir. Kalori değeri olarak da diğer protein kaynaklı gıdaların neredeyse tamamından daha az kalori içeren Spirulina’nın, 1 gramında yaklaşık olarak 3,5 kalori vardır.

Kan hücreleri yapımı için gerekli olan B 12 vitamini yönünden de oldukça zengin olan Spirulina, sinir sistemi bozukluklarına en yararlı gıda maddelerinden birisidir. Kemik gelişimi için temel olarak kabul edilen Kalsiyum açısından sütten bile daha iyi bir besindir. Düşük sodyum oranı ile tuzsuz bir gıda olan Spirulina, diyet yapanların vazgeçemeyeceği bir gıda olacaktır.

Spirulina faydalarını saymakla bitmez bu ürünü  toz yaş ve kapsül şeklinde tüketebilirsiniz.

Nereden satın alabilirim?

Spirulina yosununu aktarlardan temin edebilirsiniz. Eğer  tablet olarak kullanmak isterseniz  size  GNC ve Solgar ‘ı  önerebiliriz. Diğer markalar konusunda bir bilgimiz yok. Yosun tabletlerini aldığınız yere çok dikkat etmelisiniz.  Gıda şakaya gelmez.

 

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/spirulina-nedir/feed 0
Bypass Ameliyatı Sonrası http://www.saglikgunlugu.com/bypass-ameliyati-sonrasi http://www.saglikgunlugu.com/bypass-ameliyati-sonrasi#comments Fri, 28 Oct 2011 12:50:15 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2870 Operasyondan sonra göğüs ağrısı olması normal midir?
Kas ağrıları yaygındır ve göğüs, boyun ve sırtı etkileyebilir. Bu ağrılar genellikle iki-üç hafta sonra yavaş yavaş azalır; ancak size iki-üç ay daha operasyonu hatırlatabilirler. Bazen kemik ve eklem ağrısı önemli bir problemdir; bu durumda antienflamatuvar tabletler verilir. Birçok ağrı parasetamol veya daha güçlü co-proxamol gibi basit ağrı kesiciler ile geçirilebilir.

Baypas ameliyatından sonra yan yatabilir miyim?
Rahat ettiğiniz herhangi bir pozisyonda yatabilirsiniz.

Baypas ameliyatının neden olduğu yara dağılabilir mi?
Hayır; göğüs kemiğiniz telle dikilerek birleştirilmiştir ve siz bu dikişleri çözerek operasyona zarar veremezsiniz. Çok nadir olarak göğüs kemiği çabuk iyileşmez ve çıtırtı sesi duyulabilir.

Baypas ameliyatının büyük bir yara izi oluşturacağını anladım. Bu operasyon anahtar deliği cerrahisi ile yapılabilir mi?
Anahtar deliği cerrahisi medyanın kullandığı bir tabirdir; gerçek hayatta böyle bir şey mümkün değildir. Dikkatli seçilmiş birkaç vakada göğsü açmadan veya kalbi durdurmadan baypas operasyonu yapılabilmiştir. Kalp çalışmasına devam ederken, göğüs kemiğinin yan tarafından üç ila dördüncü kaburgalar seviyesinde yapılan bir kesi aracılığıyla cerrah operasyonu tamamlar. Böyle bir operasyondan sonra iyileşme, tam yapılmış baypas ameliyatımdakinden daha hızlıdır. Bu insanlara çok cazip gelen yeni bir yöntemdir; fakat çok az sayıda hastaya uygulanabilmektedir ve etkinliğinin ispatlanması için daha çok test edilmesine gerek vardır. Size böyle bir alternatif sunulduysa, cerrahın bu konudaki sonuçlarım ve yöntemin başarılı olup olamayacağına karar vermek için araştırma yapılıp yapılmadığını öğrenmeye çalışın. Şimdi bazı cerrahlar sadece göğüs kemiğinin alt ucunu açmaktadırlar. Bu dekolteli elbise giymek isteyen kadınların yara izlerinin görünmemesine imkan tanır.

Bir hafta önce baypas ameliyatı oldum. Ameliyat yerim hâlâ hassas. Neden böyle?
Operasyonun sonunda göğüs kemiğini birleştirmek ve sağlamlaştırmak için teller kullanılır; bunlar genellikle alınmazlar. Bu dikişlerin uçlarım hisseden az sayıdaki hastadan biriyseniz teller ses yapar. Bu, düzelebilir veya ara sıra problem olabilir; bazen rahatsızlık da verebilir. Parmak ile basılarak problemin yeri tam olarak belirlenebilir genellikle. Bu durum problem yaratıyorsa, teller cerrah tarafından anestezi altında çıkarılabilir; çünkü göğüs kemiği bir kere iyileştikten sonra uzun süre bu tellere ihtiyaç yoktur.

Baypas ameliyatı sonrasında göğsümde oluşan yara pembe ve fazla kalın. Bu, düzeltilebilir mi ?
Bazen ameliyat yarası pembe olabilir ve dağ sırtı gibi büyüyebilir. Bu keloid (sert doku kitlesi) diye bilinir. Bunlar hassas, kaşıntılı ve çirkin olabilir. Bu, problem yaratıyorsa rahatsızlığı gidermek için steroid kremler denenebilir. Tahammül edilir gibi değilse yara dokusu kesilip alınabilir ve deri hücrelerinin tekrar büyümesini durdurmak için derin röntgen tedavisi yapılabilir.

Başarılı bir baypas ameliyatından birkaç gün sonra hastaneden çıktım. Ne gibi problemler ile karşılaşabilirim?
Çoğu hastaya evde yardım edecek biri vardır ve hasta doğruca eve gider. Eğer yalnız yaşıyorsanız, ilk bir iki haftayı akrabalarınız veya arkadaşlarınızla birlikte geçirmeniz daha iyi olur; fakat bu mümkün değilse doktorunuz, nekahet dönemi için size uygun bir yer ayarlamalıdır ve tercihen bunu operasyon öncesinde yapmalıdır. Size ileride kullanılmanız için ağrı kesici ilaçlar ve aile doktorunuza yazılmış bir mektup verilir; aspirin kullanma, diyet yapma ve kolesterol tedavisi ile ilgili tavsiyelerde bulunulur. Operasyon öncesinde de yüksek tansiyon şikayetiniz var idiyse bu operasyondan sonra tekrar oluşabilir genellikle; bu yüzden dikkatli bir şekilde kontrol edilmelidir. Yüksek tansiyon tedavisini tekrar başlatmak gerekebilir.

Eve döndüğünüz zaman bir ya da iki hafta kendinizi yorgun hissedersiniz. Siz bunun için bir çaba harcamasanız da, vücudunuz bu şiire zarfında pek çok tamir işi yapar.

Baypas ameliyatınım başarılı olduğunu nasıl anlarım?
Anjinanız azalır veya kaybolur. Nefes darlıkları azalır ve daha enerjik olursunuz. Hayatın yeni yönlerini keşfettikçe, kendinize “yorulduğumu anlamadım” diyebilirsiniz. Baypas ameliyatı siz ve kalbiniz için yeni bir başlangıç olmalıdır.

Baypas ameliyatı sonrasında hastaneden ayrılırken ne tür egzersizler yapabilirim?
Makul sınırlar içinde istediğiniz her egzersizi yapabilirsiniz. Aşırıya kaçılmadığı sürece egzersiz ağrı vermez. Aşırı egzersiz kendinizi tükenmiş hissetmenize neden olur ve siz bu hissi, kondisyonunuz tekrar arttıkça hızınızı ayarlamak için bir işaret olarak kullanabilirsiniz. Esasında düzenli egzersiz rehabilitasyonda önemli bir faktördür.

Normal cinsel aktiviteden sakınmak için herhangi bir neden yoktur.. Ana problem göğüs kaslarından kaynaklanan ağrı olabilir. Nedeninden sakınamadığınız bir problem varsa doktorunuzdan yardım isteyin. Erkeklerin göğsündeki kıllar yeniden büyürken diken gibi batıcı olurlar ve bu, eşler tarafından rahatsız edici bulunur. Eşle göğüs araşma küçük yumuşak bir yastık yerleştirilmesi faydalı olabilir.

Evde küçük bir bahçem var. Geçen ay baypas ameliyatı olmak zorunda kaldım. Tekrar bahçede çalışmaya ne zaman başlayabilirim?
Bahçe işleriyle uğraşmak güzel bir egzersizdir. Kendi kendinize başlangıçta hafif işler yapın (yabani otlan temizleyin, solmuş çiçekleri ayıklayın). Göğüs kas ağrısından sakınmak için eğilmek yerine diz çökün. Hafif, yumuşak toprağı çapalayın, fakat tam anlamıyla iyileşmedikçe ağır, killi toprağı çapalamaktan sakının. Çim biçme makinesi hafifse üç ya da dört hafta sonra çim biçmeniz mümkün olabilir. Normale döndüğünüz zaman, altı-yedi hafta kadar ağır işlerden veya tekerlekli ağır çim biçme makinesini itmekten sakının.

Bana kardiyak rehabilitasyon programına katılmam gerektiği söylendi. Kardiyak rehabilitasyon programı nelerden oluşur ve buna gerçekten ihtiyacım var mı?
Bu programlar egzersiz ile ilgili planlanmış öneriler sunduğu, ayağa kalkmanıza ve diğer hastalarla birarada olmanıza yardım ettiği için şiddetle önerilmektedir; bu tür toplantılar kendinize yeniden güvenmeniz için büyük önem taşırlar. Aslında siz buna devam etmek için istekli olmalısınız. Size bir kardiyak rehabilitasyon programına katılmanız önerilmemişse, bu konuyu ameliyat olduğunuz hastaneyle konuşun; hastane uzak bir yerdeyse doktorunuzdan veya bulunduğunuz bölgedeki kalp ünitesinden yardım isteyin. Rehabilitasyon programlarının normal yaşama dönüşü çabuklaştırdığı ispatlanmıştır ve şimdi, bu konudaki bütün tavsiyelere uyulduğu takdirde, gelecekteki problemlerden korunabildiğine dair bulgular mevcuttur. Yalnız olmadığınızın farkına vardığınızda, bu konuda sunulan birçok yardımın sözkonusu olduğunu ve bunların ücretsiz olduğunu göreceksiniz.

Baypas operasyonu sonrası eve döndükten sonra, ne zaman tekrar araba kullanmaya başlayabilirim? Operasyondan 4-6 hafta sonra araba kullanabilirsiniz. Öncelikle doktorunuza danışın. Ağır vasıta araç kullanıyorsanız, operasyondan sonra öncelikle bir egzersiz testi yapılır.

Baypas ameliyatı olmuştum ve şimdi tatile çıkmak istiyorum; bu güzel bir fikir olur mu?
Elbette. Sıcak bir yerde bir süre dinlenmek iyileşmenize yardım eder. Havayoluyla seyahat etmek için altı hafta beklemeyi tercih edin; bu eski gücünüzü tekrar kazanmanıza yardım ettiği için toparlanma döneminde iyi bir süredir. Acil bir durum olursa ve altı haftadan önce havayoluyla yolculuk etmek zorunda kalırsanız, çoğunlukla herhangi bir problem çıkmaz; fakat yolculuk etmeniz için herhangi bir engel olmadığını belgeleyen bir doktor raporuna ihtiyacınız olabilir. Bazı yolcu sigorta şirketleri de rapor isteyebilirler. Havaalanında göğsünüzdeki teller alarmı genellikle çalıştırmazlar; fakat bu tür cihazların duyarlılığı havaalanından havaalanına değiştiği için ara sıra alarmların çalışmasına neden olabilirisiniz. Stentler de genellikle alarmları çalıştırmazlar, fakat yapay kalp pilleri çalıştırırlar  Anjiyoplasti-den veya stent yerleştirilmesinden sonra kısa bir süre içinde yolculuk yapabilirsiniz; doktorlar genellikle 14 gün beklemeyi önermelerine karşın bir hafta içinde bile yolculuğa çıkabilirisiniz.

Baypas operasyonundan ne kadar sonra yeniden işe başlayabilirim?
Operasyon öncesinde çalışmaya devam ediyor idiyseniz iki ya da üç ay soma tekrar işe dönebilirisiniz. İşiniz ağır fiziksel çalışma veya uzun çalışma süreleri gerektiriyorsa daha az yoğun bir iş bulmaya çalışmalısınız. Yaşınız 60’ın üzerindeyse erken emekliliği düşünmelisiniz.

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/bypass-ameliyati-sonrasi/feed 13
Kalp Pili Nedir ? http://www.saglikgunlugu.com/kalp-pili-nedir http://www.saglikgunlugu.com/kalp-pili-nedir#comments Tue, 11 Oct 2011 06:57:16 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2868 Kalbimiz elbette ki vücudumuzdaki her organ kadar hayati hatta birçok organın öncesinde bir merkezi rol oynamaktadır. Vücudumuz içerisindeki iletişi sağlayan damarlara kan pompalayan ve bir anlamda bizim ayakta kalmamızı sağlayan kalbimiz durduğu zaman hayatta sona ermiş olmaktadır.

Kalbimiz günde milyonlarca kez atarak vücuda taze ve temiz kan pompalamakta, yaşamsal faaliyetlerimizin sürmesini sağlamaktadır. Ve bu kan pompalama işi günümüzde devamlı bit enerjiye ihtiyaç duyan elektriksel makinalardan biraz farklı çalışmaktadır.

Yaratıcının mucizevi bir şekilde dizayn ettiği sistemde kalp elektriksel bir alan gibi çalışmakta ve hiçbir güç kaynağına ihtiyaç duymadan çalışmaktadır. Ancak zamanla bu durum tersine dönebilmekte ve kalbin çalışmasında yavaşlama, zorlanma ve tekleme gibi sağlık kaynaklı sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Bu noktada kalıcı kalp pilleri veya geçici kalp pilleri devreye girmekte, kalbin çalışmasına ve kan pompalamasına yardımcı olmaktadır.

Kalp pilleri kalbin kendisini çalıştıracak yeterli elektriksel ortamı oluşturamadığı durumlarda devreye girmekte, yapay bir elektriksel alan oluşturmakta ve bu sayede kalbe yardımcı olmaktadır.

Kalp pilleri kullanım noktasında oldukça dikkat edilmesi gereken cihazlardır. Çünkü işlevini yerine getiremediği durumlarda kalbin çalışmaması ya da zorlanması muhtemeldir.

Ortalama olarak bir kalp pili 5 ila 10 yıl arasında bir ömre sahiptir. Ancak çevresel etmenler, vücut içindeki etmenler ve kalbin çok zorlanması bu süreyi değiştirebilmektedir.

 

 

 

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/kalp-pili-nedir/feed 0
Jinekomasti Sorunu ve Tedavisi http://www.saglikgunlugu.com/jinekomasti-sorunu-ve-tedavisi http://www.saglikgunlugu.com/jinekomasti-sorunu-ve-tedavisi#comments Mon, 10 Oct 2011 14:54:29 +0000 http://www.saglikgunlugu.com/?p=2865 Tıp dilinde Jinekomasti adı verilen hastalık halk arasında erkeklerde görülen meme büyümesi sorunu olarak bilinir.

genellikle erkeklerde çocukluk döneminde görülen jinekomasti sorunu ilerleyen birkaç sene içerisinde kendiliğinden yok olmakta ve geride bir iz yada belirti bırakmamaktadır. Yapılan tetkikler ve incelemeler sonucunda net bir sebep belirlenemese de genelde içilen ilaçların oluşturduğu hormonal bozukluklar ya da ergenlik döneminde yaşanan hormonal sıkıntıların sebep olduğu bir rahatsızlıktır.

Ancak bazı durumlarda jinekomasti kendiliğinden kaybolmayabiliyor. Buda erkeklerde ilerleyen dönemlerde sorunlara sebep olabiliyor. Bazen bir bazen iki göğüste de görülen büyüme neticesinde erkeklerin tişört giymesi durumunda göğüs yapısından dolayı sıkıntılı bir durum ortaya çıkabiliyor.

Jinekomasti Ameliyatı sonrasında yeniden göğüs büyümesi sorunu bugüne kadar yaşanmamıştır. Bu sebeple %99 kesin çözüm olarak ele alınabilir.

Genelde 1-2 saat içerisinde tamamlanan ameliyat sonrasında hasta evde 2-3 gün istirahate geçmek durumunda kalacaktır. Yapılan anestezi süresine göre bu yatış artıp azalabilir.

Jinekomasti ameliyatı için hastaların daha önceden sağlık merkezlerinde kontrol edilmeleri, gereken önlem ve ilaç tedavileri varsa bunların yapılması hastanın iyileşme sürecini hızlandırabilecek, bazı durumlarda ameliyata bile gerek kalmadan hastalığın yok olmasına sebep olabilecektir.

Bu sebeple uzmanlarla iyi bir ön görüşme yapmak ve sorunun kaynağını tam olarak bulmak sizin için bir artı olacaktır.

]]>
http://www.saglikgunlugu.com/jinekomasti-sorunu-ve-tedavisi/feed 0
porno film