Fisiksel Tıp ve Rehabilitsayon
Fisiksel Tıp ve Rehabilitsayon
Rehabilitasyon sözcüğü ülkemizde iyi bilinmediği için kısa bir tarifini yapmakta yarar olacaktır. Bu sözün esası Latinceden gelir. Habil yetenek anlamında olup buna göre rehabilitasyon “yeniden yetenekli kılma” demektir. Herhangi bir nedenle ortaya çıkan hastalıklar veya doğuştan olan bozukluklarda yeteneklerin bir kısmını veya tümünü kaybeden kişilerin bedensel, sosyal, ruhsal ve mesleki yönden düzeltilmesi, sakatlık ortaya çıkmışsa ortadan kaldırma veya en aza indirme çalışmaları, toplum içinde bağımsız yaşama ve eski mesleğine dönebilecek, şekilde eğitime, bu olamıyorsa yeteneğine göre yeni bir meslek kazandırmaya çalışma çabalarının tümüne “tıbbi rehabilitasyon” diyoruz. Rehabilitasyon çalışmaları sadece bedensel olmaz. Ruhsal, sosyal ve ekonomik konuları da içerdiğinden çok yönlü ve geniştir, bu nedenle uzman doktor yönetiminde fizyoterapist, uğraşı terapisti, konuşma terapisti, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, rehabilitasyon hemşiresi, ortoz ve protez terapisti, mesleki danışma gibi bir ekibin birlikte çalışması gerekir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkmış yeni bir bilim dalıdır.
Romatizmai hastalıkların eklem ve çevresinin ağrılı, hassasiyet veya fonksiyon bozukluğu olan uzun süreli iltihabi olaylar oluşu, omurga veya çevre eklemleri tutuşu, akut veya kronik, tek veya birçok eklemi tutuşu gözönüne alınarak fizik tedavi ve rehabilitasyon programı çizilir. Programının amacı, şikâyetlerin iyileşmesi, hastalık süresinin kısalması, de-formitelere engel olma veya olmuşsa düzeltme, hastayı bedensel, sosyal, psikolojik ve ekonomik açıdan en üst düzeyde tutabilmedir. Bu hastalıklarda fonksiyonel bozukluklar şu nedenlerle oluşur: Kıkırdak kaybı veya iltihap nedeniyle ağrı, deformite, kullanmama artrofisi ve ağrı nedeniyle kasta güçsüzlük, eklem sıvısı nedeniyle hareket kaybı eklem yüzeylerinin uyuşmazlığı, eklem kapsülünün kontraktürü ve kas atrofisi ve bağ gevşekliği nedeniyle eklemin sağlam olmayışı.
Değerlendirme hasta eklemlerin sayısı, yeri, hastalığın ağırlık derecesi, iltihap, sıvı, eklem hareketi kısıtlılığı, kas atrofisi ve güçsüzlüğü, deformite veya anormal postür, yürüme bozukluğu, kendi kendine bakım bozukluğu tek tek saptanarak yapılır. Değerlendirme sonucuna göre tedavi programı çizilir.
Romatizmal hastaların tedavisinde fizik tedavi ve rehabilitasyonun gayesi şöyle özetlenebilir:
— Ağrıyı azaltmak,
— Eklem hareket ve fonksiyonunu geliştirmek,
— Eklemi çalıştıran kasları güçlendirmek, deformite oluşumunu engellemek,
— Hastanın ev ve aile içindeki durumunu değerlendirerek eksiklerini ve kabiliyetini geliştirmek.
— Bazı işleri yaparken özel teknikler ve tavsiyelerde bulunma, örneğin ağırlık kaldırma, ev ve iş yerindeki mobilyalardaki değişiklikler,
— Aile hayatı ve sosyal hayatını düzenleyici tavsiyeler,
— Günlük hayatta yaptığı işleri daha kolay ve uygun şekilde yapabilmesi için özel bazı aletler kullanmak.
— Hastanın hastalığına karşı tutumu, depresyon, pasif oluşu, korunma isteği, öğrenme ve anlama kabiliyeti, kooperasyonu, hayatındaki değişikliğe uyum sağlamayı istemesi, kendine güven- hissi psikolog tarafından değerlendirilerek destek verilmesi.
Bu gayeye varmak için şöyle bir program çizilir:
1- ısı, soğuk, elektrik ve diğer fizik tedavi yöntemleri.
2- Egzersizler: Eklem hareketleri, germeler, kuvvetlendirmeler. -
3- öeformiteye engel olmak için egzersiz ve alçılama vb.
4- Ortez- yani birtakım aletler kullanma.
5- Yürüme: Uygun ayakkabılar, cihazlar, splintler, baston ve koltuk değnekleri.
6- iş ve uğraşı tedavisi.
7- Kendi kendine yardım edici aletler.
8- Evde uygulanan programlar.
9- işe dönüş veya işi değişme, barınaktı işyerleri vb.
ısı uygulaması: En sık kullanılan tedavi şeklidir. Bölgesel ve genel olarak kululanılır. Genelde ağrıyı azaltmak, egzersiz öncesi hareketleri kolaylaştırmak için uygulanır. En basitinden en karmaşık şekline kadar çok çeşitli aletlerle yapılır. Isı kaynağı ve uygulama yöntemleri değişikte olsa fizyolojik etkisi esasta aynıdır. ,
— uygulanan bölgedeki doku ısısı yükselir.
— Kan damarlarını genişletir.
— Kan dolaşımını arttırır.
— Kapiller kan basıncını yükseltir.
— Kan damarlarının geçirgenliğini arttırır.
— Metabolizmayı yükseltir.
— Ter bezlerinin çalışmasını hızlandırır.
— iltihapta fagozitosu arttırır.
— Kalp çalışmasını hızlandırır.
— Ağrıyı geçirir.
— Kaslarda gevşetici etkisi vardır.
— Dokulara giden oksijen miktarı artar ve dokuların artık ürünleri daha kolay atılır.
infraruj, hidrokolotör paketleri, parafin banyosu, kontrast banyo, girdap banyoları, yüzme havuzu, gibi hidroterapi, uitrason, kısa dalga ve radar dîatermi gibi derin ısı verenler ısı veren çeşitli aletlerdir.
Soğuk uygulaması: soğuk deri damarlarını daraltır, kanamayı-durdurur. Hücre aktivitesini yavaşlatır. Derideki ağrı Reseptörlerini bloke eder. Soğuk eklem kapsülündeki lokal kan akımını artırır, ve kanın derin dokulara gitmesini sağlar. Kan spazmını ve ağrıyı azaltır. ısıya iyi cevap vermeyen hastalarda, akut hastalık halinde, ödemli, sıcak ve şiş bölgelerde, perifer kan akımının zayıf olduğu hallerde kullanılır. ısıya göre daha derin dokulara gider ve daha uzun süre ağrıyı azaltır.
Elektrik tedavisi: Uzun yıllar çeşitli elektriksel yöntemlerle hastalar tedavi edilmiştir. Bunlar içinde yüksek frekanslı elektrik akımlar ısı vererek, alçak frekanslı ve düz akımlar damarları genişleterek ve ağrıyı azaltarak, kaslardaki atrofiyi önleyerek-trofik bozuklukların tedavisinde kullanılabilirler. Atrofik ve çok hafif kasılabilen bir kasa faradlk akımla uyarı verme ve ayağında ağrı ve tutukluluk olan romatizmal hastalarda faradi banyoları en çok kullanılan şekillerdir, lontoforez herhangi bir madde ionlarının elektrik akımı ile vücuda verilmesidir, son yıllarda kullanılmamaktadır.
Masaj: Tedavi amacıyla vücut dokularının sistematik ve bilimsel yoldan el ile çalıştırılmasıdır. Masaj, refleks ve mekanik etkilere sahiptir. Refleks yolla yüzeysel kabiller damarlar genişler, kaslar gevşer, duyu reseptörleri ve sinir kökleri uyarılır, ağrı eşiği yükselir ve sonuçta hasta rahatlayıp gevşer. Mekanik yolla ise, kan dolaşımının düzenlenmesi ile alyuvarlar ve oksijen kapasitesinde artış olur, venöz ve lenfatik dönüş hızlanır, dokulardaki sıvı, metabolizma artığı ve toksik maddelerin vücuttan atılımı kolaylaşır. Kasların ayrıca beslenmesi sağlanır, yumuşak doku yapışma ve fibröz doku oluşumu önlenir. En sık kullanılan masaj teknikleri şunlardır:
1- Eflöraj veya sıvazlama.
2- Petrisaj veya yoğurma.
3- Friksiyon.
4- Perküsyon veya vurma (klakman, tapotman, haşur)
5- Vibrasyon.
- Masaj, ağrının giderilmesi, kontraktür ve yapışıklıkların azaltılması, kasların gevşetilmesi, ödemin azaltılması gereken durumlarda yararlıdır. Enfeksiyonlarda, akut iltihabi durumlarda, ateşli hastalıklarda, habis tümörlerde, akut dolaşım bozuklukları, flebit ve lenfanjitte, çeşitli deri hastalıklarında, kemik tüberkülozu ve osteomiyelitte, hipertansiyonda uygulanması sakıncalıdır.
Egzersiz tedavisi: Tedavi hareketleri yani terapötik egzersizler bir bozukluğu düzeltmek, kas iskelet fonksiyonunu geliştirmek amacıyla yapılan kontrollü hareketler olarak tarif edilir. Bu egzersizlerin amacı, kas gücü, dayanıklılık ve elastisiteyi artırmak, koordinasyonu sağlamak, dolaşım ve hareketleri düzenlemek, eklem hareketini korumak, kişinin vücudu hakkında bilinçli hale gelmesini sağlamaktır.
Egzersiz türleri pasif, aktif yardımlı, aktif, dirençli, ilerleyici dirençli, germe, gevşeme, solunum vb. olmak üzere çok çeşitlidir.
Pasif egzersizler fizyoterapist tarafından veya aletlerle yaptırılan, hastanın iradi kasılması olmadan eklemin normal sınırları içindeki hareketlerdir. Yararı eklem ve yumuşak dokuda kontraktür oluşmasını önler, dolaşımı düzenler, proprioseptif duyuyu artırır, bir tasım refleksleri uyarır ve aktif egzersizlere hazırlar.
Aktif yardımlı egzersizler: Hastanın başlayıp fizyoterapist veya bazı aletlerle devam edilen çalışmalardır. Yer çekimi ortadan kaldırıldıktan sonra normal eklem hareketini tamamlayamıyorsa bu tip egzersiz yaptırılır. Amacı kas gücünü artırma, koordine hareketlerin gelişmesini sağlamaktır.
Aktif egzersizler: Yardımsız, hasta tarafından yapılan hareketlerdir. Kas gücü yerçekimi ortadan kaldırıldıktan sonra ekleme tam hareketini tamamlatabilecek düzeyde ise bu egzersiz yaptırılır. Kas gücünü artırır, dolaşımı düzenler, kas atrofisini önler, koordinasyonu sağlar, vücut fonksiyonlarını normale döndürür.
Aktif dirençli egzersizler: Kas gücü uygunsa hasta aktif egzersiz bir miktar dirence karşı yapar. Amaç kas gücünü artırmaktır.
ilerleyici dirençli egzersizler: De Lorme tarafından 2. Dünya Savaşı sırasında geliştirilmiş olup bu isimle de bilinir. Kas gittikçe arttırılan dirence karşı çalıştırılarak hem güç hem de dayanıklılık (endurans) kaza-
‘ Germe egzersizleri: Kas kasılması veya kontraktüründe kullanılır. Kuvvet pasif olarak verildiği gibi hasta tarafından aktif olarak da yapılabilir.
Dayanıklılık egzersizi: Belirli bir kas grubuna düşük kiloda uzun süre yük uygulanmasıdır. Kronik ağrılı hastalarda yürüme egzersizleri endu-ransı artıracak iyi bir yöntemdir.
Solunum egzersizleri: solunum yetersizliğini düzeltmek veya azaltma postürü düzeltme amacıyla kullanılır, Romatizmal hastalıklardan spondilitis ankilopoetikada özellikle tavsiye edilir. Amaç hastaya düzgün nasıl solunum yapacağını öğretmek, diyaframa ve karın kaslarını kuvvetlendirerek kısıtlı kardiorespiratuar rezervi ile yaşamasını sağlamaktır.
Gevşeme egzersizleri: Ağrıyı azaltan, stresi kaldıran özellikle yumuşak doku romatizması olan hastalarda kullanılan egzersizlerdir.-
izometrik egzersizler: İzometrik kas kasılması, kasın boyunda herhangi bir değişiklik meydana gelmeden, kas geriliminin artmasıdır. Hareketsiz duran bir cisme bastırmak, belirli pozisyonda belirli bir ağırlığı tutmak, elle yapılan dirence karşı gelmek izometrik egzersizdir. Kas gücünün artması, kas kontrolünün sağlanması ve yapışıklıkların önlenmesi amacıyla kullanılır.
izotonlk egzersizler: Kas gerilim kuvvetinde herhangi bir değişiklik meydana getirmeden kas liflerinin boyunda kısalma ile birlikte kasın ka-sılmasıdır. Kas gücünün artması, kasın gelişmesi için kullanılır.
izokinetik egzersizler: Bu egzersizler vücudun belirli bir bölümünü bir sınır içinde hızı değiştirmeden hareketli tutmak, iradi kas hareketini sağlamak için yapılır. - »
Romatizmal hastalıklarda fizik tedavi ve rehabilitasyonun programlanması ve uygulanması hastalığın aktif olup olmadığı gözönüne alınarak yapılır. Akut dönemde yani eklemler sıcak, şiş, ağrılı ise, kesin istirahat, eklemleri fonksiyonel pozisyona koyarak düzeltmek, izometrik, solunum, bazen aktif ve aktif asistif egzersizler yaptırmak gerekir, istirahat sert yatakta, deformasyon ve kontraktürlere neden olmayacak şekilde olmalıdır. Eklemlerde gelişecek bu tür pozisyonları önlemek için eklemleri fonksiyonel pozisyonda tutmalıyız, örnek verirsek ayağı bilekten hafif yukarı kaldırarak tutmalıyız. Ayak altına kum torbası konarak desteklenmeli ve normal eklem hareketleri yaptırılmalı. Dizde ise akut durumda ya ekstansiyonda veya 15 derecelik fleksiyonda. tutulmalıdır. Kalça ise 180° lik ekstansivon ve nötral rotasyonda tutulmalıdır. Alt tarafta bu şekile koyma çok önemlidir. Üst taraf eklemlerinde ise hareket de önemlidir. Elin fonksiyonu el bilek ekyemi 15-30° ekstansiyon, .10° ulnar deviasyon, baş parmak ve diğerleri opozisyonda, tüm eklemler yarım fleksivondadır. Dirsekte eklemin pozisyonu 90-120° İik fleksiyon ve ön kolun nötral rotasyonudur, omuz ekleminde ise 45° abduksiyon, 45° fleksiyon pozisyonudur.
Eklemleri bu şekilde sabit tutabilmek için plastik veya alçı spllntler (aletler) kullanabiliriz. Günde 1-2 defa 20 dakika hafif sıcak uygulayarak normal eklem hareketleri hasta tarafından aktif olarak yapılmalıdır. Pasif yani bir başka kişi tarafından asla yapılmamalıdır. Aktif asistif hareketler de yapılabilir. Böylece hem eklem hareketleri korunmuş hem de kas atrofisi önlenmiş olur.
Kronik dönemde tüm tedavi yöntemlerini hastanın ihtiyacına göre kullanabiliriz. Sıcak, soğuk, elektrik uygulamaları, masaj, egzersizler, uğraşı tedavisi, yürüme eğitimi, psiko-sosyai destek, işe yerleşme vb. Bu dönemde egzersizler günde 3-4 kere yapılır. Hastaya verilen egzersiz-, lerden sonra 2 saatten daha uzun süre ağrılar oluyorsa, egzersiz miktarı çok demektir. Miktar yarıya inerek denenir, bu hastalığın cinsine, şekline, hastanın yapısına göre her kişide farklıdır.
