RSS
14 Mayıs 2008 | | 0 Yorum Var.

Halep Çıbanı

Halep Çıbanı

Vücudun açık yerlerinde, özellikle yüzde ve kollarda, deri üstünde meydana gelen ve iyileştikten sonra bir daha silinmez bir iz bırakan bulaşıcı ve salgın hastalık

Hindistan, İran, Irak, Türkiye’nin güneydoğu bölgesi (özellikle Diyarbakır, Gaziantep, Mardin, Urfa illeri), Filistin ve kuzey Afrika ülkelerinde sık sık görülür. Görüldüğü yerlere özgü türlü adlarla anılır: Delhi çıbanı, Aşkabat çıbanı, Bağdat çıbanı, Ceriho çıbanı, Antep çıbanı. Halep çıbanı, Yılçıbanı, Şark çıbanı gibi.

Hastalık XVII. yüzyıldan beri bilinmekle, birlikte mikrobu 1903′te Wright tarafından tanımlanmıştır. Hastalığın yapıcısı, Leishmania tropica ya da Leishmania Wright adıyla adlandırılan bir asalaktır. Asalağı, sinekler ve özellikle Phlebotomus papatasii denilen bir tatarcık taşır. Asalağın deriye girdiği yerde hafif bir kaşıntı, bir süre sonra ufak, pembemsi, giderek mor ve kırmızıya çalan bir kabarcık ortaya çıkar. Kısa zamanda su toplayarak üzeri kabuk bağlar. Kabuk bir süre sonra düşer; yara ikinci kez su toplar ve kabuk bağlar. Kabuğu pürtüklü, çapı 22,5 cm. olan yara, üç ay ile bir yıl arasında değişen bir süre sonunda yeniden düzgün, derin, çürük renkli bir iz bırakır. Bütün bunlar ağrısız ve ateşsiz olarak gelişir.

Halep çıbanından korunmanın tek yolu, asalağı taşıyan tatarcık ve sineklerin üreyecekleri yerleri ortadan kaldırmak ya da ince delikli cibinlik, koruyucu elbise, böcek kaçıran ilaçlar kullanmaktır.

En geçerli tedavi çıbanı daha küçükken ameliyatla çıkarmak, gelişmiş çıbanlara elektrik tedavisi ve antibiyotik uygulamaktır. Çıban kişide bağışıklık meydana getirir.
 
 

Halep Çıbanı ile ilgili benzer yazılar

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL