RSS
15 Nisan 2008 | admin | 0 Yorum Var.

Hamileliğin İlk Haftaları

Hamileliğin İlk Haftaları

Dölyatağı genişledikçe, hemen yakınında bulunan sidik torbasına baskı yapar. Bu neden e kadın daha gebeliğin ilk haftalarında, eskisinden daha sık tuvalete gitme ihtiyacını duyar. Birkaç hafta daha sonra dölyatağı karnın içine doğru kayar; daha sonraki aylarda da bütün karın boşluğunu doldurarak, sindirim organları başta olmak üzere öbür organlara baskı yapar. Bunun sonucu olarak hazımsızlık ve mide kaynamaları olur. 36. haftadan itibaren de dölyatağı diyafram ve aşağı kaburga kemikleri üstüne basınç yapar; böylelikle soluk daralır ve alçak iskemlelere oturulduğu zaman rahatsızlık duyulur.

Dölyatağındaki ağırlık aynı zamanda alttaki kan damarlarına da basınç yapar ve damar şişmeleri gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Gebe kadının kan akımında kimyasal ileticiler olan hormonlar serbest kalırlar ve dölyatağının bebeğin doğum kanalına geçeceği boyun kesiminin çevresindeki dokuların yumuşamasına yol açarlar. Bu hormonlar ayrıca dişetlerinin, burundaki salgı zarının, bacak damarları zarının, bebek için kemikten bir beşik meydana getiren leğen kemikleri arasında bağ dokuların da yumuşamasına yol açabilirler. Kadınların büyük çoğunluğu gebelik sırasında, özellikle ortadaki dört ay boyunca kendilerini her zamankinden iyi hissederler.

Bunun nedeni dünyaya yeni bir canlı getirmenin mutluluğudur. Gebe bir kadının beslenmesine dikkat etmesinin, vitamin yönünden zengin ve demir içeren yiyecekler yemesinin, derisi, gözleri, tırnakları ve saçı üstünde de olumlu etkileri olabilir. Kadınların çoğu gebelik sırasında, gerek önemsemedikleri, gerekse belli olmaz sandıkları için fazla kilo alırlar. Bu fazla kilolar doğumu güçleştirdikleri gibi, doğumdan sonra da zayıflama sorununu ortaya çıkarırlar. Birçok kadında, göğüslerin çevresinde, kalçada, kaba etlerde, karında, baldırlarda çizgiler meydana gelir. Lanolinle yapılacak masajlar bunların giderilmesinde yardımcı olabilir.

Gebelik genellikle dördüncü veya beşinci aya kadar yabancıların dikkatini çekmez; bir kadının gebe olduğu dış görünüşünden ancak bu aylardan sonra farkedilir. Gebe kadının giyiminde ilk dikkat etmesi gereken yeri beldir; beli sıkı olan etek veya pantolonların giyilmesi, dar kemerlerin kullanılması mide bulantılarını arttırır; bu nedenle, giysiler bol ve rahat olmalıdır. Vücuttaki ağırlık dağılımının değişmesi, çoğu zaman kadının denge duyusunu da etkilediğinden, yüksek topuklu ayakkabı giymek doğru değildir. Dölyatağı ağırlaştıkça, dengenin sağlanması için, sırtın en dar kısmı içeri doğru girer, kaba etler dışarı fırlar ve omuzlar geriye doğru atılır. Bu nedenle gebe kadının yürüyüşü paytaklaşır. Fakat gebe kadın normal yürümeye çalı saçak olursa hem daha rahat eder, hem de dış görünüşü çirkin olmaz.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL