RSS
02 Haziran 2009 | | 0 Yorum Var.

Hipertansiyon ve Kalp

Hipertansiyon ve kalp

Arter basıncının normalin üstüne çıkmasına aıteriyel hipertansiyon denilmektedir. Arter basıncının iki değeri vardır. Bunlardan biri kalbin kan pompaladığı kasılması sırasında ölçülen basınçtır. Sisto-lik veya maksimal (yüksek) basınç adı verilir. Diğeri ise kalbin gevşeme döneminde iken damarlar içerisindeki basınçtır. Diastolik veya minimal (küçük) basınçtır. Normalde erişkinde arter basıncı 100/70 mm Hg. ile 140/90 mm Hg. arasındadır. Sistolik basıncın 140 mm Hg., diastolik basıncın 90 mm Hg. üzerine çıkması hipertansiyon olarak kabul edilir.
Hastaların çoğunda bir sebep bulunmaz. Nedeni bilinmeyen hipertansiyonlara esansiyel hipertansiyon denilmektedir. Hipertansiyonların çoğu bu gruptandır. % 10-20 vakada ise hipertansiyon nedeni bellidir. En sık görülen hipertansiyon sebepleri şunlardır:
1. çeşitli böbrek hastalıkları (Nefritler, diabetik nefropati, böbrek kistleri, böbrek tümörleri, böbrek arterindeki tek veya çift taraflı daralmalar).
2. Hormonal nedenler (cushing hastalığı, feokromasitoma, hiper-tiroid).
3. Aort atardamarında daralma (aort koarktasyonu), aort yetersizliği, tam kalp blokları, arterio-venöz fistüller.
4. oebelik.
5. Merkezi sinir sistemi hastalıkları.
6. Bazı ilaçlar (doğum kontrol hapları, ostrojenler).
Hipertansiyonlar arter basıncının yüksekliğine göre de üç gruba ayrılır.
a) Hafif hipertansiyon (minima basınç 90-104 mm Hg.)
b) Orta şiddette hipertansiyon (minima basınç 105-120 mm Hg.)
c) Şiddetli hipertansiyon (minima basınç 120 mm Hg. ve üzeri)
Arter basıncı, yatar durumda bir süre (en az beş dakika) dinlendikten sonra ölçülmelidir, ilk ölçüldüğünde yüksek bulunan basınç bir süre sonra daha düşük düzeylere inebilir, ilk ölçülen sayılar kabul edilmemelidir. Fakat arter basıncı basit heyecanla İnip çıkan ve la-biiite gösterenlerde ilerde sürekli yüksek kalabilir.
Hipertansiyonların bir kısmı hemen acil tedaviyi gerektirebilir, özellikle glomerulo nefritler ve gebelik sırasında ve Feakromasito-ma’da maksima arter basıncı 240 mm Hg. üzerine çıkabilir. Bu şekildeki hipertansif krizlerde hastada baş ağrısı, kusma, görme bozukluğu, dalgınlık, kol ve bacaklarda istemsiz hareketler olabilir. Derhal müdahale edilmesi gereklidir. Bazı tansiyon düşürücü ilaçların uzun süre kullanılmasından sonra birden kesilmelerinde de böyle ani krizler olabilir.

Hipertansiyonda bütün vücuttaki atardamarlarda ve buna bağlı olarak beyin, gözler, böbrek ve kalp gibi organlarda bozukluklar husule gelir, bu değişiklikler arter basıncının yüksekliği ve süresi ile ilgilidir. Yani kan basıncı ne kadar uzun süre tedavi edilmezse o ka-dar.yücuda zarar verir.
Beyindeki damarları bozarak felçlere, gözlerde körlüğe, böbreklerde nefroskleroza yal açarken kalpteki önemli etkisi koroner arter hastalığı ve kalp yetersizliğidir. Uzun süreli yüksek basınç karşısında çalışan kalp adalesinde giderek kalınlaşma ve sonunda yetersizlik ortaya çıkar.

Yapılan çalışmalara göre koroner arter hastalığının en önemli nedeni hipertansiyondur.
Hipertansiyon erkenden teşhis edilir ve tedavi edilmeye başlanırsa bu komplikasyonlar daha geç ortaya çıkmaktadır. Hipertansiyon genellikle tesadüfi muayene sırasında ortaya çıkar. Hastaların çoğu uzun süre arter basıncı yüksek olmalarına karşın bir şey hissetmeyebilirler veya belirli belirsiz şikâyetleri vardır, bunları önemsemezler. Hipertansiyonda en sık görülen belirtiler; baş ağrısı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, çarpıntı, çabuk yorulma, nefes darlığı, kulaklarda uğultu ve çınlamadır.

Bu şikâyetleri olan hasta bir hekime müracaatında kolaylıkla kan basıncının yüksekliği ortaya çıkar. Ayrıca yapılan diğer tetkiklerle hipertansiyona bağlı organ bozukluğu olup olmadığı araştırılmalıdır.
Hipertansiyon tespit edilen bir hastanın hangi ilaçtan daha çok faydalanabileceği hekim tarafından tespit edilmelidir. Gelişi güzel eczaneden alınan veya bir başkasının ilacını kullanmak zararlı olabilir Ancak kan basıncı yüksek olan hastalar alacakları bazı önlemlerle tedaviye yardım edebilirler. Hatta tedavinin başarısı hastaların alacakları önlemlere bağlıdır.
Hipertansiyon psişik faktörlerle yakından ilgilidir. Bu nedenle bu hastaların çok sinirlenmemeleri, emosyonel streslerden uzak kalmalıdırlar.
Diyetteki tuz kısıtlanmalıdır. Kalori miktarı düşürülmelidir. Şişman hastalar zayıflamalıdır.
Günlük tuz kısıtlanmalıdır. Kalori miktarı düşürülmelidir. Şişman hastalar zayıflamalıdır.
Günlük hafif egzersizler yapılmalıdır. Egzersiz kan basıncının düşmesini kolaylaştırır

Hastalar ilaçlarını çok muntazam kullanmalıdırlar. Gelişigüzel arter basıncını ölçtürerek basınç yüksel olduğunda ilaç kullanmak sakıncalıdır. Arter basıncının ani iniş çıkışlarına neden olacağı için hastaya daha çok zarar verir.
Hipertansiyonu mevcut hastaların bu tedbirler yanında muntazam olarak belirli zamanlarda evde bir yakını tarafından arter basınçlarını kontrol ettirmeleri tedavinin etkinliğini artırır.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL