İnsan Vücudu ve Su
İnsan Vücudu ve Su
Bütün bu görevlerin önemi göz önünde tutulursa, biyoloji biliminin suyun organik metabolizmasına büyük bir yer vermesinin nedeni anlaşılır. Yiyecek ve içeceklerle vücuda giren su ile başta sidik olmak üzere ter, solunum yolu ile çıkan su buharı, sindirim Özsularının salgılanması ile vücuttan atılan suyun oranı vücuttaki su dengesini sağlar.
Yetişkin bir insanın yiyecek ve içeceklerle her gün ortalama olarak vücuduna sağladığı su miktarı 2-3 litredir, özellikle taze meyve ve sebzelerin ağırlıklarının %80-90′ı sudur. Vücuttan atılan su miktarı, giren su miktarına oranla biraz daha fazladır. Vücuda giren su fazlası, organik metabolizmayı hiç bir şekilde etkilemeden ve bir zamanlar sanıldığı gibi dokulardaki proteinlere hiç bir zarar vermeden böbrekler yolu ile vücuttan atılır.
Vücuttaki su dengesini bozan hastalıklar iki grupta toplanır. Bu hastalıklardan bazıları suyun organizmadan dışarı altlamamasına yol açarlar. Bu yüzden ödemler (dokularda su birikimi) görülür (nefrit, nefroz, nefroskleroz, kalp hastalıkları, karaciğer hastalıkları, şekersiz diyabet vb.). Bazı hastalıklarda ise aşırı su kaybından ötürü vücutta kuruma (dezidratasyon) görülür (şiddetli kusmalar, aşırı kanamalar, kolera hastalığında olduğu gibi şiddetli ve uzun süren ishaller, dizanteri, vb.).
İnsan organizmasındaki su miktarının önemli bir şekilde ( %25-30 ya da daha fazla) azalışı ölüm tehlikesi doğurur. Çünkü su kaybı birçok önemli işlevi tehlikeye düşürür. Aşırı miktarda su yutulması da ölüme yol açar. Aşırı miktarlarda su içirilen deney hayvanları çırpına çırpına ölürler. Bundan başka kalın bağırsağına dokuz litre su giren bir insanın beyinde ödem sonucu oluşan sinirsel bozukluklar nedeniyle öldüğü saptanmıştır.
Saf sudan ileri gelen bu zehirlenmenin nedeni bir defada alınan çok miktardaki suyun kanı ve dokuları tıkamasıdır. Kanı ve dokuları tıkayan bu su fizyolojik çözelti meydana getirecek miktarda sodyum klorür (ve başka tuzlar) bulamaz, insan organizmasının hücreleri ve kandaki alyuvarlar ancak bu fizyolojik çözeltinin içinde yaşadıklarından saf suda canlılıklarını sürdüremezler. Bereket hiç bir canlı bir defada bu derece çok su içmek ihtiyacını duymaz.
Tansiyonu çok yüksek ya da kalbi zayıf olanlarda aşırı miktarda içilen su tehlike yaratabilir. Çünkü bu gibi kimselerde aşırı su, kan dolaşımının zaten normal olmayan durumunu büsbütün ağırlaştırarak zaman zaman ölüm derecesine varan sonuçlar yaratabilir (kalp durması, beyin kanaması gibi).
