RSS
06 Haziran 2009 | | 1 Yorum Var.

İnsülin Tedavisi

İnsülin Tedavisi

Pankreaslarında insülin yapılmayan i. tip şeker hastaları ile, II. tipi şeker hastalığı olup, ağızdan verilen şeker düşürücü ilaçlarla kan şekeri düşürülemeyen hastalar, diyete.rağmen kan şekeri yüksek olan gebe şeker hastaları ve şeker komasındaki olgularda mutlak insülin kullanılması gerekir.
Etki sürelerine göre insülinler, çabuk, orta ve uzun etkili insülin-ler olmak üzere üç grupta toplanır.

Çabuk etkili olan insülinlerin görünüşü berraktır. Etkileri çabuk başlayıp kısa sürer. Damar içine, cilt altına veya adale arasına zerk edilebilirler. Bu tip insülinler başlıca diabet koması tedavisinde kullanılırlar. Etkileri kısa sürdüğü için her yemekten önce olmak üzere günde üç defa zerk edilmeleri gerekir.
Orta ve uzun etkili insülinler bulanık görünümde olup sadece cilt altına zerk edilebilirler. Zerk yerinden yavaş kana karışmalarını sağlamak ve etkinin daha uzun süre devam etmesi için çinko veya pro-tomin gibi maddeler eklenmiştir.
Tedavide kullanılan insülinler sığır veya domuz pankreaslarından elde edilmektedir. Ayrıca insan insülin formülünde yarı sentetik olarak elde edilen insülin preparatları da tedavide kullanılmaktadır.
İnsülin tedavisinde, antibiotik tedavisinde olduğu gibi standart bir uygulama dozu yoktur. Doz her hastanın kan şekeri cevabına göre ayarlanır. Başlangıçta düşük bir dozla başlanıp, kan şekerini normal düzeyde tutacak doza ulaşılır, orta etkili insülinler uygulanırken uygun dozların tespit edilebilmesi için üç günlük aralarla kan şekeri değerlendirilir.
insüline bağımlı hastaların çoğunluğunda günlük insülin ihtiyacı 20-60 ünite arasında değişmektedir. Günlük ihtiyaç 200 ünitenin üzerinde ise insülin direnci söz konusudur. Bu duruma mikrobik hastalıklar, insülin direnci yaratan ilaçlar, diğer hormon hastalıkları veya insülini etkisiz hale getiren antikor adı verilen bağışıklık maddelerinin yapımı gibi nedenler sebep olabilir.
insülin tedavisi uygulamak için son senelerde deri altına belirli bir dozda devamlı insülin zerk etmeye uygun pompalar geliştirilmiştir. Halen bu pompalar, şeker koması tedavisinde ve şeker ayarı sağlanamayan bazı özel olguların ve gebe diabetlerin tedavisinde kullanılmaktadır.

insüline bağlı yan etkiler

En önemli yan etki kan şekeri düşmesidir, insülin kullanan her şeker hastası, şeker düşmesi belirtilerini çok iyi bilmelidir. Bu belirtiler açlık hissi, çarpıntı, soğuk terleme, ellerde titremeler, halsizlik, davranış bozuklukları, şuur bulanıklığı ve tedavi edilmezse tam şuur kaybı yani komadır. Şeker düşmesi, yanlışlıkla ihtiyaç üzerinde insülin uygulanması sonucu olabileceği gibi, öğünlerin az miktarda olması veya atlanması sonucu, ya da aşırı bedensel faaliyeti takiben husule gelebilir. Bu durumda hemen bir meyve veya bir bardak süt içilmeli, bunlar yoksa şeker düşüklüğü komasına girmemek için şeker yenilmelidir. Koma halinde yapılabilecek tek müdahale damar yoluyla yüksek konsantrasyonda glikoz içeren serum vermektir, şeker düşüklüğüne bağlı koma şeker verilmesini takiben hemen düzelir. Müdahale edilmediği takdirde hayatı tehlikeye sokan çok ciddi bir komplikasyondur.
İnsülin zerkinden sonra bazen alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bunlar zerk yerinde kızartı, kaşıntı, şişlik ve ağrılar şeklinde olabilir. Böyle bir durumda insülin türünün değiştirilmesi gerekir.

Seyrek olarak insülin zerk edilen yerlerde yağ dokusunda erimeye bağlı çukurlar husule gelebilir, zerk yerinde sertleşme olabilir, son zamanlarda daha saflaştırılmış insülinlerle bu komplikasyon görülmemektedir. Bövle durumlara engel olmak için diğer bir yöntem de her defasında insülini değişik bir bölgeden zerk etmektir.

RSSYorum: 1  |  Yorum Gönder  |  Bağlantı

  1. merhaba..ben II tip seker hastasiyim…sorum şu: şekerimi düşürmem için benim insülin kullanmam benim sagligim için daha iyi mi yoksa ağızdan alınan ilaçlar kullanmam mı ?? onceden tesekkurler…

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL