RSS
26 Mayıs 2009 | | 9 Yorum Var.

Karın Şişliği ve Sişkinliği

KARIN ŞİŞLİĞİ VE ŞİŞKİNLİĞİ

Karın şişliği ile başlayan bir hastada, en sık rastlanılan neden gaz sorunudur. Bunun haricinde, karın boşluğu içinde su toplanması (Asit), karaciğer, dalak, böbrek büyümeleri veya karın içinde büyüyen urlar da karın şişliği yaparlar. Hamilelik anne adayı ve çevresindekilerin sevinç ve heyecanla gelişimini takip ettikleri ve bu nedenle doktora başvurmadıkları bir karın şişliğidir. Ancak, bazen kadınlarda hamileliğe ait ön, haberci belirtiler bulunmayabilir. Nadiren rastlanılan bu durumlarda, karın şişliğini farkedip endişeyle doktora başvuran kadın hasta, hamile olduğu müjdesiyle karşılaşabilir. Bunun aksine, karın şişliğini hamileliğe bağlayan bir kadının karın şişliğinin başka nedenlerle oluştuğunu öğrenmesi, nadir olan fakat rastlanılan bir durumdur. Yalancı hamilelik diye adlandırılan durumların varlığını da unutmamak gerekir. Şişmanlık da bir karın şişliği sebebidir.

Gaz sorunu
Hastalar gaza ait karın şişliğini hazımsızlık, şişkinlik, gaz, bağırsak seslerinin fazla duyulması, karın gerginliği, ne yersem şişiyorum şeklinde ifade ederler. Bazılarında geğirti, huy haline gelmiş geğirti veya gaz kaçırma şeklinde sorun olur. Çoğu hastada hastaca en önemsenen şikâyettir.

Caz birçok sindirim sistemi hastalığında bir bulgu, bir belirti olarak karşımıza çıkabilir. Yarattığı şişkinlik hastayı huzursuz ve sıkıntılı kılar. Ancak bir bağırsak tıkanıklığı sonucu biriken aşırı miktarlarda gaz veya ameliyat sonrasını takip eden birkaç günlük gaz çıkartama-ma ve karın sisliğinin yarattığı endişe ve rahatsızlık, hastanın gaz çıkartmaya başlamasıyla hastayı rahatlattığı gibi hastalığın iyileşmesi açısından önemli bir habercidir ve doktor tarafından da büyük bir sevinçle karşılanır.

Sindirim sistemindeki gazın kaynağı nedir?
Normalde sindirim sistemimizde 150 mi. kadar gaz vardır. Bunun 50 ml.si midede, 100 ml.si ise bağırsaklarda bulunur. Bu gazların başlıca üç kaynağı vardır: d) Yutulan hava (Aerofaji), (2) Bağırsaklarda gaz yapılması, (3) Kanda bulunan gazların kalın bağırsağa sızarak gaz oluşturması.

Yutulan havanın yarattığı gaz sorunu ve düşündürdükleri:
Yutulan hava midede toplanır. Daha sonra belli belirsiz geğirtiler şeklinde dışarı atılır yahut da ince bağırsaklara doğru geçerek mideyi terk eder. ince bağırsağa geçen gaz da süratle emilir ve kana geçer. Bu şekilde midede sürekli 50 mi. kadar gaz bulunur ve bir rahatsızlık hali yaratmaz. Yutulan hava rahatsızlık yaratmaya başladığı takdirde, mide bölgesinde gaz kendisini hissettirmeye.başlar.

Bir kişi her bir yutkunma sırasında, 2-3 mi. kadar havayı da beraber yutar. Tükürük salgısının arttığı durumlarda yutkunma sıkışacağından dolayı yutulan hava miktarı da artacak ve mide gazı sorunu ortaya çıkacaktır. Mideden fazla asld salgılanması ve asidin yutma borusuna doğru kaçak yaptığı durumlarda şahıs farkında olmadan veya iradesiyle fazla miktarlarda yutkunacak ve hava yutacaktır, içtiğimiz bir sıvıyı süratle içtiğimiz takdirde fazla hava yutacağımızı da bilmeliyiz. Karbonatlı meşrubatların içilmesi, çok çabuk yemek yeme, bakımsız dişler ile iyi çiğnemeden büyük lokmalar halinde gıdaları yutmak da beraberinde fazla miktarlarda hava yutmamıza neden olacak ve mide gazı sorununa yol açacaktır, sakız çiğnemek, fazla konuşmak, çok gülmek de hava yutmamız ile sonuçlanacaktır.
Tüm bu nedenlerle oluşan mide gazı sorunu kişisel hatalarımızdan kaynaklanmaktadır ve eksik dişlerimizin tedavisi, yemek yeme ve su içme huylarımızı düzeltmemiz ile birlikte belirli bir rahatlama ile sonuçlanabilecektir.
Midemizin fazla asit yaptığı ve mideden yutma borumuza doğru kaçağın olduğu durumları doktorumuzun verdiği tedavilerle kontrol altına alabildiğimiz durumlarda da mide gazı sorunu bir ölçüde hallolabilecektir. Bunların dışında, midenin hareketlerinin yavaşladığı bazı durumlarda, mide boşalmasının engellendiği hastalıklarda, ve mide hareketlerini yavaşlatan ancak başka hastalıklar nedeniyle almamızın zorunlu olduğu ilaçlar da mide gazı sorununa yol açabilecektir. Bu gibi durumlar doktorla karşılıklı işbirliği sonucu bir ölçüde kontrol edilebilecektir.

Bağırsaklarda gaz sorunu ve düşündükleri

A— ince bağırsaklarda gaz: Normalde, erişkin bir kimsede ince bağırsaklarda gaz bulunmaz. Mideden ince bağırsağa geçen gaz süratle emilir ve kana geçer, ince bağırsakta gaz yapımı da yoktur. Bağırsağın gaz yapması için mikropların bulunması lazımdır. Bu mikroplar normal şartlar altında insan vücudunda bulunan ve zararları dokunmayan mikroplar olabildiği gibi, normalde bulunmaması gereken ve hastalık nedeniyle oralara gelmiş ve oturmuş mikroplar da olabilir. Pratik açıdan, tıpda ince bağırsaklarda mikrobun bulunmadığı kabul edilmektedir. Mikrop olmadığı için de, ince bağırsaklar gaz imal etmez. Erişkin bir İnsanda İnce bağırsaklarda gaz bulunması, doktora birtakım hastalıkların aranması için İyi bir habercidir. Böylesi bir durumla ya ince bağırsaklardan emilimi bozan (emil güçlüğü gösteren hastalıklar-maiabsorbslyon sendromu) ya da ince bağırsakların boşalmasını geciktiren veya ince bağırsakların tıkanmasına yol açan ve beraberinde mikropların üremesine de zemin hastalıklarda sık rastlanır (bağırsak tıkanması ve bağırsak felci). Süte tahammülsüzlük ve içlerinde sindirilemeyen karbonhidratların bulunduğu kuru fasulye, nohut ve hepimizce malum yiyeceklerin yarattığı gaz sorunu en sık rastladığımız bağırsak gazı sorunudur, ülkemizde yapılan ciddi çalışmalar sonucu gösterildiğine göre, Türk toplumunun % 60′ında, süt içtiğimiz zaman bunun sindirimi için gereken laktaz isimli enzim yetersizdir. Bu nedenle sütsindirilememekte ve bağırsaklarda gaz, bağırsak hareketlerinde artış ve ishal gibi belirtiler yapmaktadır. Bu kişilerce her süt içildiğinde aynı belirtiler olacaktır. Süte tahammülsüzlük, kuru fasulye, nohut gibi gıdaların yarattığı gaz sorunu sıkıntı verici, ancak masum sayılabilecek ve bu gıdaların az alınması veya yaratacağı sıkıntıya katlanılmasıyla sorun olmaktan çıkabilecektir.

B — Kalın bağırsaklarda gaz ve düşündürdükleri:
Kalın bağırsaklar normal şartlar altında da bünyelerinde barındırdıkları mikroplar nedeniyle gaz* yaparlar. Bağırsaklarda en çok bulunan gazlar azot, oksijen, karbondiyoksit, hidrojen ve metandır. Her şahsın bünyesinde bulunan mikroplara göre yaptıkları gazlar da farklı olabilir. Bazı kimselerde hidrojen daha fazla yapılır, bazılarında soya da çekim nedeniyle, metan fazla olabilir. Bazı bakteriler gazın kokulu olmasından sorumludur. Normalde her insan farkında olarak veya olmayarak yellenme şeklinde bağırsaklarında biriken fazla miktarlardaki gazı atmaktadır. Kalın bağırsaklarda mikrop arttığı zaman ve gazın yellenme şeklinde atılmasını engelleyecek bağırsak daralmaları, tıkanmaları ve felcinde kalın bağırsaklarda da fazla miktarlarda gaz birikecektir.

C— Bağırsak tıkanması ve bağırsak felcinde gaz: Karın ağrısı, süratle gelişen ve gittikçe artan gaz-karın şişliği, gaz çıkartamama (yellenme) ve ilave olarak bulantı, sarımtrak, kirli görünümlü ve kötü kokulu (hatta dışkı kokuiu) kusmayla da birlikte olabilen bağırsak tıkanması ve bağırsak felci durumu hastanın süratle hastaneye yetiştirilmesi ve doktorun kontrolü altına girmesini gerektirir. Bu duruma iç hastalıkları uzmanı ve cerrah birlikte karar verecek ve gereken tetkikler süratle yapılarak hastanın tıbbi ve cerrahi tedavisi uygulanmaya başlayacaktır.
Bağırsak gazı sorununda pratik çözümler

Bağırsak gazı hakkında yukarıda özetlenen bilgileri toparlayacak olursak, yuttuğumuz hava nedeniyle gelişen ve midede toplanan gaz konusunda yemek yeme ve sıvı içme huylarımızı yeniden gözden geçirip yanlışlarımızı düzeltmeliyiz. Diş bakımımızı tam yapmalıyız. Tükürük salgılanmasında artma ve mide asid salgımızda fazlalık varsa, doktor tarafından önerilecek çareleri uygulamalıyız. Bağırsak gazları konusunda tarafımızdan dikkat edilecek husus süt ve süt mamulleri, kuru fasulye, nohut, bakla, elma, salatalık ve çok uzun bir liste halinde verilecek gıda ürünlerinden kendimize gaz yaptığına inandıklarımız varsa bunları dikkatlice bulup mümkün olduğu kadar az kullanmak olacaktır. Doktor tarafından verilecek listede bulunmayan yiyecekler de gaz yapabilecektir. Listede var veya yok yorumlarını bir tarafa bırakıp, kendimizce gaz yaptığına kesinlikle inanıyorsak o gıdayı az almalıyız veya aldığımız zaman gaz yapabileceğini peşinen kabullenerek yemeliyiz. Bağırsaklarımızda emilim zorluğu gösteren hastalıklar, mikrop üremesi gibi durumlar varsa doktorumuz bunları zaten dikkate alacak ve gereken tedaviyi yapacaktır. Bağırsak tıkanması ve felci ise acil bir durumdur ve acilen hastaneye başvurmak gereklidir.

Karında su toplanması sorunu
Her insanda, iç organlarını örten periton zarları arasında kalan boşlukta sıvı vardır. Normalde bu sıvı bir çay bardağını dolduracak kadardır. Bu sıvıyı periton zarındaki hücreler ve damarlar imal eder ve yine periton zarındaki damarlar ve karın içi lenfa damarları (beyaz kan damarları) emerler. Böylece yapım ve emilim arasında güzel bir denge vardır. Peritondaki sıvı organların hareketlerindeki kayganlığı sağlar denilebilir. Bazı nedenlerle sıvı fazla yapılacak olursa ve bu yapım emilme kapasitesini aşacak olursa karında su toplanmaya başlar. Tıptaki adıyla “ascites” veya Türkçe’de okuduğumuz şekilde asit olarak isimlendirilir.

Asit hangi hastalarda bulunur?
Karnında su toplanmasıyla başvuran kimselerde, çeşitli hastalıklar söz konusudur. Doktor hastayı muayene ederken elde ettiği ilave bulgularla bir ön teşhise ulaşabilse de, özel bir iğne vasıtasıyla bu sıvıyı alıp gereken kimyasal tetkiklerini yapmak isteyecektir. Ancak bundan sonra, hastalığın kesin teşhisi için büyük adımlar atılmaya başlamış olacaktır. Böylece tahlili yapılan asit sıvısının niteliği başlıca iki grup hastalıkları birbirinden ayırır.
“Transuda” diye isimlendirilen asitin en çok rastladığımız sebebi karaciğer sirozudur (bak karaciğer hastalıkları). Aynı nitelikte asit yapan diğer hastalıklar ise karaciğer toplar damarı tıkanması (Budd-Chiari sendromu), kalbe kan götüren toplar damarın tıkanması (ye-na cava inferior tıkanması), akciğer ve kalbin bazı hastalıkları sonucu gelişen kalbin sağ tarafındaki yetmezlik halleri, kalbin tümünün yetmezliği hali, kalbin etrafındaki zarı adeta zırh haline sokan hastalık (kronik konstriktif perikardit) ve karaciğerin oldukça nadir rastlanılan başka hastalıklarıdır. Transuda niteliğinde asit toplayan hastalıkların gereken tedavisiyle sıvı toplanmasının önüne geçilmeye çalışılır ve bu tedaviler uzun sürebilir. Asitin özel iğne aracılığıyla litreler-ce boşaltılması, genellikle doktorunuz tarafından uygulanmayacaktır. Çok özel şartlar dışında, böylesine bir tedavi yaklaşımı yoktur, özel şartları ise doktor değerlendirecektir. Hastanın durumu ne kadar rahatsız edici olsa da, doktoruna güvenmeli ve sabır etmelidir. Asit tedavisi ustalık isteyen bir tedavi olduğundan, doktordan mucize beklenmemeli ve “kaş yaparken göz çıkartmamaya” dikkat edilmelidir.
“Eksuda” olarak isimlendirilen ikinci tip asit toplanması periton zarının iltihaplarında (yurdumuzda en çok periton zarının vereminde tüberkülozunda) periton zarının tümörlerinde ve karın içi beyaz kan (lenfa) damarlarının tıkanması durumunda (beyaz asit, yağlı asit) görülün Pankreas bezinin bazı hastalıklarında, böbreğe ait “nef rotik sendrom” adlı hastalıklar grubunda, müzmin böbrek yetmezliğinde uygulanan diyaliz tedavisi sırasında, kadınlarda yumurtalık tümörlerinde de benzer asit toplanabilir.

Eksuda asit durumunda, doktor uygun görürse, hastayı rahatlatmak için asit boşaltabilir. Karın içine sıvı toplanmasına sebep olan hastalıklar arasında en yüz güldürücü olanı verem-tüberküloz hastalığına bağlı asit toplanması vakalarıdır. Verem tedavisiyle şifaya kavuşacaklardır. Tabii bir süre sabırlı olmaları ve doktorlarınca uygun görülecek süre (bir yıl civarı) verem ilaçlarını muntazam almaları gerekmektedir. Asit sıvısı birkaç ay içinde kaybolacaktır. Buna rağmen bir yıla yakın ilaç kullanmaları gerekmektedir. Asit ilk dönemlerde rahatsızlık yaratacak olursa, her defasında birkaç litre civarında asit boşaltılması da bu grup hastalarda rahatlıkla uygulanabilmektedir.

Tıpta lOyıldır asit tedavisinde, özellikle inat eden asitlerin tedavisinde kullanılan fakat son yıllarda 10 yıl öncesine göre kullanım kararı kılı kırk yararak verilen (yan tesirlerinden dolayı), biryöntem de özel yapılmış uzun bir tüpün basit bir ameliyatla bir ucunun periton boşluğu içine diğer ucunun ise boyundan geçen toplardamara bağlanmasıdır. Tüpün geri kalan kısmı deri altına yerleştirilmektedir. Bunun pompa görevi yapan bir bölümü vardır ve şahsın diyafragma hareketlerine göre pompa çalışmaktadır ve karın içindeki su toplardamar içine pompalanmaktadır. Biriken su sürekli olarak pompalandığından dolayı, karın içinde toplanmamaktadır (Leveen peritoneal – venous shunt). Bu yöntem ülkemizde de bazı hastalara tatbik edilmiş ve zaman zaman da tatbik edilmektedir. Doktor gerek görürse kullanılmalıdır. Yurt dışından getirilmektedir ve oldukça pahalıdır.

RSSYorum: 10  |  Yorum Gönder  |  Bağlantı

  1. öncelikle merhabalar,benim karın bölgemde genel olarak sizinde bahsettiğiniz gibi sürekli şişlik var.bu da gazdan meydana geliyor ve bu gaz ağrısı,benim kasıklarımdan başlayarak mideme kadar vurup miğde ağrısı oluşmasına sebep oluyor.sanırım bu bende daha çok kuru fasülye,cola ve acı yediğimde boy gösteriyor.elimden geldiği kadar asitli içeceklerden ve bu gıdalardan almamaya özen gösteriyorum.doktora gittim bana basit bir gastrit olduğunu söledi.endoskopi dahi yaptı ama sonuç basit bir gastirt.sizce gerçekten bumudur yoksa başka sebepleri olabilir mi?teşekkürler.

  2. Genelde karnım hep şiş. Bir şey yemesemde karnım hem şiş, hemde sert. Sanki aşırı kilolu gibi gözüküyorum. Bu beni çok rahatsız ediyor. Çevrem çok kilo aldığımı söylüyor. LÜTFEN YARDIMCI OLUN.

  3. iyi günler 1.63 boyum var 56 kiloyum. En büyük sorunum göbeğim az yesem de karnım hep şiş duruyor su içsem bile şişiyor.6 aylık hamile gibi duruyorum.Ayrıca çok sık gaz çıkarıyorum.Bunlar beni çok rahatsız ediyor.Ne yapmam gerekiyor.Lütfen bilgi verin

  4. merhaba,2 ay öncesine kadar 60 kiloydum şu an 75 kiloya çıktım şişkinlikten mahvoldum diyet yaptığım halde sürekli şişiyorum ne yapmalıyım teşekkürler….

  5. 1.57 boy 74 kilo 34 yaşında birbayanım vücudumda 4 kilo ödem var birçok tahlil yaptırdım temiz çıktı genelde vücudumun her yeri şiş bazen gayet zayıf görünüyorum ama nedenini bulamıyorum yardımcı olursanız sevinirim

  6. slm,,,ben sıradan bir hastayım..ve sizinle irtibata geçerek bazı bilgi paylaşımı yapalım istiyorum,sevgiler..

  7. bizzat bi gastroloji doktoruyla görüşüp bilgi almam lazım,para önemli değil,cvp lütfenn..

  8. aynı şikayet bende var doktora gttn mi ne ddi ?

  9. iyi akşamlar.benim arkadasım hastaneye yattı ve bagırsakta su birikintisi var die onun için cok endişeleniyorum suan hastaneden cıktı ama evde dinleniyo bu ne şimdi yukarda okudugm yazılar falan yani durumu kötümü?nolur cevap verin yalvarıyorum

  10. esra hanım sizinle şikayetlerin aynı ne yaptınız tedavi gördünüz mü..

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL