Meme Kanseri
Meme Kanseri
Kanserin öteki türleri gibi bu da tıbbın henüz çözemediği bir sorundur. Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler bir virüsün bu hastalık üzerinde güçlü bir etki gösterdiğini ortaya koymuştur. Fakat bu «süt etkeni»nin insanda da rol oynadığını ortaya koyan bir kanıt bulunamamıştır.
Bu nedenle bir yandan meme kanserinin nedenleri araştırılırken, bir yandan da hastalığın vücudun öteki kesimlerine yayılmasını önlemek için erken teşhis ve tedavi sorununa yeterince eğilmek gerekir. Hastalık yeteri kadar erken denetim altına alınmazsa, lenf dolaşımı yoluyla koltuk altlarındaki ve göğüsteki lenf düğümlerine kan dolaşımı yoluyla da vücudun pek çok kesimine, özellikle akciğerlere, kemiklere ve karaciğere yayılır.
Her kadının, göğsünde bir şiş veya yumru olup olmadığını anlamak için kendini muayene etmeyi bilmesi iyi olur. Bunun uygulanması ne kadar yaygınlaşırsa, bu hastalığın tedavisi de o kadar kolaylaşır.
30 yaşını geçen kadınlarda görülen meme kanseri yaşla doğru orantılı olarak artar. Ur sert ve hareketsiz olup çoğu zaman üzerindeki deriye bağlıdır. Memedeki her yumru kanser demek değildir, ama göğsünde bir yumru bulan her kadın derhal doktora başvurmalıdır. Kanser şüphesi doğar doğmaz hastalığın ne kadar ilerlemiş olduğunu, vücudun öteki kesimlerine yayılıp yayılmadığını anlamak gerekir. Meme kanseri teşhisi biyopsi ile yani meme dokusundan alınan bir parçanın laboratuvarda incelenmesiyle doğrulanır. Yayılıp yayılmadığı ise, vücudun çeşitli kesimlerine uygulanan özel yöntemlerle anlaşılır. Ancak, bazen basit bir muayene ile de ortaya çıkabilir.
KANSERE KARŞI SİLAHLAR
Göğüste şiş farkeden bir kadının başvurduğu uzmanın belirli bir tedavi yolu çizmeden önce çeşitli muayeneler uygulaması gerekir. Hastalık ne kadar erken teşhis edilirse, iyileşme olasılığı da o kadar büyük olur. Bu nedenle günümüzde memede hiç bir anormal durum olmasa da meme kanseri araştırabilecek birtakım acısız deneyler yapılmaktadır. Bunlar henüz röntgenle inceleme kadar yaygın olarak uygulanmamaktadırlar. Ancak, yaygınlaşmaları herkesçe uygulanmaları iyi sonuçlar verecektir.
Bu deneylerden birinde X ışınlarına başvurulur. Röntgen filmleri memedeki anormallikleri ortaya koyar ve kanser, fibroadenom ve kist gibi anormal oluşumlardan ayırt edilir. Termografi denilen başka bir yöntemle deri düzeyinden yayılan ısı ölçülür. Bunun için kızılaltı ışın yayan bir aygıt kullanılır. Sıcaklığı yüksek olan bölge bir kanser bölgesi olabileceği için muayeneler bu bölge üzerinde yoğunlaştırılır.
Kesin kanser teşhisi konup hastalığın ne derece ilerlemiş olduğu saptandıktan sonra ilk aşama, tedavi konusunda karar verme aşamasıdır. Çok yayılmamış olaylarda ameliyata başvurma en iyi yoldur. Ameliyat, çıkarılan bölüme göre farklı olur. Basit mastektomi denilen ameliyatta yalnız meme alınır. Memne ile birlikte koltuk altı lenf düğümlerinin alınmasına radikal mastektomi denilir. Ultraradikal mastektomideyse, meme ve koltuk altı lenf düğümleriyle birlikte göğüs kafesinin bir bölümü ve daha başka lenf düğümleri de alınır. Bazen ileri vakalarda hastanın acısını, sıkıntısını hafifletmek için basit mastektomiye başvurulduğu olur.
Çoğu zaman ameliyatla birlikte ışın tedavisi de uygulanır; çünkü ışınlar kanser hücrelerini öldürebilir. Bazen ameliyat yerine yalnız bu yoldan yararlanıldığı da olur. Yineleyen urlar ve memeden yayılan ikincil urlar gibi urların tedavisinde ışınım yararlıdır.
Meme kanserlerinin aşağı yukarı %30′u hormonlarla ilgilidir. Yani büyüme hızları vücuttaki hormonların değişmesiyle değişebilir. Ancak hangi kanserin bu türden olduğunu ortaya koyacak kolay bir yol yoktur; çeşitli deneyler yapmak gerekir. Hormon tedavisi başarılı olabilmektedir. Bu tedavide ya yumurtalıklar, böbreküstü salgıbezi ve hipofiz gibi salgıbezleri çıkarılmakta, ya da bunun tersine hastaya fazladan hormon verilmektedir.
Bezlerin çıkarılması gereken durumlarda, ameliyatların hepsi birden yapılmaz ve verilen birtakım ilaçlarla salgıbezinin işlevi desteklenir. Hormon tedavisi bazı ileri kanserlerde iyi sonuç vermektedir. Ancak, iyi sonuçtan hastanın tam iyileşmesi anlaşılmamalıdır. Sağlanan iyilik, daha çok bir çeşit hafifletmedir. Kanserin yinelemesi olasılığı büyüktür. Her ne kadar bazı doktorlar bütün meme kanseri olaylarında yumurtalıkları daha tedavinin başlangıcında çıkarmayı öğütlerlerse de, genellikle başlangıç aşamasında bu yola başvurulmamalıdır.
Yineleyen meme kanserinde sitotoksik, yani hücre öldürücü ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak bu yöntem öteki yöntemler kadar yaygın değildir.
