RSS
25 Mayıs 2008 | | 0 Yorum Var.

Osteoporoz

Osteoporoz

Kemiğin iç yapısının yoğunluğunun azalması ve zayıflaması. Kemik körelmesi adı da verilir. Osteoporoz kemiği eski halinden daha gözenekli bir hale getirir. Yani, kemiğin içi küçük deliklerle dolu bir nitelik alır ve bu değişim kemiğe, kurtlar tarafından yenilmiş eski bir tahta parçası görünümü verir. Bunun sonucu olarak da. hasta kemik, daha hafif, daha ince, daha dayanıksız daha kolay kırılır ve biçimini yitirir bir yapı alır.

Bu bozuluş, kemik onarımı işleminin yeter siz oluşundan doğabilir. Bu yüzden de, eski kemik dokusunun yerini alacak yeni kemik do kuşunun azalmasının ya da daha önce var olan kemik dokusunun yeniden soğurulma süresince bir artışın ya da bu iki olayın her ikisinin birlikte gerçekleşmesinin sonucudur.

Osteoporozun görüldüğü başlıca durumlar şöyle sıralanabilir: Yaşlılarda görülen osteoporoz; altta bulunan kemik dokusu üzerinde, uzun süreli baskı sonucu ortaya çıkan sıkıştırma kökenli osteoporoz; belirli bir organın görevini yapmaması sonucu osteoporoz (artık vücuttaki görevlerini yerine getirmeyecek durumda olan, felce uğramış organların kemikleri ya da herhangi bir nedenle kesilmiş bir kol ya da bacaktan geri kalan bölümün kemikleri gibi yerlerde görülür); beslenme bozukluklarından doğan sinir hastalıkları sonucu osteoporoz; bölgesel kan dolaşımı bozukluğu sonucu osteoporoz; başka organların hastalıklarının ikincil sonuçları olarak beliren osteoporoz; bileşiminde kortizon bulunan ilaçlarla yapılan tedavinin uzatılmasının neden olduğu osteoporoz.

Yaşlılık osteoporozuna bazı bilim adamları tarafından fizyolojik ihtiyarlık osteoporozu adı da verilir; çünkü bu olgu bütün yaşlılarda görülen ortak bir gelişme sonucu yani insan vücudunun ihtiyarlaması süresince oluşan fizyolojik gelişme sonucu meydana gelir.

Yaşlılık osteoporozu. esas olarak iki nedene bağlıdır. Birinci neden, kemikte protein azalmasıdır; bu olay yaşlılarda kemiğin destekleme görevini yapmasını sağlayan protein oluşturma yeteneğinin azalmasından doğar. Söz konusu azalma, cinsel hormonların etkinliğinin azalmasının sonucudur. Yaşlılarda, özellikle kadınlarda, cinsel hormonların etkinliği önemli ölçüde azalmış durumdadır. Yaşlılık osteoporozunun ikinci nedeni, yaşlılarda bağırsakta kalsiyum soğurmak yeteneğinin azalmış olmasıdır. Eğer yaşlı bir kimse ayrıca perhiz de yapıyorsa, yani az kalsiyum alıyorsa bu olay daha da ağır bir durum alır.

Yaşlılık osteoporozu, yaşlı kişilerin kemiklerini daha dayanıksız ve biçimi bozulur hale getirir; bu kimselerin kemikleri daha kolay kırılır ve omurgalarında biçim bozuldukları oluşur. Özellikle, uyluk kemiğinin boynu daha kolay kırılır. Omurgaya ilişkin biçim bozuklukları ise kamburluk, öne doğru eğilme, yana çarpılma biçimlerinde belirir.

Osteoporozun teşhisi, röntgen aracılığı ile yapılır. Ancak röntgenle elde edilen görüntü, gözenekli bir nitelik almış olan kemiğin için deki yapıda gerçekleşen azalmayı anlamaya olanak sağlar.

Osteoporozun tedavisi, oluşmasına yol açan nedenlerin olanak olduğu takdirde ortadan kalkmasını sağlamaya ve anabolizan ilaçların ve kalsiyum bileşiklerinin verilmesine dayanır. Anabolizan ilaçlarda, kemikteki destek görevini sağlayan proteinlerin bireşimini kolaylaştırmak özelliği vardır. Kalsiyum, özellikle sütlerde ve sütten yapılmış besinlerde bol oranda bulunur. Kalsiyum küçük dozlarda D vitamini zengin ve değerli her beslenme ile de desteklenir.

Osteoporozun ayrı olarak söz edilmesi gereken değişik bir olgusu da, Sudek ivegen körelmesi adı verilen bir biçimidir. Bu hastalık, çoğu kez el ve ayak kemiklerinde görülür ve bu organların körelmesine yol açar. Dört beş haftalık bir devrede gelişir. Yangılı kemik hastalıklarından; vücudun yumuşak bölümlerinin yangılı durumlarından; kemiklere gelen darbelerden; sinir sistemine ilişkin doku bozukluklarından; vücudun ya da organlarının bazılarının donmasından ya da yaralanmalarından sonra görülebilir.

Hastalığın gelişmesi kemikte bulunan kalsiyumun kısa bir sürede kaybolması biçimindedir. Bunun sonucu olarak, kemik örgüsünün yoğunluğu azalır. Röntgen aracılığı ile yapılan muayenede, körelmeye uğramış kemiğin üzerine yoğunluğun azalması sonucu oluşan birçok küçük boşluğun varlığını belirten lekeli bir görünüm ortaya çıkar. İç yapısı açısından dokusu bozulan kemik, kırılmalara yol açabilecek tehlikeli durumlara karşı, hatta hafif darbelere karşı bile, dayanıksız bir nitelik alır. Bunun nedeni kemikte, yoğunluğun azalması sonucu, dış çevreden gelecek darbelere karşı koyma gücünün azalmış olmasıdır.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL