<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Bebek Bakımı</title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/saglik/bebek-bakimi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 15:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Çocukların Gece Korkması</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/cocuklarin-gece-korkmasi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/cocuklarin-gece-korkmasi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 01:37:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2140</guid>
		<description><![CDATA[Bazı çocuklar, gece uykuları sırasında, birdenbire, korku ile bağırırlar. Bu bağırma, analarını veya babalarını çağırmak suretinde olabildiği gibi, anlaşılmaz, rabıtasız bir takım sözler ve cümleler söyleyerek sayıklama suretinde de olabilir. Bu hal sırasında, çocuğun gözleri kapalı ve uyur bir halde, yahut gözleri açık, fakat kendini bilmez bir durumda, yatağında doğrulduğu, heyecan ve titremeler içinde, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p>Bazı çocuklar, gece uykuları sırasında, birdenbire, korku ile bağırırlar. Bu bağırma, analarını veya babalarını çağırmak suretinde olabildiği gibi, anlaşılmaz, rabıtasız bir takım sözler ve cümleler söyleyerek sayıklama suretinde de olabilir.<br />
Bu hal sırasında, çocuğun gözleri kapalı ve uyur bir halde, yahut gözleri açık, fakat kendini bilmez bir durumda, yatağında doğrulduğu, heyecan ve titremeler içinde, bir takım anlaşılmaz sözler söyleyip sayıkladığı, bazı defa da yatağından çıkarak, parmakları ile bir şeyler tutmak ister gibi, garip hareketler yaptığı görülür.<br />
O esnada çocuğun rengi soluk ve alnında ter damlaları vardır.<br />
Bunlar, uykuda hasıl olan ve çocuğu korkutan bir takım karışık rüyaların yaptığı arızalardır.<br />
Bu hal, etrafındakileri merak ve telâşa düşürür.<br />
Çocukların gece korkularını yapan sebeplerin başlıcası: hazmedilmesi zor gıdaların yenilmesinden dolayı, mide ve bağırsaklarda hasıl olan bozukluklardır.<br />
Çok çay içen çocuklarda da bu hal görülebilir.<br />
Gece korkusu sırasında, çocuğun gözleri kapalı, kendini bilmez bir haldedir. Anlaşılmaz bir takım sözler söyleyip sayıklar.<br />
Anadan doğma olarak sinirli olan çocuklarda, gece korkularına çok rastlanır.<br />
Zaten bu gibi çocuklar, yaratılışları itibarile, gece yataklarına işemek ve daha bir takım sinir hastalıklarına uğrayabilmek istidadındaki insanlardır.</p>
<p><strong>TEDAVİ:</strong><br />
Sıksık gece korkuları ve gece sayıklamaları gösteren çocukları, iyi bir sağlık bakımı içinde, yaşatmak lâzımdır. Bunlar, havası temiz ve saf olan, güneşli, serbest, bahçe ve kırlarda yaşatılmalıdırlar.<br />
Yemeklerden iki saat sonra yapılacak ılık su banyoları, böyle hastaların sinir sistemlerini düzelterek rahat ve sakin olmalarına yardım eder.<br />
Mide ve barsak bozuklukları varsa, bunlar tedavi edilmeli. Peklik mevcutsa, münasip ilâç ve lavmanlarla bu da ortadan kaldırılmalıdır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fcocuklarin-gece-korkmasi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/cocuklarin-gece-korkmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Küvezi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kuvezi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kuvezi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 01:26:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2138</guid>
		<description><![CDATA[Anasından, vakitsiz olarak (altı &#8211; yedi aylık) doğmuş çocuklar mevcut olduğu gibi, vaktinde dünyaya gelmiş, fakat vücutları çok zayıf (meselâ ağırlığı 2000 gram kadar olan) çocuklar da vardır. Bunlar, sıcaklıkları kolay kolay muhafaza edemezler, üşürler. Adi sıcaklık derecesinde bulundurulacak olurlarsa, yaşamadıkları görülmekte olduğundan bunların, bir müddet için, özel olarak yapılmış ve ısıtılmış dolaplar içinde muhafaza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anasından, vakitsiz olarak (altı &#8211; yedi aylık) doğmuş çocuklar mevcut olduğu gibi, vaktinde dünyaya gelmiş, fakat vücutları çok zayıf (meselâ ağırlığı 2000 gram kadar olan) çocuklar da vardır. Bunlar, sıcaklıkları kolay kolay muhafaza edemezler, üşürler.</p>
<p>Adi sıcaklık derecesinde bulundurulacak olurlarsa, yaşamadıkları görülmekte olduğundan bunların, bir müddet için, özel olarak yapılmış ve ısıtılmış dolaplar içinde muhafaza edilmeleri, hayatlarım temin etmektedir.<br />
Çocukların muhafazası için yapılmış olan bu ufak odalara (Çocuk kuvözü) derler.<br />
Kuvözlerin türlü türlü olanları vardır. Fakat hepsinde esas birdir.<br />
Kuvöz, havagazı veya daha iyisi elektrik gibi bir vasıta ile (22 &#8211; 25) santigrat derecesine kadar ısıtılır ve yapılmış olan bazı düzenleme tertipleri sayesinde bu sıcaklık derecesi daima sabit kalır ve bu hava hafif rutubetli olarak tutulur.<br />
Kuvözün içindeki kirlenmiş havayı dışarıya atıp, temiz havayı almak için yapılmış, hava değiştirilmesine yarayan, özel delikler vardır. Çocuk, bu dolap içinde, kendisine sıcak ve temiz havalı bir yer bulur.<br />
Çocuk bakımı ve çocuk hastalıklar ile uğraşan müesseseler, bu işler için tamamen hazırlanmış bir durumdadırlar. Vaktinden önce ve zayıf doğan çocukların hayatlarının fenni bir surette muhafazası, ancak, özel tertipleri mevcut olan ve bu iş için uzmanları bulunan bu gibi müesseselerde mümkün olur.<br />
Kuvözlerin fayda ve zararları, çocuk hekimleri arasında, bir takım tartışmalara yol açmıştır. Fakat çoğunluğun fikri bu vasıtaların zayıf ve cılız doğan çocukları muhafaza ettiği merkezindedir.<br />
Yalnız, dikkat olunacak ehemmiyetli meselelerden birisi de, kuvözün sıcaklık derecesinin (25) santigrattan yukarıya çıkmamasıdır. Çünkü, zayıf ve cılız çocukların soğuğa, olduğu gibi, sıcağa da tahammülleri yoktur. Kuvözün derecesi iyice düzenlenip sabit bir hale getirilemez de, sıcaklık derecesi yükselirse, çocuklar, sıcak çarpmasına uğrarlar ve bu tesirle ölebilirler. Sıcaklığı (35 &#8211; 40) dereceye yükselmiş olan kuvözlerdeki çocukların, iki saat içinde öldükleri görülmüştür.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fcocuk-kuvezi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kuvezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Kundağı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kundagi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kundagi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 01:23:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2136</guid>
		<description><![CDATA[Yeni doğan çocuklar, soğuktan çok müteessir olur, çabuk üşürler. Bunun için onların elbisesi, vücutlarını muhafaza edecek bir şekilde olmalıdır. Fakat, çocuğu soğuktan korumak düşüncesi ile, onu sıkı kundaklar, dar elbise ve kuşaklar içine kapayarak, kıpırdayamayacak bir durumda, elini kolunu bağlamak ta doğru değildir. Çocuk vücudu, çabucak büyümek istidadında olduğu için, bu vücutta kan dolaşımının yerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni doğan çocuklar, soğuktan çok müteessir olur, çabuk üşürler. Bunun için onların elbisesi, vücutlarını muhafaza edecek bir şekilde olmalıdır. Fakat, çocuğu soğuktan korumak düşüncesi ile, onu sıkı kundaklar, dar elbise ve kuşaklar içine kapayarak, kıpırdayamayacak bir durumda, elini kolunu bağlamak ta doğru değildir.<br />
Çocuk vücudu, çabucak büyümek istidadında olduğu için, bu vücutta kan dolaşımının yerinde ve yolunda olabilmesi için, çocuğun kol  ve bacaklarının serbestçe hareket .edebilmesine engel olmayacak bir elbise giymesi lazımdır.<br />
Sert kumaşlardan yapılmış elbise ve gömlekler çocukların pek nazik olan derilerini tırmalayacakları için, onlara çamaşır yapılacak kumaşlar pamuk, yün, fanilâ gibi hem yumuşak bezlerden olur ve hem de göbek yarası üzerine konulan pansuman bezlerini tespit ederek kaymamalarına ve düşmemelerine yardım eder.<br />
Kışın çocuk elbiseleri, vücudu tırmalamayacak, yumuşak ve sıcak tutucu yünlü örgülerden yapılırlar.<br />
Çocuğun içine giydirilecek olan zıbınlar yumuşak, pamuklu bezlerden yapılır. Üzerine fanilâ bezden, bir başkası daha giydirilir. En üstüne yumuşak bir kumaştan yapılmış, kollu ve alt taraftan yarım kundak tarzında tertip edilmiş, ayakların tam serbest kalmaması daha uygun olur.<br />
Yahut, kolları ve ayakları tamamen serbest bırakacak daha güzel tertipli elbiseler yapılır. Göğse ufak bir göğüslük koymak münasiptir.<br />
Hülâsa: Çocuk elbiselerinden istenen şey, onların, mümkün olduğu kadar, vücudu tırmalamayacak yumuşak ve sıcak tutucu kumaşlardan yapılması, çocuğun vücudunu tazyik altında bırakmayarak kol ve bacak hareketlerini kolayca yapmalarına engel olmayacak-bir şekil ve biçimde olmalarıdır.<br />
Çocuk elbiseleri yapılırken daima bu maksat göz önünde tutulur.<br />
Zıbınlar, gömlekler, donlar, çoraplar, kuşaklar buna göre yapılırlar.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fcocuk-kundagi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kundagi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Kolerası</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kolerasi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kolerasi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 01:17:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2134</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk kolerası, küçük çocuklarda görülen şiddetli bir sürgündür. Bu sürgün, çocukların bağırsağına giren bir takım mikropların, orada iltihaplar yaparak, şiddetli zehirlerle küçük hastaları zehirlenmesinden ibarettir. En çok iki yaşına kadar çocuklarda görülür. Çocuk, huysuzlanarak hastalanır. Kusmalarla beraber şiddetli bir sürgün (ishal) başlar. Dışkı esmer yeşilimtırak renkte, sulu ve kokulu bir haldedir. Hasta sık, sık dışarıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk kolerası, küçük çocuklarda görülen şiddetli bir sürgündür.<br />
Bu sürgün, çocukların bağırsağına giren bir takım mikropların, orada iltihaplar yaparak, şiddetli zehirlerle küçük hastaları zehirlenmesinden ibarettir.<br />
En çok iki yaşına kadar çocuklarda görülür.<br />
Çocuk, huysuzlanarak hastalanır. Kusmalarla beraber şiddetli bir sürgün (ishal) başlar. Dışkı esmer yeşilimtırak renkte, sulu ve kokulu bir haldedir.<br />
Hasta sık, sık dışarıya çıkar.<br />
Bu hal, çocuğun bütün vücuduna derhal tesir eder. Hasta az zamanda düşkünleşir. Gözlerinin etrafı morarır. Az zamanda büyük bir zayıflama hasıl olur.<br />
Derisi kurur ve parlaklığını kaybeder. Derin bir takatsizlik ve halsizlik görülür, şiddetli sürgünler sırasında, hastanın ateşi, tabii derecenin altına düşer. Pek küçük çocuklarda bu hal tehlikelidir. Çaresi bulunmazsa, hastayı az zamanda öldürür.<br />
Hastalığı yapan sebep, bağırsaklara giren mikroplar olduğu için, bu hastalık, çok defa, ana sütü ile beslenen çocuklardan ziyade, dışarıdan sun&#8217;î bir surette, süt veya başka gıdalar verilerek beslenen çocuklarda görülmektedir.<br />
Çocukların bu mikroplarla bulaşması, gıdaların ve bilhassa süt verilen şişelerin, güzelce kaynatılmış ve temizlenmiş olmamasından ileri gelir.<br />
Bu hastalık, en ziyade, sıcak mevsimlerde, yazın görülür. Havalar ne kadar sıcak olursa, hastalığın şiddeti de o kadar fazla olur. Ölüm nispeti havanın sıcaklığı ile uygun olarak gider.<br />
Havaların sıcak olması dolayısı ile dışarıdada süt gibi gıdalar içinde, mikropların kolayca üreyebilmesi, sonradan çocuk bağırsağına geçen bu mikropların şiddetli zehir veren mikroplar sınıfından olması ve çocuğun yaşının küçük bulunması, hastalığın ehemmiyetini ve ağırlığını teşkil eden başlıca sebeplerdendir.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fcocuk-kolerasi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-kolerasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çavdar Nedir?</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/cavdar-nedir</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/cavdar-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 13:55:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2086</guid>
		<description><![CDATA[Çavdar meşhur bir nebattır. Çavdar unu, buğday unundan daha aşağı vasıfta ise de bu undan yapılan ekmekler bazıları tarafından çok sevilir. Çavdar unundan yapılan lâpalar, bazı göğüs hastalıklarında faydalı bir ilâç olur. Bazı memleketlerde çavdarı ateşte kavurduktan sonra toz ederler. Ya kahveye karıştırıp ve yahut hiç karıştırmadan, kahve gibi, içerler. Buğday yetişmeyen dağlık memleketlerde çavdar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çavdar meşhur bir nebattır. Çavdar unu, buğday unundan daha aşağı vasıfta ise de bu undan yapılan ekmekler bazıları tarafından çok sevilir. Çavdar unundan yapılan lâpalar, bazı göğüs hastalıklarında faydalı bir ilâç olur. Bazı memleketlerde çavdarı ateşte kavurduktan sonra toz ederler. Ya kahveye karıştırıp ve yahut hiç karıştırmadan, kahve gibi, içerler.<br />
Buğday yetişmeyen dağlık memleketlerde çavdar makbul bir gıda maddesidir.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fcavdar-nedir&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/cavdar-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Mamalarındaki Şüphe</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/bebek-mamamalarindaki-suphe</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/bebek-mamamalarindaki-suphe#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 07:21:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1626</guid>
		<description><![CDATA[Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Yönetmeliği yeniden gündeme geldi. Gündeme gelme nedeni ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yönetmelikte yaptığı son değişiklik&#8230; Yönetmelikte yapılan değişiklikle 1 Mart 2010 tarihine kadar, bebek mamalarında kullanılan gıdalar dahil, birçok ürünün ithalatına izin verileceği ifade ediliyor. Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar neredeyse 4 aydır gündemden düşmüyordu. Son 1 aydır tartışmalar yatıştı derken,yeniden alevlendi. Tartışmaların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Yönetmeliği yeniden gündeme geldi.<br />
</strong><br />
Gündeme gelme nedeni ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yönetmelikte yaptığı son değişiklik&#8230;</p>
<p>Yönetmelikte yapılan değişiklikle 1 Mart 2010 tarihine kadar, bebek mamalarında kullanılan gıdalar dahil, birçok ürünün ithalatına izin verileceği ifade ediliyor.</p>
<p>Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar neredeyse 4 aydır gündemden düşmüyordu.</p>
<p>Son 1 aydır tartışmalar yatıştı derken,yeniden alevlendi.</p>
<p>Tartışmaların nedeni ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın GDO yönetmeliğinde yaptığı son değişiklik&#8230;</p>
<p>Daha önce yönetmelikle ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimi bir dizi kurala bağlanan GDO’lu ürünler, son yapılan değişiklikle 1 Mart 2010 tarihine kadar, daha önce yönetmelikte yer alan bazı kurallar dışında tutuluyor.</p>
<p>Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın, &#8220;Daha evvel yasaklanmış olan antibiyotiğe dirençli GDO’ların ülkeye girişi, GDO’lu ürünlerin bebek mamalarında kullanımı serbest bırakıldığı gibi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, bu yönetmelikte yer almayan hususlarda her türlü düzenleme yapma ve tedbir alma yetkisini de ortadan kaldırmakta sakınca görmemektedir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, yönetmelikte yapılan değişikliğin arkasında durarak yazılı bir açıklama yaptı.</p>
<p>Açıklamada; &#8220;AB kriterlerine uygun olmayan hiçbir ürünün ithalatına izin verilmeyecektir. Bakanlığımız ürünlerle ilgili gerekli kontrolleri yapmaktadır ve ayrıca yönetmeliğin diğer maddeleri aynen uygulanmaktadır ve uygulanacaktır&#8221; denildi.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fbebek-mamamalarindaki-suphe&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/bebek-mamamalarindaki-suphe/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yumru Ayak</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/yumru-ayak</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/yumru-ayak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 06:21:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Talipes equino-varus]]></category>
		<category><![CDATA[Yumru Ayak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1256</guid>
		<description><![CDATA[Yumru Ayak Daha çok yumru ayak olarak tanınan talipes hastalığı konjenital, yani doğuştan olan bir anormalliktir ve her 1.000 bebekten 1 &#8216;inde görülür. Değişik türleri vardır. En sık rastlanan yumru ayak türlerinden biri talipes calcaneo-valgusdur. Bu durumda topuk yere basarken parmaklar içeriye kıvrılır ve ayak tabanı dışarıya döner. Genellikle ana rahmindeyken bebeğin ayağına bir baskı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Yumru Ayak</h1>
<p><strong>Daha çok yumru ayak olarak tanınan talipes hastalığı konjenital, yani doğuştan olan bir anormalliktir ve her 1.000 bebekten 1 &#8216;inde görülür. Değişik türleri vardır.</strong></p>
<p>En sık rastlanan yumru ayak türlerinden biri talipes calcaneo-valgusdur. Bu durumda topuk yere basarken parmaklar içeriye kıvrılır ve ayak tabanı dışarıya döner. Genellikle ana rahmindeyken bebeğin ayağına bir baskı uygulanması nedeniyle olur ve çoğunlukla yalnızca ayaklardan biri etkilenir. Bu duruma duruş deformasyonu denir.<br />
Bu çeşit yumru ayağın tedavisi doğumdan hemen sonra başlar ve bir kısım germe hareketleri ile egzersizlerinden oluşur. Ana-babalara bu egzersizler öğretilir. Sorun genellikle egzersiz ile düzelir, ancak daha ağır vakalarda bebek bir aylıkken bir cerrah tarafından ayağın düzeltilmesi gerekebilir, ayak birkaç hafta alçıda kalır.</p>
<p><strong>Talipes equino-varus</strong><br />
Yumru ayağın en yaygın türüdür. Ayak aşağıya döndüğünde tabanın içe doğru dönmesidir. Kalıtsal olabilir; erkeklerde cızlardan iki ya da üç kat fazla görülür. Vakaların yüzde ellisinde her iki ayak da etkilenir. Çoğu vakanın nedeni bebeğin rahimde yatış biçimidir.<br />
Talipe equino-varus tedavi ya da fizyoterapi gerektirmeden düzelir. Bununla erlikte, eğer ayak normal pozisyona dönemiyorsa, durumun ciddiye alınarak tedaviye başlanması gerekir. Birinci aşama elle düzeltme çalışması yapmaktır, bu bir hafta da sürebilir, beş -altı hafta da sürebilir. Bir ya da her iki ayak önce elle sonra kalıp ya da bandajla pozisyonda tutulur. Üç &#8211; dört ay sonra kemik, eklem ve kaslar daki anormalliklerin düzeltilmesi için bir ameliyat yapılabilir, ve sonra yeniden birkaç ay süre ile ayak hareketsiz tutulur. Daha ciddi vakalarda, sonuncusu, artık ayağın ilk büyüme sürecinin tamamlandığı 12 yaşına bırakılarak bir seri ameliyat yapılır. Ender durumlarda ayaktaki kemikler kırılarak yeniden düzeltme ameliyatları yapılabilir, ameliyat aralarında ayak metal kafes içinde doğru pozisyonda tutulur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fyumru-ayak&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/yumru-ayak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Parmak Ucunda Yürüme</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/parmak-ucunda-yurume</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/parmak-ucunda-yurume#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 06:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Parmak Ucunda Yürüme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1254</guid>
		<description><![CDATA[Parmak Ucunda Yürüme Bebeklerin çoğu yürümeyi öğrenirken parmak ucunda yürür, ama bu alışkanlık iki yaşına gelene dek yitirilir. iki yaşında bile ara sıra parmak ucunda yürümek oldukça sık görülür. Ama çocuk çoğunlukla ya da sürekli olarak parmak ucunda yürüyorsa hekime danışılması gerekir. Bazı durumlarda bu alışkanlık serebral felcin hafif bir formunun belirtisi olabilir. Ender olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Parmak Ucunda Yürüme</h1>
<p>Bebeklerin çoğu yürümeyi öğrenirken parmak ucunda yürür, ama bu alışkanlık iki yaşına gelene dek yitirilir. iki yaşında bile ara sıra parmak ucunda yürümek oldukça sık görülür. Ama çocuk çoğunlukla ya da sürekli olarak parmak ucunda yürüyorsa hekime danışılması gerekir.<br />
Bazı durumlarda bu alışkanlık serebral felcin hafif bir formunun  belirtisi olabilir. Ender olarak tıbbî tedavi gerekir. Daha çok ayak ve ayak bileğinin bir ay süre ile alçıda tutulması ile tedavi edilir; bu tedavi çoğunlukla başarılı olur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fparmak-ucunda-yurume&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/parmak-ucunda-yurume/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbek Bağı Nedir</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/gobek-bagi-nedir</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/gobek-bagi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 14:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Bağı]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Bağı Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Bağı nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1226</guid>
		<description><![CDATA[Göbek Bağı Bakımı Göbek bağının görevi nedir? Bebeğiniz anne karnındayken plasenta vasıtasıyla oksijen ve gıda almaktadır. Anne rahminde  gelişen plasenta göbek bağı vasıtasıyla bebeğe bağlanır. Doğumdan sonra göbek bağı  plasentadan ayrılır ve bebeğin göbeğinde 2-3 santim kalacak şekilde kesilir. Göbek bağı ne zaman düşer? Besinci ile onbesinci gün arasında göbek bağı kurur, siyahlaşır ve düşer. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Göbek Bağı Bakımı</h1>
<p><strong>Göbek bağının görevi nedir?</strong><br />
Bebeğiniz anne karnındayken plasenta vasıtasıyla oksijen ve gıda almaktadır. Anne rahminde  gelişen plasenta göbek bağı vasıtasıyla bebeğe bağlanır. Doğumdan sonra göbek bağı  plasentadan ayrılır ve bebeğin göbeğinde 2-3 santim kalacak şekilde kesilir.<br />
<strong><br />
Göbek bağı ne zaman düşer?</strong><br />
Besinci ile onbesinci gün arasında göbek bağı kurur, siyahlaşır ve düşer. Bebeğinizin  göbeğinde sadece küçük bir yara kalır ve bu da birkaç gün içerisinde iyileşir.</p>
<p><strong>Göbek bağının özel bir bakıma ihtiyacı var mıdır?</strong><br />
Enfeksiyonları önlemek amacıyla göbek bağını temiz ve kuru tutun. Doğal olarak deri üzerinde  yasayan bakteriler bu durumda zararlıdır ve göbek bağı üzerinden enfeksiyonlara neden  olabilirler.  Göbek bağını ellemeden önce her zaman ellerinizi yıkayın. Göbek bağına bebeğinizin idrar ve  dışkısının değmemesine özen gösterin. Bebeğinizin altını bezlerken bezin göbek bağı altında  kalmasına dikkat edin! Antiseptik temizleme bezleri veya pudra sadece yoğun bakımda yatan<br />
erken doğmus bebekler veya bebekler için gereklidir. Bebeğinizin göbek bağına idrar ve/veya  dışkı değdiği taktirde yumusak bir sabun ve suyla yıkayın.  Bebeğinizi göbek bağı düşmeden ve yara iyilesmeden de yıkayabilirsiniz. Göbek bağı  düştükten sonra yaranın tamamen iyileşmesi yaklaşık 10 gün sürebilir.</p>
<p><strong>Enfeksiyon olursa nasıl anlarım?</strong><br />
• Bebeğiniz ateslendiği, yeterince emmediği veya genel olarak hasta bir hali  olduğu taktirde;<br />
• Göbek bağı (göbek bağının düstüğü yer) veya göbek bağının etrafı sismis ve kızarmıssa;<br />
• Göbek bağı şişmisse veya kötü kokuyorsa ebenizi veya doktorunuzu  arayınız.</p>
<p>Göbek bağının kuruyana ve iyileşene kadar biraz „garip&#8221; görünmesi çok normaldir ve bu da her<br />
zaman bir enfeksiyonun söz konusu olduğu anlamına gelmez. Ancak endişeleniyorsanız ebenize danışınız.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fgobek-bagi-nedir&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/gobek-bagi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Tırnak Bakımı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/bebek-tirnak-bakimi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/bebek-tirnak-bakimi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 06:23:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek tırnak]]></category>
		<category><![CDATA[bebek tırnak bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek tırnak kesmek]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak batması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=528</guid>
		<description><![CDATA[Bebek Tırnak Bakımı ve Kesmek Yeni doğan bebeğin tırnakları ana-babanın beklediğinden daha uzundur. Kendini tırmalamasını önlemek için tırnaklarının kısa ve düzgün kesilmesi gerekir ya da ellerine bebek ediveni takılabilir. Tırnakların kesilmesi için en uygun zaman, yumuşak olacakları için, banyo sonrasıdır, ama siz uyurken kesmeyi daha rihat bulabilirsiniz. İlk haftalarda Tırnaklarının haftada iki kez gibi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bebek Tırnak Bakımı ve Kesmek</strong></p>
<p>Yeni doğan bebeğin tırnakları ana-babanın beklediğinden daha uzundur. Kendini tırmalamasını önlemek için tırnaklarının kısa ve düzgün kesilmesi gerekir ya da ellerine bebek ediveni takılabilir.</p>
<p>Tırnakların kesilmesi için en uygun zaman, yumuşak olacakları için, banyo sonrasıdır, ama siz uyurken kesmeyi daha rihat bulabilirsiniz. İlk haftalarda Tırnaklarının haftada iki kez gibi bir sıklıkta kesilmesi gerekir. Büyüdükçe, tırnaklarını sık sık kontrol ederek çok razla uzamadan kesin. Tırnakların kısa ve remiz olması yuvaya ya da okula başlarken çok daha önemlidir, çünkü tırnakların uzun olması çeşitli barsak parazitlerine yakalanma olasılığını arttırır. Ayak tırnakları el tırnaklarından daha yavaş uzar, bu nedenle ayda bir ya da iki kez kesmeniz yeterlidir Bebeklerin<br />
tırnakları yumuşak ve esnektir ama büyüdükçe sertleşir.</p>
<p><strong>Tırnak Batması</strong><br />
Bir ayak tırnağı kenarına batarak kızarıp şişmesine ve hatta iltihaplanmasına neden olabilir. Bu, küçük çocuklardan çok buluğ çağından itibaren görülür. Bu durumda bir hekime ya da sağlık uzmanına danışmanız gerekir.<br />
Tırnak batması olmaması için çocuğunuza tırnağının kenarını hafif yuvarlatarak kesmesini tembihleyin. Kiropodistler(ayak sağlığı uzmanları) ayak tırnaklarının parmağın kenarına uygun bir eğri ile — daha önce öne- rildiği gibi düz değil — kesilmesini önermektedirler.</p>
<p><strong>Tırnakların kesilmesi</strong><br />
Çocuğunuzun tırnaklarını kesmek için bebek tırnak makası ya da ucu küt bir makas gerekir.Kesme işlemi sırasında tırnak diplerini hafifçe bastırarakayırın.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fbebek-tirnak-bakimi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/bebek-tirnak-bakimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

