<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/saglik/beslenme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 15:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Spirulina nedir?</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/spirulina-nedir</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/spirulina-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 06:52:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2874</guid>
		<description><![CDATA[Spirulina bilimsel çevreler tarafından yeni farkına varılan ve üzerinde her geçen gün daha fazla araştırma yapılan bir mikroskobik canlı türüdür. Mavi yeşil algler grubuna giren spirulina, beklide dünyamıza en az zarar veren ancak insan hayatı için en faydalı canlılardan birisidir. İçeriğinde mineraller, vitaminler ve proteinler bakımından neredeyse dünyadaki en besleyici gıdalardan birisidir. Spirulina içerdiği yüksek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p>Spirulina bilimsel çevreler tarafından yeni farkına varılan ve üzerinde her geçen gün daha fazla araştırma yapılan bir mikroskobik canlı türüdür. Mavi yeşil algler grubuna giren spirulina, beklide dünyamıza en az zarar veren ancak insan hayatı için en faydalı canlılardan birisidir. İçeriğinde mineraller, vitaminler ve proteinler bakımından neredeyse dünyadaki en besleyici gıdalardan birisidir.</p>
<p>Spirulina içerdiği yüksek protein ile günlük 5 gram alınması halinde, insanın günlük protein ihtiyacının tamamını karşılamaktadır. Ayrıca yapısında bulunan B12, demir ve B vitaminleri sayesinde, oldukça yararlı bir besin türüdür. Diğer protein gıdaları ile kıyaslanırsa Spirulina; içerdiği %5 yağ oranı ile diğer bütün gıdalardan daha az yağ içermektedir. Kolestrol değeri yok sayılabilecek kadar az olan bu gıda, kalbin en büyük dostlarından biridir. Kalori değeri olarak da diğer protein kaynaklı gıdaların neredeyse tamamından daha az kalori içeren Spirulina’nın, 1 gramında yaklaşık olarak 3,5 kalori vardır.</p>
<p>Kan hücreleri yapımı için gerekli olan B 12 vitamini yönünden de oldukça zengin olan Spirulina, sinir sistemi bozukluklarına en yararlı gıda maddelerinden birisidir. Kemik gelişimi için temel olarak kabul edilen Kalsiyum açısından sütten bile daha iyi bir besindir. Düşük sodyum oranı ile tuzsuz bir gıda olan Spirulina, diyet yapanların vazgeçemeyeceği bir gıda olacaktır.</p>
<p>Spirulina faydalarını saymakla bitmez bu ürünü  toz yaş ve kapsül şeklinde tüketebilirsiniz.</p>
<p><strong>Nereden satın alabilirim?</strong></p>
<p>Spirulina yosununu aktarlardan temin edebilirsiniz. Eğer  tablet olarak kullanmak isterseniz  size  <strong>GNC</strong> ve <strong>Solgar</strong> &#8216;ı  önerebiliriz. Diğer markalar konusunda bir bilgimiz yok. Yosun tabletlerini aldığınız yere çok dikkat etmelisiniz.  Gıda şakaya gelmez.</p>
<p>&nbsp;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fspirulina-nedir&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/spirulina-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>B Vitamini Kompleksi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/b-vitamini-kompleksi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/b-vitamini-kompleksi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2011 17:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Vitaminler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2839</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Enerji&#8221; vitaminleri de denen sekiz B vitamini, bir araya gelerek sinir ve kas fonksiyonları açısından çok önemli olan B vitamini kompleksini oluştururlar. Bu vitaminlerin eksikliği âdet sancılarına, aşırı kanamalara ve fibrokist göğüs hastalıklarına neden olur. Âdet döneminin en önemli vitamini olan B6 vitamini (pridoksin) dokulardaki kimyasal maddeleri ve suyun dışarı atılmasını düzenler ve kas, lenf, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Enerji&#8221; vitaminleri de denen sekiz B vitamini, bir araya gelerek sinir ve kas fonksiyonları açısından çok önemli olan B vitamini kompleksini oluştururlar. Bu vitaminlerin eksikliği âdet sancılarına, aşırı kanamalara ve fibrokist göğüs hastalıklarına neden olur. Âdet döneminin en önemli vitamini olan B6 vitamini (pridoksin) dokulardaki kimyasal maddeleri ve suyun dışarı atılmasını düzenler ve kas, lenf, sinir ve karaciğer işlemlerinin düzenlenmesine de yardımcı olur. Magnezyumun emilimini kolaylaştırıp göğüslerdeki bezleri uyaran bir hormon olan prolaktinin salgılanmasına engel olduğundan âdet sorunlarını önler. Âdet öncesinde son derece yumuşak göğüslere sahip kadınların kanlarında prolaktin düzeyinin yüksek olduğu saptanmıştır. Bu nedenle B6 vitamini eksikliği göğüslerde acıya, ruhsal sıkıntılara ve baş ağrılarına neden olur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fb-vitamini-kompleksi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/b-vitamini-kompleksi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzun Yaşamanın Sırrı: Sağlıklı Beslenme</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/uzun-yasamanin-sirri-saglikli-beslenme</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/uzun-yasamanin-sirri-saglikli-beslenme#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jul 2011 09:33:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2816</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan Milli Araştırma Konseyi’nce yayınlanmış raporda akıllıca yapılmış bir beslenme rejimi uygulamak kanser olma ihtimalini üçte bir oranında azaltmaktadır. Akıllıca rejimin başlıca özellikleri şu şekilde sıralanmaktadır: Yağ tüketimini azaltın.Araştırmaların hemen hepsi,yenen yağlarla kanser arasında bir ilişki bulunduğunu ortaya koymuştur. Kepekli hububatla,meyve ve sebzeler,özellikle A vitaminince zengin olanlar günlük beslenmenizin bir bölümünü oluşturması muhakkak.Ekşi meyveler,koyu yeşil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Milli Araştırma Konseyi’nce yayınlanmış raporda akıllıca yapılmış bir beslenme rejimi uygulamak kanser olma ihtimalini üçte bir oranında azaltmaktadır.</p>
<p>Akıllıca rejimin başlıca özellikleri şu şekilde sıralanmaktadır:</p>
<ul>
<li>Yağ tüketimini azaltın.Araştırmaların hemen hepsi,yenen yağlarla kanser arasında bir ilişki bulunduğunu ortaya koymuştur.</li>
<li>Kepekli hububatla,meyve ve sebzeler,özellikle A vitaminince zengin olanlar günlük beslenmenizin bir bölümünü oluşturması muhakkak.Ekşi meyveler,koyu yeşil ve sarı sebzeler,Brüksel lahanası,karnabahar ve lahana bunlardan bazılarıdır.</li>
<li>Elinizden geldiğince turşu,tuzlu et (pastırma,sosis,sucuk vb.) ve füme (tütsülenmiş) balıktan vb. uzak durun.</li>
<li>Alkolden ve sigaradan uzak durun.Çünkü alkol ve sigara kullanımı; mide kanseri,bağırsak kanseri ve akciğer kanseri tehlikesini arttırmaktadır.</li>
</ul>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fuzun-yasamanin-sirri-saglikli-beslenme&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/uzun-yasamanin-sirri-saglikli-beslenme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lif&#8217;in Yararları</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/lifin-yararlari</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/lifin-yararlari#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jul 2011 09:24:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2811</guid>
		<description><![CDATA[Lif, karbonhidratlı besinlerde bulunan ve bitkilerde oluşan bir organik maddedir. Karbonhidratlı yiyeceklerin belirleyici özellikleri, insan bünyesi tarafından çok kolay sindirilebilmesi ve belirli bir zaman içerisinde doğrudan enerji olarak kullanılabilmesi ve vücutta depolanabilmesidir. Lifi insan vücudunda sindirilemeyen bir besindir. Ama insan vücudu için önemli derecede yararları vardır. Yüksek besin yoğunluğuna sahip yiyeceklerde bulunduğu için kolesterol düzeyinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lif, karbonhidratlı besinlerde bulunan ve bitkilerde oluşan bir organik maddedir. Karbonhidratlı yiyeceklerin belirleyici özellikleri, insan bünyesi  tarafından çok kolay sindirilebilmesi ve belirli bir zaman içerisinde doğrudan enerji olarak kullanılabilmesi ve vücutta depolanabilmesidir.</p>
<p>Lifi insan vücudunda sindirilemeyen bir besindir. Ama insan vücudu için önemli derecede yararları vardır. Yüksek besin yoğunluğuna sahip yiyeceklerde bulunduğu için kolesterol düzeyinin yükselmesini önler.<br />
<strong><br />
Lifli besinler, suda  çözünen ve çözünmeyen olarak iki sınıfa ayrılır:</strong><br />
Suda çözünen lifler: yulaf, kuru  baklagil, susam ve birçok meyve ve sebze<br />
Suda çözünmeyen lifler ise; kepekli ürünler, patlamış mısır, kuruyemiş ve arpa.<br />
Suda çözünen liflerin en önemli özelliği; safra kesesinin üretmekte olduğu asitleri bağırsaklardan dışarı atmasıdır ve bu özelliği sayesinde kolesterol düzeyini kontrol altına alır.</p>
<p>Suda çözünmeyen liflerin ise en belirgin özelliği; dışkının yoğunluğunu ve su miktarını arttırması ve dolayısıyla bağırsaklardan geçiş sürecini arttırmasıdır.</p>
<p>Lifli yiyecekler kilo vermemizi çeşitli yönlerden sağlar. Lifli besinlerin fazla kalorisi olmadığı için yoğun bulunduğu yiyeceklerin büyük çoğunluğu da düşük kalorili besinlerdir.</p>
<p>Lifli besinler vücudumuz tarafından sindirilemediği için dolayısıyla diğer besinlerle birlikte sindirimi güçleştirir. Lifli yiyeceklerle birlikte alınan yağlar sindirime uğramadan vücuttan çıkmaktadır.</p>
<p>Lifli yiyecekler  midede şişerek yer kaplar. Bunun sonucunda insanlarda tokluk hissi uyandırır. Şeker ve yağ gibi iştah açıcı maddelerde bulunmadığı için insanlarda açlık hissi uyandırmaz.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Flifin-yararlari&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/lifin-yararlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karbonhidratların Sindirimi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/karbonhidratlarin-sindirimi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/karbonhidratlarin-sindirimi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 09:16:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2804</guid>
		<description><![CDATA[Karbonhidratlar, basit ve karmaşık olmak üzere iki gruba ayrılır: 1.Basit Karbonhidratlar: Doğal yolla oluşan şekerleri içeren içeren yiyeceklerdir. Örneğin; meyve, bal ve şeker kamışından üretilen şekerler bu karbonhidratlara örnektir. Sindirilirken çok kolay ayrışan bir organik yapıya sahip olmaları nedeniyle doğrudan enerji olarak kullanılmalarını kolaylaştırır. 2.Karmaşık Karbonhidratlar: Tahıllar, baklagiller, kuruyemiş, meyve ve sebze gibi nişastalı besinler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karbonhidratlar, basit ve karmaşık olmak üzere iki gruba ayrılır:<br />
<strong>1.Basit Karbonhidratlar: </strong>Doğal yolla oluşan şekerleri içeren içeren yiyeceklerdir. Örneğin; meyve, bal ve şeker kamışından üretilen şekerler bu karbonhidratlara örnektir. Sindirilirken çok kolay ayrışan bir organik yapıya sahip olmaları nedeniyle doğrudan enerji olarak kullanılmalarını kolaylaştırır.</p>
<p><strong>2.Karmaşık Karbonhidratlar: </strong>Tahıllar, baklagiller, kuruyemiş, meyve ve sebze gibi nişastalı besinler karmaşık karbonhidratları içerir. Bu besinler yenildikten sonra glikoz molekülüne dönüştürülür ve enerji olarak kullanılır. Basit karbonhidratlar gibi hızlı bir şekilde glikoza dönüşmezler. Tam tersine bu tür yiyeceklerin glikoza çevrilmesi daha yavaş gerçekleşir.<br />
Vücudumuzun sonsuz bir enerji kullanma kapasitesi yoktur. Gereksinimden daha fazla miktarda karbonhidrat alındığı zaman bu fazla miktar, kaslarda ve karaciğerde glikojen olarak depolanır.  Kaslar bu glikojeni ancak enerji gereksinimi doğduğunda kullanırlar. Kandaki glikoz azaldığı zaman karaciğer depolamakta olduğu glikojeni glikoz haline dönüştürüp kana yollar. Nitekim almış olduğumuz karbonhidrat karaciğer ve kaslarda depolanabilen miktarı da aşacak olursa, o zaman karaciğer tarafından vücut yağına dönüştürülür.</p>
<p>Enerji olarak kullanılan glikoz bittikçe, karaciğerde depolanmış olan glikojen glikoza dönüştürülerek kana karışır. Kana karışan glikoz molekülü hücrelerimiz tarafından enerji olarak kullanılır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fkarbonhidratlarin-sindirimi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/karbonhidratlarin-sindirimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gıda Zehirlenmesi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/gida-zehirlenmesi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/gida-zehirlenmesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 07:22:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2562</guid>
		<description><![CDATA[Ağızdan birçok mikrop girer, fakat bunlardan ancak birkaçı gıda zehirlenmesi yapabilir. Stafilokok gıda zehirlenmesi : (Kısa süreli; yatak istirahatı, perhiz). Deri, burun veya boğazlarda stafilokok, iltihabı olan bir şahıstan bulaşan gıdaların yenmesi ile olur. Stafilokoklar besinlerde üreyerek bir toksin (veya zehir) meydana getirir. Bu toksin besinlerin tadını değiştirmez ve daha fazla pişirilmekle tahrip olmaz. Başlıca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ağızdan birçok mikrop girer, fakat bunlardan ancak birkaçı gıda zehirlenmesi yapabilir.</p>
<p><strong>Stafilokok gıda zehirlenmesi : </strong>(Kısa süreli; yatak istirahatı, perhiz). Deri, burun veya boğazlarda stafilokok, iltihabı olan bir şahıstan bulaşan gıdaların yenmesi ile olur.</p>
<p>Stafilokoklar besinlerde üreyerek bir toksin (veya zehir) meydana getirir. Bu toksin besinlerin tadını değiştirmez ve daha fazla pişirilmekle tahrip olmaz.</p>
<p><strong>Başlıca kaynakları: </strong>Salam, soğuk etler, pastalar, süt.<br />
<strong>Belirtileri: </strong>Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal. Yemeklerden 1/2 &#8211; 4 saat sonra anîden belirir; örneğin okullarda akşam tatilinden önce veya <strong>düğün ziyafetinden sonra görülebilir.</strong></p>
<p><strong>Tedavisi: </strong>özel bir tedavisi yoktur. 24 saat yatakta istirahat edilir. Sıcak su şişesi konur. Komposto, sıcak süt içilir. Hastalık süresince katı besinler yenmez. İshal rahatsız edici bir hal alırsa, kaolin karışımı faydalı olabilir.</p>
<p><strong>Sonuç: </strong>Hastalık can sıkıcı ise de süresi kısadır. 6-8 saat sürebilir, 24 saatte geçer.</p>
<p><strong>önlenmesi:</strong> Besinleri hazırlayanların sağlık ve temizliğine itina edilir. Taze gıdalar yemek gerekir. Bu şekilde mikroplar çoğalmağa vakit bulamaz. Bir hastadan diğerine geçmez. Çünkü hastalığı yapan mikroplar değil toksindir.</p>
<p><strong>Salmonella gıda zehirlenmesi:</strong> (Kısa süreli, doktora gidin, istirahat, perhiz, bulaşıcıdır, 1 haftada geçer). Besinlerin fareler, sıçanlar, sinekler, kuşlar ve insanlar- tarafından kirletilmesinden ileri gelir. Çoğunlukla hayvan yemlerinde, kemik unu, balık unu ve ördek yumurtalarında bulunur. Besin sıcakta uzun müddet Saklanırsa, bulaşma ihtimali artar.</p>
<p>İngiltere&#8217;de en çok sonbaharda görülür. Sıcak ülkelerde her zaman mevcuttur. Besinlerin tadı, kokusu ve görünüşü normaldir.</p>
<p><strong>Başlıca kaynakları:</strong> Karışık etler, sosis, pastalar, kaymak, dondurma, ekmek.</p>
<p><strong>Belirtileri: </strong>Yemekten 12 saat sonra anî olarak başlar. Bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal olur. Başağrısı mevcuttur, ateş hafifçe yükselir. Bazen soğuk ter, titreme, kramplar görülebilir.</p>
<p>Eğer bir evdeki veya müessesedeki birçok şahıslar aynı anda hastalanmışsa bu hastalık üzerinde durmak gerekir. Doktor laboratuar, dışkı muayenesi isteyebilir.</p>
<p><strong>Tedavisi: </strong>Yatak istirahatı, sıcak su şişesi, komposto, sıcak süt, hastalık geçinceye kadar besin alınmaz. Kaolin karışımı. Doktordan sülfamitler.<br />
Sonuç: İshal genellikle saatlerce devam eder, ancak 2-4 günde geçer. Bir haftada da iyileşme olur.</p>
<p><strong>Önlenmesi:</strong> Hastanın dışkıları bulaşıcıdır. Helâdan sonra ve yemekten önce eller iyice yıkanmalıdır. Laboratuar muayenesi yapılmadan hastalığın geçip geçmediğine karar verilemez.</p>
<p>Pişmiş etleri satın alırken dikkatli olmalıdır. Bilhassa pis dükkânlardan alışveriş etmekten kaçınmalıdır. Taze besinler iyice pişirilirse emniyetlidir, çünkü Salmonella sıcağa dayanamaz.</p>
<p><strong>NOT:</strong> Her şahsın hassasiyeti değişiktir, aynı yemekten yiyen bazı kimseler hastalığa tutulmayabilir.</p>
<p><strong>Mantar zehirlenmesi:</strong> (Kısa süreli, acildir).</p>
<p><strong>Belirtileri: </strong>Karın ağrısı, kusma, sulu ishal, ağız sulanması, görme bozukluğu, mantar yedikten sonra ortaya çıkar.</p>
<p>Zehirli mantarların yenmesinden sonra olabileceği gibi, zehirsiz mantarlara hassas olan kimselerde de görülebilir.<br />
<strong>Tedavisi: </strong>Panzehir veya doktor tarafından mide yıkanması.</p>
<p>İstiridye zehirlenmesi: Mantar zehirlenmesi gibidir, bazen hassasiyetten ileri gelir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fgida-zehirlenmesi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/gida-zehirlenmesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arı Sütünün Faydaları</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/ari-sutunun-faydalari</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/ari-sutunun-faydalari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 12:57:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2451</guid>
		<description><![CDATA[Saf Arı sütü &#8220;Gençlik İksiri&#8221;, &#8220;Hayat İksiri&#8221;, gibi tanımlamalarla yüzyıla yakın zamandır bilinmektedir. Ancak yakın geçmişte besleyicilik üstünlüğünün yanında içerdiği hayatsal değerleri de bilimsel çalışmalar sonucu başta ABD ve Uzakdoğu olmak üzere bir çok ülkede saptanarak yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Arı Sütü Nedir ? Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe arıyı beslemek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Saf Arı sütü &#8220;Gençlik İksiri&#8221;, &#8220;Hayat İksiri&#8221;, gibi tanımlamalarla yüzyıla yakın zamandır bilinmektedir. Ancak yakın geçmişte besleyicilik üstünlüğünün yanında içerdiği hayatsal değerleri de bilimsel çalışmalar sonucu başta ABD ve Uzakdoğu olmak üzere bir çok ülkede saptanarak yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p><strong>Arı Sütü Nedir ?</strong><br />
Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe arıyı beslemek için salgıladıkları, hammaddesi çiçek balözleri, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, organik asit karakterinde, %100 doğal, yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.</p>
<p><strong>Gençliğin Sırrı Onda&#8230;</strong><br />
İşçi arılar 2-3 ay yaşarken kraliçe arı beslendiği arı sütü sayesinde ortalama 6 yıl yaşar. Ana arıların özel olarak arısütü ile beslenerek aynı genetik yapıya sahip işçi arılardan farklı yapısal özellikler göstermesi, çok daha uzun süre yaşaması: İnsanlar üzerinde de benzer etkiler gösterebileceği görüşü dünden bugüne bu ürünü çok çekici bir duruma getirmiştir.</p>
<p><strong>Arı Sütünün Faydaları Nelerdir ?</strong><br />
Arı Sütü çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerine hamileliğin ilk dönemlerinden itibaren önemli ve doğal bir katkıdır. Hastalıkla savaşanlar için önemli bir destek olan, sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal doping ve sayısız faydası bulunan arı sütü ve arı ürünlerinin tekil ve beraber kullanımlarıyla ortaya çıkan sayısız yararlardan bazıları şöyledir:</p>
<p><strong>Bağışıklık Sistemi&#8230;</strong><br />
Bilim adamları, arı sütünün bağışıklığı kuvvetlendirici belirgin etkilerini ispatlamışlardır. Arı Sütü, Polen ve Propolisin ideal doz ve kullanım şekilleriyle, kalp-damar, sindirim, sinir ve savunma sistemleri güçlenir ve bünye hastalıklara karşı önemli oranda direnç kazanır.</p>
<p><strong>Kemoterapiden Sonra Arı Sütü&#8230;</strong><br />
Arı sütü kanserle savaşımda &#8220;alternatif tıp&#8221; ın vazgeçilmezlerindendir. Tümör oluşumu ve büyümesini yavaşlattığı öne sürülen arı sütünün, kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarının iç organlar üzerindeki yan etkilerini tolere ettiği anlaşılmıştır. Hastalar hızlı toparlanır ve hastalığa karşı güç bulur.</p>
<p><strong>Kan Üretimini Artırır&#8230;</strong><br />
Anemi (kansızlık) ve ağır kan kayıplarında organizmanın yeterli kan üretimini sağlar. Hastalıkların ve ameliyatların iyileşme dönemlerinin çabuklaştırılması ile zaafiyetlerde, nekahat dönemlerinde vücudun gıda rejimini desteklemek amacıyla kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Doğurganlıkta Artış&#8230;</strong><br />
Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde pek çok kaynakta düzenli arı sütü ve polen kullanımıyla gebelik şansının yükseldiği belirtilmiştir. Kadında doğurganlığı, erkekte ise sperm kalitesini artırır&#8230;</p>
<p>Fırat Üniversitesi’nde gerçekleştirilen gebelik konulu araştırma sonuçlarına göre sperm sayı ve kalitesi arı sütü kullanımıyla belirgin artış göstererek gebelik ihtimali buna bağlı olarak artmaktadır. Ayrıca, arı sütünün gelişme ve büyümeyi hızlandırıcı, hormonal düzenleyici ve cinsel gücü arttırıcı olarak da kullanıldığına dikkat çeken araştırma tüm bu içeriğiyle arı ürünlerinin gebelik amaçlı kullanımına işaret etmektedir.</p>
<p><strong>Sara Nöbetlerinde Azalma&#8230;</strong><br />
Sara (Epilepsi) hastaları için şifa kaynağıdır. Düzenli kullanıcıların tanıklıklarında, düzenli arı sütü ve polen kullanımında nöbetlerin hafifleştiği va nöbet aralarının açıldığı hatta aylarca nöbet görmeme durumlarına ulaşıldığı çeşitli kaynaklarda ifade edilmiştir</p>
<p><strong>Şeker Hastalığında İnsülin Kullanımını Azaltıyor</strong><br />
Diabetlerin (şeker hastalarının), düzenli arı sütü almaları halinde, insülin kullanımını yarı yarıya oranlara kadar azaltabildikleri gözlenmiştir. Tip II Diabetler ise kan şekerini düşüren özelliğinden yararlanarak ilaç kullanımını azaltabilmektedirler. Böylece, tamamen doğal arı sütünün insulin etkisinden yararlanılarak, karaciğer daha az yıpratılmış olmakta ve arı sütünün sayısız diğer yararlarından faydalanılmaktadır.</p>
<p><strong>Parkinson ve Alzheimer Hastalarında Olumlu Etki</strong><br />
Unutkanlık, Parkinson, Alzheimer ve benzeri diğer sinir sistemi hastalıklarına deva olan acetylcholine maddesi ve phospho &#8211; lipids’ler bakımından arı sütü zengin içeriklidir. Buna ek olarak, arı sütü ve polen içeriklerinde yine zengin oranlarda bulunan doğal hormonlar, mineraller, B-Kompleks vitaminleri, folik asit ve bazı yağ asitleri de özellikle beyin ve sinir sistemi başta olmak üzere, beden genelinde olumlu ve şifalı etkiler gösterirler.</p>
<p>Yaşlılıkta, arı sütü hücre yenilenmesini tetikler. Böylece yaşlanma etkilerinin önüne geçerek, uzun ve sağlıklı bir gençliğin sürdürülmesine yol açar.</p>
<p><strong>Migren ve Regl Ağrılarını Azaltıyor&#8230;</strong><br />
Migren ve bayanların regl dönemlerinde ağrıyı azaltıp dindiren özellikleriyle arı sütü ve propolis etkin ve doğal çözümler sunuyor.</p>
<p><strong>Sırt ve Ayak Ağrılarına İyi Geliyor</strong><br />
Arı sütü, siyatik, lumbago ve disk rahatsızlıklarına faydalıdır. Kasları gevşeterek, yorgunluğu azaltıyor ve bu sayede kişin kendini daha zinde hissediyor. İçinde bulunan echinacea ve hydroxydecanoic asitin bu tür sorunlara çok iyi geldiği araştırmalar ışığında tespit edilmiş.</p>
<p><strong>Arı Sütüyle Stresden Uzak Bir Yaşam&#8230;</strong><br />
Ayrıca Arı sütü ve polenin güçlü antidepresan özellikleri de keşfedilmiştir. Anksiyete ve yoğun stres şikayetleri olanlara tamamen doğal ve yan-etkisiz çözümler içerir.</p>
<p>Şehir yaşamının yan etkilerinden olan kronik yorgunluk, halsizlik, isteksizlik gibi sorunlara arı sütü ve polen yaygın olarak denenmiş çözümlerdir.</p>
<p>Fiziksel ya da zihinsel yoğun mesai yapanlara arı sütü ve polen iş-antreman öncesi kullanımlarda metabolik motivasyon ve yüksek performans sağlar, bedensel-zihinsel aktivite sonrası kullanımlarda ise dinlendirici ve dinginlik vericidir.</p>
<p><strong>Arı Sütü Kemik Erimesine Karşı&#8230;</strong><br />
Japonya Nagasaki Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiş olan bir çalışmada arı sütünün kemik dokusunu geliştirici ve destekleyici etkisi araştırılmıştır. Sadece arı sütü verilen deneklerde kemik yoğunluğunda % 85 oranında artış saptanmıştır. Araştırmada arı sütünün bağırsaktan kalsiyum emilimini artırdığı ortaya konmuştur. Yine Japonya’da yapılmış başka bir araştırma ise hücre kültürü ortamında arı sütünün kemik yapımında görevli osteoblast hücreleri üzerinde etkili olarak kemik yapımı için gerekli tip 1 kollajen ve benzeri maddelerin sentezini uyardığını göstermiştir. Kemik erimisine karşı arı sütüyle birlikte kalsiyum değeri yüksek besinler ya da doğrudan kalsiyum ve magnezyum içeren destekler alınması önerilir.</p>
<p><strong>Kolestrolü Düşürüyor, Tansiyonu Dengeliyor</strong><br />
Üniversitelerde bilim adamlarınca yapılan araştırmalarda saf arı sütü kullanımının kolestrol’de % 14 civarında ve trigliseridlerde ise % 38’e kadar düşüşlere yol açtığı tesbit edilmiştir. Ayrıca, kroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alanlarda önemli üstünlük gözlenmiştir. Yani mevcut kolesterol’ün kalp-damar ve karaciğer üzerindeki zararlarını tolere ettiği de saptanmıştır. Arı sütü yanında propolis de kan değerlerinin iyileşmesinde etkindir.</p>
<p>Kullanıma başlandıktan çok kısa bir sürede kullanıcının kalp damar sisteminde dengeleyici yönüyle etkin olan arı sütü damar tıkanıklığına da iyi geldiği tespit edilmiştir. Damarların iç çeperini açar, kanı inceltir, böylece kan akışını tüm kılcal damarlara kadar ulaşmasında rol oynar.</p>
<p><strong>Menapoz ve Andropoz Döneminde Şikayetleri Azaltır</strong><br />
Arı sütü, Kadınlarda Regl ve Menopoz dönemlerinde ve erkeklerde ise Andropoz döneminde bünyeyi destekler. Bir dizi araştırma sonuçlarının derlendiği bir bilimsel makalede de arı sütünün kadınlarda menopoz sonrası şikayetleri azaltıcı etkisi olduğu belirtilmiş ve yumurtalıkları ameliyatla çıkarılmış deney hayvanlarında yapılmış bir araştırmada arı sütünün bu etkisinin östrojen benzeri maddeler salgılatmak yoluyla gerçekleştirdiği anlatılmaktadır. Erkeklerde ise testerasyon hormonunun salgılanması şeklinde paralel etki kendini gösterir.</p>
<p><strong>Tiroid Bezine Yarar Sağlıyor</strong><br />
Tiroid bezinin önemli bir otoimmun hastalığı olan Graves Hastalığı’nda otoimmun antikorları baskılayarak düzenleyici görev yapabileceği belirtilen arı sütünün, tiroid beziyle ilgili pek çok sorunda çözüme yardımcı olabileceği bildirilmiştir</p>
<p><strong>İltihabi Tüm Hastalıklara İyi Geliyor</strong><br />
Eklem-Mafsal İltihabı (Arterit), Romatizma ağrıları, çeşitli iltihabi hastalıklar, karaciğer yağlanması ve eklem hastalıklarında yararlıdır. Arı sütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda başarı ile kullanılabileceğini destekleyen bir çalışma da Bulgaristan’da yapılmıştır.</p>
<p>125 iltihabi hastalık üzerinde yapılan araştırmada arı sütünün organizmada immino-biyolojik aktiviteyi arttırarak hastalığın önlenebileceği sonucuna varılmıştır. Propolis de iltihabi tüm hastalık ve enfeksiyonlarda ilaç tedavisine ek önemli bir deva kaynağıdır.</p>
<p><strong>Ülser ve Kolit Gibi Mide ve Bağırsak Hastalıklarında&#8230;</strong><br />
Kolit, ülser ve gastrit gibi mide ve bağırsak sistemine ait hastalıklara iyi geldiği tespit edilmiştir.</p>
<p><strong>Böbrek ve Karaciğer Hastalıklarında&#8230;</strong><br />
Böbrek ve idrar yolu hastalıklarına da iyi gelen arı sütünün karaciğerin fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediği durumlarda ve alerjik rahatsızlıklara iyi geliyor.</p>
<p><strong>Gebeliğin Sağlıklı Geçmesini Sağlıyor</strong><br />
Hamilelerde gebeliğin sağlıklı geçmesinde, fetusun ve annenin sağlıklı beslenerek zararlı etkilerden korunmasında büyük rol oynuyor. Bebeklerin çabuk ve sağlıklı gelişerek ruh ve beden bütünlüğünün sağlanmasında önemli faydalar sağlıyor.</p>
<p><strong>Emziren Annelerin Sütünü Arttırıyor</strong><br />
Emziren annelerin sütünü arttırarak bebeğin daha sağlıklı olmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Rejim Yapanlar İçin İdeal&#8230;</strong><br />
Zayıflama rejimlerinde dengeli bir beslenme temin ederek vücut direncini arttırmada kullanılabilmektedir.</p>
<p><strong>Sigaranın Olumsuz Etkilerini Azaltıyor</strong><br />
Bronşiyal Astım, allerji, nefes darlığı ve sigaraya bağlı soluk alma zorluğu yaşayanlara arı sütü deva olur. Astım sorunu yaşayan kullanıcılardan kısa sürede ürünün olumlu etkisiyle yanıt alınmaktadır.</p>
<p><strong>Cildi Gençleştirir, Parlaklaştırır, Işıldamasını Sağlar</strong><br />
Kırışıklara, deri hastalıkları ve sorunlarına, sivilceye deva olan arı sütü ve propolis cilde gençlik veren ve deri nemini ve parlaklığını koruyan etkiler gösterir.. Bu sonuçlar için ten üzerine doğrudan propolis-bal uygulaması, deri üzerine küçük miktarlarda arı sütü uygulaması ve bu iki ürünün ağız yoluyla alımı önerilir.</p>
<p><strong>Saçlarınız Dökülmüyor&#8230;</strong><br />
Kullanılan şampuana % 3-5 oranında katılıp düzenli ve günlük kullanımında saç dökülmesini % 80 oranında azalttığı iddia ediliyor.</p>
<p><strong>Arı Sütü Nasıl Kullanılır ?</strong><br />
Arısütüne metal kaşık ile temasından kaçınılmalıdır. Onun yerine plastik ya da tahta bir tatlı kaşığı ile ağza alınıp, dil altına konulur, yaklaşık 5 saniye bekletilir ve sonra yutulur. Tüketim aç karnına yapılmalı ve en az 10 dakika geçmeden üzerine birşey yenilmemelidir. Ayrıca arı sütünü güneş ışığına maruz bırakmayınız.</p>
<p><strong>Arı Sütünü Kimler Kullanabilir ?</strong><br />
Arısütü bilimsel gramajlar dahilinde; bünyenin yaşına, sağlık derecesine, varsa hastalığın ağırlığına veya istenilen rahatsızlık derecesine göre; dozajına uygun kullanıldığı takdirde doktora danışarak herkes tarafından kullanılabilir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fari-sutunun-faydalari&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/ari-sutunun-faydalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fındık Ağacı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/findik-agaci</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/findik-agaci#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 06:33:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2309</guid>
		<description><![CDATA[(Coryllus avellana) Dağlık yerlerde, memleketimizin Kara deniz kıyılarında yetişen bir ağaçtır. Meyvesi olan fındık, her yerde çok sevilen, çok yenen bir yemiş olduğu için bulunduğu bölgenin iktisat ve ticareti bakımından da önemli olan bir nebattır. Odunu gevrektir. Marangozlukta bazı eşyanın yapılmasında kullanılır. Fındık dediğimiz meyve da (yüzde 53) kadar yağ bulunur. Fındık yağı badem yağına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(Coryllus avellana)</strong><br />
Dağlık yerlerde, memleketimizin Kara deniz kıyılarında yetişen bir ağaçtır. Meyvesi olan fındık, her yerde çok sevilen, çok yenen bir yemiş olduğu için bulunduğu bölgenin iktisat ve ticareti bakımından da önemli olan bir nebattır. Odunu gevrektir. Marangozlukta bazı eşyanın yapılmasında kullanılır. Fındık dediğimiz meyve da (yüzde 53) kadar yağ bulunur.</p>
<p>Fındık yağı badem yağına benzer ve onun kullanıldığı yerlerde kullanılır.<br />
Her şeyden önce fındık, besleyici bir maddedir. Tazesi ve kurusu gıda olarak kullanılır. Hazmı biraz güç ise de nişastalı ve şekerli maddelerile vücudu kuvvetlendirir.</p>
<p>Fındık yapraklarından (25) gramını bir litre suda haşlayarak fincan ile içerler. Kanı temizleyici tesiri vardır.<br />
Fındık ağacının yakılmasile elde edilen kömür, hafif ve güzel bir kömürdür. Toz edilip kahve kaşığı ile alınırsa mide ve bağırsaklardaki gazları giderir. Hazımsızlıklara, sürgünlere karşı güzel bir ilâç olur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Ffindik-agaci&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/findik-agaci/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişbudak Ağacı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/disbudak-agaci</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/disbudak-agaci#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 13:28:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2217</guid>
		<description><![CDATA[(Fraxinus excelsior) Bu ağaç, ilk bakışta, yüksek boyu, büyük güzel yaprakları ile dikkati çeker. Kıymetli olan orman ağaçlarından birisidir. Boyu (30) metre kadar uzun olabilir. Yaprakları (9 &#8211; 13) parçalı bir dantelâ gibidir. Dişbudak, sert ve dayanıklı bir oduna malik olduğundan, marangozlukta bazı âletlerin ve eşyanın yapılmasında kullanılır. Yaprakları, ilkbahar ve yaz aylarında kurutulur, kabuğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(Fraxinus excelsior)</strong><br />
Bu ağaç, ilk bakışta, yüksek boyu, büyük güzel yaprakları ile dikkati çeker. Kıymetli olan orman ağaçlarından birisidir. Boyu (30) metre kadar uzun olabilir. Yaprakları (9 &#8211; 13) parçalı bir dantelâ gibidir.<br />
Dişbudak, sert ve dayanıklı bir oduna malik olduğundan, marangozlukta bazı âletlerin ve eşyanın yapılmasında kullanılır.<br />
Yaprakları, ilkbahar ve yaz aylarında kurutulur, kabuğu ilkbaharda (4-5) yıllık veya daha eski dallarından tedarik olunur.<br />
Yaprakları emzikli kadınların süt ifrazlarını ziyadeleştirmek hassasım haizdir.<br />
(60) gram dişbudak yaprağı, bir litre suda haşlanarak sabah ve akşam birer kahve fincanı içilirse, romatizma hastalığına faydası vardır. Vücuda kuvvet verir. Ateşi düşürür<br />
Aynı zamanda yaprakları pekliğe karşı iyi gelir. Sürgün ilâcı (müshil) gibi tesiri, (70 &#8211; 80) gram yaprak, bir litre suda kaynatılarak fincan ile içildiği zaman görülür.<br />
Bunun tersine olarak dişbudak kabuğu, peklik hasıl, eder ve bu kabuğun ateşi düşürücü tesiri vardır. Bu maksat için, kabuğun (20) gram miktarını bir litre suda kaynatmak icap eder.<br />
Dişbudağın tohumları da ilâç gibi kullanılır. Bu tohumların (30 &#8211; 40) gram miktarını bir litre suda kaynatarak hazırlanan ilâç, sidiği söktürür ve bu suretle vücutta toplanan zehirlerin dışarıya atılmasını sağlamış olur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fdisbudak-agaci&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/disbudak-agaci/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dev Kulağı Nedir ?</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/dev-kulagi-nedir</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/dev-kulagi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2010 13:00:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2213</guid>
		<description><![CDATA[(Bardan &#8211; Lappa majon) Bu nebatın adına, (Büyük dul avrat otu) da derler. Yaprakları büyük, yeşil renkte, altları beyaz sincabimtraktır. Çiçekleri teşkil eden kısım ince, uzun dikenleri havidir. Kök kalındır. Kokusu yoktur. Lezzeti acıdır. Kökü, kurutulmadan önce, yuvarlak olarak kesilir. Sonra gölge bir yerde, açık havada, yahut özel fırınlarda kurutulur. Yaprakları ilkbaharda toplanıp kurutulur. 80 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(Bardan &#8211; Lappa majon)</strong></p>
<p>Bu nebatın adına, (Büyük dul avrat otu) da derler. Yaprakları büyük, yeşil renkte, altları beyaz sincabimtraktır. Çiçekleri teşkil eden kısım ince, uzun dikenleri havidir. Kök kalındır. Kokusu yoktur. Lezzeti acıdır. Kökü, kurutulmadan önce, yuvarlak olarak kesilir. Sonra gölge bir yerde, açık havada, yahut özel fırınlarda kurutulur. Yaprakları ilkbaharda toplanıp kurutulur.</p>
<p>80 gram miktarındaki kök, bir litre suda yirmi beş dakika kadar kaynatılmakla iyi bir ilâç elde edilir. Bundan günde bir kaç çorba kaşığı alınırsa, eski romatizma ağrılarını keser. Terletmek suretile vücuttaki zehirli maddelerin dışarıya atılmasına yardım eder. Kanın temizlenmesini sağlayıcı bir tesiri vardır. Nikris hastalığında pek iyi gelir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fdev-kulagi-nedir&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/dev-kulagi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

