<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Çocuk Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/saglik/cocuk-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 15:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Sünnet Sonrası Yapılacaklar</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sunnet-sonrasi-yapilacaklar</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sunnet-sonrasi-yapilacaklar#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2011 09:21:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2808</guid>
		<description><![CDATA[Kanamaları önlemek ve yarayı temiz tutmak için pansuman yapılmalıdır. Sünnet sonrasında dikiş için kullanılan ipler kendiliğinden düştüğü için herhangi bir doktora gidip aldırmaya gerek yoktur. Sünnet sonrası peniste şişme görülen bir yan etkidir; ancak endişelenmeye gerek yoktur. Penise müdahale edilmeden banyo yaptırılabilir. Ancak sargının dışkıyla kirlenmesi durumunda sargının çıkarılıp değiştirilmesi gerekmektedir. Sargıyı çıkarmak için doktora [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p>Kanamaları önlemek ve yarayı temiz tutmak için pansuman yapılmalıdır. Sünnet sonrasında dikiş için kullanılan ipler kendiliğinden düştüğü için herhangi bir doktora gidip aldırmaya gerek yoktur. Sünnet sonrası peniste şişme görülen bir yan etkidir; ancak endişelenmeye gerek yoktur.</p>
<p>Penise müdahale edilmeden banyo yaptırılabilir. Ancak sargının dışkıyla kirlenmesi durumunda sargının çıkarılıp değiştirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Sargıyı çıkarmak için doktora gitmeden sargıyı ıslatmalısınız ki hem çocuğunuzun canı yanmasın hem de sargıdaki yapışkanlık kolayca açılsın.</p>
<p>Sünnet işlemi bittikten sonra iyileşme ve tedavi aşamasında doktorun önermiş olduğu ilaçlar yeterlidir. Aksi bir durum söz konusu olduğunda ilaç kullanımına devam ediniz. </p>
<p> Sünnet lokal anestezi değil de genel anestezi şeklinde yapıldıysa, belirli bir süre sonunda yeme ve içmeye devam edilmelidir.</p>
<p>Sünnet sonrası dikişlerin patlamaması ve yaranın enfeksiyon kapmaması için fazla hareket edilmemesi gerekmektedir. İdrar yapılırken hafif yanmalar hissedilebilir. Bu beklenilen bir durumdur. Ağrı kesiciler sayesinde zamanla düzelecektir. </p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsunnet-sonrasi-yapilacaklar&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sunnet-sonrasi-yapilacaklar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağızdan Soluma</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/agizdan-soluma</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/agizdan-soluma#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 May 2011 06:16:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2614</guid>
		<description><![CDATA[Burundan solunum engellenir. Bunun nedeni bazen soğuk algınlığı olabilir. Bademcikler genellikle ağızdan solumanın nedeni olmaz ama gene de kontrol edilmesi iyi olur. Çoğu zaman soğuk algınlığından sonra, hele hastalık üst üste nüksetmişse, ağızdan nefes alma alışkanlık haline gelebilir. Dudakların çok küçük olması ve dişlerin ağzın kapanmasına engel olacak kadar dışarı doğru çıkması. Bunda 5 yaşından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Burundan solunum engellenir. Bunun nedeni bazen soğuk algınlığı olabilir. Bademcikler genellikle ağızdan solumanın nedeni olmaz ama gene de kontrol edilmesi iyi olur. Çoğu zaman soğuk algınlığından sonra, hele hastalık üst üste nüksetmişse, ağızdan nefes alma alışkanlık haline gelebilir.</p>
<p>Dudakların çok küçük olması ve dişlerin ağzın kapanmasına engel olacak kadar dışarı doğru çıkması. Bunda 5 yaşından sonra da başparmağı emmeye devam etmek rol oynayabilir.<br />
Bebeklerde: Normal olarak üst dudak yukarı doğru kalkar ve ancak bebek iki yaşında olunca dudak düzgünleşir. Bazı çocuklarda ise bu dudak biçimi değişmez.</p>
<p><strong>Tedavisi; </strong>öne fırlamış dişler ya da başka herhangi bir engel varsa bunu ortadan kaldırın. Bu mümkün değilse ya da istenmiyorsa üzerinde durmaktan vazgeçin. Düzelmesi mümkün olmayan bir şeyi söz konusu yapmak çocuğun neş&#8217;esini kaçırmaktan başka işe yaramaz. Ağızlarından nefes alan çocuklar zekâ bakımından diğer çocuklardan farklı değildirler, farklı muamele görmemeleri gerekir. (Dili dışarıda geri zekâlı bir çocuk bunların dışında kalır).</p>
<p><strong> Boyundaki bezlerin büyümesi: </strong>(Uzun süreli, doktora gidin) 4-8 yaş arasında o kadar yaygındır ki bu çağ için hemen hemen normal bir durum sayılır. Solunum yolları enfeksiyonu. Kafatasının derisinde enfeksiyon. Bezlere bağlı ateş. Alman kızamığı (Rubella) Tüberküloz. ENDER GÖRÜLÜYOR artık.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fagizdan-soluma&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/agizdan-soluma/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konuşma Güçlükleri</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/konusma-guclukleri</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/konusma-guclukleri#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Apr 2011 06:51:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2593</guid>
		<description><![CDATA[Konuşmanın gecikmesi Sebepleri: NE TEMBELLİKTEN, NE DE ÇOCUĞUN  DİLİ BAĞLI OLMASINDAN İLERİ GELİR. 1. Normal olarak konuşma yaşı herkes için bir değildir: örneğin Einstein&#8217;in dört yaşma kadar konuşmadığı bilinir. Çoğu zaman aileden gelir, örneğin Darwin ailesi için de aynı şey söylenir. Genellikle konuşma gecikirken başka bir faaliyet başlamış olur, örneğin yürüme. 2. öğrenme imkânlarının azlığı: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konuşmanın gecikmesi</strong><br />
<strong>Sebepleri: </strong>NE TEMBELLİKTEN, NE DE ÇOCUĞUN  DİLİ BAĞLI OLMASINDAN İLERİ GELİR.<br />
<strong>1.	Normal olarak konuşma yaşı herkes için bir değildir: </strong>örneğin Einstein&#8217;in dört yaşma kadar konuşmadığı bilinir. Çoğu zaman aileden gelir, örneğin Darwin ailesi için de aynı şey söylenir. Genellikle konuşma gecikirken başka bir faaliyet başlamış olur, örneğin yürüme.</p>
<p><strong>2.	öğrenme imkânlarının azlığı: </strong>Anneden ayrı kalma; ya da beşiğinde fazla yalnız kalması.<br />
Çocuğun her söylediğini düzelterek tekrarlayan titiz bir anne onun normal olarak konuşma gayretini baltalayabilir.<br />
<strong>3.	Sağırlık (Doktora gitmek gerekir.)</strong> iki kulakta olunsa çocuk hiç konuşmaz.<br />
<strong>a) Kısmi sağırlık:</strong> Çıkarmakta özellikle sıkıntı çektiği sesler «g», «1» ve «r» sesleridir, çünkü bu seslerin nasıl çıktığını dudaklara bakarak kavrayamaz.<br />
<strong>b) Yüksek titreşimli seslere karşı sağırlık:</strong> Bazı çocuklar alçak titreşimli sesleri duyarlar da normal tondaki sesleri duyamazlar.<br />
<strong>4. İkizler: </strong>İkizlerin neden geç konuştukları anlaşılamamıştır.<br />
<strong>5. </strong>Genellikle erkekler kızlardan daha geç konuşurlar.<br />
<strong>6.	Zekâ geriliği: </strong>Bu ancak diğer gelişme devrelerinde de gerilik varsa söz konusudur.<br />
<strong>7. </strong>Kaslarla ya da başka rahatsızlıklarla ilgili spazmlar. (Doktora gidin)</p>
<p><strong>Tedavisi:</strong> Bedensel bir rahatsızlıktan kuşkulu iseniz doktora başvurun, ilk üç yıl içinde çocuğunuzun bol bol konuşmasına fırsat verin. Onu dinleyin ama hiç bir zaman konuşmaya zorlamayın. Konuşma güçlüğü çeken çocuk sinirli olur, hatta öfke nöbetleri geçirebilir.</p>
<p><strong>Açık seçik konuşamamak, pelteklik</strong></p>
<p><strong>Sebepleri:</strong><br />
Burundan konuşma: geçici bir soğuk algınlığından, bademciklerden, ya da müzmin nezleden ileri gelebilir. (Doktora gidin) Dilin özellikle «s» sesi çıkarırken yanlış kullanılması. Kısmî sağırlık (Doktora gidin)</p>
<p>Yüksek titreşimlere karşı sağırlık, konuşma bozukluğu olan birisini taklit. Ağzın yapısıyla ilgili bir kusur: yarık damak, çene yapısında biçimsizlik, spazmlar.</p>
<p><strong>Tedavisi: </strong>Yapısal bir temeli olmadıkça bu türden bütün konuşma bozuklukları düzeltilebilir. Çocuk 4 yaşına geldikten sonra ve okul çağı başlamadan konuşmayı düzeltmek için eğitime başlaması gerekir.</p>
<p><strong>Kekemelik</strong><br />
Erkek çocuklarda daha yaygındır. Genellikle aileden gelir, 2-6 yaşları arasında başlar. Kekeme çocuklarda (Yukarıya bakın) zekâ ya normal ya da normalin üstündedir. Çoğu zaman asap bozukluğu ile bir arada görülür.</p>
<p><strong>İki tür kekemelik vardır:</strong><br />
<strong>1. </strong>Genellikle bilincine varmadan heceleri üst üste söyler.<br />
<strong>Tedavisi: </strong>üzerinde durmayın. Sinir gerginliği yaratacak durumları önleyin. Bu dönem belki de tamamen geçecektir.<br />
<strong>2. </strong>Çocuk bu durumunun farkındadır ve bu yüzden iyice sıkılmaktadır. Kendisini zorlayınca larenksteki boğazdaki ve göğüsteki kaslar, hatta yumruklar sıkılır. Konuşma engellenir.</p>
<p><strong>Tedavisi: ö</strong>nce doktor tavsiyesiyle konuşma bozukluklarını tedavi eden bir uzmana gidin. Bu mümkün değilse ya da sonuç alınamazsa üzerinde durmayın.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fkonusma-guclukleri&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/konusma-guclukleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Bakımı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-bakimi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-bakimi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 00:09:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2128</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk yeni doğduğu zaman ona yapılacak bakım işleri başlı başına bir konudur. Anaların ve babaların bu ehemmiyetli işin esaslı, fenni yollarını bilmeleri lâzımdır. Ana, baba bunu ne kadar iyi bilir ve tatbik ederse doğan çocuk, ona göre, sağlam, hastalıksız ve gürbüz olur. Çocuk, doğar doğmaz, hekim veya ebe tarafından göbeği kesildikten sonra, derisi üstündeki yağlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk yeni doğduğu zaman ona yapılacak bakım işleri başlı başına bir konudur. Anaların ve babaların bu ehemmiyetli işin esaslı, fenni yollarını bilmeleri lâzımdır. Ana, baba bunu ne kadar iyi bilir ve tatbik ederse doğan çocuk, ona göre, sağlam, hastalıksız ve gürbüz olur.</p>
<p>Çocuk, doğar doğmaz, hekim veya ebe tarafından göbeği kesildikten sonra, derisi üstündeki yağlı maddeleri temizlemek lazımdır. Bunun için temiz zeytinyağına batırılmış bir pamukla vücudundaki kirlilikleri silinir, çabucak sıcak bir örtüye sarılır. Sonra (37) derecelik (aşağı yukarı dirsek dayanacak kadar) sıcak bir banyoda, ağzına, burnuna su kaçmayacak bir şekilde, yıkanır. Banyodan sonra, güzelce, kurulanır, bilhassa kasık ve koltuk altları ile kaba etlerinin araları ve çene altı güzelce ve dikkatle kurulanmalıdır.</p>
<p>Yeni doğmuş bir çocuk, ilk banyodan sonra rahat bir uykuya dalar. Ebe veya hekim bağlanan göbeği, banyodan sonra, bir daha muayene eder, Temiz bir pansumanla göbek yerini kapatır.. O gün ve ondan sonraki günlerde, kesilen göbeği el ile tutmak, hiçbir zaman, doğru değildir. Temiz ve kaynatılarak mikrobu öldürülmüş pensler ile iş görülecektir.</p>
<p>Alkol pansumanı yapılarak ve göbek tozu (Dermatol) ekilerek her gün yaraya dikkat edilecektir. Böyle yapılmazsa dışarıdan gelecek bir takım mikroplar, göbek yarasından içeriye girerek, orada (yılancık), (karın zarı iltihabı) gibi hastalıklara ve çocuğun kanının zehirlenmesine (septisemiye) sebep olabilirler. Çocuğun altına konacak bezleri o suretle yerleştirmelidir ki, bunlar göbek pansumana dokunmasın ve bu bezler ıslandığı zaman ıslaklık göbek pansumanına da geçmesin.</p>
<p>Çocuğun altına konan bezler, her kirlenişte, sık sık değiştirilmelidir Yeni doğan çocuğun banyosundan sonra, çamaşırları giydirilir. Sıra gözlerine gelmiştir. Baştan (Asidborikli su) ile ıslatılmış bir pamukla gözlerin etrafında ve kapak aralarında toplanabilin kirlilikler silinir. Sonra, yüzde bir nikbetinde olarak hazırlanmış, (cehennemtaşı &#8211; Nitrate d&#8217;argent) mahlûlünden iki gözüne birer damla damlatılır.</p>
<p>Çünkü rahim yollarında her vakit bulunabilen zararlı mikroplar, çocuğun gözlerine girmiş olabilirler. Gözlerde sonradan iltihaplara ve körlüklere sebep olurlar. Damlanın bu hastalıkların hâsıl olmamasına &#8216;büyük yardımı vardır. Bu damla kullanılmazdan önce, doğumdan sonraki çocuk göz hastalıkları pek çok görülürken, ilâcın tatbikinden beri bunlar, pek ziyade, azalmıştır. Yeni doğmuş çocuğun vücudu, sıcaklık derecesini kolay kaybeder.</p>
<p>Bunun için onu sıcak örtülere sarmak, sıcak suyu havi ve beze sarılmış bir şişeyi yatağına koymak çok faydalıdır. (Yalnız dikkat etmeli ki, bu şişe çok sıcak olup da çocuğun vücudunu yakmak gibi bir kazaya sebep olmasın.)</p>
<p>Çocuk ilk yirmi dört saatte sağ tarafına yatırılır. Ayak tarafının biraz yüksek olmasına dikkat etmek lâzımdır.<br />
Bu suretle doğum sırasında burun ve hava yollarına kaçabilen kirli ve kanlı sular, kolayca, dışarıya akarlar.<br />
ilk banyosundan sonra çocuk, derin bir uykuya dalar. Eğer uyandırılmazsa, bu uyku (12-24) saat kadar sürebilir.<br />
Çocuk uykudan ağlayarak uyanır. Bu suretle karnının acıktığını bildirmiş olur. İlk yirmi dört saatte çocuk emzirilmez. Fakat suya ihtiyacı fazla olduğundan, dörder saat aralıkla, bir parça, kaynatılıp soğutulmuş, temiz su ve yahut (Yüzde beş) şekerli su verilir.</p>
<p>Yirmi dört saat sonra çocuk, ilk defa, emzirilir. İlk günde çocukta dikkat edilecek bazı haller vardır Göbekten kan boşanması, çocuğun morarması, derisinin renginin, birdenbire, değişmesi., gibi haller olursa, vakit geçirmeden, hekime başvurmalıdır. Doğumdan sonra (5-10) gün içinde göbek kuruyup düşer. Göbek düşenciye kadar çocuğa banyo yaptırılmaz. Ondan sonra muntazam bir surette çocuğun günlük banyolarına başlamak lâzımdır.</p>
<p>Banyo sıcak bir odada yapılır. Suyun derecesi (35) santigrat (dirsek dayanacak kadar) olmalıdır.<br />
Banyodan sonra, kasık ve kaba etlerin araları, koltuk ve çene altları güzelce kurulanır. Bolca pudralanır. (Bu iş yapılırken pudra kutusunun devrilip pudraların etrafa saçılmamasına dikkat etmek lâzımdır. Böyle kazalarla çocukların pudra tozlarını teneffüs etmeleri öldürücüdür.)<br />
Çocuğun dışkısı (büyük abdesti) üçüncü güne kadar kokusuz, yumuşak, yapışkan, koyu esmer renkte bir maddedir.</p>
<p>İlk sütten hâsıl olacak dışkı ancak üçüncü gün görülür. Günde (2-3) defa çıkar. Sarı renkte ve bazı defa yeşile çalar bir görünüştedir. Bu esnada dışkıyı yeşil görüp te telâş ve heyecana kapılmak, çocuğun sütünü değiştirmeye kalkışmak doğru değildir.</p>
<p>Çocuğun ağırlığı, gün geçtikçe, muntazam bir surette ziyadeleşip, tabii halde devam ettikçe ve başka bir rahatsızlık belirtisi görülmedikçe dışkının yeşil renkte olması, telâş ve tedaviyi icab ettirecek bir hal sayılmaz.<br />
Çocuğun ilk sidiği çok açıktır. Sonra esmere kadar koyu çıkar ve hatta leke ve tortu bırakmağa başlar.<br />
İlk işemeden sonra çocuk, bir iki gün, işemeyebilir. Sonra, yavaş yavaş ve gittikçe sık olarak, işemeye başlar.<br />
Çocuğun, ilk günlerde, suya çok ihtiyacı vardır. Henüz yeni gelen ana sütü de bu ihtiyacı lüzumu kadar karşılayacak derecede suyu havi değildir.</p>
<p>Eğer bu zamanda çocuğa su verilmezse dördüncü, beşinci günlere doğru, sırf bu susuzluk yüzünden, çocuğun ateşi (38-39) dereceye kadar yükselebilir. Bunun önüne, ancak, çocuğa kaşıkla ve azar miktarda temiz su vermekle geçilir. &#8216; Çocuğa, lüzumundan fazla, kaim ve çok elbise giydirmek, fayda dan ziyade, zarar verir. Giyilecek şeyler, mevsime göre, seçilmelidir.</p>
<p>Çocuğun giydirilip kundaklanmasında, kol ve bacakların serbestçe hareketini sağlayacak bir usulün kabulü lâzımdır. Kundak ve çamaşırların daima yumuşak, kuru ve temiz olması, kirlenen bezlerin, sık sık, değiştirilmesi icab eder. Sütten ibaret olan gıdası yeter derecede olmayacak olursa çocuk, hiçbir rahatsızlık duymadan, günlerce büyük abdeste çıkmayabilir. Bunu bir peklik sanarak, ana, baba yersiz telâş ve heyecanlara düşmemeli, çocuğun gıdasını tamamlamaya çalışmalıdırlar.</p>
<p>Eğer peklik (inkıbaz) çocuğu rahatsız ederse makattan konacak fitillerle işi idare etmeli, sürgün ilâcı (müshil) verilmemelidir. Kahve kaşığı ile bir parçacık (badem yağı) verilmesine müsaade olunabilir.<br />
Çocuk, ilk günlerde, ana rahminde iken yuttuğu kanlı suları, kusabilir. Sonradan fazla emzirilirse, meme emerken aldığı sütün bir kısmını da dışarıya çıkarabilir.Kirli bardaklar ve kaşıklarla, emzirilir emzirilmez yerine yatırılan, karınları çok sıkı kuşaklarla bağlanan çocuklar, bu tesirler altında, gene kusarlar.<br />
Ana sütünden başka süt vermek veya iki memeyi birden emzirmek, gene kusmalar yapan sebepler arasındadır.<br />
Anadan doğma bir takım mide ve barsak darlıkları vardır ki, bunlar da kusmalar yaparlar. Bu hastalıkları ortaya çıkaracak ancak hekim muayenesidir.</p>
<p>Eğer, bir çocuk aldığı sütü, tamam olarak kusuyor ve bu hal sürüp giderek çocuğu kilodan düşürüyor veya büyümesine engel oluyorsa, hemen hekime haber vermek lâzımdır. Çok ağlayan veya huysuzlanan bir çocuğun, mutlaka, bir sıkıntısı vardır.</p>
<p>Çok defa bağırsaklarında gaz olursa, huysuzluk ve ağlamalar görülür. Bu takdirde, çocuğu biraz yüzükoyun veyahut sağına veya soluna yatırmaktan fayda görülür. Biraz papatya suyu yapıp, bir lâstik puvarla çocuğa lavman yapılırsa, gazları söktürerek rahatlık verir. Bundan da fayda görülmezse (anason)u çay gibi haşlayıp kahve kaşığı ile verilir.</p>
<p>Bazı çocuklarda, doğduklarının ikinci veya dördüncü günlerinde (sarılık) görülür. Telâşa lüzum yoktur. Bu sarılık, bir zaman sonra, kendi kendine geçer.Fakat, bazı defa, çok şiddetli ve devamlı sarılık olur ki bu ehemmiyetlidir.<br />
O zaman, çocuğu aile hekimine muayene ettirip tedavisine çalışmak lâzım gelir.Bir takım çocuklar vardır ki, bunlar cılız ve zayıf olarak doğarlar.Dünya üstünde doğan çocukların (yüzde 20 &#8211; 30) kadarının üç kilodan az bir ağırlıkta, yani cılız olarak doğduklarını çocuk hekimleri yazıyorlar.</p>
<p>Şu halde, epeyce bir sayıya varan zayıf ve cılız doğmuş çocukların bakımı bir kat daha ehemmiyetli bir meseledir.Çünkü çocuk ölümleri bir memlekette nüfusun ziyadeleşmesine engel olan sebeplerin başında gelir. Bu bakımdan da çocuk ölümlerini azaltabilmek için, cılız çocukların bakımını çok lüzumlu bir iş olarak ele almak lâzımdır.</p>
<p>Bir takım çocuklar vardır ki bunlar daha ileri derecede -zayıf ve cılız olarak doğarlar.<br />
Doğdukları zamanki ağırlıkları (2200) gramdan bile aşağıdır.<br />
Bunlar sıcaklık derecelerini çabucak kaybederler. Hatta yazın sıcak günlerinde doğdukları halde, içlerinde soğuyarak ölenleri de vardır.</p>
<p>Bunlar, çokcası, anasının karnındaki müddetini doldurmadan, vakitsiz doğan çocuklardır. Bu gibi çocukların muhafazası için bir takım âletler vardır. Bu âletler özel surette ısıtılan ve sıcaklığı daima ölçülü bulunan ufak kuluçka dolapları gibidir. </p>
<p>Zayıf ve vakitsiz doğan çocuklar, bir müddet bunların içinde bulundurularak vücutlarının sıcaklığı muhafaza edilir ve yaşamaları sağlanmış olur. Bu gibi çocukların teneffüs merkezleri de tabii şekilde çalışamaz. Vücutlarının hastalıklara ve mikroplara karşı dayanaklığı yoktur.</p>
<p>Nezleden dolayı burnu tıkanan çocuğa, ana sütünü kaşıkla vermek çok uygun olur.<br />
Bunların beslenme ve bakılmalarında daha büyük bir dikkat ve itina göstermek ister. Yeni doğan çocukta bazı arızalar vardır ki onlar, mutlaka ana ve babaların ehemmiyetle karşılaması lâzım olan hallerdir, O haller de şunlardır:</p>
<p>Çocuğun göbek yarasında kızartı, iltihap ve koku olması, göbeğin vaktinde düşmeyip cerahat yapması, gözlerinde akıntı ve çapak, ağızda beyaz lekeler, çocuğun vücudunda içi cerahat dolu sivilce ve çıbanlar hasıl olması, ateşin düşmesi ve çıkması, devamlı sürgün veya peklik&#8230;<br />
Bu gibi arızalarda, mutlaka, hekim çağırmalı, çocuk muayene ettirilmeli, bütün bu sıkıntıları hasıl eden sebeplere göre tedavi yapılmalıdır.</p>
<p>Bütün bunlar gösteriyor ki, yeni doğan bir çocuk, pek büyük bir dikkat ve bakılmak ister. Ancak bu dikkat sayesinde çocukların iyi büyümesi ve sağlam vücutlu olarak yetişmesi mümkün olur.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fcocuk-bakimi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/cocuk-bakimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yatağı Islatma</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/yatagi-islatma</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/yatagi-islatma#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 08:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1737</guid>
		<description><![CDATA[Tıptaki adı: Enuresis. Çocukların küçük abdestlerini kontrol edebilme yaşları çok değişiktir. Ortalama olarak 2 ve 3 yaşlarında gündüzleri bezini kirletmez, 3-4 yaşlarında gece de kirletmemeğe alışmış olur ama bazı geceler yatağını ıslatması 5 yaşına kadar normal sayılır. Tipler: Bu konuda çocuklar iki gruba ayrılırlar: 1. Hiçbir zaman idrarını tutamayan çocuklar. 2. Bir süre idrarını kontrol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tıptaki adı:</strong> Enuresis.<br />
Çocukların küçük abdestlerini kontrol edebilme yaşları   çok değişiktir. Ortalama olarak 2 ve 3 yaşlarında gündüzleri bezini   kirletmez, 3-4  yaşlarında gece de kirletmemeğe alışmış olur ama bazı geceler yatağını ıslatması 5 yaşına kadar normal sayılır. </p>
<p><strong>Tipler:</strong> Bu konuda çocuklar iki gruba ayrılırlar:<br />
1. Hiçbir zaman idrarını tutamayan çocuklar.<br />
2. Bir süre idrarını kontrol edebildikten sonra yeniden altını ıslatmaya başlayan çocuklar.</p>
<p><strong>Birinci grupla ilgili sebepler:</strong><br />
Bu alandaki gelişmeler yavaş olmaktadır. Belki de aileden gelen bir eğilimdir. Sabır en iyi tedavidir.<br />
Özellikle erkek çocuklarda idrar torbası küçük olabilir (aslında da kızlarınkine oranla erkeklerinki küçüktür.) Gündüzleri, çocuk idrarını uzun süre tutmaya alıştırılırsa idrar torbasının büyümesine yararı olabilir.<br />
<strong><br />
İkinci grupla ilgili sebepler:</strong><br />
Duygusal nedenler: Kıskançlık, aşırı titizlik, okulda zor durumlarda kalma, hastaneye gitme.<br />
Kızamık v.b. gibi hastalıklar yüzünden idrar kontrolü alışkanlığı bozulur. İdrar yolları enfeksiyonu.<br />
<strong>Tedavisi: </strong>Çocuk 6  yaşına gelmedikçe hiçbir tedavi gerekmez. Vücuttaki hastalıklar giderilmelidir. Çocuğa sevgi gösterin ve güven duygusunu geliştirin. Altını ıslattığı zaman onu cezalandırmayın, ama ıslatmadığı zaman mükafatlandırın.<br />
Psikolojik etkenler öğütlerden ve ilaçlardan çok daha önemlidir. Genel tavsiyelerin dışında çocuğunuzun durumunu ayrıca doktorla konuşun.<br />
<strong>Büyük abdesti tutamamak : </strong>  Erkek çocuklar arasında daha yaygındır. Hemen hemen müzmin kabızlık kadar önemlidir. İkisinin de temelinde psikolojik   etkenler vardır; incelenmesi gerekir.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fyatagi-islatma&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/yatagi-islatma/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meckel Divertikülü</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/meckel-divertikulu</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/meckel-divertikulu#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 07:27:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Meckel Divertikülü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1482</guid>
		<description><![CDATA[Meckel Divertikülü Akut karın ağrısı görülen ender bir hastalıktır. Akut apandisittekine benzer belirtiler gösterir. Tek farkı ağrının sağda değil, sol alt kann bölgesinde olmasıdır. Tedavi Tanı koymak için bazı özel işlemler yapılır. Tıkanan yeri almak üzere apandisektomiye benzer bir ameliyat yapılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Meckel Divertikülü</h1>
<p>Akut karın ağrısı görülen ender bir hastalıktır. Akut apandisittekine benzer belirtiler gösterir. Tek farkı ağrının sağda değil, sol alt kann bölgesinde olmasıdır.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Tanı koymak için bazı özel işlemler yapılır. Tıkanan yeri almak üzere apandisektomiye benzer bir ameliyat yapılır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fmeckel-divertikulu&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/meckel-divertikulu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mezenterik Adenit</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/mezenterik-adenit</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/mezenterik-adenit#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 07:24:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1480</guid>
		<description><![CDATA[Mezenterik Adenit Çocukta başağnsı, boyunda beze, 38°C&#8217;nin üstünde ateş gibi üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri görülür. Genellikle kusma olmaz. Ağn şiddetli değildir ve karnın orta bölümü ağrır. Tedavisi Tedavisi yoktur. Lenf bezlerinin iltihabı azaldıkça ağn hafifler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Mezenterik Adenit</h1>
<p>Çocukta başağnsı, boyunda beze, 38°C&#8217;nin üstünde ateş gibi üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri görülür. Genellikle kusma olmaz. Ağn şiddetli değildir ve karnın orta bölümü ağrır.</p>
<p><strong>Tedavisi</strong></p>
<p>Tedavisi yoktur. Lenf bezlerinin iltihabı azaldıkça ağn hafifler.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fmezenterik-adenit&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/mezenterik-adenit/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağırsak Düğümlenmesi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/bagirsak-dugumlenmesi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/bagirsak-dugumlenmesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 07:22:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bağırsak Düğümlenmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1477</guid>
		<description><![CDATA[Bağırsak düğümlenmesi belirtileri Bebekte kusma, çığlıkla ağlama, dizleri karına çekme gözlemlenir. Ağlarken yüzünün kızarması dışında solgun görünür. Kriz aralarında normal ve sakindir. Başlangıçta dışkı normalken, ilerledikçe bezine kanlı mukoza gelebilir. Tedavisi Tanıyı kesinleştirmek için karın röntgeni ya da ultrason filmi çekilir. Bebek ağır hasta ise acil ameliyat gerekir. Hafif vakalarda özel bir X ışını tekniğiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Bağırsak düğümlenmesi belirtileri</h1>
<p>Bebekte kusma, çığlıkla ağlama, dizleri karına çekme gözlemlenir. Ağlarken yüzünün kızarması dışında solgun görünür. Kriz aralarında normal ve sakindir. Başlangıçta dışkı normalken, ilerledikçe bezine kanlı mukoza gelebilir.</p>
<p><strong>Tedavisi</strong></p>
<p>Tanıyı kesinleştirmek için karın röntgeni ya da ultrason filmi çekilir. Bebek ağır hasta ise acil ameliyat gerekir. Hafif vakalarda özel bir X ışını tekniğiyle bağırsağı güçlendirecek baskı uygulanır. Bazı çocukların bağırsağını düzeltmek ya da o bölümü almak için ameliyat gerekebilir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fbagirsak-dugumlenmesi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/bagirsak-dugumlenmesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolin</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/kolin</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/kolin#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 07:19:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kolin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1475</guid>
		<description><![CDATA[Kolin Belirtileri Hem anne sütü ile beslenen hem de biberonla beslenen bebekleri etkiler. Bebek genellikle akşamları sancıyla kıvranır, Onun dışında sağlığı iyidir. Dizlerini karnına çeker, sürekli ağlar. Yalnızca dik tutularak gezdirildiğinde saatler sonra rahatlayabilir. Kolin Tedavisi Reçeteye ilaç yazılsa bile yararı olmayabilir. Ağır vakalarda biberonla beslenen bebeğe laktozsuz bir mama verilir, emziren anne süt içmemelidir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Kolin Belirtileri</h1>
<p>Hem anne sütü ile beslenen hem de biberonla beslenen bebekleri etkiler. Bebek genellikle akşamları sancıyla kıvranır, Onun dışında sağlığı iyidir. Dizlerini karnına çeker, sürekli ağlar. Yalnızca dik tutularak gezdirildiğinde saatler sonra rahatlayabilir.</p>
<p><strong>Kolin Tedavisi</strong></p>
<p>Reçeteye ilaç yazılsa bile yararı olmayabilir. Ağır vakalarda biberonla beslenen bebeğe laktozsuz bir mama verilir, emziren anne süt içmemelidir. Bu tür bir değişiklik için mutlaka hekime danışılmalıdır. Kolik enellikle üç-dört ay sonra kendiliğinden geçer.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fkolin&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/kolin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apandisit</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/apandisit</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/apandisit#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 07:19:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[apandisit]]></category>
		<category><![CDATA[apandist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1473</guid>
		<description><![CDATA[Apandisit Berirtileri Önce çocuğun karnının sağ alt köşesinde ağrı olur. Yemek yemez, hafif ateş ve kusma görülür. Kör bağırsağın bulunduğu yerde duyarlılık olur, bastırıldığında acır. Baskı birden kaldırılırsa acı artar. Çocuğa karnını şişirmesi ve sonra içine çekmesi söylenir ve yüzündeki acı ifadesi gözlemlenir. Apandisit Tedavisi Kör bağırsak patlayıp iltihap karına yayılmadan önce alınmalıdır, yoksa peritonite [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Apandisit Berirtileri</h1>
<p>Önce çocuğun karnının sağ alt köşesinde ağrı olur. Yemek yemez, hafif ateş ve kusma görülür. Kör bağırsağın bulunduğu yerde duyarlılık olur, bastırıldığında acır. Baskı birden kaldırılırsa acı artar. Çocuğa karnını şişirmesi ve sonra içine çekmesi söylenir ve yüzündeki acı ifadesi gözlemlenir.</p>
<p><strong>Apandisit Tedavisi</strong></p>
<p>Kör bağırsak patlayıp iltihap karına yayılmadan önce alınmalıdır, yoksa peritonite neden olur. Apandisektomi denilen küçük bir ameliyat yapılır. Bir ya da iki gün hastanede kalır, Bir hafta okula gidemez. Birkaç hafta spor yapamaz.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fapandisit&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/apandisit/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

