<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; İlaçlar</title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/saglik/ilaclar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 15:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Ağız İltihapları</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/agiz-iltihaplari</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/agiz-iltihaplari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 04:49:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1756</guid>
		<description><![CDATA[(Stomatites) Ağız iltihapları, en çok görülen ağız hastalıklardandır. Ağızda yanakların, dudakların içini, diş etlerini, ağzın tavanını teşkil eden damağı ve boğazı kaplayan ince bir zar vardır. Buna (Ağız muhat gışası) derler. İşte bu zarın çeşitli sebepler ve mikroplar tesiri altında iltihaplanması (Ağız iltihaplanması) dediğimiz hastalıkları teşkil eder. Ağız muhat gışası sağlam iken, burada mikroplar bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p><strong>(Stomatites)</strong><br />
Ağız iltihapları, en çok görülen ağız hastalıklardandır.<br />
Ağızda yanakların, dudakların içini, diş etlerini, ağzın tavanını teşkil eden  damağı ve  boğazı kaplayan ince bir zar vardır. Buna (Ağız muhat gışası) derler. İşte bu zarın çeşitli sebepler ve mikroplar tesiri altında iltihaplanması (Ağız iltihaplanması) dediğimiz hastalıkları teşkil eder.<br />
Ağız muhat gışası sağlam iken, burada mikroplar bir hastalık yapamazlar. Fakat bu gışa, herhangi bir suretle, yaralanır, tahrişe uğrarsa o zaman mikropların bu yaralardan içeriye girerek bu zarda bir iltihap yapmaları mümkün olur. Yüksek ateşle geçen bulaşıcı hastalıkların birçoğunda, ağızda kirlilikler ve dilde pas hasıl olarak, ağız iltihaplarının ortaya çıkması kolaylaşmış olur. Diş etlerinde hasıl olan iltihaplar, bu etlerin çekilmesine ve dişlerin zayıflamasına ve sallanmasına sebep olurlar. Tütün ve alkol da ağız iltihabına sebep olur.<br />
Kurşun, cıva, arsenik, iyod  gibi bazı zehirli maddelerle kansızlık, böbrek iltihabı, şeker hastalığı da ağızda iltihap hâsıl olmasına zemin hazırlayan sebepler arasında sayılabilirler.<br />
Bütün ağız içinde, adi mikroplardan husule gelen yaygın ağız iltihapları vardır. Bunlara (ağız nezlesi) demek doğru olur. Bu iltihaplar bütün ağız zarının kızarması, şişmesi ile kendilerini gösterirler. Ağza giren sıcak, soğuk, tuzlu, biberli, baharlı gıdalar ağrı ve acı verirler. Hastalar yemek yemede çok ileriye giderse ağzın içinde yaralarda açılabilir. Çıralardan giren mikroplar, lenfa yollarına geçip boyundaki lenfa boğumlarına gelerek onları şişirirler  Aft dediğimiz hastalık, çok defa, ağızda ufak yaralar hasıl olması ile kendisini gösteren bir ağız iltihabıdır.<br />
Ağızda Aft tarzında yaralarla birlikte, gözde tenasül organlarında ve deride, ayni suretle, yaralar yapmakla geçen, henüz keşfedilememiş olan özel bir virüs tarafından meydana getirilen bir hastalık vardır ki, bu hastalık uzun sürmesi ve gözlerde körlüğe kadar giden bozukluklar yapması bakımından çok ehemmiyetlidir. En bariz sıkıntılarını gözlerde hasıl ettiği için (üç belirtili göz hastalığı) denilen bu hastalık ilk defa Türk hekimleri ve Türk profesörleri tarafından görülmüş, tetkik edilmiş ve bütün dünyaya tanıtılmıştır.<br />
Bazı ağız iltihapları çok şiddetli olurlar. (40) dereceye kadar yükselen  ateş yaparlar.<br />
Bel  soğukluğuna tutulmuş analardan doğan bazı çocukların ağzında bu hastalığın mikrobu olan (gonokok) tan ileri gelme iltihaplar olabilir.<br />
Zatürrieyi yapan   (Pnömokok) dediğimiz mikrop ta ağız iltihapları hasıl edebilir.<br />
(Pamukçuk) dedikleri bir hastalık vardır ki, zayıf çocukların ve ateşli hastalıklara tutulmuş hastaların ağızlarında hasıl olan bir iltihaptan ibarettir.<br />
(Noma) denilen ve gangrenle neticelenen bir ağız iltihabı da vardır.<br />
Yılancık, deri üzerinde kırmızılıklar ve iltihaplar yapan bir hastalıktır. Yüzde hasıl olan yılancıklarda mikroplar, deriden ağız içine geçerek, ağızda da bir, iltihap hâsıl edebilirler. Verem ve frengi mikropları da ağızda iltihaplar ve yaralar yapabilirler.<br />
Frengi yaraları ufak, yaygın olurlar. Bazı defa boğaz ve gırtlakta da olur ve hastanın sesinin kısılmasına bile sebebiyet verirler,<br />
Verem mikropları, deri üstünde yaralar yaptıkları gibi, ağzın içinde de yerleşerek, iltihaplar ve yaralar hasıl edebilirler.<br />
Frengiden ve veremden ileri gelen ağız iltihapları uzun sürerler.</p>
<p><strong>TEDAVİ:</strong><br />
Ağız iltihaplarının tedavisi bunları yapan sebeplere göre değişir. Fakat genel olarak ağız ve dişlerin, temiz tutulması, çürük dişlerin tedavi ettirilmesi ve ağız tedavisi en başta gelen tedbirlerdir. Sigara ve alkol terk edilmelidir. Yüzde bir nispetinde yapılmış bir oksijenli su iyi bir ağız temizleyici ilaçtır. Birçok ağız iltihaplarında çok iyi gelir. Hatmi, ıhlamur ve adaçayı, papatya suları ile gargaralar da iyidir. Boraxlı gargaralar fayda verirler.<br />
Ağız iltihaplarında hasıl olan yaraların çeşidine göre bunların üzerine sürülecek veya hastaya tatbik olunacak ilaçlar pek çoktur. Bunları ancak hekim tayin ve tatbik eder. Frengiden ileri gelen ağız iltihaplarında frengi tedavisi yapmak lazımdır. (Sulfamid) ve (Pencilline) dediğimiz yeni ilaçların da, yerine göre, ağız iltihaplarında büyük faydaları vardır.<br />
Cıva, kurşun, Arsenik  gibi maddelerden zehirlenme neticesi hasıl olan ağız da, bu zehirlerin vücude tesirini ortadan kaldırmakla, ağız iltihapları da kendiliklerinden şifa bulurlar.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fagiz-iltihaplari&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/agiz-iltihaplari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tirotrisin</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/tirotrisin</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/tirotrisin#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:46:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tirotrisin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1372</guid>
		<description><![CDATA[Tirotrisin Bacillus brevis kültüründen elde edilen özellikle hastalık yapan mikroplara karşı (streptokok, stafilokok vb.) etkili bir antibiyotik. Hemen hemen sadece bölgesel tedavide uygulanır. Yaraların, yanıkların, mikrop kapmış yaraların tedavisinde pomat, krem, çözelti olarak kullanılır. Göz merhemi olarak da konjonktivit ve keratitte, çözelti olarak ise burun yangısının tedavisinde kullanılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Tirotrisin</h1>
<p>Bacillus brevis kültüründen elde edilen özellikle hastalık yapan mikroplara karşı (streptokok, stafilokok vb.) etkili bir antibiyotik. Hemen hemen sadece bölgesel tedavide uygulanır. Yaraların, yanıkların, mikrop kapmış yaraların tedavisinde pomat, krem, çözelti olarak kullanılır. Göz merhemi olarak da konjonktivit ve keratitte, çözelti olarak ise burun yangısının tedavisinde kullanılır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Ftirotrisin&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/tirotrisin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tetrasiklinler</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/tetrasiklinler</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/tetrasiklinler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:45:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tetrasiklinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1370</guid>
		<description><![CDATA[Tetrasiklinler Başlıca bileşenleri klortetrasiklin ya da aureomisin, oksitetrasiklin ya da terramisin olan kimyasal maddeler grubu. Aureomisin 1948 yılında Streptomyces aureofaciens adlı sarı renkli bir küften elde edildi. Terramisin ise 1950 yılında Streptomyces rimosus adlı küften elde edildi. Tetrasiklin klortetrasiklin ya da aureomisinden klor çıkarılması ile elde edilir. Tetrasiklinler, çok sayıda gram pozitif ve gram negatif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Tetrasiklinler</h1>
<p>Başlıca bileşenleri klortetrasiklin ya da aureomisin, oksitetrasiklin ya da terramisin olan kimyasal maddeler grubu. Aureomisin 1948 yılında Streptomyces aureofaciens adlı sarı renkli bir küften elde edildi. Terramisin ise 1950 yılında Streptomyces rimosus adlı küften elde edildi. Tetrasiklin klortetrasiklin ya da aureomisinden klor çıkarılması ile elde edilir.</p>
<p>Tetrasiklinler, çok sayıda gram pozitif ve gram negatif bakterilere riketsiyalara ve bazı büyük virüslere karşı çok etkili olduklarından tedavide geniş çapta kullanılan antibiyotiklerdir. Çoğu kez ağız yolu ile kullanılırlar. Bununla birlikte tetrasiklinin şırınga yolu ile kullanılan çok sayıda türevleri vardır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Ftetrasiklinler&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/tetrasiklinler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Terramisin</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/terramisin</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/terramisin#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:43:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Terramisin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1368</guid>
		<description><![CDATA[Terramisin Oksitetrasiklinin ticari adı. 1951 yılında Finlay ve arkadaşları tarafından Streptomyces rimosus küfünden elde edilmiş bir antibiyotiktir. Terramisin sarımsı bir renk taşıyan kristalize bir tuzdur. Terramisinin tuzları suda çözünürler. Bu antibiyotik, grampozitif, gram negatif bakterilere, riketsiyalara ve virüslere karşı etki gösterir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Terramisin</h1>
<p>Oksitetrasiklinin ticari adı. 1951 yılında Finlay ve arkadaşları tarafından Streptomyces rimosus küfünden elde edilmiş bir antibiyotiktir. Terramisin sarımsı bir renk taşıyan kristalize bir tuzdur. Terramisinin tuzları suda çözünürler. Bu antibiyotik, grampozitif, gram negatif bakterilere, riketsiyalara ve virüslere karşı etki gösterir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fterramisin&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/terramisin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sülfirik Asit</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sulfirik-asit</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sulfirik-asit#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:42:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sülfirik Asit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1366</guid>
		<description><![CDATA[Sülfirik Asit Renksiz, kokusuz, yağ kıvamında bir sıvı. Çok yakıcı ve su çekici özellik gösterir. İçinde %94-96 oranında susuz asit bulunur. Tedavide yakıcı özelliğinden dolayı nasır ilacı olarak kullanıldığı gibi seyreltilmiş halde peklik verici olarak da yararlanılır. Sülfirik asite halk arasında zaç yağı adı da verilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Sülfirik Asit</h1>
<p>Renksiz, kokusuz, yağ kıvamında bir sıvı. Çok yakıcı ve su çekici özellik gösterir. İçinde %94-96 oranında susuz asit bulunur. Tedavide yakıcı özelliğinden dolayı nasır ilacı olarak kullanıldığı gibi seyreltilmiş halde peklik verici olarak da yararlanılır. Sülfirik asite halk arasında zaç yağı adı da verilir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsulfirik-asit&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sulfirik-asit/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yohimbin</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/yohimbin</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/yohimbin#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:41:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yohimbin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1364</guid>
		<description><![CDATA[Yohimbin Batı Afrika&#8217;da yetişen kökboyasıgiller familyasından, Coryranthe yohimbe adlı bitkinin kabuğunda başka alkaloidler ile bir arada bulunan bir alkaloid. Yohimbinin kimyasal yapısı tam olarak bilinmemektedir. Tedavide yohimbinin klorhidratı kullanılır. Yohimbin klorhidrat, acı lezzetli, beyaz kristalize bir tozdur. Suda pek çözünemez. Sempatik sinir sistemine etki eder ve tıpkı kokain gibi anestezik özellikler gösterir. Fakat yohimbinin anestezik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Yohimbin</h1>
<p>Batı Afrika&#8217;da yetişen kökboyasıgiller familyasından, Coryranthe yohimbe adlı bitkinin kabuğunda başka alkaloidler ile bir arada bulunan bir alkaloid. Yohimbinin kimyasal yapısı tam olarak bilinmemektedir.</p>
<p>Tedavide yohimbinin klorhidratı kullanılır. Yohimbin klorhidrat, acı lezzetli, beyaz kristalize bir tozdur. Suda pek çözünemez. Sempatik sinir sistemine etki eder ve tıpkı kokain gibi anestezik özellikler gösterir. Fakat yohimbinin anestezik özellikleri kokaine göre daha azdır.</p>
<p>Yohimbin, cinsel organlarda görülen yangılı hastalıklarda ve nefrit tedavisinde, bundan başka bitkinin yetiştiği bölgeler halkı tarafından, şehvet uyandırıcı olarak da kullanılır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fyohimbin&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/yohimbin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Terebentin Yağı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/terebentin-yagi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/terebentin-yagi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Terebentin Yağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1361</guid>
		<description><![CDATA[Terebentin Yağı Çam, karaçam gibi çeşitli kozalaklılardan elde edilen yağın içinde bulunan reçine çözeltisi. Terebentin yağı yan akışkan, yapışkan, kırmızı renkli keskin kokulu bir maddedir. Kokusu ağaçlardaki yarıklardan dışarı taşar. Tedavide terebentin esansı kullanılır. Terebentin esansı renksiz, berrak, keskin kokulu, acımtırak lezzetli bir sıvıdır. Süreğen bronşit gibi süreğen solunum yolu hastalıklarında kullanılır. Terebentin yağı hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Terebentin Yağı</h1>
<p>Çam, karaçam gibi çeşitli kozalaklılardan elde edilen yağın içinde bulunan reçine çözeltisi. Terebentin yağı yan akışkan, yapışkan, kırmızı renkli keskin kokulu bir maddedir. Kokusu ağaçlardaki yarıklardan dışarı taşar.</p>
<p>Tedavide terebentin esansı kullanılır. Terebentin esansı renksiz, berrak, keskin kokulu, acımtırak lezzetli bir sıvıdır. Süreğen bronşit gibi süreğen solunum yolu hastalıklarında kullanılır. Terebentin yağı hem doğrudan doğruya hem de dolaylı olarak solunum yolları mukozaları üzerine etki eder.</p>
<p>Terebentin yağı, gerek kuru olarak (bir solunum maskesi üzerine birkaç damla terebentin koyarak) gerekse yaş olarak (bir litre kaynar suya 5-20 gr. terebentin koyarak) hastalara buğu halinde çektirilir. Terebentin yağı, merhem halinde de vücudu ovmak için kullanılır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fterebentin-yagi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/terebentin-yagi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sülfürler</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sulfurler</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sulfurler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:37:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sülfürler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1359</guid>
		<description><![CDATA[Sülfürler Sülfürik asidin tuzları. En çok bilinen sülfürler kalsiyum sülfür ve sodyum sülfürdür. Sülfürler deri tedavisinde özellikle asalak giderici ve kıl dökücü olarak kullanılırlar. Çok seyrek olarak ağır metallere karşı panzehir olarak ve süreğen bronşitlerde nezle ilacı olarak kullanılırlar. Fakat süreğen bronşit hallerinde daha çok kükürtlü sular tercih edilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Sülfürler</h1>
<p>Sülfürik asidin tuzları. En çok bilinen sülfürler kalsiyum sülfür ve sodyum sülfürdür. Sülfürler deri tedavisinde özellikle asalak giderici ve kıl dökücü olarak kullanılırlar. Çok seyrek olarak ağır metallere karşı panzehir olarak ve süreğen bronşitlerde nezle ilacı olarak kullanılırlar. Fakat süreğen bronşit hallerinde daha çok kükürtlü sular tercih edilir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsulfurler&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sulfurler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sülfamitler</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sulfamitler</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sulfamitler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:36:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sülfamitler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1357</guid>
		<description><![CDATA[Sülfamitler Sülfanilik asidin (ya da para amino benzen sülfamit) çok sayıda türevlerine verilen ad. İlk kez 1935 yılında Domagk, Fourneau ve arkadaşları tarafından bakterilere karşı tedavide kullanılan sülfamitler, kimyasal tedavinin en önemli buluşlarından birini meydana getirirler. Sülfamitler genel olarak, kokusuz, beyaz ya da sarımsı, kristalimsi maddelerdir. 140°C&#8217;ye kadar dayanıklıdırlar. Asit halinde suda az çözünürler; sodyum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Sülfamitler</h1>
<p>Sülfanilik asidin (ya da para amino benzen sülfamit) çok sayıda türevlerine verilen ad. İlk kez 1935 yılında Domagk, Fourneau ve arkadaşları tarafından bakterilere karşı tedavide kullanılan sülfamitler, kimyasal tedavinin en önemli buluşlarından birini meydana getirirler.</p>
<p>Sülfamitler genel olarak, kokusuz, beyaz ya da sarımsı, kristalimsi maddelerdir. 140°C&#8217;ye kadar dayanıklıdırlar. Asit halinde suda az çözünürler; sodyum tuzları halinde suda çözünürler.</p>
<p>Çeşitli sülfamitlerin mikroplara karşı etkisi, sülfamit molekülünde para amino benzen sülfamit grubunun bulunmasından ileri gelir. Sülfamitlerin mikroplara karşı etkisi Woods&#8217;un «önleyici uyuşma» kuramı ile açıklanır. Bu kurama göre sülfamitler mikropla temas ederek, bu mikrobun beslenmesi, gelişimi ve üremesi için gerekli olan vitamin kökenli bir büyüme öğesini (para amino benzoik asit) mikroptan alırlar.</p>
<p>Sülfamitler mikropların üremeleri üzerinde önleyici bir rol oynarlar. Sülfamitlere karşı dayanıklılık gösteren mikroplar; vücuda giren sülfamitlere temas edince ölmezler, sadece saldırganlıklarını yitirirler ve organizma içinde üreyemezler. Sülfamitlerin bakterileri yok edici etkileri yoktur. Sadece bakterilerin hastalık yapıcı özelliklerini ve üremelerini yok edici etkileri vardır. Birçok bilim adamı sülfamitlerin hasta organizmanın hastalığa karşı savunma gücünü de artırdığını öne sürmektedirler. Penisilin, aureomisin, terramisin, streptomisin gibi antibiyotikler, birçok hallerde sülfamitler ile beraber kullanılırlar.</p>
<p>Sülfamitler başlangıçta oldukça yüksek dozlar halinde kullanıldıklarında mikroplara karşı bir hücum tedavisi sağlanır. Hastada iyileşme görüldükçe sülfamit dozu yavaş yavaş azaltılır Sülfamidin hastanın organizması üzerin de etkisini hızlı ve şiddetli olarak gösterebilmesi için kana yeteri kadar karışması gerekir. Sülfamitler çok düşük dozlar halinde alınırlarsa etkisizdirler; hatta bu gibi hallerde sülfamitlere karşı direnç gibi bazı zararlı sonuçlar doğurabilirler.</p>
<p>Sülfamit tedavisine hemen ara verilmez. Aksi takdirde henüz geçmiş ya da tamamen geçmemiş olan hastalık yeniden baş gösterebilir. Bu yüzden hastalığın ateş gibi belirtilerinin iyice azaldığı ya da yok olduğu hallerde, birkaç gün daha düşük dozlar halinde hastaya sülfamit verilir.</p>
<p>Aşı, serum ve protein tedavisi gibi bağışıklık verici tedavi usulleri de sülfamitlerle birlikte uygulanabilir. Fakat bu usuller daha çok sülfamitlere karşı direnme olduğu ya da aşırı zayıf düşmüş bir organizmada hastalığa karşı doğal savunma güçlerinin sülfamitlerle yeteri kadar işbirliği yapmadığı hallerde kullanılır. Yeteri derecede yüksek dozlar halinde 4-5 gün uygulanmasına rağmen iyileşme belirtisi sağlamayan sülfamit tedavisi terkedilmeli, bunun yerine penisilin gibi antibiyotikler kullanılmalıdır.</p>
<p>Sülfamitler genellikle ağız yolundan hap halinde kullanılır. Bununla birlikte şırınga yoluyla da kullanılabilirler. Sülfamit haplarım küçük parçalara ayırıp, tek tek yutmalıdır; küçük parçalar halinde yutulan sülfamit haplarına mide daha iyi dayanıklılık gösterir. Eğer mide sülfamit haplarına karşı çok duyarlılık gösteriyorsa, bu haplar toz haline getirilip, marmelat, süt gibi besinlerle karıştırılarak alınabilir.</p>
<p>Sülfamitler vücuttan sidikle atılır. Ayrıca ter, tükürük ve öd yolu ile de vücuttan atılabilirler. Sülfamitlerin dozları ve kullanma süreleri hastalığa ve kullanılan ilaca göre değişir, örneğin, ilk sülfamitlerin günlük dozları 8-12 gram arasında değişirdi. Yani üç saat içinde hastaya 16-24 sülfamit hapı verilirdi. Oysa günümüzde, sülfamerazin, sülfametazin gibi yeni sülfamitlerin başlangıç dozları bir gram (2 hap) kadardır. Bu doz, yavaş yavaş günde yarım grama (1 hap) kadar düşer.</p>
<p>Sülfamitlerin yan etkileri de vardır. Duyarlı mideler üzerindeki olumsuz etkilerden başka organizmada sülfamit zehirlenmesi ve sülfamitlere karşı direnç gibi iki yan etki daha meydana getirirler. İkinci yan etki sülfamit tedavisini etkisiz kılar. Sülfamitİere karşı direnç hallerinde serum, aşı ya da özel proteinlerle bağışıklık tedavisi uygulanır. Böylece hem hastalıkla doğrudan doğruya savaşılır, hem de sülfamitlere karşı direnç giderilir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsulfamitler&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sulfamitler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Streptomosin</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/streptomosin</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/streptomosin#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 09:34:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Streptomosin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1355</guid>
		<description><![CDATA[Streptomosin Actinomyces (ya da streptomyces) griseus adı verilen bir küften elde edilen antibiyotik. 1944 yılında A.A. Waksman adlı Amerikalı bir bilim adamı tarafından bulunmuştur. Streptidin, streptoz ve Nmetil glikozaminden meydana gelir. Suda çözülür, ısıya karşı direnç gösterir. Genellikle streptomisinin yerine dehidrostreptomisin adlı bir türevi tercih edilir. Soya unu gibi protein kaynakları bakımından zengin kültürlerden hareket [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Streptomosin</h1>
<p>Actinomyces (ya da streptomyces) griseus adı verilen bir küften elde edilen antibiyotik. 1944 yılında A.A. Waksman adlı Amerikalı bir bilim adamı tarafından bulunmuştur.</p>
<p>Streptidin, streptoz ve Nmetil glikozaminden meydana gelir. Suda çözülür, ısıya karşı direnç gösterir. Genellikle streptomisinin yerine dehidrostreptomisin adlı bir türevi tercih edilir. Soya unu gibi protein kaynakları bakımından zengin kültürlerden hareket edilerek, mayalanma, süzme ve bunu izleyen birçok karmaşık işlemler sonucu elde edilir.</p>
<p>Streptomisin ve dehidro türevi çeşitli gram negatif bakteriler, menenjit, sidik yolu enfeksiyonları, tüberküloz, endokart yangısı ve veba hastalığına karşı kullanılır. Buna karşılık virüslere, riketsiyalara ve gram pozitif bakterilere karşı etkili değildir. Streptomisin en yararlı şekilde tüberküloz tedavisinde kullanılır.</p>
<p>Genellikle başka ilaçlarla birlikte verilir. Hafif hastalıklarda kullanılmaz; çünkü uzun süre kullanılması bu antibiyotiğe karşı direnç gösteren bakterilerin ortaya çıkmasına yol açar. Bunun sonucu olarak da ağır enfeksiyon hallerinde streptomisinin etkisinden yararlanılamaz.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fstreptomosin&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/streptomosin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

