<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Saç Sorunları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/saglik/sac-sorunlari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 15:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Dazlaklık</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/dazlaklik</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/dazlaklik#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Sep 2010 09:20:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2189</guid>
		<description><![CDATA[İnsanın tepesindeki saçların, bir daha çıkmayacak şekilde, dökülmesi ile başın bu kısmının çıplak kalması haline (Dazlaklık) derler. Bu hal, bir ailenin birçok ferdinde görüldüğü için, irsî ve ailevî gibi telâkki olunmuştur. Saçların dökülmesine sebep olan çeşitli deri hastalıklarının Dazlaklıkta belki tesiri olur. Fakat dikkate şayandır ki, Dazlaklık, Kadınlarda olmaz. Bugün bütün dünyada çok meşhur olmuş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p>İnsanın tepesindeki saçların, bir daha çıkmayacak şekilde, dökülmesi ile başın bu kısmının çıplak kalması haline (Dazlaklık) derler.<br />
Bu hal, bir ailenin birçok ferdinde görüldüğü için, irsî ve ailevî gibi telâkki olunmuştur.<br />
Saçların dökülmesine sebep olan çeşitli deri hastalıklarının Dazlaklıkta belki tesiri  olur. Fakat dikkate şayandır ki, Dazlaklık, Kadınlarda olmaz.<br />
Bugün bütün dünyada çok meşhur olmuş bulunan (D.D.T.) maddesi, ilk defa (1874) yılında (Strasburg) şehrinde, Alman kimya öğrencisi olan (Öthmar Zeidler) tarafından bir kimya vazifesi olarak Sentez ile imal edilmiş-<br />
Başı dazlak bir hale gelmiş olan bir adamın saçı dökülmeden önce ve döküldükten sonraki durumu<br />
Buna bakarak erkeklik ve kadınlık vasıflarının gelişmesine yarayan, iç salgı bezlerine ait değişiklik ve bozuklukların bu işte mühim rol oynadıklarım düşünmek ve bu arızayı o bakımdan incelemek uygun olur.<br />
Sebebi ne olursa olsun dazlaklık, çok genç yaşlarda hâsıl olmaz. Yalnız bu hale müsteit olanların, daha gençlik çağında iken, saçları dökülmeğe ve seyrekleşmeye başlar. Bu hal, gitgide, ilerleyerek kırk yaşında veya ondan sonraki yaşlarda tepedeki saçlar, tam olarak, dökülüp dazlaklık ortaya çıkar.<br />
<strong><br />
TEDAVİ:</strong><br />
Dazlaklığın tesirli bir tedavisi yoktur. Yalnız saçların dökülmesine sebep olan (Sebore) gibi bazı deri hastalıklarına mani olmak sureti ile dazlaklığı bir müddet için geciktirmek, belki, mümkün olabilir.<br />
Saçları temiz tutmak, derinin yağlı veya yağsız olduğuna göre, uygun ilâçlarla bu hali önlemek, kükürtlü sabunlar veyahut içinde kükürt bulunan bazı merhemler ve ilâçlar kullanmak, az çok faydalıdır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fdazlaklik&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/dazlaklik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baş Biti</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/bas-biti</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/bas-biti#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 20:03:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1972</guid>
		<description><![CDATA[Çok defa, başta saçların arasında bulunan, bazı defa da sakala geçen bir bittir. Ufak esmerimtrak olup uzunluğu (1-2) milimetredir. Kirli olan ve yahut uzun zaman hastalık halinde yatarak başı ve saçları temizlenmemiş olan insanlarda görülür.. Sirkelerini başın içinde, kıl diplerine ve kıllar arasına bırakır. Bir müddet sonra bu sirkeler çatlayarak içlerinden çıkan yavşaklar, yavaş yavaş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok defa, başta saçların arasında bulunan, bazı defa da sakala geçen bir bittir. Ufak esmerimtrak olup uzunluğu (1-2) milimetredir.<br />
Kirli olan ve yahut uzun zaman hastalık halinde yatarak başı ve saçları temizlenmemiş olan insanlarda görülür.. Sirkelerini başın içinde, kıl diplerine ve kıllar arasına bırakır. Bir müddet sonra bu sirkeler çatlayarak içlerinden çıkan yavşaklar, yavaş yavaş, büyümeğe başlarlar. Bunlar bir taraftan kan emmek, öbür taraftan da ayakları ile tırmalamak (tahriş etmek) sureti ile başta, iz&#8217;aç edici bir kaşıntı yaparlar. Bu kaşıntı ile açılan ufacık sıyrıklardan, başın derisi içine, mikropları girerek yaralar, kabuklar hatta, bazı defa, iltihaplar hâsıl olabilir.</p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fbas-biti&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/bas-biti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Ekimi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sac-ekimi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sac-ekimi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 07:09:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[fue yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[fut yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Ekimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1103</guid>
		<description><![CDATA[Saç Ekimi Nedir? Saçlarda seyrelmenin ya da dökülmenin olduğu bölgelere, daha sık olan bölgelerden alınan saç köklerinin nakledilmesi işlemine saç ekimi denir. FUT ve FUE olmak üzere iki yöntem mevcuttur. Fue Yöntemi (Foliküler ¡nite Ekstraksiyonu) Enseden şerit çıkarmadan yapılan ekim tekniğidir. Bu sayede saçlı deri haricinde, sırt, göğüs ve bacaklar gibi alanlardan da kıl kökleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Saç Ekimi Nedir?</h1>
<p>Saçlarda seyrelmenin ya da dökülmenin olduğu bölgelere, daha sık olan bölgelerden alınan saç köklerinin nakledilmesi işlemine saç ekimi denir. FUT ve FUE olmak üzere iki yöntem mevcuttur.<br />
<strong><br />
Fue Yöntemi (Foliküler ¡nite Ekstraksiyonu)</strong><br />
Enseden şerit çıkarmadan yapılan ekim tekniğidir. Bu sayede saçlı deri haricinde, sırt, göğüs ve bacaklar gibi alanlardan da kıl kökleri alınabilir. Özel cerrahi aletler vasıtasıyla ense bölgesinden tekli veya ikili saç kökleri greftler şeklinde çıkarılır ve seyrelmiş veya saçların dikilmiş olduğu alanlarda açılan kanallara yerleştirilir. Kesme ve dikiş uygulanmaz.<br />
<strong><br />
Fut Yöntemi</strong><br />
Ense bölgesinden yatay bir deri şeridi alınır ve bu bölge dikilerek kapatılır. Mikroskop veya Lup yardımı ile kıl kökleri ikili-üçlü olacak şekilde gruplara ayrılır ve istenilen alanda açılan kanallara nakledilir. Pek çok hastada FUE yöntemi ile çok olumlu sonuçlar alınırken, nadiren çok fazla grefte ihtiyaç olan hastalarda FUT ve FUE yöntemi beraber kullanılabilir. Bu yöntemler sayesinde bir seferde 2500-3000 greft yani, 9000- 10000 saç fodikilü transfer yapılabilir.</p>
<p>• Saç ekimi, Plastik Cerrahi Uzmanı başkanlığında bir ekip tarafından<br />
yapılmaktadır.<br />
• Saç ekimi kadın, erkek ergenliğini bitirmiş herkese yapılabilir.<br />
• Ekilecek saç folikülü sayısına bağlı olarak 5-6 saat süren bir işlemdir.<br />
• işlem sı rasinda ve sonrasında ağrı olmaz<br />
• Ekim sonrasında 3.gün saçlar özel bir şampuanla yıkanır.<br />
• Ekilen saçlar 1 ay sonra dökülür ve 3-6 ay sonra yeniden çıkarlar
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsac-ekimi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sac-ekimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçların Beyazlaması</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/saclarin-beyazlamasi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/saclarin-beyazlamasi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 17:18:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Saçların Beyazlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/saclarin-beyazlamasi</guid>
		<description><![CDATA[Saçların Beyazlaması Aslında bir saç teli, ortası boş olan ve içinde melanin denilen boya pigmentleri bulunan bir tüpten başka bir şey değildir. Genç yaşlarda bu boşlukta saça renk veren melanini bir arada tutan bir sıvı vardır. Yaşlandıkça derimiz saçlarımızı ve vücudumuzdaki diğer kılları eskisi gibi sağlıklı olarak üretemez. Kılların ortasındaki sıvı kaybolur, boya hücreleri de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saçların Beyazlaması</strong></p>
<p>Aslında bir saç teli, ortası boş olan ve içinde melanin denilen boya pigmentleri bulunan bir tüpten başka bir şey değildir. Genç yaşlarda bu boşlukta saça renk veren melanini bir arada tutan bir sıvı vardır. Yaşlandıkça derimiz saçlarımızı ve vücudumuzdaki diğer kılları eskisi gibi sağlıklı olarak üretemez. Kılların ortasındaki sıvı kaybolur, boya hücreleri de tutunamadığından sadece hava kalır. Saçlar boyasız hale gelir, beyaz renge yani asıl rengine dönüşür.</p>
<p>Bütün saçlarımızın beyaza dönüşme süreci 10 ila 20 yıl sürebilir. Aslında her bir saç telinin rengi ya siyahtır (sarı, kırmızı, kumral vs.) ya da beyaz. Yani her bir saç teli yavaş yavaş grileşip beyazlanmaz. Ancak bu süreç içinde hepsi aynı anda beyazlanmadığından, beyazların sayısı arttıkça bütün saç gittikçe açılan gri renkte görülür. İşin ilginç tarafı boya hücreleri bazen üretime hız verirler. Gittikçe beyazlaşan saçlar geçici bir süre tekrar biraz koy ulaşmış gibi görünebilirler.</p>
<p>İnsanlar arasında bir şok veya aşırı gerilim geçiren birinin saçlarının bir gecede beyazlaştığı, bir süre sonra da tekrar eski rengine döndüğü söylenir. Hatta bazı tarihçiler Kraliçe Marie Antoinette&#8217;nin giyotine gideceği günün gecesinde saçlarının hepsinin bembeyaz olduğunu yazarlar.</p>
<p>Saçların devamlı olarak uzadığı, belirli bir süre sonra dökülüp alttan yeni saç geldiği hatırlanacak olursa, mevcut saçın değil, ancak yeni gelecek saçın beyaz olabileceği, dolayısıyla saçların bir gecede beyazlaşmasının mümkün olmadığı görülüyor. Ancak bilim insanları bu olayın birkaç haftalık bir süreçte olabileceğini söylüyorlar.</p>
<p>Tiroid bezi, şeker gibi hastalıklarda ve aşırı stres veya şok gibi durumlarda kişinin renkli saçları bu süreçte tamamen dökülebilir ve geriye sadece daha önceden beyazlaşmış saçlar kalabilir. Diğer saçlarla birlikte beyazların yerine de daha gür ve siyah saçlar çıkabilir.</p>
<p>Saçların beyazlaşması insanlık tarihinde nedense hep sorun olmuştur. Kimileri onu olgunluğun ve bilgeliğin simgesi olarak görürken, tarih boyu savaş kahramanları, yaşlılığın ve güçsüzlüğün belirtisi olarak görmüşler ve bir şekilde saçlarını boyamışlardır.</p>
<p>Bu arada bir şeyi daha belirtelim; saçlarımızın kıvırcık, dalgalı veya düz olmasını da ebeveynlerimizden aldığımız genler belirliyor. Kıvırcık bir saçı kestiğimizde kesitinin dikdörtgene yakın olduğunu, dalgalı saçın elips, düz saçın kesitinin ise daire olduğunu görebilirsiniz. İşte bu saç kesitlerinden dolayı bazı saçlar dümdüz uzarken bazıları hemen kıvrılmaya başlar. Kıvırcık saçlılar, saçlarınızı boşuna ütülemeyin, saçın yapısını yani kesitinin şeklini değiştirmeden kalıcı bir düz saça sahip olmanız mümkün değil.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsaclarin-beyazlamasi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/saclarin-beyazlamasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kepek</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/kepek</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/kepek#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 17:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Kepek]]></category>
		<category><![CDATA[Kepek neden oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[Kepek tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[saçlarda kepek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/kepek</guid>
		<description><![CDATA[Kepek Kafatası derisinin kabuklanması sonucunda baştan dökülen çok ince beyaz kabuklar. Genellikle derinin hemen altındaki küçük salgıbezlerinin salgıladığı yağlı bir madde olan sebumun aşırı üretilmesi sonucunda oluşurlar. Kepeklenme çok yaygın olup, önlenmesi oldukça zordur. Derisi yağlı kimselerin başından hemen her gün, çok ince beyaz kabuklar dökülür. Kabuklanma fazla değilse bu pek önemli bir durum değildir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kepek</strong></p>
<p>Kafatası derisinin kabuklanması sonucunda baştan dökülen çok ince beyaz kabuklar. Genellikle derinin hemen altındaki küçük salgıbezlerinin salgıladığı yağlı bir madde olan sebumun aşırı üretilmesi sonucunda oluşurlar.</p>
<p>Kepeklenme çok yaygın olup, önlenmesi oldukça zordur. Derisi yağlı kimselerin başından hemen her gün, çok ince beyaz kabuklar dökülür. Kabuklanma fazla değilse bu pek önemli bir durum değildir. Ancak, saçların dökülmesine yol açacağı kaygısıyla insanlar çoğunlukla kepekten ötürü telaşa kapılırlar. Oysa erkeklerde saçların dökülmesi büyük ölçüde kalıtımla ilgilidir. Kepeklenme, çok fazla olmadığı sürece saç dökülmesine yol açmaz. Bu konuda bir başka yanlış inanç da kepeklenmenin bulaşıcı olduğudur. Anneler, çocuklarının okulda başkalarının tarağını kullanmasını, şapkasını giymesini istemezler. Oysa kepeğin bu yolla bir kimseden bir başkasına bulaşması olanaksızdır.</p>
<p>Kepeklenme bünye ile ilgili bir durum olduğundan kesin olarak önlenmesi mümkün değildir. Yine de kafa derisinin bakımına özer gösterilmesi kabuklanmayı önemli ölçüde azaltır. Saçlar on beş günde bir, eğer çok yağlıysa daha sık, yıkanmalıdır. Başa masaj yapmanın ya da saçları uzun süre fırçalamanın kepeklenmeyi önlemek ve saçların uzamasını sağlamak konusunda bir yararı yoktur. Hafif kepeklenmelerde saçların sık sık ilaçlı bir şampuanla yıkanması yeterlidir. Selenyum ya da kükürt içeren şampuanlar, olumlu sonuç verirler. Bu şampuanlar kullanıldıktan sonra eller ve tırnak dipleri iyice temizlenmelidir. Saçları böyle bir şampuanla birkaç ay süreyle yıkamak gereklidir.</p>
<p>Kepeklenmenin fazla olduğu durumlarda başa yüzde beş setrimit eriyiğinin bir ya da iki hafta süreyle ve her gece sürülmesi yararlı olur. Ancak bu eriyik saçların düzenli tutulmasını zorlaştırır.</p>
<p>Kepeklenmenin giderilmesi için evde başvurulan çareler fayda etmez ve başın derisinde yaralar başgösterirse bir doktora görünmek gerekir. Doktor salisilik asit ve katran içeren bir sabunla başı her akşam yıkamayı öğütleyebilir. Bu yıkama birkaç ay süreyle yapılırsa yararlı olur.</p>
<p>Kafa derisinde mikroplu sivilcelerin oluşması halinde sorun daha karmaşık bir hal alır. Bu durumda neomisin ya da tetrasiklin gibi bir antibiyotik krem kullanılmalıdır. Bu sivilceler yüzde de görülecek olursa aynı kremle tedavi edilmeleri gerekir. Steroitli losyonlar da iyi sonuçlar vermektedir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fkepek&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/kepek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bit</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/bit</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/bit#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 17:15:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Bit]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/bit</guid>
		<description><![CDATA[Bit Kuşlarda ve memelilerde asalak olarak yaşayan kanatsız küçük bir böcek. Deri, saç gibi bölgelerde yaşayanları genellikle ısırıcı bitler (Mallophaga) takımındandır. Kan emenler ise gerçek bitler (Anoplura) takımındandır. İnsan vücudunda yaşayabilen türler baş biti (Pediculus capitis), giyim biti (Pediculus vestimenti) ve kasık dibinde yaşayan kıl biti (Phthirius) dir. Başta ya da vücutta yaşayan türler daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bit</strong></p>
<p>Kuşlarda ve memelilerde asalak olarak yaşayan kanatsız küçük bir böcek. Deri, saç gibi bölgelerde yaşayanları genellikle ısırıcı bitler (Mallophaga) takımındandır. Kan emenler ise gerçek bitler (Anoplura) takımındandır. İnsan vücudunda yaşayabilen türler baş biti (Pediculus capitis), giyim biti (Pediculus vestimenti) ve kasık dibinde yaşayan kıl biti (Phthirius) dir.</p>
<p>Başta ya da vücutta yaşayan türler daha büyük boyutludur. Erkekleri 23 mm., dişileri ise daha büyük olurlar. Bunların vücutları gri renkli olup göğsü oluşturan üç bölüt birbirine kaynaşmıştır. Karın bölütleri yassılaşmıştır. Bu bölütte eşit uzunlukta altı çift ayak vardır.</p>
<p>Kıl biti daha küçük boyutludur: Dişileri 0,81 mm. uzunluğunda olup erkekleri biraz daha küçüktür.</p>
<p>İnsan başında yaşayan bitlerin dişisi hayatı boyunca 80-100, vücutta yaşayanın dişisi 200 300, kıl bitinin dişisi ise 50 yumurta yumurtlar. Baş biti 12-18 gün, kıl biti de 15 gün kadar yaşar. Bitin kan emdiği yer kaşınır ve kaşınma bu yerlerin çeşitli bakterilerle bulaşıp yangılaşmasına yol açar.</p>
<p>Vücut biti ayrıca tifüs gibi bazı hastalıkları da bulaştırır. Baş biti bu gibi hastalıkları daha seyrek taşır; kıl biti ise genellikle hastalık taşımaz, sadece kan emerek insana zarar verir.</p>
<p>Gerek eskiden yurdumuzda lekeli tifo olarak bilinen tifüs, gerekse yine bitler tarafından taşman hummayi racia, Balkan Savaşı ile I. Dünya Savaşında ordumuzda büyük çapta ölümlere yol açmıştır. Örneğin 1914&#8242;te sadece Edirne kolordusunda 445 kişi tifüse yakalanmış, bunlardan 67&#8242;si ölmüştür. Aynı süre içinde yine aynı kolorduda hummayi racialı 144 hasta ve 25 ölü görülmüştür. Fırınların etüv olarak kullanılması ve askerlerin elbiselerinin 160 derecede 25 dakika süre ile fırında tutularak bitlerin öldürülmesi, askerlerin sıcak suyla yıkanması, çadırların yerlerinin değiştirilmesi gibi tedbirlerle hastalığın daha fazla yaygınlaşmadan önlenebilmiş olması, askeri hekimliğimizin başarıları arasında önemli bir yer tutar.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fbit&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/bit/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Dökülmesi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sac-dokulmesi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sac-dokulmesi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 17:14:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Dökülmesi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[saç neden dökülür]]></category>
		<category><![CDATA[saçlarım dökülüyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/sac-dokulmesi</guid>
		<description><![CDATA[Saç Dökülmesi Aşırı üzüntü, sinirsel gerginlik, kötü beslenme, kansızlık ve saça gerekli bakımın gösterilmemesi sonucu saçlar zamanından önce dökülebilir. Dazlaklık ayrıca bazı hastalıklar nedeniyle de meydana gelebilir, örneğin, verem ya da aşırı terleme üstderiyi zayıf düşürerek kafanın saçlı derisine daha az kan gitmesine yol açar. Kafkas soyundan erkeklerde, özellikle doğu Avrupalılarda dazlaklık çok yaygındır. Zencilerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saç Dökülmesi</strong></p>
<p>Aşırı üzüntü, sinirsel gerginlik, kötü beslenme, kansızlık ve saça gerekli bakımın gösterilmemesi sonucu saçlar zamanından önce dökülebilir. Dazlaklık ayrıca bazı hastalıklar nedeniyle de meydana gelebilir, örneğin, verem ya da aşırı terleme üstderiyi zayıf düşürerek kafanın saçlı derisine daha az kan gitmesine yol açar.</p>
<p>Kafkas soyundan erkeklerde, özellikle doğu Avrupalılarda dazlaklık çok yaygındır. Zencilerde ve Moğollarda ise çok az rastlanır. Erkeklerin çoğunda ve bazı kadınlarda yaş ilerledikçe saç seyrekleşir. Doğal saç dökülmesinin ilk belirtileri orta yaşta baş gösterir. Bu nedenle halk arasında saçın azalması gençliğin bitirilmesinin bir simgesi olarak kabul edilir. Çok eski çağlardan beri yeniden saç çıkmasını sağlamak amacıyla birçok ilaçlar kullanılmıştır. Ancak bugüne kadar başarılı bir ilaç ya da yöntem bulunamamıştır. Ancak günümüzde saç nakli ameliyatları uygulanmaktadır.</p>
<p>Başın çok saçlı bir bölümünden alınan saçlar, dazlak bölgelere ekilmesinde genellikle başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Ne var ki nakledilen saçların doğal bir görünümde çıkmasını sağlamak çok güçtür. Bir insandan başka bir insana saç nakli yapılması halinde ise vücut yabancı saçı reddetmektedir. Alopecia areata diye adlandırılan saç dökülmesinde, saçlar kafada yuvarlak ya da oval saçsız bölgeler meydana getirerek dökülürler. Kötü beslenme, saçların dinlenme döneminin uzun sürmesi, hormon dengesizliği, yetersiz kan dolaşımı ve aşırı zihinsel yorgunluk ya da üzüntü gibi psikolojik bozukluklar bu tür dökülmeye yol açan nedenlerdir.</p>
<p>Kendinden küçük kardeşine gösterilen ilgiyi kıskanan bir çocuğun kafasının bir bölümünde, aşırı kıskançlık sonucu saçların döküldüğü görülmüştür. Psikolojik nedenlerle saç dökülmesi psikolojik tedavi ile önlenebilir. Yüzü ve enseyi çevreleyen saçın bu uçlarda çizgi halinde dökülmesi hilal hücreli kansızlığın bir belirtisidir ve genellikle zencilerde görülür. Bazen dökülme belirli bir nedene bağlı olmaksızın oluşur ve ilaçla kısa zamanda tedavi edilebilir. Yeniden çıkan saçlar yumuşak ve genellikle beyazdır. Zamanla normal renkte saç çıkmaya başlar.</p>
<p>Çok az rastlanmakla beraber bazı çocuklarda doğuştan saçsızlık görülür. Bu durumda kalıtsal bir etkenin rol oynadığı sanılmaktadır. Bu çocuklar tümüyle saçsız olarak doğarlar ya da bütün çocuklar gibi başları ince ve yumuşak bir kıl örtüsü ile kaplı olduğu halde bu kılların yerini zamanla alması gereken saçlar çıkmaz. Bu çocukların kirpik ve kaşları da olmayabilir ve ergenlik çağında, cinsiyet kılları gelişmeyebilir. Geçici ya da sürekli dökülmeye yol açan bazı başka nedenler arasında foliküllerin zedelenmesi sonucunu doğuran çarpmalar, yanıklar, uzun süre morötesi ışınlarının, hastalıkların ve yangıların etkisi altında kalmak sayılabilir.</p>
<p>Çocuk kelliği, özellikle çocuklarda görülen ve kafanın saçlı derisinde meydana gelen bulaşıcı bir hastalıktır. Saçlar küçük halkalar halinde dökülür ve dökülen yerlerde gri renkte pullar, kabuklar oluşur. Hastalığa saçta ya da deride yaşayan bir mantar türü yol açar. Hastalık, tarak, fırça, şapka ya da başörtüsü aracılığı ile bulaşır. Kedi ve köpekler de bu hastalığı taşıyarak yayarlar. Kelliğin tedavisinde ağızdan alınan antibiyotikler uygulanır. Antibiyotik kana karışarak deri, saç ve tırnaktaki keratin maddesi tarafından soğurulur. Antibiyotikler keratini yangılanmaya karşı koruyarak hastalığın geçmesini sağlarlar. Yeni çıkan saçların hastalanmaması için kafadaki tüm saçlar kesilir.</p>
<p>Kafanın saçlı derisinde görülen bir başka bulaşıcı hastalık da kelliktir. Kellikte saç folikülerinin çevresinde sarı kabuklar meydana gelir. Kellik bütün kafayı ya da sadece bir bölgeyi etkileyebilir. Bu bulaşıcı hastalık doğrudan doğruya temasla ya da fırça ve taraklar aracılığıyla bulaşır.</p>
<p>Deride oluşan yangılanmalar, örneğin dermatit kafanın saçlı derisini de etkileyebilir. Stafilokok ya da streptokokların yol açtığı bir dermatit türü olan impetigo contogiosa kafanın saçlı derisinin tümünü etkileyerek birkaç kat kabuk bağlanmasına yol açar. Yangılanmanın ağırlığına göre hastalık geçici ya da sürekli saç dökülmesi ile sonuçlanır. Kafanın saçlı derisine, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak uygulanan tahriş edici bir madde dermatite yol açar. Dermatitin ilk belirtileri yangılanma ve derinin duyarlılık kazanarak acımasıdır. Dermatite yol açan neden ortadan kaldırıldığı halde hastalık geçmezse tek çare kafadaki saçların tümünü kesmektir.</p>
<p>Özellikle kafanın saçlı derisinin arka bölümünde oluşan kan çıbanları saç folikülünde stafilokokların yol açtığı yangılardır. Başta görülen kan çıbanları, vücudun herhangi bir yerinde, kıl köklerinin yangılanması sonucu oluşabilir, ilk kez küçük kırmızı bir kabarcık olarak beliren çıbanın çevresindeki deri gittikçe duyarlılaşır ve irin oluşur. Şirpençe de kan çıbanı gibi stafilokokların yol açtığı bir yangıdır; ancak şirpençe çıbandan daha geniş bir alanı kaplar ve özellikle ensede meydana gelir.</p>
<p>Kafanın saçlı derisinde oluşan dermatitlerin bazılarına psikolojik nedenler yol açar. Bazı kişiler üzüntülerinden ya da sinirsel gerilimden kurtulmak amacıyla sürekli olarak başlarını kaşırlar. Kaşıma bilinç dışı bir davranış da olabilir. Bazı hastalar başlarının böceklerle dolu olduğuna inanırlar ve bu korkuları, giderek bir fobi halini alır. Bu fobi genellikle bir tür uyuşturucu madde alışkanlığının belirtisidir. Psikanaliz ile hastanın fobisi giderilebilir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsac-dokulmesi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sac-dokulmesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kellik</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/kellik</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/kellik#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 17:10:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Kellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kellik nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/kellik</guid>
		<description><![CDATA[Kellik Vücudun kıllı bölgelerinde özellikle başta meydana gelen süreğen deri hastalığı. Hastalığa mantarlar yol açar. Hastalığı oluşturan mantarların türüne göre üç çeşit kellik vardır. Bunlardan ilki asıl kellik, ikincisi mikrospor kelliği, üçüncüsü saçkırandır. Favus adı verilen asıl kelliği meydana getiren kel mantarları (Achorion schönleini) saçlı deride yerleştikten sonra, saç keselerine geçerek burada birikirler ve kükürt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kellik</strong></p>
<p>Vücudun kıllı bölgelerinde özellikle başta meydana gelen süreğen deri hastalığı. Hastalığa mantarlar yol açar. Hastalığı oluşturan mantarların türüne göre üç çeşit kellik vardır. Bunlardan ilki asıl kellik, ikincisi mikrospor kelliği, üçüncüsü saçkırandır.</p>
<p>Favus adı verilen asıl kelliği meydana getiren kel mantarları (Achorion schönleini) saçlı deride yerleştikten sonra, saç keselerine geçerek burada birikirler ve kükürt sarısı renginde bir kabuk meydana getirirler. Saçlar incelir, matlaşır ve kepeklenir; fakat kopacak kadar dayanıksız bir durum almazlar. Bu tür kellik bulaşıcıdır; genellikle sadece saçlarda görülür. Gelişmesi çok ağır olup yıllarca sürer; çocuk yaşlarında yakalanılır.</p>
<p>Saçlı deride yerleşen mikrospor mantarları, mikrospor kelliğini meydana getirirler. Bu mantarlar saçın sap kısmına yerleşerek, saçın incelmesine ve renginin matlaşmasına yol açarlar.</p>
<p>Saçkıranı meydana getiren saçkıran mantarları, saçın sap kısmı içinde ve dışında yerleşerek çanakçıklar oluştururlar. Kılsız deri üzerinde ise yuvarlak kırmızı ve pullu lekelere yol açarlar. Saçlı derinin yerel yangılanması ise Tinea asbestina adını alır. Kırmızı yara izleri bırakan saç dökülmesi ile sonuçlanır.</p>
<p>Eskiden tedavi edilemeyen kellik, günümüzde mantar öldürücü ilaçların sürülmesi ile tedavi edilebilmektedir. Bu ilaçları uygulamadan önce hastalığın bulunduğu bölgedeki saçlar X ışınlarıyla öldürülür. Kellik çok bulaşıcı olduğundan bu hastalığa yakalanan çocukların başka çocuklarla ilişkisini kesmek ve başlarını sıkıca örten bir başlık giydirmek gerekir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fkellik&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/kellik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alopesi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/alopesi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/alopesi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 17:08:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Alopesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/alopesi</guid>
		<description><![CDATA[Alopesi Saçın bir bölümünün ya da tümünün kaybedilmesi. Alopesi daha çok erkeklerde görülür. Nedenleri arasında hastalıklar ve psikolojik rahatsızlıklar da bulunur. Erkeklerin hemen hepsinde görülen, yaşın ilerlemesi sonucu seyrekleşme bir hastalık olarak kabul edilemez. Bu tür kelleşmeye alopecia senalis denir. Alopecia totalis denen durumda sadece baştaki değil tüm vücuttaki kıllar kaybedilir. Alopecia peroneal bacaklardaki tüylerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alopesi</strong></p>
<p>Saçın bir bölümünün ya da tümünün kaybedilmesi. Alopesi daha çok erkeklerde görülür. Nedenleri arasında hastalıklar ve psikolojik rahatsızlıklar da bulunur. Erkeklerin hemen hepsinde görülen, yaşın ilerlemesi sonucu seyrekleşme bir hastalık olarak kabul edilemez. Bu tür kelleşmeye alopecia senalis denir.</p>
<p>Alopecia totalis denen durumda sadece baştaki değil tüm vücuttaki kıllar kaybedilir. Alopecia peroneal bacaklardaki tüylerin kaybım yansıtan bir deyimdir. Bazen ağır ve uzun seyreden bir hastalık sonucunda saçlar dökülür. Frengide, kansızlık durumlarında ve ivegen ateşli hastalıklarda da bu duruma rastlanabilir. Hastalığın iyileştirilmesi, saçın normal olarak yeniden büyümesini sağlar.</p>
<p>Bazı ailelerde doğuştan alopesi vardır. Bu aile üyelerinde diş ve tırnaklarda da birtakım bozukluklar bulunur. Vücudun herhangi bir bölümündeki tüy ya da saçların dökülmesi yani alopecia areata metabolik bir kalıtım hastalığıdır. Kortikosteroidlerin kullanılmasıyla bu durum ya yavaşlatılabilir, ya da bir yıl kadar sonra durdurulabilir.</p>
<p>Lupus, erizipel gibi bazı deri hastalıkları geçince, yerlerinde sürekli saçsız kalacak bir alan bırakırlar. Alopesinin varlığını saptamak amacıyla yapılacak deneyde saç, kelleşen alanın kenarından ya da kılları seyrekleşen bölgeden hafifçe çekilir; eğer saç, kolayca ve can acıtmadan yerinden ayrılırsa alopesi vardır.</p>
<p>Kazalar, ya da sevilenlerin kaybedilmesi sonucu görülen ruhsal sıkıntılar, olaydan birkaç hafta sonra görülebilecek geçici bir alopesiye yol açabilir. Bu durumlarda yapılacak şey hastanın moralini desteklemek, ona, durumun geçici olduğunu belirtmektir.</p>
<p>Alopesisi olan kişiler sert fırça kullanmamalıdır. Çünkü sert fırça, saçı yerinden koparır, kepek oluşumuna yol açar. Bu kimseler sert ve kafaya sıkı sıkıya oturan şapkalar giymemelidir. Saçlar en az haftada bir defa, çalkalanmış yumurta ya da kükürtlü bir sabunla yıkanmalıdır. Saç çıkardığı iddia edilen losyon ve ilaçların bir işe yaramadıkları, bazen olumsuz sonucu çabuklaştırdıkları da unutulmamalıdır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Falopesi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/alopesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

