<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/saglik/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 15:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Mora Terapi  Nedir ?</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/mora-terapi-nedir</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/mora-terapi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 22:01:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2877</guid>
		<description><![CDATA[Mora terapi son yıllarda üzerinde derin araştırmalar yapılan ve uygulaması manyetik rezonans prensibine dayanmaktadır. Elektrik üreten iki cismin birbiri arasındaki frekans etkileşimini inceleyen manyetik rezonans, tıp biliminde kullanılmaya da başlanmıştır. İlk olarak Dr. Franz Morell ve Eric Rasche tarafından kullanılan Mora terapi yönteminin adı, uygulamayı icat eden bilim adamlarının son adının başında yer alan Mo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p>Mora terapi son yıllarda üzerinde derin araştırmalar yapılan ve uygulaması manyetik rezonans prensibine dayanmaktadır. Elektrik üreten iki cismin birbiri arasındaki frekans etkileşimini inceleyen manyetik rezonans, tıp biliminde kullanılmaya da başlanmıştır. İlk olarak Dr. Franz Morell ve Eric Rasche tarafından kullanılan Mora terapi yönteminin adı, uygulamayı icat eden bilim adamlarının son adının başında yer alan Mo ve Ra harflerinden alınmıştır.</p>
<p>İnsan vücudu farkında olmasak da manyetik bir alan üretmektedir. Oluşan bu manyetik alandaki düzensizliklerin birçok rahatsızlığı tetiklediği, yapılan bilimsel araştırmalar ile ispatlanmıştır. Mora terapi yöntemi vücutta ve çevresinde oluşan elektromanyetik düzensizliklerin giderilmesinde kullanılmaktadır. Bilimsel ifade ile foton yayılımlarının kararlı hale getirilmesi denen mora terapi yöntemi ile tedavi, vücuttan alınan elektrostatik frekansa neticesinde doku elektrostatiğinin dengeli hale getirilmesidir. Mora terapi yaklaşık 50 yıl önce üzerinde araştırmalar hızlandırılan elektromanyetik ışıma ile geliştirilmesi üzerine çalışmalar başlatılmış bir tedavi yöntemidir. Super Plus adı verilen bir cihaz sayesinde hastayı tedavi eden Mora terapi uygulaması, yaklaşık 40 yıl süren araştırmaların neticesinde geliştirilmiştir.</p>
<p>Mora terapi yönteminde; vücudun sorunlu olan bölgesinden alınan elektrostatik frekanslar, vücut genelindeki temel frekans aralığı ile karşılaştırılır. Manyetik rezonansta meydana gelen frekans farkını gidermek amacı ile sorunlu bölgeye uygulanan harmonik ya da disharmonik vibrasyonlar ile elektrostatik dengelenme sağlanır. Mora terapi insanın beden enerjisinin düzenlenmesini sağlayarak, temel enerji bozukluklarından meydana gelen hastalıkları iyileştirmeyi amaçlar.</p>
<p>Mora terapi yöntemi ile uygulanan tedavi bilimin ileri bir dalı olan Kuantum fiziği ile açıklanmaktadır. Çalışmayı uygulayan bilim adamlarının da inandığı bilim akımına göre tüm evren enerjiden oluştuğu gibi insanda temelde enerji bileşeninden oluşmaktadır. Yani insan vücudunda meydana gelen fiziksel rahatsızlıklar, tamamen insanın enerjisinde oluşan sorunlar ile alakalıdır. Mora terapi yöntemi de insanın fiziksel organları üzerine ameliyatlar yapmayı değil, sorunun temel kaynağı olan enerjinin özünü dengelemeyi amaçlar. Kuantum fiziğinde ünlü bilim adamı Albert Einstein’ın kabul göre enerji kuramına göre, evrendeki tüm maddeler enerjiden oluşmaktadır. İnsanın da evrenin bir parçası olduğu ve bir madde olduğu düşünülürse, insan da bir enerjiden ibarettir. Dolayısı ile Mora terapi yöntemi tedavisi de insanı meydana getiren enerji seviyesini düzenleyerek sorunları ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fmora-terapi-nedir&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/mora-terapi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antioksidan Sistemi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/antioksidan-sistemi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/antioksidan-sistemi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Sep 2011 10:13:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Vitaminler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2856</guid>
		<description><![CDATA[İnsan vücudundaki vitaminler, mineraller, amino asitler belirli enzimlerle birlikte çalışarak antioksidan sistemini oluştururlar. Bu kimyasallar, birlikte tepkimeye girdikleri serbest radikalleri etkisiz hale getirirler ve serbest radikallerin yağ asitleri ve proteinleri zayıflatarak daha çok serbest radikal oluşumunu sağladıktan ve er geç hücreyi öldürdükleri süreci durdururlar. Selenyum, çinko, manganez, bakır, ubikinon (Q10 koenzimi), A, C, E, B1 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan vücudundaki vitaminler, mineraller, amino asitler belirli enzimlerle birlikte çalışarak antioksidan sistemini oluştururlar. Bu kimyasallar, birlikte tepkimeye girdikleri serbest radikalleri etkisiz hale getirirler ve serbest radikallerin yağ asitleri ve proteinleri zayıflatarak daha çok serbest radikal oluşumunu sağladıktan ve er geç hücreyi öldürdükleri süreci durdururlar. Selenyum, çinko, manganez, bakır, ubikinon (Q10 koenzimi), A, C, E, B1 (tiyamin), B3 (niasin), B6 (pridoksin) vitaminleri ile, belki rutin (bir tür glikozit) ve bir grup biyoflavonoit etkili antioksidanlardır. Folik asit (B9 vitamini) ile soğan ve sarımsakta bulunan kimyasalların da antioksidan özellikleri vardır. Antioksidanlar, konserve ve işlem görmüş besinler dahil, çeşitli kaynaklardan elde ederiz. Besinlere onları bozulmaktan korumak ve raf ömürlerini uzatmak amacıyla antioksidan ilavesi yapılır; bu yüzden, yediklerimizdeki ortalama  antioksidan miktarı artmış, kanser ve kalp hastalıkları  gibi rahatsızlıklar azalmıştır. Ne yazık ki, birçok insan sağlıklarını korumaya yetecek kadar yüksek miktarda antioksidanı beslenmeyle karşılamaz. Antioksidan bileşimlerini ayrıca alarak hücrelerimizi kanserden, erken yaşlanma ve ağır metallerden koruyabilir, bağışıklık sistemimize yardımcı olabiliriz.  En önemli hücreler beynimizdekilerdir. Beynin ağrılığının yüzde yirmisi, özellikle bozulma tehdidine açık olan çoklu doymamış yağ asitlerinden oluşur. Yakın tarihli kanıtlar, beyindeki yaşlanma sürecine bu yağ asitlerinin serbest radikaller tarafından oksitlenmesinin neden olduğunu göstermiştir. Sinir uçları ve sinirleri çevreleyen kılıfın içeriği yağlı olduğundan, sinir sisteminin de büyük bölümü risk altındadır. Bozulan yağlar lipofüssin, melanin ve ceroid ya da yaş pigmentleri diye adlandırılır. Eğer sinir uçları oksitlenmişse, dokunma, koku alma, duyma, görme ve tat alma duyulan etkilenir. Bu nedenle, doğa önlemini almış ve beynimizdeki hayati hüc relerin büyük bölümü yüksek miktarda antioksidanla korunmuştur. Beynimizi ıslatan omurilik sıvısı kanımızdakinin on katı kadar C vitamini içerir. Beyin hücrelerindeki C vitamini oranı, kanımızdakinin 100 katıdır. Göz merceği de yüksek miktarda C vitamini ile korunmuştur. Yani C vitamini antioksidan etkisine en çok ihtiyaç duyulan bölgelerde bol miktarda depolanmaktadır. Bir dizi kontrollü klinik çalışma selenyum, E vitamini, çinko ve diğer antioksidanların erken yaşlanmayı durdurucu ve vücudu bozan rahatsızlıkların başlangıcım geciktirici etkisi olduğunu göstermiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çinko, E vitamini ve selenyum, kadmiyum, kurşun, cıva ve alüminyum gibi toksik ağır metallere karşı koyar, bu elementlerin dokulara verdiği zararı azaltırlar. Selenyum, cıva ile tepkimeye girer ve hücrelerimize zarar vermesini önler. Selenyum ve E vitamini, örneğin kemoterapi sırasında kullanılan sitotoksik ilaçların istenmeyen yan etkilerini azaltır.Birçok mineral,vitamin,aminoasit ve temel yağ asitlerinin bağışıklık sistemimizde çok önemli rolleri vardır
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fantioksidan-sistemi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/antioksidan-sistemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akupunktur Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/akupunktur-tedavisi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/akupunktur-tedavisi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 14:24:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2842</guid>
		<description><![CDATA[Doğu&#8217;nun en önemli tedavi yöntemlerinden biri özel iğneleri vücudun belirli noktalarına batırarak gerçekleştirilen akupunkturdur. Bu noktalar on iki tanesi belirli bir organa bağlı olan meridyenlerin bazılarının aralarına yerleştirilir. İğneyi doğru yerlere batırabilmek bilimsel olduğu kadar sanatsal bir iştir. Eğer iğdeler doğru yerlere batırılmazlarsa istenen sonuç alınamaz. Akupunkturun amacı chi&#8217;nin hastalıkla ilişkili meridyenler arasındaki iğneler boyunca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu&#8217;nun en önemli tedavi yöntemlerinden biri özel iğneleri vücudun belirli noktalarına batırarak gerçekleştirilen akupunkturdur. Bu noktalar on iki tanesi belirli bir organa bağlı olan meridyenlerin bazılarının aralarına yerleştirilir. İğneyi doğru yerlere batırabilmek bilimsel olduğu kadar sanatsal bir iştir. Eğer iğdeler doğru yerlere batırılmazlarsa istenen sonuç alınamaz. Akupunkturun amacı chi&#8217;nin hastalıkla ilişkili meridyenler arasındaki iğneler boyunca akmasını sağlamak ya da akışını hızlandırmaktır.</p>
<p>Akupunktur iğneleri hızla batırılır ve birkaç dakika bekletilir. Bazen doktorun hastanın derisini çizmesi yeterli olmaktadır. Kimi zaman da doktor uyarıcı etkiyi artırmak için iğneyi hafifçe çevirebilir. Akupunktur noktalarının uyarmanın bir başka yolu ise &#8220;moXabustion&#8221;dur. Bir moxabustion yöntemine göre iğnelerin başlan &#8220;moxa&#8221; (Çin artemisiası) ile ovulur ve yakılır. İğne ısıyı akupunktur noktasına iletir. Elektroakupunktur denen bir başka yönteme göre ise doktor iğneleri, hafif bir elektrik veren küçük bir makineye bağlar.</p>
<p>Batı yöntemleri ve tıbbi tedavileriyle yetişmiş kişilere akupunktur doğaüstü bir uygulama gibi görünebilir. Vücudun belirli bölgelerine hatta yüz gibi hassas bir bölgeye iğneler batırmak tutucu Batılılar&#8217;a iğrenç bile gelebilir. Oysa akupunkturu deneyen kişiler bunun son derece acısız ve hastalıklar üzerinde de oldukça etkili bir yöntem olduğunu belirtmektedirler. Akupunktur tedavisi gören bir hasta iğnelerin batırılması anında hafif bir duyarlılık hissedebilir. Akupunktur sürerken bu hasta chi&#8217;nin iğnelerin batırılmış olduğu bölgelerde var olduğunu ve hareket ettiğini duyumsar.</p>
<p>Chi konusundaki bütün bu tartışmaları ve chi&#8217;nin vücuttaki akışına müdahale edilebileceğini kabul etmek size güç gelebilir. Batılı doktorlar ve bilim adamları akupunkturun neden işe yaradığını ve özellikle ağrıları nasıl dindirdiğini açıklayabilmek için pek çok teori ortaya atmışlardır. Bir teori vücudun endorfin ve enkefalin gibi, ağrıları dindiren, hatta bazı alerji ve depresyon durumlarına da iyi gelerek iyileşmeyi hızlandıran doğal maddeler ürettiğini söylemektedir. Akupunktur noktalarının uyarılması vücudun daha fazla endorfin ve enkefalin üretmesini sağlar. Bir başka teoriye göre de hasta bunun gerçekten işe yarayacağına inanır ve akupunktur plasebo (hastaya ilaç diye verilen etkisiz madde) etkisi yapar. Yine bir teoriye göre vücudumuzun gereksinim duyduğu şey Çinliler&#8217;in düşündüğü gibi chi değil elektriktir. Akupunktur elektriğin meridyenler arasındaki dolaşımını etkiler. Biyoelektriği gösteren Kirlian fotoğrafları bu teorinin doğru olabileceğini düşündürmektedir. Elin akupunkturdan önceki ve sonraki halleri tedavi sonrasmda elektrik akımının arttığını ortaya koymaktadır. Son olarak akupunkturu açıklamak amacıyla &#8220;ağrı kapısı&#8221; teorisi kullanılmaktadır. Bu teoriye göre vücut beyne giden omurilik boyunca siniryolu &#8220;kapı&#8221;larına sahiptir. Akupunktur bu kapıları kapatarak ağrı mesajlarının beyne ulaşmasını engeller.</p>
<p>Çin tıbbının bakış açısına göre akupunktur chi ve kan akımının düzenlenmesini sağlar. Çinliler bunu şöyle ifade ederler: &#8220;Eğer serbest bir akım varsa ağrı olmaz, ağrı varsa serbest akım olmaz.&#8221;</p>
<p>Akupunkturun etkili bir analjezik olduğu görüldüğünden artık ameliyatlarda anestezi yerine kullanıldığı bile görülmektedir. Analjezik etki sağlamak amacıyla akupunktur noktalarının uyarılması sonucunda beyin, ağrıları dindiren ve doğal bir salgı olan endorfin üretir. Çinli doktorlar da ameliyatlar sırasında anestezi uygulasalar da çoğunlukla analjezik gereksinimlerini akupunkturla gidermekte ve bunu yaparken Batılı doktorların kullandığı dozun çok daha azını kullanmaktadırlar. Akupunktur yan etkileri olmayan, güvenli bir ağrı kesme yöntemi olduğundan bu özellikle anesteziye ve ağrı kesicilere karşı duyarlı kişiler açısından çok önemlidir.</p>
<p>Akupunktur hem terminal hem de terminal olmayan hastalıkları tedavi edebilir. Hem kendi başına hem de bir başka tedavi ile birlikte kullanılabildiği gibi yaygın tıbbın yan etkilerini gidermek açısından da yararlı olabilir.</p>
<p>Eğer akupunkturun hastalıkları tedavi edebilecek bir yöntem olduğunu düşünüyorsanız, bir akupunktur dersine ya da toplantısına katılmaya çalışın veya bu tedaviyi yaşamış biri ile konuşun. Doktorun niteliklerinden tatmin oluncaya kadar onun eğitimi ve deneyimleri konusunda sorular sorun. Lisans sistemi ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Bazı ülkeler uygulayıcılara bağımsız çalışma hakkı tanır. Bazıları lisans vermek için tıp doktoru olma koşulunu öne sürer, bazıları da bir doktorla birlikte çalışmayı zorunlu kılar.</p>
<p>Bir akupunktur uzmanına başvurduğunuzda onun sterilize edilmiş ya da bir kullanımlık iğneler kullanıp kullanmadığına ya da sterilizasyon makinesi olup olmadığına mutlaka dikkat etmelisiniz. İğneleri ya da diğer tıbbi aletleri, tatmin edici biçimde sterilize etmenin tek yolu bir sterilizasyon makinesi kullanmaktır.</p>
<p>Birçok Batılı&#8217;ya göre akupunktur kişide kuşku yaratan garip bir yöntemdir. Akupunktur binlerce yıldır kullanılan bir sanat ve bilim olsa da etkileri ve yararları Ortodoks Batı tıbbınca hâlâ benimsenmemektedir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fakupunktur-tedavisi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/akupunktur-tedavisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneşe Selam Egzersizi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/gunese-selam-egzersizi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/gunese-selam-egzersizi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2011 12:13:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2835</guid>
		<description><![CDATA[Hindistan&#8217;da &#8220;güneşe selam&#8221; birçok insan tarafından yeni gelen günü karşılamak için uygulanır. Bu vücudu hareketlendirmek ve zihni canlandırmak için iyi bir yoldur.Isınmak için bu egzersizi yapabilirsiniz. Bunun için önce sırtınızı dik tutarak oturun ve avuçlarınızı önünüzde kavuşturun. Karnınızdan birkaç kez derin derin soluk alıp verin. Kendinizi bulunduğunuz yere ve zamana yoğunlaştırdıktan sonra karnınız ve başınızla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan&#8217;da &#8220;güneşe selam&#8221; birçok insan tarafından yeni gelen günü karşılamak için uygulanır. Bu vücudu hareketlendirmek ve zihni canlandırmak için iyi bir yoldur.Isınmak için bu egzersizi yapabilirsiniz.</p>
<p>Bunun için önce sırtınızı dik tutarak oturun ve avuçlarınızı önünüzde kavuşturun. Karnınızdan birkaç kez derin derin soluk alıp verin. Kendinizi bulunduğunuz yere ve zamana yoğunlaştırdıktan sonra karnınız ve başınızla geriye uzanın; kollarınızı da geriye doğru, başınızın üzerine kaldırın. Kendinizi rahatsız hissedene kadar bu pozisyonda kalın.</p>
<p>Sonra başınızı, gövdenizi ve kollarınızı eğin, karnınızdan bükülerek parmaklarınızla yere dokunun. Eğer dokunamı-yorsanız dizlerinizi bükmeden olabildiğince eğilin. Bu pozisyonda ona kadar sayın; kendinizi rahat hissediyorsanız bu süreyi uzatabilirsiniz.</p>
<p>Yere çömelin. Avuçlarınız yere değsin ama vücudunuz dik dursun. Bu pozisyonda dörde kadar sayın.<br />
Bir bacağınızı yumuşak bir biçimde geriye uzatın ve olabildiğince gerin, bu arada diğer bacağınızı dizden bükmeye devam edin. Ağırlığınızı sabit duran kollarınıza vermelisiniz. Başınızı güneşi selamlar gibi yukarı kaldırın. Altıya kadar sayana dek bu pozisyonunuzu koruyun. Dizlerinizi büküp ayaklarınızı altınıza çekin. Dizleriniz yere, kalçalarınız</p>
<p>Kollarınızı öne doğru uzatın. Bu pozisyonda rahatlayın ve sekize kadar sayın.<br />
Bir bacağınızı yavaşça geriye doğru uzatın ve iyice gerin; diğer bacağınızı dizden bükmeye devam edin. Ağırlığınızı sabit duran kollarınıza verin. Başınızı güneşi selamlar gibi yukarı kaldırın. Altıya kadar sayana dek bu pozisyonda kalın.</p>
<p>Dizleriniz yere, kalçalarınız da topuklarınıza değecek şekilde oturun. Göğsünüzü, kollarınızı, boynunuzu ve başınızı eğin, göğsünüz dizlerinize değsin ve başınız yere paralel olsun. Kollarınızı öne doğru uzatın. Bu pozisyonda rahatlayın ve sekize kadar sayın.<br />
Yavaş yavaş kalkıp emekleme pozisyonuna geçin, avuçlarınız yere değsin. Sırtınızı dik tutun ve avuçlarınızı önünüzde kavuşturun. Birkaç kez derin derin soluk alıp verin. O ana yoğunlaşmaya çalışın.</p>
<p>Bu egzersizi bu kez diğer bacağınızı kullanarak deneyin ve güzel bir gün geçirmek üzere dışarı çıkan!</p>
<p><strong>Güneşe selam egzersizi ile ilgili bir video</strong></p>
<p><iframe width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/GG-CPCrgHcc" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fgunese-selam-egzersizi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/gunese-selam-egzersizi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulak İltihabı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/kulak-iltihabi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/kulak-iltihabi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 09:17:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2806</guid>
		<description><![CDATA[Kulak iltihapları orta kulakta veya kulak arkası kemikte (dış kulak) görülür. Dış kulak yolu iltihabının nedenleri genellikle orta kulaktaki iltihabın kulak arkasındaki kemiğe doğru yayılmış olmasıdır. Belirtileri ateş, kulak ağrısı, koyu renkli kulak ağrısı, halsizlik, işitmede azalma şeklinde kendini gösterir, Tedavisi ameliyat iledir. Orta kulak iltihabının nedenleri ise; grip, kızamık, kuş palazı hastalıkları, bademcik veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kulak iltihapları orta kulakta veya kulak arkası kemikte (dış kulak) görülür.</p>
<p>Dış kulak yolu iltihabının nedenleri genellikle orta kulaktaki iltihabın kulak arkasındaki kemiğe doğru yayılmış olmasıdır. Belirtileri ateş, kulak ağrısı, koyu renkli kulak ağrısı, halsizlik, işitmede azalma şeklinde kendini gösterir, Tedavisi ameliyat iledir.</p>
<p>Orta kulak iltihabının nedenleri ise;  grip, kızamık, kuş palazı hastalıkları, bademcik veya gırtlaktaki iltihaplardır. Yüksek ateş ve kulak ağrısı ile kendini gösterir. Kulağa sıcak pansuman ile ağrı dindirebilir.</p>
<p>Orta kulak iltihabı akut iltihap olarak bilinir ve 4 temel şekilde görülür:  Seröz, Akıntılı, Akut Pürülan ve Sekretuar. En hafifi Seröz oloanıdır ki; orta kulakta sıvı birikimiyle oluşur. Tedavisi ilaç ile ya da ameliyat ile olur. Kulak zarı üzerinde fazla basınç varsa zar cerrahi müdahale ile açılır ve basınç giderilir.</p>
<p>Dış kulak iltihabı kronik iltihap olarak bilinir ve akut kulak iltihaplarından birinin dönüşümüyle gelişir. Akut iltihaba göre daha tehlikelidir. Çünkü ağır ve uzun seyirli bir etkiye sahiptir, semptomları geç fark edilir. İlaçla tedavi ve ameliyatla tedavi seçeneklerine ilaveten kulak zarına bir tüp sokup iltihabı boşaltmak da tedavi için bir seçenektir. İltihabı boşaltma tedavisi esnasında kulaklar ıslanmamalıdır. Bu 3. seçenek oldukça zor bir tedavidir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fkulak-iltihabi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/kulak-iltihabi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcağın ve Soğuğun Hastalıkları</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sicagin-ve-sogugun-hastaliklari</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sicagin-ve-sogugun-hastaliklari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 10:20:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2646</guid>
		<description><![CDATA[El &#8211; ayak üşümesi ve sızlaması: (Uzun veya kısa sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur, 2-6 haftada geçer). Belirtileri: Parmaklarda, ayaklarda, bazen da kulak ve burun uçlarında kahverengi kırmızı, yumurta şeklinde şişmelerdir, son derece kaşıntılıdır. Sıcaklığın düşmesine karşı, deri damarlarının anormal bir şekilde büzülmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle nemli havalarda belirirler, bazen yazın da görülür. Tedavisi: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>El &#8211; ayak üşümesi ve sızlaması: </strong>(Uzun veya kısa sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur, 2-6 haftada geçer).<br />
<strong>Belirtileri: </strong>Parmaklarda, ayaklarda, bazen da kulak ve burun uçlarında kahverengi kırmızı, yumurta şeklinde şişmelerdir, son derece kaşıntılıdır. Sıcaklığın düşmesine karşı, deri damarlarının anormal bir şekilde büzülmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle nemli havalarda belirirler, bazen yazın da görülür.<br />
<strong>Tedavisi: </strong>Tentürdiyot sürün veya serinletici mentol merhemi kullanın. Yaralanmalardan sakının. Eğer bu kısımlarda yara açılırsa antiseptik bir merhem sürün ve temiz bir sargı ile sarın.<br />
<strong>Önlenmesi: </strong>oda sıcak olmalı ve iyi giyinmelidir. Ateşe fazla yaklaşmak veya sıcak su torbası kullanmak doğru değildir. Hareket faydalıdır. Kalorifer tercih edilir. En önemli nokta sonbaharda ilk soğuklar başladığında derinin bu şekilde bir reaksiyona alışmasını önlemektir. Bu yapılabilirse, hava iyice soğusa bile eldiven ve kaim çoraplarla donmalar önlenir. Aksi takdirde yer eder ve ilkbahar sıcakları başlayana kadar tamamen iyileşmez.</p>
<p><strong>Morarmalar : </strong>(Uzun veya kısa sürelidir; doktora, gitmeğe gerek yoktur).<br />
Görünüşleri donmaya benzerse de kaşıntı yoktur. El ve ayaklarda görülür. Bünyeden ileri gelir. Yukarıdaki gibi tedavi edilir.<br />
<strong>Donmalar : </strong>(Kısa sürelidir; doktora gidin). Üşütmenin daha ağır bir şeklidir.<br />
<strong>Mor şişlikler:</strong> (Uzun süreli).<br />
Genç kızlarda ve kadınlarda bacağın alt kısmının üçte birinde ve dış kısmında görülür.<br />
<strong>Tedavisi:</strong> Sıkı çoraplar, uzun etek veya pantolon giymelidir. İyileşmesi yavaş olup aylarca sürebilir.</p>
<p><strong>Raynaud hastalığı:</strong><br />
Soğuk havalarda damarların büzülmesi ile parmakların renginin solması ve hissiz hale gelmeleridir. Deri ile ilgisi yoktur.</p>
<p><strong>Bacakta mor lekeler: </strong>(Uzun sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur, 6-12 ayda geçer).<br />
<strong>Tıptaki adı:</strong> Ephelis ab iğne<br />
Soğuk havanın tesiri sonucu meydana gelir. Ateşe çok yakın olarak uzun müddet oturulursa bacaklarda kırmızı bir ağ şeklinde lekeler belirir. Bu lekeler zamanla kahverengine döner.<br />
<strong>Tedavisi:</strong> Yoktur. Ateşe çok yakın oturmayın.</p>
<p><strong>Güneş yanığı: </strong>(Kısa sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur, 2 haftada geçer).<br />
<strong>Belirtileri: </strong>Vücudun güneş etkisinde kalan kısımlarda aşağı yukarı 6 saat sonra kaşınma, yanma ve kızarma belirir. Daha sonra su toplanabilir. Eğer ışınlar kar, su veya kumdan yansımışsa yanık daha şiddetli olur.</p>
<p><strong>Süresi: </strong>2 gün ile 2 hafta arasında değişir. Yanık önce hafifler, sonra soyulur ve esmerleşir. Bu sayede gelecek sefer yanığa karşı korunulmuş olur.<br />
<strong>Tedavisi:</strong> Serinletici losyonlar, örneğin kalamin losyonu.<br />
<strong>Önlenmesi:</strong> Deriye kalamin losyonu, tanhik asid peltesi, vazelin sürülür. Güneşte fazla kalmayın. Eğer tetrasiklin veya klorpromazin almışsanız daha da dikkatli olun.</p>
<p><strong>Kar körlüğü ;</strong> (Kısa sürelidir; doktora gidin).<br />
Gözdeki özel tabakanın, güneşin ultra &#8211; viyole ışınlarının etkisiyle iltihaplanmasıdır. Kar, kum veya sudan yansıyan ışınlarla olur. Doktora gidin. Eskimolardaki körlüğün sebebi  başkadır, zührevî hastalıklardan olur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsicagin-ve-sogugun-hastaliklari&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sicagin-ve-sogugun-hastaliklari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deri Yaralanmaları</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/deri-yaralanmalari</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/deri-yaralanmalari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 07:30:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2639</guid>
		<description><![CDATA[Ezik : Belirtileri: Ağrı, hassasiyet, şişme ve derinin morarması. Deri önce kırmızı olur, sonra sırası ile mor, mavi, yeşil ve sarı renk alır. Çok zaman çarpma ve burkulmadan sonra görülür. Oluşu: Zedelenen damarlardan kan dışarı; bağ dokusu içine sızar. Kan boyası tedricen (sarı renkli) bilimbine dönüşür ve zamanla emilir. Kan derinde toplanırsa ezik birkaç gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ezik :</strong><br />
<strong>Belirtileri:</strong> Ağrı, hassasiyet, şişme ve derinin morarması. Deri önce kırmızı olur, sonra sırası ile mor, mavi, yeşil ve sarı renk alır. Çok zaman çarpma ve burkulmadan sonra görülür.<br />
<strong>Oluşu: </strong>Zedelenen damarlardan kan dışarı; bağ dokusu içine sızar. Kan boyası tedricen (sarı renkli) bilimbine dönüşür ve zamanla emilir. Kan derinde toplanırsa ezik birkaç gün sonra ortaya çıkabilir. Veya zedelenen yerin uzağında belirir. Bunun nedeni kanın doku içinde başka yere akmasıdır.</p>
<p><strong>Tedavisi: </strong>Soğuk pansumanlar. Ezik fazla ise sıcak banyolar ağrıya iyi gelir. Ovuşturma kanın emilmesini kolaylaştırabilir. Doktordan kanın çabuk kaybolmasını sağlayan haplar alabilirsiniz, eğer görünüşü canınızı sıkıyorsa iğne de yaptırabilirsiniz.<br />
Bir çarpma olmadan kan oturması; çeşitli kan hastalıkları, genel hastalıklar, sarılık ve bazı ilâçlar tarafından yapılabilir. Bu gibi durumlarda doktora gitmelidir.<br />
<strong>Su Toplaması:</strong><br />
(Bir deri hastalığı sırasında görülen su toplaması için aşağıya bakın). Zedelenme sonucu görülen su toplaması, derinin boynuzsu tabakası altında serum toplanmasıdır. Fazla yürüme, kürek çekme, yanık (aşağıya bakın) ve ezilme sonucu olabilir.<br />
<strong>Tedavisi: </strong>Büyük kesecikler mikropları öldürülmüş bir iğne ile (bir alevde kıpkırmızı yapılmış) açılmalıdır. Sonra üstüne antiseptik bir merhem (akriflavin) sürülür, sargı bezi veya flaster yapıştırılır. Eğer bunlar ayakta ise, ayakkabılarınızın uyup uymadığını, çivi olup olmadığını v.s. kontrol edin. Çoraplardaki dikiş yerleri ve yamalar da ayakta su toplanmasına sebep olabilir.</p>
<p><strong>Kanlı su toplanması:</strong><br />
Bunlar da berrak su kesecikleri gibi olur, ancak daha çabuk mikrop kaparlar. Çok zaman otomobil kapısına sıkışma sonucu veya ağır bir çarpmadan sonra kemiklerin kırılması sonucu meydana gelirler.</p>
<p><strong>Yanıklar :</strong><br />
<strong>Tedavisi: </strong>Derhal, ağrı geçene kadar musluk veya bir kaptaki suyu yanığın üzerine boşaltarak (veya yanık yeri kabın içine daldırarak), soğutunuz. Sonra eğer, deri kızarmış ve su toplamışsa fakat açık yara yoksa, akriflavin merhemi sürerek sargı ile sarınız. Eğer deri sathı zedelenmişse ve bir doktora gidebilecek durumda iseniz yanığa hiç dokunmayın ve sarmayın. Eğer yanan hasta doktor veya hastaneye bir saatten önee gidebilecek durumda değilse, yanığı kuru ve temiz bir sargı ile sarın. Muayene için beklerken, hasta istirahat etmeli ve geniş yanıklarda her on beş dakikada bir içine bir miktar tuz atılmış su içmelidir.</p>
<p><strong>Haşlanmalar:</strong><br />
Bunlar sıcak sıvıların sebep olduğu yanıklardır ve aynı şekilde tedavi edilirler. Haşlanmalar hiçbir zaman ağır yanıklar kadar derin olamaz, ancak çok ağrılıdırlar.</p>
<p><strong>Elektrik yanıkları ve kimyasal yanıklar:</strong><br />
Bunlar da adi yanıklar gibidirler, ancak daha yavaş iyileşirler. Ancak kimyasal yanıkların ilk tedavisi onları bol su ile yıkamaktır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fderi-yaralanmalari&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/deri-yaralanmalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deride Kaşıntı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/deride-kasinti</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/deride-kasinti#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 13:46:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2635</guid>
		<description><![CDATA[Kaşınma ağrı ile dokunma arasında ilgi çekici bir histir, bazen insanı zevklendirecek kadar hafiftir, bazen da uyutmayacak kadar şiddetlidir, intihan bile düşündürür. Genellikle nöbetler halinde bir gelir, bir gider. Karıncalanma. Deride böcekler geziniyormuş gibi gelen bir his, Özellikle kokaine alışanlarda görülür. Hassas kişilerde sabun ve banyo; tuzları, dalayıcı kumaşlar, yün, fanila, naylon ve bazı boyalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaşınma ağrı ile dokunma arasında ilgi çekici bir histir, bazen insanı zevklendirecek kadar hafiftir, bazen da uyutmayacak kadar şiddetlidir, intihan bile düşündürür. Genellikle nöbetler halinde bir gelir, bir gider. Karıncalanma. Deride böcekler geziniyormuş gibi gelen bir his, Özellikle kokaine alışanlarda görülür.</p>
<p>Hassas kişilerde sabun ve banyo; tuzları, dalayıcı kumaşlar, yün, fanila, naylon ve bazı boyalar da kaşınma yapabilir. Çalışırken temas edilen kimyasal maddeler ve tozlar.</p>
<p><strong>Sağlam Deride Kaşınma</strong><br />
<strong>Dış sebepler:</strong><br />
Hassas kişilerde sabun ve banyo tuzları, dalayıcı kumaşlar, yün, fanila, naylon ve bazı boyalar da kaşınma yapabilir. Çalışırken temas edilen kimyasal maddeler ve tozlar.</p>
<p><strong>İç sebepler:</strong><br />
1.Tabii sebepler, her zaman olmayabilir. Gebelik Adet kesimi geçicidir. Yaşlılık &#8211; geçici değildir (senil kaşıntı).<br />
2.	Özel hassasiyet. istiridye, çilek, yumurta, süt, domuz, soğan v.s. gibi besinlerin yenmesi. Hangisinin dokunduğu bilinirse önlenmesi mümkün olur.</p>
<p>Serum iğnesi yapılması.Kullandığınız herhangi bir ilâç. Penisilin ve aspirin en çok alerji yapan ilâçlardır.<br />
3. Deri dışındaki organların hastalığı:</p>
<p><strong>Şeker hastalığı: </strong>Kanda şekerin artmasından ileri gelen tahriş.<br />
<strong>Karaciğer hastalığı:</strong> Derinin sarı renginden anlaşılır, bazen sarılık bulunmayabilir.<br />
Böbrek hastalıkları.<br />
Lösemi veya Hoçkin hastalığı.<br />
<strong>Bağırsak parazitleri : </strong>Örneğin şeritler. Hiç çiğ et yediniz mi? Sinirsel veya nörotik, kaşıntı. Sıkıntılarınız var mı? Bunlar derinizden dışarı çıkıyordur.</p>
<p>Sebep ortadan kalktıktan sonra da kaşıntı bir süre devam edebilir. Fakat eninde sonunda geçer.</p>
<p><strong>Gözle Görülen Deri Hastalıklarında Kaşıntı</strong><br />
Genellikle kısa süreli deri hastalıkları kaşıntı yapar, sürekli olanlar ise yapmaz. Şu hastalıklarda her zaman kaşıntı görülür:<br />
Kurdeşen.<br />
Egzema.<br />
Kızartı yapan ateşli hastalıklar: Su çiçeği, kızamık, kızamıkçık, kızıl. Deri iltihabı.</p>
<p><strong>Belirli Bir Terde Kaşıntı Yapan Yerel Sebepler</strong><br />
Burun, kulak, ağız, vajina veya anüsten gelen akıntılar. (Değdikleri yerde iltihap yapabilir). Parazitler: Uyuz, pire, bit. Böcek ısırmaları ve sokmaları.</p>
<p>Kaba etler arasındaki kaşıntı şu sebeplerden olabilir: Kılkurtları.<br />
Ağızdan alınan likid parafin.<br />
Sümüksü akıntı.<br />
Basur.<br />
Çatlak.<br />
İshal veya kabız.<br />
Temizliğin olmayışı.<br />
Egzama.<br />
Sinirlilik ve sıkıntı hali, genel bir durum ise de arkada kaşıntıya sebep olabilir.<br />
Yapılan işle ilgili kaşıntılar, genellikle ellerde olur. Bakkal kaşıntısı: Şekerden olur. Marangoz kaşıntısı, maun ağacından olur. Bahçıvan kaşıntısı.</p>
<p>Tavuk, inek, kedi ve tavşanlardan gelen böcekler. Üşütme ve donma sonucu kaşıntı.</p>
<p>Ayak parmakları arasında mantar üremesi ve diğer hastalıklar.</p>
<p><strong>NOT:</strong> kaşıntı frengiye bağlı deri bozukluklarında görülmez. Sedef hastalığında ise hafiftir. Sinirli ve gergin kimselerde çok daha rahatsız edicidir.<br />
<strong>Tedavisi</strong>: Hafif durumlarda kalamin losyonunu deneyin veya kaladril sürün. Eğer geçmezse doktora giderek hidrokortizanlı veya ona benzer başka bir merhem veya losyon yazdırın, ayrıca kaşıntının sebebini öğrenerek uygun tedbirleri alm. Kaşıntı fazla iken sakinleştirici ilâçlar kullanmak gerekebilir. KAŞIMAMAĞA GAYRET EDİN!</p>
<p><strong>Kaşıntının Özel Sebepleri</strong></p>
<p><strong>Böcek ısırması ve sokması:</strong><br />
Böcek ısırması ve sokmasına karşı hassasiyet derecesi son derece değişiktir, fakat beyaz tenli ve kırmızı saçlı olanlar en fazla zarar görür.<br />
<strong>1.	Arı sokması: </strong>(Kısa sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur.) Arının iğnesini ve zehir kesesini tırnakla çıkarın, zehiri akıtmamaya dikkat edin. Antihistamin merhemi sürün.<br />
<strong>2.	Eşek arısı ve karınca :</strong> (Kısa sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur).<br />
Antihistamin merhemi sürün, ağır sokmalarda sıcak pansumanlar da faydalı olabilir, bazen şahıs bayılırsa şok tedavisi gerekebilir.<br />
<strong>3.	Sivrisinek, tatarcık: </strong>(Kısa sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur).<br />
<strong>Önlenmesi:</strong> Kısmen &#8211; deriye dimetilftalat veya aromatik yağ sürün. Bunları eczacıdan alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Tedavisi: </strong>Yanmayı gidermek için serinletici mentollü bir losyon, antihistaminli bir merhem sürün veya tuzlu su ile yıkanın, iltihaplanmamasına dikkat edin. Mikrop kaparsa sıcak pansumanlar yapın, doktora gidin.<br />
<strong><br />
4.	Pire:</strong> (Kısa sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur).<br />
Isırma yerinin merkezinde kırmızı bir leke olur. DDT&#8217;li pire tozları, pireleri öldürür.<br />
Pire ısırığını sivrisinekte olduğu gibi tedavi edin.</p>
<p><strong>5.	Yaz böcekleri:</strong> (Kısa sürelidir; doktora gitmeğe gerek yoktur). Parlak kırmızı renkli 0,3 mm. uzunluğundadır. Temmuz &#8211; Eylül aylarında görülür. Yanma birkaç saat sonra ortaya çıkar. 36 saat devam eder. Sivrisineklerde olduğu gibi tedavi edin.</p>
<p><strong>6.	Bit:</strong> (Uzun sürelidir; doktora gidin, bulaşıcıdır, 2 haftada geçer). Baş biti, gövde biti ve cinsel organların kılları arasında yaşayan kasık biti. Bunların hepsi kirli gri renkte olup üzerinde yaşadıkları insanın kanıyla geçinirler.<br />
Yaptıkları tahriş kaşıntıya sebep olur; kaşıntı da deri iltihabına yol açar, yer yer çıbanlar belirir.<br />
Tedavisi: Doktorun tavsiyelerini dikkatle uygulayın. Ayrıca temizliğe dikkat edin.</p>
<p><strong>Uyuz: </strong>(Uzun veya kısa süreli olabilir; doktora gidin, bulaşıcıdır, 2 haftada geçer). Buna bir böcek sebep olur.<br />
Belirtileri: Şiddetli kaşıntı, çizgi şeklinde yaralar, bunlarda dişi uyuz böceği yaşar ye yumurtalarını bırakır. Bunlar en çok bilet, el, parmak araları, kaba etler ve koltuk altlarının derisinde görülür. Ayrıca kızarıklık da olabilir.</p>
<p><strong>Tedavisi:</strong> Benzyl benzoate tatbik edilir. Elbiseler, yatak örtüleri ve hasta iyice temizlenmelidir.<br />
Uyuz her sosyal tabakada görülebilir, ancak geçmesi için uzun müddet temas şarttır.</p>
<p><strong>Kılkurtları:</strong> (Kısa veya uzun sürelidir; doktora gidin, bulaşıcıdır, 2 haftada geçer).<br />
Bu hastalık su veya sebzelerle geçer. Arka kaşındığında solucanların yumurtaları tırnak altlarına girer ve yeniden bulaşmaya sebep olur. En çok çocuklarda görülür. Fakat büyükler de tutulabilir.</p>
<p><strong>Belirtileri : </strong>Anüs çevresinde kaşıntı,, uykuyu kaçırabilir; sinirlilik; hareketli, iplik şeklinde solucanlar ve sümüksü ifrazat.<br />
<strong>Tedavisi:</strong> Kaşımaktan kaçının. Tek parçalı gecelik giyin veya pijama paçalarım bağlayın. Tırnakları kısa kesin ve yemeklerden evvel dikkatle yıkayın. Bütün aile doktordan ilâç almalıdır; bir hafta sonra tekrarlayın.<br />
<strong>Süresi:</strong> Tedavi edilirse 2 hafta içinde geçer ve bir daha da tekrarlamaz.</p>
<p><strong>Yaşlıların kaşıntısı:</strong> (Uzun sürelidir; gerekirse doktora gidin).<br />
<strong>Belirtileri :</strong> Yaşlılardaki kaşıntı çok zaman soğukla karşılaşınca ortaya çıkar; orta yaşlarda da görülebilir. Deri kuru, ince, parlak Ve pulludur. Yer yer esmer lekeler ve ufak damar genişlemeleri görülebilir.<br />
<strong>Tedavisi:</strong> Genel kaşıntı tedavisi yapılır. Sabun kullanmayınız; onun yerine deriyi sıcak suda eriyen merhemle süngerleyiniz.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fderide-kasinti&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/deride-kasinti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağırlık</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sagirlik</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sagirlik#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 11:15:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2595</guid>
		<description><![CDATA[Sağırlık, iki ayrı türe bölünebilir. Böylece hem yapılacak tedavi hem de hastalığın sonucu daha iyi belirlenir. İletim sağırlığı: Seslerin dış ve orta kulaktan geçerek asıl duyma organı olan iç kulağa geçmesine bir engel varsa buna iletim sağırlığı denir. Belirtileri: Bu tür sağırlık tam değildir, çünkü sesin bir kısmı kafa kemiklerinden geçerek işitilir. Böyle hastalar telefon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağırlık, iki ayrı türe bölünebilir. Böylece hem yapılacak tedavi hem de hastalığın sonucu daha iyi belirlenir.</p>
<p><strong>İletim sağırlığı:</strong><br />
Seslerin dış ve orta kulaktan geçerek asıl duyma organı olan iç kulağa geçmesine bir engel varsa buna iletim sağırlığı denir.<br />
<strong>Belirtileri:</strong> Bu tür sağırlık tam değildir, çünkü sesin bir kısmı kafa kemiklerinden geçerek işitilir. Böyle hastalar telefon alıcısını kulaklarına yapıştırırlarsa iyi işitirler. Ayrıca kendi sesleri, başkalarının seslerine göre kemik yoluyle daha iyi işitildiğinden, konuşmaları yavaştır. Bu hastalar işitme cihazlarından fayda görür.</p>
<p><strong>İletim sağırlığının çeşitleri:</strong><br />
Kulak kiri.<br />
Kulak yolu çıbanı.<br />
Kulak zarının zedelenmesi.<br />
Geçirilmiş orta kulak iltihabı veya yaralanması.<br />
Kulak sertleşmesi.</p>
<p><strong>Duygu sağırlığı: </strong>Bu tip sağırlıkta sesleri alan iç kulak veya iç kulaktan beyne giden sinirler veya beyindeki işitme merkezi hastadır. Sinirsel veya iç kulak tipi sağırlığın erken devrelerinde başkaları konuşurken kelimeleri yutuyormuş gibi görünür. Çünkü tiz ses] er, örneğin P, K, T ve G ve D 1er işitilmez, kalan sesler ise işitilir. Yavaş seslerin işitilmemesine karşılık, kuvvetli sesler bütün şiddetiyle duyulur ve hastayı rahatsız edebilir. Sinir sağırlığı olan birinin<strong> bağırma, sağır değilim</strong> diye yakınması sık görülür.</p>
<p>Kemik yoluyle ses iletimi bu hastalarda mümkün değildir. Bundan ötürü de telefonda iyi işitmezler, işitmeye yardımcı cihazların da faydası yoktur. Çünkü sesin şiddeti arttıkça sesler daha karışık bir hale gelir. Kendi sesleri de kendilerine zayıf geldiğinden konuşurken seslerini yükseltirler.<br />
<strong> Duyu sağırlığının tipleri:</strong><br />
<strong>Yaşlılıktaki sağırlık: </strong>İşitme keskinliği herkeste yavaş yavaş azalır. Kabakulak veya kızamık gibi bir hastalıktan sonra bu azalmaya rastlanabilir.</p>
<p><strong>Doğuştan: </strong>Ya irsidir veya anne gebeliği esnasında ilk aylarda bir hastalık geçirmiş veya ilâç kullanmıştır.<br />
<strong>Bazı ilâçlar:</strong> Örneğin, kinin kullanmıştır.<br />
Menier hastalığı.<br />
<strong>Fazla gürültülü yerde çalışma:</strong> Örneğin, kazan yapıcılarda baş gösterir.</p>
<p><strong>Kulak sertleşmesi (Otoskleroz) : </strong>(Uzun süreli; doktora gidin). Genç yaşlarda başlayan bu hastalık daha önceleri hastayı sakat bırakabilirdi, ancak şimdi hemen hemen her zaman tedavi edilebilir. Bundan ötürü de tanınması son derece önemli olup hangi devrede olursa olsun tedaviye başlanmalıdır.<br />
Esas bozukluk, kulak zarından iç kulaktaki işitme organına sesi ileten ufak kemikçiklerin birbirine yapışması ve bunların çevresinde sünger görünümünde bir doku büyümesidir.</p>
<p><strong>Belirtileri: </strong>İrsidir: 15-30 yaşlarında başlar, kadınlarda erkeklere göre iki misli daha sık görülür; kulakta vızıltı ve çınlama duyulur; sessizlikte daha da kötü olur; gürültülü yerlerde işitme daha iyidir (Çünkü kalabalıkta herkes daha yüksek konuşur). Sağırlıktan önce seslerin bozulduğu görülür. Özellikle bunu müzikle uğraşanlar fark eder, ancak bu Menier hastalığında olduğu kadar fazla değildir.<br />
<strong><br />
Tedavisi: </strong>Doktor tarafından yapılır. Hastalığın farkına varır varmaz bir kulak doktoruna gidiniz. Mümkün olursa ameliyat çok iyi sonuçlar verir. İşitme cihazları ve konuşanların dudaklarını okumayı öğrenmek de faydalı olabilir.<br />
<strong>Sonuç;</strong> Ameliyat devamlı bir iyileşme verir, yoksa hastalık ilerler ve sonra durur. Gebelikte daha da fenalaşır ve çocuğa da geçebilir.</p>
<p><strong>SAĞIRLIK TEDAVİSİ KONUSUNDA TAVSİYELER</strong><br />
Sinir hastalığı veya sağırlığın diğer çeşitleri bugün her zamankinden daha fazla iyileşme şansına sahiptir. Normale dönebilir.<br />
Dudak hareketlerini okumak, lisan tahlili ve işitme eğitimi gibi yeni yöntemler bu konuda yardımcıdır, ileri yöntemlerle yapılan ameliyatlar yardımıyla kulağın büyük bir kısmı operatör tarafından yenilenebilir. Transistörlü, göze çarpmayan ufak işitme cihazları, tabii işitmenin yerini tutamazsa da hastada kalan işitme gücünü arttırmada faydalıdır. Doktorun tavsiyesini almadan ve bir hafta denemeden işitme cihazı kullanmayınız. Esasen bunlar satılırken alıcıya bir hafta deneme hakkı tanınır. İşitme cihazlarını kullanmanın bir güçlüğü vardır. Normal kulak, istenmeyen ve işe yaramayan sesleri geçirmez; örneğin bir lokantada diğerlerinin konuşmaları, istasyondaki gürültü gibi. Halbuki işitme cihazı hepsini büyültür. Sabır ve zamanla, gelen sesleri seçmek veya duymamak mümkün olabilir.<br />
Eski usul işitme borusu bir, bakıma daha avantajlıdır. Çünkü şahıs yalnız işitmek istediği sese veya radyoya doğru bu boruyu çevirir. Bununla beraber işitme cihazı, sağır için özellikle tehlikeli olan trafik seslerini bildirdiğinden üstünlük taşır. İşitme cihazının pilleri normal kullanışta üç aya kadar dayanır.</p>
<p><strong>Kulaklarda çınlama &#8211; vızıltı &#8211; başta uğultu:</strong><br />
<strong>Tıptaki adı: </strong>Tinnitus<br />
<strong>Sebepleri:</strong><br />
Kulak hastalıkları:<br />
Dış kulakta kir veya cisim. İltihap.<br />
Her cins sağırlık.<br />
Orta kulak nezlesi.<br />
Menier hastalığı.<br />
Kulaklarda ileri yaşlarda başlayan bozukluk.</p>
<p><strong>Diğer sebepler:</strong><br />
Ateşli hastalıklar.<br />
Zafiyet, yorgunluk.<br />
İlâçlar; örneğin, kinin, aspirin.<br />
Çok nadiren; urlar, doktor muayenesi sonunda ortaya çıkar. Tüfekle atış talimleri, çok şiddetli sesler. Çok sessiz yerlerde, vücut içindeki seslere hassasiyetin artması.</p>
<p><strong>Ruhsal sebepler:</strong><br />
Bayılmadan önce, sara nöbeti.<br />
<strong>Tedavisi: </strong>Ya çok basittir; örneğin, kulak kirinin çıkarılması; ya da imkânsızdır. O zaman tehlikesi olmayan bu gürültüyü duymamazlıktan gelmeyi öğrenmelidir.</p>
<p><strong>Kulakta kir :</strong><br />
Kulak kiri, normal olarak kulağın yağlanmasını sağlar ve kulağın dış kısmındaki bezeler tarafından yapılır. Bazı kimselerde kir çok miktarda salgılanır veya sert bir kitle halinde birikir.<br />
<strong>Etkileri: </strong>Sağırlık, kulakta gürültüler, kulak yolu derisinin tahrişi.<br />
<strong>Tedavisi: </strong>Kulağa herhangi bir şey sokmayın. Her gece kulağa 2-3 damla sıcak zeytinyağı konursa sert kiri yumuşatır ve kendiliğinden çıkar. Doktor veya hemşire tarafından kulağın yıkanması gerekebilir.</p>
<p><strong>Kulağa bir şey kaçması :</strong><br />
Boncuk, bezelye v.s. gibi şeyler kulağa kaçabilir, buna özellikle çocuklarda rastlanır.<br />
<strong>Tedavisi: </strong>Kulağa hiçbir şey sokmayın, çünkü kulak zan zedelenebilir. Eğer baş, cisim kaçan tarafa doğru eğildiğinde kaçan cisim dönüyorsa, doktorun yardımına başvurun.</p>
<p><strong>Kulağa böcek kaçması:</strong><br />
<strong>Tedavisi: </strong>Eğer böcek canlı ise kulağa birkaç damla ılık zeytinyağı damlatın, böylece böceğin son derece rahatsız edici hareketleri tamamen durur. Şırınga ile kulağı yıkamak gerekebilir. Kulağa bir şey sokarak böceği çıkarmağa çalışmayın.</p>
<p><strong>Menier hastalığı:</strong> (Uzun süreli; nöbetten sonra doktora gidin, devam edebilir).<br />
Kulaktaki denge organındaki basıncın artmasından ileri gelir. Genellikle 40 ile 60 yaşları arasında başlar, erkeklerde daha sıktır.<br />
<strong>Belirtileri: </strong>Anî olarak gelen baş dönmesi, bulantı ve kusma. Duyu tipi sağırlık (Yukarıdaki bölüme bakın), çoğunlukla yalnız bir kulaktadır, sesler  birbirine karışır; kulakta gürültüler olur.<br />
Tedavisi: Derhal nöbet geçinceye kadar yatakta yatın. Daha sonra: Doktor nöbet sırasında kullanacağınız ilâçları verecektir. Nöbetler arasındaki perhiz için de doktorun tavsiyesine uyunuz. Bazen ameliyat gerekebilir. Nöbetler kesildikten sonra altı ay geçmeden otomobil kullanmayın, bisiklete binmeyin veya yüzmeyin.</p>
<p><strong>Nöbetlerin süresi: </strong>Dakikalarca veya saatlerce.<br />
<strong>Hastalığın süresi:</strong> Yıllar geçtikçe ilerler, sağırlık fazlalaşır, fakat sonunda nöbetler kesilir.</p>
<p><strong>Kulak nezlesi:</strong> (Kısa veya uzun süreli olabilir; doktora gidin, dinlenin,2 haftada geçer).<br />
<strong>Tıptaki adı:</strong> otitis media secretoria.<br />
Bu ağır bir hastalık değildir ve ancak hafif bir rahatsızlık yapar. Fakat tanınmaz ve tedavi edilmezse daimî sağırlığa yol açabilir, özellikle çocuklarda olur.</p>
<p><strong>Belirtileri: </strong>Bir nezleden sonra, işitme zorluğu ve kulakta hoşa gitmeyen bir dolgunluk hissi.<br />
<strong>Tedavisi:</strong> Ancak doktor kesin bir teşhis koyabilir ve gerekli tedaviyi yapar.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsagirlik&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sagirlik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dudak Çatlaması ve Yarası</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/dudak-catlamasi-ve-yarasi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/dudak-catlamasi-ve-yarasi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2011 08:20:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=2555</guid>
		<description><![CDATA[Tıptaki adı: Herpes simpleks. Uçuk: Belirtileri: Hafifçe şişmiş, ağrılı, kırmızı renkli bir leke dudakta veya burun kenarında birdenbire belirir. Bu leke üzerinde ufak su dolu kabarcıklar çıkar. Bunlar daha sonra sarılaşır, kabuk bağlar ve kabuklar düşer. Sebebi: Normal olarak birçok insanın tükrüğünde yaşayan bir virüs. Ateşli hastalıklar veya soğuk algınlığında vücut direncinin azalması, hastalığa uygun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tıptaki adı: Herpes simpleks.</p>
<p><strong>Uçuk:</strong><br />
<strong>Belirtileri: </strong>Hafifçe şişmiş, ağrılı, kırmızı renkli bir leke dudakta veya burun kenarında birdenbire belirir. Bu leke üzerinde ufak su dolu kabarcıklar çıkar. Bunlar daha sonra sarılaşır, kabuk bağlar ve kabuklar düşer.</p>
<p><strong>Sebebi:</strong> Normal olarak birçok insanın tükrüğünde yaşayan bir virüs. Ateşli hastalıklar veya soğuk algınlığında vücut direncinin azalması, hastalığa uygun bir ortam yaratır.	Güneş ışınları (Buzullara tırmananlarda görülen bir çeşit uçuk herpes simpleks&#8217;tir), fazla heyecan (ilk gece sahneye çıkan artistlerde) v.b. Bazı kadınlarda âdetten hemen önce görülür.</p>
<p>Bu hastalık çok eski olup, eski Mısırlılarda dahi görülürdü, mumyalarda izlerine rastlanmaktadır.</p>
<p>Tedavisi: Hasta bölgeyi kalamin veya talk pudrası ile kuru ve temiz tutun. İltihaplanmazsa iz bırakmaz.</p>
<p><strong>Önlenmesi:</strong> Bilinen bir usul yoktur.</p>
<p><strong>Dudak kuruması:</strong> (Kısa veya uzun süreli olabilir) Dudakta kâğıt gibi soyulma görülür. Mide bozukluğunda, ateşli hastalıklarda, güneş yanığında, dudağını emen ve ısıran sinirli kimselerde rastlanır. Bir dudak merhemi kullanınız.</p>
<p><strong>Dudak çatlaması: </strong>(Kısa veya uzun süreli olabilir, doktora gitmeye lüzum yok)<br />
Fazla güneşte veya soğuk rüzgârda kalmaktan olabilir. Dudak yarılması da aynı nedene .bağlıdır. Bir dudak merhemi kullanınız. Gözlerde yanma ve burun çevresinde kabuklaşma ile beraber olursa, çatlaklar B vitamini eksikliğinden ileri gelebilir. Karaciğer, maya, yumurta, balık yumurtası, yeşil sebze, peynir gibi besinlerden bolca yiyin.</p>
<p><strong>Pamukçuk :</strong> Yalnız çocuklarda görülür, iki taraflı, gri, ıslak lekeler halinde ağız kenarlarmda bulunur; bir mantar hastalığıdır, doktorun tedavisi gerekir.</p>
<p><strong>Dudakta inatçı yara veya şişlik:</strong> (Uzun süreli, derhal doktora gidin.)</p>
<p><strong>İki haftadan fazla sürerse:</strong><br />
Kanser öncesi bir durum olabilir ve incelenmesi gerekir. Dudak kanseri çok çabuk iyileşme şansına sahiptir. Hemen muayene olmakta tereddüt etmeyin. Siğiller ve basit urlar da dudakta yerleşebilir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fdudak-catlamasi-ve-yarasi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/dudak-catlamasi-ve-yarasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

