<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Şeker Hastalığı</title>
	<atom:link href="http://www.saglikgunlugu.com/saglik/seker-hastaligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikgunlugu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 15:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Çocuklarda Diyabet Tehlikesi</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/cocuklarda-diyabet-tehlikesi</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/cocuklarda-diyabet-tehlikesi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 07:28:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1678</guid>
		<description><![CDATA[Yetişkin hastalığı olarak kabul edilen diyabet, artık bebeklikten çocukluğa geçiş döneminin hastalığı da olabiliyor. 50 binin üzerinde diyabetli çocuk sayısının olduğu tahmin edilen Türkiye’de bu hastalığın görülme sıklığı 2-3 yaşına kadar indi. Bu artıştan endişe eden uzmanlar ebeveynleri uyarıyor. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Peyami Cinaz, &#8220;Son yıllarda küçük yaş gruplarında da 4 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4978670797689592";
/* 336x280, oluşturulma 15.06.2008 */
google_ad_slot = "0480162563";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></-> <p>Yetişkin hastalığı olarak kabul edilen diyabet, artık bebeklikten çocukluğa geçiş döneminin hastalığı da olabiliyor.</p>
<p>50 binin üzerinde diyabetli çocuk sayısının olduğu tahmin edilen Türkiye’de bu hastalığın görülme sıklığı 2-3 yaşına kadar indi.</p>
<p>Bu artıştan endişe eden uzmanlar ebeveynleri uyarıyor.</p>
<p>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Peyami Cinaz, &#8220;Son yıllarda küçük yaş gruplarında da 4 yaşında, 3 yaşında, 2 yaşında diyabetli çocuklarımız olmaya başladı. Yaş grupları aşağıya doğru indi.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Uzmanların 100 binde 2.6 olarak belirlediği çocukluk çağı diyabetli hasta sayısı, Türkiye’de yaklaşık 50 bine karşılık geliyor.</p>
<p>Uzmanlara göre bu artışın başlıca nedeni obeziteye zemin hazırlayan yaşam tarzı &#8230;</p>
<p>Prof. Dr. Cinaz, &#8220;Anne sütü almak veya almamak, yapay beslenmek, tek tip beslenmek, fast food, bir çok doğal olmayan besinler, aşırı yağlı şekerli besinler ve tabi genetik faktörlerde önemli risk faktörleri.&#8221; dedi.</p>
<p>Çocukluk çağında çok da belirti vermeyen diyabete karşı çocukların sebze ve meyveyi bol tüketmeleri öneriliyor.</p>
<p>Çocuklar, gazozlu içecekler yerine ayran ve su içmeyi alışkanlık haline getirsin diyen uzmanlar uyarıyor.</p>
<p>Prof.Dr. Peyami Cinaz, &#8220;Ailede diyabet var ve çocuk obezse, bir çocuk endokronoloğuna gitmelerini öneriyoruz. Çünkü biz obez çocuklarımıza basit bir kan şekeri testiyle diyabet riskine bakabiliyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Hava kirliliği, stres gibi bir çok çevresel faktör de diyabetin erken yaşlarda görülme nedenleri arasında yer alıyor. Bunlarla başetmenin yolu ise yine sağlıklı yaşam tarzından geçiyor.</p>
<p>Uzmanlar, &#8220;kendiniz ve çocuğunuz için de egzersiz ve spor yapın&#8221; diyor.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fcocuklarda-diyabet-tehlikesi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/cocuklarda-diyabet-tehlikesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şekerimiz Yükseliyor</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/sekerimiz-yukseliyor</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/sekerimiz-yukseliyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 10:13:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=1568</guid>
		<description><![CDATA[Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Armağan Tuğrul, ülke nüfusunun yüzde 7&#8242;sinin şeker hastası, bir o kadarının da hasta adayı olduğunu belirterek, &#8220;Ülkemizde yüzde 15&#8242;lik bir grup tatlı tatlı dolaşıyor&#8221; dedi. Prof. Dr. Tuğrul, AA&#8217;ya yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye&#8217;de şeker hastası sayısının her geçen gün arttığını söyledi. Türkiye&#8217;de yapılan araştırmalara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Armağan Tuğrul, ülke nüfusunun yüzde 7&#8242;sinin şeker hastası, bir o kadarının da hasta adayı olduğunu belirterek, &#8220;Ülkemizde yüzde 15&#8242;lik bir grup tatlı tatlı dolaşıyor&#8221; dedi.</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tuğrul, AA&#8217;ya yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye&#8217;de şeker hastası sayısının her geçen gün arttığını söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yapılan araştırmalara göre ülke nüfusunun yüzde 7&#8242;sinin şeker hastası olduğu ifade eden Prof. Dr. Tuğrul, şunları kaydetti:<br />
&#8220;Türkiye&#8217;de nüfusunun yüzde 7&#8242;si şeker hastası. Bir yüzde 7 kadar da şeker hastalığına hazırlık aşaması olan glikoz intoleransı dediğimiz diyabet hastası adayı bir grup var. Hastaya şeker tanısı koymadan ara bir dönem var. Glikoz intoleransı denilen bu dönemleri yakalamak diyabetin gelişmesi ve engellenmesi açısından çok önemlidir. Yani ülkemizde yüzde 15&#8242;lik bir grup tatlı tatlı dolaşıyor. Yapılan basit şeker taramalarıyla aç veya tokluğa göre belirli rakamların üzerinde şeker düzeyi olanlar yönlendirilmesi ve önlem alınması gerekiyor.&#8221;</p>
<p>Prof. Dr. Tuğrul, diyabetin çok önemli bir hastalık olduğunu, önlem alınmadığı taktirde organ bozukluğuna ve hatta ölümlere de neden olabileceğini bildirdi.<br />
<strong><br />
Diyabette Risk Grupları</strong><br />
Özellikle tansiyonu yüksek, şişman, yağ düzeyleri yüksek, ailesinde şeker hastalığı olan kişilerin risk grupları içinde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tuğrul, bu kişilerin belirli aralıklarla şeker taraması yaptırması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Diyabete önlem alınmazsa ölümlerle sonuçlanabildiğini belirten Prof. Dr. Tuğrul, şu önerilerde bulundu:<br />
&#8220;Bu nedenle diyabet hastası olan kişiler tedavileri için önerilen diyet ve egzersizlere uymaları ilaç ya da insülin tedavisine düzenli olarak yapmaları gerekir. Yılda en az bir kez hekimlere göz, böbrek, kalp, damar ve sinirlerinin durumlarını kontrol ettirmelidir. Diyabetin en erken dönemde belirlenmesi, hastalığın engellenmesi açısından çok önemlidir.&#8221;
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsekerimiz-yukseliyor&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/sekerimiz-yukseliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Hastalığı ve Deri</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ve-deri</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ve-deri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 02:43:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı ve Deri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=925</guid>
		<description><![CDATA[Şeker Hastalığı ve Deri Şeker hastalarının derileri mikrop kapmak için çok elverişlidir. Bu nun nedeni, bu insanların derilerinde terleriyle birlikte bol miktarda şeker bulunmasındadır. zira, mikroplar, bol miktarda şeker bulunan ortamları severler. Aynı şekilde, sidik içinde de şeker bulunduğundan, üreme organlarının çevresinde mantar türü deri hastalıkları çok rastlanan bir olgudur, özellikle kadınlarda, tuvalete gittikten sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Şeker Hastalığı ve Deri</h1>
<p>Şeker hastalarının derileri mikrop kapmak için çok elverişlidir. Bu nun nedeni, bu insanların derilerinde terleriyle birlikte bol miktarda şeker bulunmasındadır. zira, mikroplar, bol miktarda şeker bulunan ortamları severler. Aynı şekilde, sidik içinde de şeker bulunduğundan, üreme organlarının çevresinde mantar türü deri hastalıkları çok rastlanan bir olgudur, özellikle kadınlarda, tuvalete gittikten sonra işeme organının çevresinde kalacak birkaç damla sidik, hayli sık rastlanan iltihaplara yol açar. Deri kaşınır, ağrı verir ve kızarır. Ereklerde de (özellikle sünnetsiz olanlarda) erkeklik organının ucunda benzer bir durumun ortaya çıktığı görülür. Atletlerin ayaktaban-larında ve tırnak aralarında da mantarlara ve iltihaplanmalara rastlanır. Bütün bunlardan kolayca anlaşılacağı gibi, bir şeker hastası, kişisel temizliğine büyük önem vermeli, özellikle tuvalete gittikten sonra işeme organlarını ve çevrelerini çok iyi temizlemelidir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fseker-hastaligi-ve-deri&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ve-deri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker ve Sinirler</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/seker-ve-sinirler</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/seker-ve-sinirler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 02:41:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker ve Sinirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=923</guid>
		<description><![CDATA[Şeker ve Sinirler Sinirleri besleyen ince kan damarlarının, yukarıda anlatılan dolaşım bozuklukluğundan etkilenmeleri sonucu, sinir sisteminde de bazı bozukluklar ortaya çıkar. Bu kan damarlarından bazıları tıkanabilir, bazıları da gittikçe kalınlaşan duvarları nedeniyle sertleşebilir. Sinirsel duyarlılığın azalması sonucu, titreşimleri algılama yeteneği de azalır, özellikle yaşlı kişilerde derideki sıcaklık ya da soğukluk almaçları duyarsız hale gelir. Sigara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Şeker ve Sinirler</h1>
<p>Sinirleri besleyen ince kan damarlarının, yukarıda anlatılan dolaşım bozuklukluğundan etkilenmeleri sonucu, sinir sisteminde de bazı bozukluklar ortaya çıkar. Bu kan damarlarından bazıları tıkanabilir, bazıları da gittikçe kalınlaşan duvarları nedeniyle sertleşebilir. Sinirsel duyarlılığın azalması sonucu, titreşimleri algılama yeteneği de azalır, özellikle yaşlı kişilerde derideki sıcaklık ya da soğukluk almaçları duyarsız hale gelir.<br />
Sigara içen yaşlı şeker hastaları (aslında içmemeleri gerekir) bazen parmaklarını yakarlar ve haberleri olmaz. Parmaklarının yanmakta olduğu kendilerine söylendiğinde de çok şaşırırlar. Bu kişiler, için en uygun ısı derecesi ılıklıktır. Ilıklık, kan damarlarının genişlemesine yol açar. bu nedenle, yaşlı insanlar kalın ve yünlü çoraplar, uzun iç çamaşırları giyerler. Yaşlı bir şeker hastasının bacaklarını sıcak su torbası ya da termofor ile ısıtmamak gerekir, unutulmamalıdır jü, termofor ya da torbada meydana gelebilecek bir delinmeden dolayı, sıcaklığı duymayacakları için haberdar olamayacaklar, böylece üstlerine akan sıcak su bacaklarını yakacaktır. Yattıkları zaman elektrikli battaniye kullanmaları, otururken de dizlerinin üzerine bir battaniye örtmeleri en uygundur.<br />
Erişkin erkek şeker hastalarında cinsel yetersizlik de söz konusudur. Sinirlerin duyarsız hale gelmesi, boşalmayı engeller, hatta atardamarlarının ağır tahribata uğradığı durumlarda«erkeklik organının sertleşmesi de mümkün değildir, bu durum, tüm erkek hastalar için söz konusu olmasa bile, her an ortaya çıkabilecek bir tehlikedir. Bu bakımdan eş ve çocuk sahibi olmak isteyen erkek hastaların, ellerini çabuk tutmalarında yarar vardır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fseker-ve-sinirler&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/seker-ve-sinirler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan Damarları</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/kan-damarlari</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/kan-damarlari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 02:39:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Damarları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=921</guid>
		<description><![CDATA[Kan Damarları Vücudumuzun şeker hastalığından en çok zarar gören bölümleri, damarlar, özellikle de atardamarlardır, şeker hastalarının en az yarısında, atardamarların duvarları kalınlaşmıştır. Bunun nedeni, bir şeker hastasının yaşamı boyunca süregiden yüksek yağ asidi düzeyleri ile alçak kan şekeri düzeyleri arasındaki değişkenliktir. Bu iki önemli düzey arasındaki değişkenliği engellemenin, dolayısıyla damar sağlığını da olabildiğince korumanın tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Kan Damarları</h1>
<p>Vücudumuzun şeker hastalığından en çok zarar gören bölümleri, damarlar, özellikle de atardamarlardır, şeker hastalarının en az yarısında, atardamarların duvarları kalınlaşmıştır. Bunun nedeni, bir şeker hastasının yaşamı boyunca süregiden yüksek yağ asidi düzeyleri ile alçak kan şekeri düzeyleri arasındaki değişkenliktir. Bu iki önemli düzey arasındaki değişkenliği engellemenin, dolayısıyla damar sağlığını da olabildiğince korumanın tek ve en etkin yolu şeker kontrolünü düzenli bir biçimde sürdürmektir, incelemeler göstermiştir ki, iyi kontrol edilen şeker hastalıkları, kötü kontrol edilenler kadar tahribat yapmamaktadır. Eğer atardamarlar kalınlaşmış ve bunun sonucu olarak da sertleşmişse, ayrıca buna bir de yaşlılık eklenmişse, dolaşım yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar da kapıda demektir. Kalp ve damar ağrıları ile &#8220;koroner trombosis&#8221; denilen kalp krizleri, şeker hastalarında çok rastlanılan şikâyetlerdir. Bu tehlikeler nedeniyle, şeker hastası, sık sık tansiyonunu ölçtürmeli, vücut ağırlığını dengede tutarak aşırı kilo almanın önüne geçmelidir. Yaşlı hastalarda, kollar ve bacaklardaki kan dolaşımı azalacağından, daha çok ve daha kolay üşüdükleri gözlemlenir. Yaşlı hastaların ayak bakımları da uzman kişilerce yapılmalıdır, zira eğer tırnakları kesilirken, bir yaralanma olursa, hem mikrop kapma olasılığı çok yüksektir, hem de bu yaranın kapanması çok zordur. Aslında ayaklarda meydâna gelebilecek tüm yaralar, örneğin ayakkabı vurukları, hem zor tedavi edilir, hem de mikrop kapmaya son derece müsaittirler. Ender de olsa, iyice kötüleşen bazı ayak yaraları, kangrenle sonuçlanır ki, bu da ayağın kesilmesi demektir. Böyle bir durumu^engeilemenin tek çaresi ise ayak bakımında son derece dikkatli olmaktır.<br />
şeker hastalarının bir şanssızlığı da şudur: Atardamarlardaki tahribat ilerledikçe, bundan en çok gözün arka kısmındaki retina tabakasındaki küçük kan damarları etkilenir. Tıp dilinde &#8220;Dlyabetik retlnopati&#8221; dediğimiz bu olayda, iyice sertleşen kan damarları, çatlar ve damarlardan retina dokusuna bazı sıvılar sızar. Retina ya da ağ tabaka, gözün ışığa duyarlı tabakası olduğundan, görme olayında büyük işlevi vardır. Ne yazık ki, diyabetik retinopati nedeniyle şeker hastalarının ağ tabakaları büyük ölçüde zarar görür ve zamanla önemli boyutlara varan görüş kayıpları ortaya çıkar. Gerçi son zamanlarda, bu kompiikasyonun giderilmesi için bazı gelişmeler sağlanmıştır ama, bir şeker hastası, kör olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu hiç unutmamalı, göz muayenelerini düzenli bir biçimde yaptırmalıdır, bu hastaya, engelleyici tedavi yapılabilme olanağını sağlar. Ayrıca şeker hastalığı ne denli iyi denetlenirse, ağ tabakanın bozulma süreci de o denli yavaşlatılmış olur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fkan-damarlari&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/kan-damarlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker ve Böbrekler</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/seker-ve-bobrekler</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/seker-ve-bobrekler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 02:33:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker ve Böbrekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=919</guid>
		<description><![CDATA[Şeker ve Böbrekler Şeker hastalığının söz konusu olduğu her konuşmada, böbrek sözcüğü de mutlaka geçer. Sürekli olarak yüksek düzeydeki şekerle uğraşmak zorunda kalan ve böylece &#8220;hep fazla mesai&#8221; yapan böbrekler, özellikle şeker hastalığına genç yaşta yakalanmış kişilerde, zamanla büyük tahribata uğrar. Böbreklerde meydana gelen fonksiyon bozukluğunun göstergesi, sidikte protein bulunmasıdır, bu, böbreğin artık gerektiği gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Şeker ve Böbrekler</h1>
<p>Şeker hastalığının söz konusu olduğu her konuşmada, böbrek sözcüğü de mutlaka geçer. Sürekli olarak yüksek düzeydeki şekerle uğraşmak zorunda kalan ve böylece &#8220;hep fazla mesai&#8221; yapan böbrekler, özellikle şeker hastalığına genç yaşta yakalanmış kişilerde, zamanla büyük tahribata uğrar. Böbreklerde meydana gelen fonksiyon bozukluğunun göstergesi, sidikte protein bulunmasıdır, bu, böbreğin artık gerektiği gibi çalışamadığını gösterir ve o noktadan itibaren bir uzman hekimin işe el koyması gerekir. Böbrek tahribatının sonucunda tansiyon yükselebilir ya da vücutta başka bazı aksamalar ortaya çıkabilir. Tüm bu bozuklukların tıbbi tedavi görmesi zorunludur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fseker-ve-bobrekler&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/seker-ve-bobrekler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Hastalığı ve Hamilelik</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ve-hamilelik</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ve-hamilelik#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 02:29:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı ve Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=915</guid>
		<description><![CDATA[Şeker Hastalığı ve Hamilelik Şeker hastalığına yakalanmış bir kadın da, tıpkı normal kadınlar gibi anne olma içgüdüsüne sahiptir. Ancak, hamilelik de kendisi için hayli risklidir. Zira ana rahmindeki bebek, annenin kan şekeri ve in-sülin düzeylerini sürekli olarak azaltır ya da çoğaltır. Bu nedenle, hamilelik döneminde, annenin sürekli olarak doktor kontrolünde bulunması gerekir. Eğer anne hamilelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Şeker Hastalığı ve Hamilelik</h1>
<p>Şeker hastalığına yakalanmış bir kadın da, tıpkı normal kadınlar gibi anne olma içgüdüsüne sahiptir. Ancak, hamilelik de kendisi için hayli risklidir. Zira ana rahmindeki bebek, annenin kan şekeri ve in-sülin düzeylerini sürekli olarak azaltır ya da çoğaltır. Bu nedenle, hamilelik döneminde, annenin sürekli olarak doktor kontrolünde bulunması gerekir. Eğer anne hamilelik öncesinde günde bir kez uzun sürede etki gösteren insülin iğnesi yapıyorsa, bu, günde iki hatta duruma göre üç kez yapılan kısa sürede etkili, eriyebilir insülin enjeksiyonu ile değiştirilmelidir. Hamileliğinin belirli dönemlerinde günde dört kez sidik ölçümü, İki kez de kan testi yapılmalıdır.</p>
<p>Kadın doğum doktorları, genellikle hamile hastalarını, hamileliğin son üç ayında hastaneye yatırırlar. Bu hem. annenin hastalığını kontrol altında tutmak, hem de bebeğin normal gelişimini sağlamak açısından yararlıdır. Bazı durumlarda, iki ya da dört hafta erken doğum yaptırılması, hatta sezaryen uygulanması zorunlu olabilir. Ancak, tüm bu uygulamaların nedeni, sağlıklı bir anne ve sağlıklı bir çocuk elde edebilmek içindir, şeker hastası olan bir kadın, koruyucu olarak doğum kontrol hapı kullanabilir. Ancak bu hap içindeki hormon dozajı, amacı sağlamaya yetecek miktardan fazla olmamalıdır. Zaten bu, şeker hastası olsun ya da olmasın, tüm kadınların dikkat etmesi gereken bir konudur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fseker-hastaligi-ve-hamilelik&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ve-hamilelik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Hastalığı Ameliyat</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ameliyat</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ameliyat#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 02:26:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı Ameliyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=913</guid>
		<description><![CDATA[Şeker Hastalığı Ameliyat Şeker hastaları da tıpkı, normal insanlar gibi, trafik kazası geçirebilirler, apandisit ameliyatı olmaları gerekir, varis tehlikesi başgös-terebilir. Kısacası, bir şeker hastasının da hepimiz gibi, bir gün bir cerrahın bıçağı altına yatması gerekebilir. Gerçi, bir şeker hastasının ameliyatı biraz karmaşıktır ama, bu yine de ameliyatı korkulacak bir olay haline getirmez. Ameliyat, vücut üzerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Şeker Hastalığı Ameliyat</h1>
<p>Şeker hastaları da tıpkı, normal insanlar gibi, trafik kazası geçirebilirler, apandisit ameliyatı olmaları gerekir, varis tehlikesi başgös-terebilir. Kısacası, bir şeker hastasının da hepimiz gibi, bir gün bir cerrahın bıçağı altına yatması gerekebilir. Gerçi, bir şeker hastasının ameliyatı biraz karmaşıktır ama, bu yine de ameliyatı korkulacak bir olay haline getirmez. Ameliyat, vücut üzerinde bir şok etkisi yapar. bu nedenle vücut hücrelerinin kendilerini yenileyebilmeleri için enerji gereksinimleri de artar, işte bu yüzdendir ki, bir şeker hastasına ameliyata alınmadan önce fazladan glikoz verilir. Ameliyattan sonra da kan şekerinin denetlenebilmesi için uygun miktarda insü-lin enjekte edilir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fseker-hastaligi-ameliyat&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastaligi-ameliyat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Hastası Ne Yapmalı</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastasi-ne-yapmali</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastasi-ne-yapmali#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 19:58:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastası Ne Yapmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=928</guid>
		<description><![CDATA[Şeker Hastası Ne Yapmalı? Şeker hastalığını daha başlangıç döneminde engelleyebilmek için ne yapılabilir? Aslında bu soruya karşılık olarak söylenebilecek fazla bir şey yoktur. Ama şu dar bir gerçektir ki, toplumdaki şişman insanların sayısı azaltılabilirce, yaşlı ve erişkin şeker hastalarının sayısında da önemli oranda bir azalma görülecektir, ikinci Dünya Savaşı sırasında, altı yıllık bir dönem için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Şeker Hastası Ne Yapmalı?</h1>
<p>Şeker hastalığını daha başlangıç döneminde engelleyebilmek için ne yapılabilir? Aslında bu soruya karşılık olarak söylenebilecek fazla bir şey yoktur. Ama şu dar bir gerçektir ki, toplumdaki şişman insanların sayısı azaltılabilirce, yaşlı ve erişkin şeker hastalarının sayısında da önemli oranda bir azalma görülecektir, ikinci Dünya Savaşı sırasında, altı yıllık bir dönem için ingiltere&#8217;de tüm besin maddeleri karneya bağlanmıştı. Hiç kimse dilediğince yiyip içemiyordu. Ve bu süre içinde, şeker hastalarının sayısında büyük bir azalma saptandı. Kuşkusuz, bunun nedeni, şeker ve karbonhidrat tüketimine konan kısıtlamadır. Şunu da akıldan çıkarmamanız gerekir: Aşırı şişmanlık -gelişmiş ülkelerde hemen herkesin yaptığı gibi, rafine edilmiş saf şekerin fazlaca tüketilmesiyle birlikte- şeker hastalığının ana nedeni değildir. Ancak bu iki olgu, ailesinden aldığı genlerle şeker hastası olmaya eğilimli kişilerde, hastalığın daha kolay ve daha çabuk ortaya çıkmasını sağlayan etkenlerdir.</p>
<p>özellikle genç şeker hastaları, ilk günlerde, bitmez tükenmez in-sülin iğneleri ve kısıtlamalar nedeniyle hayatlarının altüst olduğunu düşünebilirler ve karamsarlığa kapılabilirler. Ancak, bu kişilere, iki şeyin çok iyi anlatılmasında yarar vardır. Birincisi, ilk anlarda &#8220;korkulu rüya&#8221; konumunda bulunan bazı şeyler, ömeğin-günlük insülin dozları, zamanla tuvalete gitmek ya da uyumak gibi bir alışkanlık haline dönüşecek ve son derece kolay yapılabilen sıradan işler olacaktır, ikincisi, şeker hastaları, yaşamaya olan bağlılıkları ve kendilerini çok iyi bir disiplin altına almaları nedeniyle, sağlıklı insanlardan çok daha başarılı olabilmektedirler. Atlantik&#8217;i kürekle aşmayı başarmış şeker hastaları vardır. Olimpiyat pistleri, şeker hastası olan birçok atletin, büyük başarılarına sahne olmuştur. Hepsi de dünya çapında birer politikası olan Kruşçev, Tlto ve Mao da şeker hastalığının kurbanları arasındaydı. Sanat dünyası, uzun yıllar şeker hastalığıyla birlikte yaşamayı başaran H.C. yvellsgibi bir dahi yetiştirmiştir. Tüm bu kişiler, başarılarını hastalıklarını çok iyi denetlemelerine ve şeker hastalığını yeterince tanıyarak vücut dengelerini koruyabilmelerine borçludurlar.<br />
Bugün birçok ülkede, Diyabet cemiyetleri (Şeker hastaları dernekleri) vardır. Bu dernekler, bir yandan hastalarını çeşitli seminerler ile eğitirken, bir yandan da şekerli çocuklara kamplar ve tatiller düzenlemek gibi sosyal etkinlikleri de yerine getirmektedirler. Bu kamplarda, çocuk hastalar, kendilerinden büyük olan kişilerin hastalığı nasıl yenebildiklerini gözlemlemekte ve kendilerine olan saygı ve güvenlerini tazelemektedirler.<br />
Dahası, öteki tüm hastalıklarda olduğu gibi, şeker hastalığı ile ilgili olarak her türlü araştırma ve bilimsel çalışma da aralıksız sürdürülmektedir. Gün gelecek, ağızdan hap şeklinde alınabilen insülin de yapılacaktır. Ya da bir gün bir bilim adamı, hastalığın tedavisine yönelik yepyeni bir müjde ile çıkacaktır karşımıza. Bugüne dek yapılan birkaç pankreas nakli ameliyatından gerçi başarılı sonuçlar alınamadı.</p>
<p>Ancak bundan birkaç yıl öncesine kadar, kalp nakli ameliyatlarının kolaylıkla yapılabileceği, hatta insanlara yapay kalbin de takılacağı söylenseydi kaçımız inanırdık! Tıp biliminde, her gün yepyeni adımlar atılıyor. Kimbilir, belki çok yakın bir gelecekte, atılan bir adım bize köşeyi döndürecek ve şeker hastalığının kesin tedavisini hemen karşımızda buluvereceğiz.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fseker-hastasi-ne-yapmali&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/seker-hastasi-ne-yapmali/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suni Tatlandırıcılar</title>
		<link>http://www.saglikgunlugu.com/suni-tatlandiricilar</link>
		<comments>http://www.saglikgunlugu.com/suni-tatlandiricilar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 06:50:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Suni Tatlandırıcılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikgunlugu.com/?p=874</guid>
		<description><![CDATA[Suni Tatlandırıcılar Şeker hastalarının damak zevki düşünülerek tavsiye edilen tatlandırıcıların, günümüzde zayıflamak isteyenlerin de kullandığı maddeler haline gelmiştir, sakarin, siklamat gibi tamamen kimyasal tad-landırıcalardan başka, son yıllarda sorbitol de çok kullanılmaktadır. Sorbitol, alkol yapısında ve doğada bulunan bir madde olduğundan kalori de verir, cünde 30 gramdan fazla alınması tavsiye edilmez, ishal yapıcı etkisi de vardır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Suni Tatlandırıcılar</h1>
<p>Şeker hastalarının damak zevki düşünülerek tavsiye edilen tatlandırıcıların, günümüzde zayıflamak isteyenlerin de kullandığı maddeler haline gelmiştir, sakarin, siklamat gibi tamamen kimyasal tad-landırıcalardan başka, son yıllarda sorbitol de çok kullanılmaktadır. Sorbitol, alkol yapısında ve doğada bulunan bir madde olduğundan kalori de verir, cünde 30 gramdan fazla alınması tavsiye edilmez, ishal yapıcı etkisi de vardır, sorbitol ile yapılan diabetik tatlılarının yüzde kaç sorbitol ihtiva ettiği etiketten okunarak, fazla miktarların alınması önlenebilir.<br />
Sakarin ve siklamat gibi tadlandırıcılar mesane kanserine sebep olmakla suçlanmış ve 1970&#8242;li yılların başında siklamat kullanılması bazı ülkelerde yasaklanmışsa da, daha sonra bu etkisinin insanda değil, Yüksek miktarlarda olması halinde ve deney hayvanlarında görüldüğü ileri sürülerek tekrar izin verilmiştir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.saglikgunlugu.com%2Fsuni-tatlandiricilar&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikgunlugu.com/suni-tatlandiricilar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

