Şeker Hastalığı ve Bulaşıcı Hastalıklar
Şeker Hastalığı ve Bulaşıcı Hastalıklar
Kadın, erkek ya da çocuk, tüm şeker hastaları için en büyük tehlikelerden biri, mikrobik bir hastalığa yakalanmaktır, ister basit bir soğuk algınlığı, ister zatürree olsun, mikrobik bir hastalığa yakalanan şeker hastasının tüm dengesi bozulur. Bu tür hastalıklarda, vücudun, mikroplarla savaşabilmesi için daha fazla enerjiye gereksinimi vardır, oysa bir şeker hastasının enerji deposu, almasına için verilen gıdalarla ve kullandığı insülinle sınırlıdır. Bu nedenle, “üşüyene çok yedir.ateşliyi aç bırak’vöntemi, şeker hastalarına uymaz. Tüm hastalıklarda bir şeker hastasının vücudunun insüline olan gereksinimi artar. Kusma ve mide bulantısında bile, şeker hastası, günlük insülin dozajını ihmal etmemelidir, şeker hastası, nezle, soğuk algınlığı, ateşlenme gibi rahatsızlıklara yakalandığında hipo tepkisi gösterme olasılığı hiç yoktur, bu durumda hastayı bekleyen tek tehlike, vücudunun, yağ depolarını eritmeye başlamış olmasıdır. Zira, bunun doğal bir sonucu olarak, dolaşım sistemlerindeki keton miktarı artar ve hastalık daha da ilerler. Tüm hastalıklarda, bir şeker hastasına verilecek “altın öğüt”, enjeksiyona ne olursa olsun ara vermemesi ve derhal doktor denetimi altına girmesidir.
Aynı şekilde, hastalık sırasında ve sonrasında, sidik testteri düzenli biçimde sürdürülmelidir. Hastalık süresince, bu testler günde en az iki ya da üç kez yapılmalı, bulaşıcı hastalığın iyileşmesinden sonra da, hastalığın şeker hastalığı üzerinde bıraktığı izi iyice anlamak amacıyla bir hafta süreyle günde bir kez sidik testi yaparak şeker ölçülmelidir.
