RSS
09 Haziran 2009 | | 0 Yorum Var.

Şeker Hastalığının Rejim

Şeker Hastalığının Rejim Tedavisinde Değişik Görüşler

Şeker hastalığının rejim tedavisindeki görüşlerin çoğu ılımlı olmakla birlikte, aşırı uçları temsil eden görüşler de vardır. Bunlardan biri, aşırı kısıtlayıcı rejimlerdir. Özellikle insülin tedavisinin bulunmasından önce böyle rejimlere daha çok rağbet edilmekteydi. Bu tip rejimlerde hem kalori kısıtlanır, hem de karbonhidrat miktarı 100 gramın altına indirilir, insülinin keşfinden sonra bu rejimlere fazla gerek kalmamıştır. Günlük diyette karbonhidrat miktarı 100 gramın altına düşürülürse, vücuttaki depo yağlarının yanması artar. Bu da asidoz olaylarının artışına yol açar.
Bununla birlikte kısıtlayıcı rejimlerin gerekli olduğu durumlar da vardır. Mesela, çok yediği için fazla insülin kullanan, fazla insülin kullandığı için şişmanlayan bir hastada, geçici süre için hem kısıtlayıcı rejim uygulanır, hem de insülin dozu azaltılır. Böylece insülini artırdıkça şişmanlama, şişmanladıkça da insülini artırma şeklindeki kısır döngü kırılmış olur. Bu geçici süreler dışında ve hasta şişman olmadıkça, aşırı kısıtlamalara gerek yoktur, çünkü enerjiye ihtiyaç duyan hasta gittikçe zayıflar. Enerji ihtiyacını kendi kaslarından sağlayacak dereceye gelinmesi tehlikeli olur.
Aşırı rejimlerden bir diğeri de, serbest rejim görüşüdür. Bu görüşte olanlar, “insülin keşfedildiğine göre hastayı serbest bırakalım, diabetik olmayan bir kişi nasıl yiyorsa, şeker hastası da öyle yesin, şekeri yükseltmeyecek kadar da insülin veririz” şeklindeki uygulamayı benimserler. Oysa insülin tedavisi her şeyi halletmez. Hastanın serbest yiyerek fazla insülin enjeksiyonu yapmaşj, kalp yükünün, enfarktüs tehlikesinin, insüline karşı direncin artması demektir. Kısacası, diabet rejiminde.aşırı görüşlere rağbet etmemek gerekir.
Burada şöyle bir soru sorulabilir: şeker hastalığı sonucu göz ve böbrek bozukluğunun yerleşmesinde rejim yapmak veya yapmamak, az fark ettiğine göre, rejimle hastayı sıkıntıya sokmak gerekli midir? Bu soruya aşağıdaki cevaplar verilebilir:

• Rejim yapan diabetiklerde şişmanlık yerleşmesi önlenir.
• Düzenli rejim yapan diabetiklerde ilaç ihtiyacı sabit kalır, şeker yükselmesi ve düşmeleri birbirini izlemez.
• Düzenli rejim yapan diabetik hastalarda, rejim yapmayanlarla aynı oranda göz hastalığı görüldüğü de doğru değildir. Bazı istatistiklere göre, rejim yapmayanlarda göz hastalığı (retinopati) yapan-
~Jawn-5 misli görülür, bu istatistiği yapan rroulouse’dan) Dr. Denard-ın sözünü buraya alıyoruz. “Diabet, taksitle ödemeyi kabul eder. Fakat sonunda mutlaka ödetir.” Bu sözü hatırlayarak “Yaptım, bir şöy-cik olmadı” inanışını bir kenara bırakmak faydalı olur.
Rejimin gerekliliğine böylece inandıktan sonra, yukarda öğrendiklerimizi sağlamlaştırmanın yararlı olacağı kanısındayız.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL