Şeker Hastalığının Sınıflandırılması
ŞEKER HASTALIĞININ SINIFLANDIRILMASI
Şeker hastalığı belli bir sebebe bağlı ise ikincil (sekonder) şeker hastalığı adı verilir. Pankreas bezinin iltihabı, ameliyatla çıkarılması, kanda kortizol, büyüme hormonu, tirold hormonlarının yüksekliği gibi sebepler bu duruma sebep olur.
Birincil veya genetik şeker hastalığı başlıca üç şekildedir.
I) l. tip şeker hastalığı, çocukluk, gençlik çağı şeker hastalığı, in-süline bağımlı şeker hastalığı.
çocuklarla, gençlerde ortaya çıkan şeker hastalığıdır. Daha ileri yaşlarda da görülebilirse de nadirdir. Bu tip şeker hastalığının başlıca özellikleri, ani başlaması, bu grupta diabet komasına eğilimin fazla olması, pankreas insülin yedeğinin çok az olması veya hiç olmaması, kanda insülin düzeyinin çok düşük olmasıdır. Bu hastalar genellikle fazla yemelerine rağmen zayıftırlar. Hastalık ortaya çıktığında genellikle akranlarından daha uzundurlar. Ancak hastalık ortaya çıktıktan sonra iyi bir ayar sağlanamazsa gelişme geri kalır. Erken teşhis edilemezse, ilk teşhis koma halinde müracaatta konulur, insülinin keşfinden önce böyle hastalar diabet koması ile kaybedilirlerdi. Hastalığın başlamasından kısa bir süre sonra bazı hastalarda belirtilerin kaybolması, şekerin düşmesi ve insülin ihtiyacının tamamen ortadan kalkması ile birlikte olan geçici bir iyilik dönemi olabilir. Bu döneme şeker hastalığının “bal ayı dönemi” denilmektedir. Bu dönem genellikle bir ay, çok nadiren altı ay ile bir sene devam edebilir. Bu dönemin sonunda tekrar kan şekeri yükselir, belirtiler ortaya çıkar. Bu tip şeker hastalarında insülin yapımı hiç olmadığından sürekli oarak in-sülinle tedavi zorunluluğu vardır, insülin kullanılmasına rağmen kan şekerini ayarlamada güçlükler olabilir. Aşırı şeker yükselmeleri ile birlikte şeker düşmeleri de görülür. Genellikle sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa insülin yapılmakla daha iyi bir ayar sağlanır.
II) ll. tip şeker hastalığı, erişkin tipi şeker hastalığı, insüline bağımlı olmayan şeker hastalığı.
Genellikle orta yaştan sonraki dönemde başlamaktadır. Bu tip şeker hastalığı genellikle gizli bir dönemden sonra açığa çıkmaktadır. Sinsi bir seyir gösterdiği için uzun bir süre hastalığın farkına varılmaz.
Bazen, tesadüfen yapılan bir idrar veya kan tahlilinde ortaya çıkarılır. Genellikle kilo fazlalığı vardır. Ağır bir enfeksiyon veya hastalık mevcudiyeti gibi zorlayıcı bir sebep varsa hastalar komaya girerler. Pankreas insülin yedeği tükenmiş değildir, insülin salgılanması devam ettiği sürece özellikle aç iken bakılan kan şekerleri normale yakındır. Fakat toklukta veya şeker yükleme testleri esnasında şekerin yükseldiği ve bazen de test uzatılırsa, hastalarda şekerle orantısız, gecikmiş aşırı insülin salgılanmasından, şeker düşmeleri de saptanabilir, özellikle böyle şeker düşmeleri saptanan hastalarda çok dikkatli olmak gerekir. Şeker düşmesine başka hastalıklar da sebep olmaktadır. Fakat ailesinde şeker hastalığı olan bir kişide yükleme sırasında veya yemeklerden 3-4 saat sonra görülen şeker düşmeleri ileride çıkabilecek şeker hastalığının bir habercisi olabilmektedir. Böyle hastalarda genellikle yapılabilen yanlışlık, şeker düştüğü için bol şeker veya karbonhidrat verilmesidir. Halbuki şeker düşmesinin nedeni, bizzat şekerli, nişastan besinlerin sebep olduğu, aşırı insülin salgılanmasıdır ve kan şekerinin geç dönemde düşmesine bu durum neden olmaktadır, insülin uyarısı şekerli besinler azaltılarak önlenirse hipoglisemilerin önüne geçildiği gibi, insülin tasarrufu sağlanarak hastalığın ortaya çıkması geciktirilebilir. Bu tip hastalarda gizli dönemde sadece karbonhidrat ve özellikle hayvansal kaynaklı yağların kısıtlandığı bir diyet uygulanır. Hastalık aşikar hale geldikten sonra ise perhize ek olarak, ağızdan kullanılan ilaçlarla kontrol sağlanabilir.
ili) ilk iki tipten başka, insüline gereksinme göstermeyen, çocuklar ve gençlerde görülen bir şeker hastalığı tipi vardır. Buna “gençlerin erişkin tipi diabeti” adı verilmektedir
