RSS
11 Haziran 2009 | | 0 Yorum Var.

Şeker Hastası Ne Yapmalı

Şeker Hastası Ne Yapmalı?

Şeker hastalığını daha başlangıç döneminde engelleyebilmek için ne yapılabilir? Aslında bu soruya karşılık olarak söylenebilecek fazla bir şey yoktur. Ama şu dar bir gerçektir ki, toplumdaki şişman insanların sayısı azaltılabilirce, yaşlı ve erişkin şeker hastalarının sayısında da önemli oranda bir azalma görülecektir, ikinci Dünya Savaşı sırasında, altı yıllık bir dönem için ingiltere’de tüm besin maddeleri karneya bağlanmıştı. Hiç kimse dilediğince yiyip içemiyordu. Ve bu süre içinde, şeker hastalarının sayısında büyük bir azalma saptandı. Kuşkusuz, bunun nedeni, şeker ve karbonhidrat tüketimine konan kısıtlamadır. Şunu da akıldan çıkarmamanız gerekir: Aşırı şişmanlık -gelişmiş ülkelerde hemen herkesin yaptığı gibi, rafine edilmiş saf şekerin fazlaca tüketilmesiyle birlikte- şeker hastalığının ana nedeni değildir. Ancak bu iki olgu, ailesinden aldığı genlerle şeker hastası olmaya eğilimli kişilerde, hastalığın daha kolay ve daha çabuk ortaya çıkmasını sağlayan etkenlerdir.

özellikle genç şeker hastaları, ilk günlerde, bitmez tükenmez in-sülin iğneleri ve kısıtlamalar nedeniyle hayatlarının altüst olduğunu düşünebilirler ve karamsarlığa kapılabilirler. Ancak, bu kişilere, iki şeyin çok iyi anlatılmasında yarar vardır. Birincisi, ilk anlarda “korkulu rüya” konumunda bulunan bazı şeyler, ömeğin-günlük insülin dozları, zamanla tuvalete gitmek ya da uyumak gibi bir alışkanlık haline dönüşecek ve son derece kolay yapılabilen sıradan işler olacaktır, ikincisi, şeker hastaları, yaşamaya olan bağlılıkları ve kendilerini çok iyi bir disiplin altına almaları nedeniyle, sağlıklı insanlardan çok daha başarılı olabilmektedirler. Atlantik’i kürekle aşmayı başarmış şeker hastaları vardır. Olimpiyat pistleri, şeker hastası olan birçok atletin, büyük başarılarına sahne olmuştur. Hepsi de dünya çapında birer politikası olan Kruşçev, Tlto ve Mao da şeker hastalığının kurbanları arasındaydı. Sanat dünyası, uzun yıllar şeker hastalığıyla birlikte yaşamayı başaran H.C. yvellsgibi bir dahi yetiştirmiştir. Tüm bu kişiler, başarılarını hastalıklarını çok iyi denetlemelerine ve şeker hastalığını yeterince tanıyarak vücut dengelerini koruyabilmelerine borçludurlar.
Bugün birçok ülkede, Diyabet cemiyetleri (Şeker hastaları dernekleri) vardır. Bu dernekler, bir yandan hastalarını çeşitli seminerler ile eğitirken, bir yandan da şekerli çocuklara kamplar ve tatiller düzenlemek gibi sosyal etkinlikleri de yerine getirmektedirler. Bu kamplarda, çocuk hastalar, kendilerinden büyük olan kişilerin hastalığı nasıl yenebildiklerini gözlemlemekte ve kendilerine olan saygı ve güvenlerini tazelemektedirler.
Dahası, öteki tüm hastalıklarda olduğu gibi, şeker hastalığı ile ilgili olarak her türlü araştırma ve bilimsel çalışma da aralıksız sürdürülmektedir. Gün gelecek, ağızdan hap şeklinde alınabilen insülin de yapılacaktır. Ya da bir gün bir bilim adamı, hastalığın tedavisine yönelik yepyeni bir müjde ile çıkacaktır karşımıza. Bugüne dek yapılan birkaç pankreas nakli ameliyatından gerçi başarılı sonuçlar alınamadı.

Ancak bundan birkaç yıl öncesine kadar, kalp nakli ameliyatlarının kolaylıkla yapılabileceği, hatta insanlara yapay kalbin de takılacağı söylenseydi kaçımız inanırdık! Tıp biliminde, her gün yepyeni adımlar atılıyor. Kimbilir, belki çok yakın bir gelecekte, atılan bir adım bize köşeyi döndürecek ve şeker hastalığının kesin tedavisini hemen karşımızda buluvereceğiz.

RSSYorum Yaz  |  Trackback URL