Yaşlılıkta Beslenme
Yaşlılıkta Beslenme
Yaşlı kişilerin metabolizmaları ve enerji ihtiyaçları bazı özellikler gösterdiğinden, yaşlıların beslenmesinde bazı düzenlemeler yapılması gereklidir. Yaşlılıkla ilgili sorunlar tıpta “geriatri” sorunları olarak ele alınır. Yaşlılık sorunlarının başta geleni, yaşlılarda ortaya çıkan bıkkınlık ve yalnızlık duygusudur. Emekliliğin ortaya çıkardığı gelir kısıtlanması, çocukların başka yerde yaşamasından kaynaklanan yalnızlık, sokakta karşıya geçerken kazaya uğramak korkusu, özellikle hanımlarıevdençıkmadan.alışverişyapmadan.buiduğuylaveyakom-şu çocuklarına aldırdığıyla yetinmek zorunda bırakjr.
Organik Değişimler
Yaşlılarda vücut hücrelerinden fonksiyon görenlerin sayısı azalır. Karaciğer, deri, sindirim sistemi hücreleri çoğaldığı ve bölünebildiği halde, kas hücreleri ve beyin hücreleri sayısı azalarak yeteneklerin kısıtlanmasına yol açar. Bağ dokusu artar. Eklemler daha sert bir duruma gelir. Kadında yumurtalık hormonlarının salgılanması durmuştur (menopoz). Erkekte sperm yapımı devam etse de.cinsel güç aynı derecede değildirKanda dolaşan cinsiyet hormonlarının azalması, yeni kemik dokusu yapılmasını geri bırakır.
Kemiklerin proteinden oluşan bir çatısı (matriks) vardır. Buna kalsiyum fosfat çökmesiyle kemik oluşur. Yaşlılarda hem kemik çatısı yenilenmez (osteoporoz), hem de kemik çatısına madenlerin çökmesi geri kalır (osteomalasi). Kemik çatısındaki gerileme, protein sentezinin geriiemesindendir. Maden çökmesindeki eksiklik de, kalsiyum ve D vitamini yetersizliğine bağlıdır. Evinden dışarı çıkmayan yaşlılarda deri dokusu güneş göremeyeceğinden, deride D vitamini oluşması da geri kalır.
Yaşlılarda enerji ihtiyacı azalırsa da bu azalışa bakarak yaşlının beslenmesinde önemli kısıtlamalar yapmaya gerek yoktur. Yaşlının vitamin, protein, mineral ihtiyacında hiçbir azalma olmamıştır. Sadece enerji metabolizmasında bir yavaşlama olduğundan, karbonhidrat ve yağlardan kısıtlama yapmak gerekebilir. 50 yaştan sonra erkeğin günde 2400 kalori, kadının 1800-2000 kalori alması yeterlidir.
Yaşlıların dağınık olmayan bir odada, hoşlanacakları bir oda ısısında, az fakat sık yiyerek (günde 4 öğün) beslenmeleri uygun olur. Yağda kızartmalardan kaçınmak faydalıdır. Kahvaltı kaldırılmamalı, sabah kahvaltısına önem verilmelidir. Dişlerin eksikliği yaşlıları hep posasız ve yumuşak besinler yemeye yönelttiğinden, kabızlık olabilir. Yaşlılar da posa bırakan gıdalar almalıdırlar. Yaşlı beslenmesinde kalsiyum, ihtiyaçların gerektirdiği kadar vitaminler ve protein bulunmalı, hipertansiyon veya kalp-böbrek hastalığı yoksa tuz da kısıtlan-mamâlıdır. Yaşlıların aşırı ve sivri beslenme öğütlerinden sakınmaları gerekir. Hiç yağ yememek, yağda eriyen vitaminlerden yoksun kalmak demektir. Tansiyon yüksekliği olmadığı halde, tuzsuz rejim yapmak, hayat uzatıcı bir önlem değildir.
