Zatülcenp
Zatülcenp (Plörezi)
Akciğerleri saran zarın ivegen ya da süreğen yangılanması (plörezi). Daha çok gençlerde görülür. İki türü vardır. Birincisinde göğüs zarı üzerinde fibrin maddesi birikimi sonucunda bir tabaka oluşur; buna kuru zatülcenp adı verilir.
Göğüs zarının tabakaları arasında su birikmesiyle ortaya çıkan yangılanma ise sulu zatülcenp adını alır. Bu hastalıklar göğüste yangısız sıvı (su ya da kan) toplanması veya bağırsaklardan göğüs yoluyla kilüs taşıyan, nefes borusunun parçalanması nedeniyle lenf toplanması sonucu ortaya çıkan durumlarla karıştırılmamalıdır. Birincil zatülcenpte yangılanma sadece göğüs zarında olup travma, soğuk algınlığı ya da enfeksiyon sonucu ortaya çıkabilir. Geri kalmış ülkelerde çoğunlukla verem hastalığına bağlı olarak görülür. İkincil zatülcenp zatürre, verem, bronşit, enfarktüs, ur gibi hastalıkların yayılmasıyla oluşur.
Bu tip yangılanmalarda göğüs zarı su toplar ve yüzeyi doğal pürüzsüzlüğünü yitirir. Fibrin akıntısı başlar. Fibrin çok ince ya da bir santimetre kalınlığında bir tabaka oluşturabilir. Soluk alırken göğüs kafesinin hareket etmesi sırasında göğüs zarının iki tabakası ara yerde oluşan fibrin birikimi yüzünden birbiri üzerinde kayamaz ve şiddetli sancıya sebep olur.
Bu aşamada, biriken fibrinin emilerek sürekli bir yapışmaya yol açması mümkündür. Fakat çoğunlukla göğüs zarının ik katı arasında sulu bir sıvı birikir ve bu durum sancının azalmasını sağlarsa da yangılanmanın kötüye gitmesi anlamına gelir. Hastalık enfeksiyon kökenliyse, sıvı içinde irin hücreleri olması yüzünden birikim dumanlı bir görünüm alır.
Akciğer kanserinde de aynı dumanlı görünümle karşılaşılır. Akciğer urları veya akciğer enfarktüsü (bacaktaki bir toplardamardan kopan bir kan pıhtısının akciğer atardamarlarından birini tıkaması) sıvının kan lekeleri taşımasına yol açar Bu nedenle akciğerlerde su toplanmasından kuşkulanıldığında ya da bu durum röntgenle saptandığında akciğer boşluğundan şırıngayla bir miktar sıvı çekilerek incelenir.
Birikim çok fazlaysa, akciğere baskı yapıp solunumu güçleştireceğinden, sıvının boşaltılması gerekli olur. Göğüs zarı yangılanmasında su birikimi ihmal edilecek olursa akciğerin işe yaramaz hale gelmesine yol açar. Çünkü akciğer çevresinde oluşan tabakanın ağırlaşmasıyla akciğer genişleme yeteneğini yitirir ve bu da akciğerin telleşmesine, giderek de göğüs çeperinin büzülmüş olan akciğer içine çökmesine yol açar.
